1
00:00:00,000 --> 00:00:08,000
Wir wollen ein feinig flaches Städte mehr sehen und wir...

2
00:00:30,000 --> 00:00:59,980
Untertitelung des ZDF für funk, 2017

3
00:01:00,000 --> 00:01:10,700
Fasizm 20. yüzyılda doğmuş ve yayılmış bir ideoloji olarak bilinir.

4
00:01:11,320 --> 00:01:15,480
Oysa gerçekte savaşı ve vahşeti yücelten bu ideolojinin kökeni...

5
00:01:15,480 --> 00:01:17,980
...antik çağlara, Sparta'ya kadar uzanmaktadır.

6
00:01:18,800 --> 00:01:22,920
Hızlı yayılışı ise, Birinci Dünya Savaşı'nın hemen ardından olmuş...

7
00:01:22,920 --> 00:01:27,480
...Almanya ve İtalya başta olmak üzere, İspanya ve Japonya gibi ülkelerde...

8
00:01:27,480 --> 00:01:30,080
...faşist yönetimler iktidarı ele geçirmişlerdir.

9
00:01:30,800 --> 00:01:34,800
Bu ülkelerin halkları, faşizm yüzünden çok büyük acılar çektiler...

10
00:01:34,800 --> 00:01:36,620
...ve korkunç vahşetlere maruz kaldılar.

11
00:01:37,420 --> 00:01:43,480
Kavganın, kaba kuvvetin, saldırganlığın, kan dökücülüğün, şiddetin hakim olduğu bu rejimlerde...

12
00:01:44,480 --> 00:01:48,480
...başta bulunan faşist diktatör ve yönetici kadrolar, kurdukları milis birlikler...

13
00:01:48,480 --> 00:01:52,560
...ve gizli polis örgütleriyle toplum üzerinde teröristirdiler.

14
00:01:53,280 --> 00:02:00,480
Üstelik faşist ideolojiyi, eğitimden kültüre, dini kurumlardan sanata, devlet yapısından askeri sisteme...

15
00:02:01,000 --> 00:02:07,320
...polis teşkilatlarından, insanların özel yaşamına dek hemen her alana zorla empoze ettiler.

16
00:02:08,080 --> 00:02:15,320
Faşizmin neden olduğu İkinci Dünya Savaşı ise, insanlık tarihinin en büyük felaketlerinden biri oldu...

17
00:02:15,320 --> 00:02:17,840
...ve ardında 55 milyon ölü bıraktı.

18
00:02:18,500 --> 00:02:25,320
Bu filmde, faşizmin bilinen öyküsünün yanı sıra yeterince vurgulanmayan iki önemli yönünü inceleyeceğiz.

19
00:02:25,980 --> 00:02:32,040
Bunlardan ilki, faşist ideolojinin kökeninin eski putperest kültürlere dayanmasıdır.

20
00:02:32,040 --> 00:02:39,040
Faşizm, birlikte göreceğimiz gibi, aslında ilahi dinlerin ahlaki değerlerinin yerine...

21
00:02:39,760 --> 00:02:42,960
...putperestliğin barbarlığını yerleştirmek isteyen bir ideolojidir.

22
00:02:44,240 --> 00:02:49,040
Eski Yunan Devleti Sparta'dan, İslamiyet öncesi Araplara kadar uzanan putperest vahşet...

23
00:02:49,840 --> 00:02:51,040
...faşizmle birlikte dirilmiştir.

24
00:02:52,040 --> 00:03:00,040
Faşizmin bir diğer önemli yönü ise, 19. yüzyıldan bu yana, dünya üzerindeki çeşitli çatışmacı ideolojilerin...

25
00:03:00,720 --> 00:03:05,160
...dayanak noktasını oluşturan, Darwin'in evrim teorisiyle olan bağdır.

26
00:03:06,400 --> 00:03:11,140
Gerçekte bilim dışı bir dogma olan Darwinizm, insan gelişmiş bir hayvandır.

27
00:03:11,900 --> 00:03:14,400
Bazı ırklar evrim sürecinde geri kalmıştır.

28
00:03:15,040 --> 00:03:16,960
Doğada kıyasaya bir mücadele vardır.

29
00:03:16,960 --> 00:03:23,960
Bu mücadelede güçlü olan kazanır, zayıf olan elenir gibi, sapkın iddiaları bilimsel bir gerçek gibi göstermiş...

30
00:03:24,820 --> 00:03:27,020
...ve bu yolla faşizmin temelini oluşturmuştur.

31
00:03:28,340 --> 00:03:38,300
Şimdi çabamızın en büyük vahşetlerinden birini gerçekleştiren ve adına faşizm denen kanlı ideolojinin gizli hikayesini birlikte keşfedelim.

32
00:03:46,960 --> 00:04:06,260
1918 yılında Münih alttan alta kaynamaktaydı.

33
00:04:07,080 --> 00:04:11,700
Birinci Dünya Savaşı'ndan yenik ayrılan Almanya, toplumsal bir buhrandan geçiyordu.

34
00:04:11,700 --> 00:04:24,660
Bu buhran, iktidara karşı bir ayaklanmaya yol açtı.

35
00:04:26,920 --> 00:04:35,620
Yahudi asıllı bir gazeteci olan Kurt Eisner ve sosyal demokrat takipçileri, kraliyet ordusunun da desteğiyle kansız bir darbe gerçekleştirdi.

36
00:04:35,620 --> 00:04:42,680
Kral Üçüncü Ludwig, ailesiyle birlikte sürgüne gönderildi.

37
00:04:44,300 --> 00:04:46,840
Eisner, yeni kurulan hükümette başbakan oldu.

38
00:04:48,620 --> 00:04:56,060
Ancak kan dökülmeden bitirilen bu devrimin Almanya'ya istikrar getireceğini düşünenler çok yanılmışlardı.

39
00:04:56,060 --> 00:05:17,520
Tule Derneği adlı gizli bir örgüt, yeni hükümetin ilk düşmanı oldu.

40
00:05:17,520 --> 00:05:36,000
Adını Hristiyanlık öncesindeki putperest Alman efsanelerinde geçen Nordik Krallığından alan ve koyu bir ırkçılığı savunan örgütü, 1918 yılında Rudolf von Sebotendorff kurmuştu.

41
00:05:36,000 --> 00:05:48,000
Sebotendorff, Tule Derneği'ni oluştururken kafasındaki ırkçı fikirler kendilerini mistisizme kaptırmış üç ideolog tarafından şekillendirilmişti.

42
00:05:50,160 --> 00:05:55,060
Madame Blavatsky, Guido von Mitz ve Adolf Lanz.

43
00:05:55,060 --> 00:06:10,880
Madame Blavatsky, Almanların da atası olduğuna inandığı Aryan ırkının sözde üstün ırk olduğuna dair bir teori geliştirmişti.

44
00:06:12,240 --> 00:06:20,020
Bu teoriye göre, eski Mısır ve Mezopotamya uygarlıklarından binlerce yıl öncesinde dünyaya hükmeden bir medeniyet vardı.

45
00:06:22,180 --> 00:06:22,980
Atlantis

46
00:06:25,060 --> 00:06:40,320
Blavatsky, bu kavmin çok soylu ve saf bir ırka mensup olduğunu, ancak volkanik bir felaketle yeryüzünden silindiğini düşünüyordu.

47
00:06:40,320 --> 00:06:56,320
Ona göre felaketten kurtulanlar dünya üzerine dağılmış, bunun sonucunda da Aryanlar başka ırklarla karışmıştı.

48
00:06:56,320 --> 00:07:10,080
Blavatsky, mistik ezeyanlarına delil bulabilmek için Tibet'e kadar giderek Budist rahipler üzerinde incelemeler yaptı.

49
00:07:10,080 --> 00:07:24,300
Gizli Doktrin isimli kitabının kapağında kullandığı bir sembol dikkat çekiyordu.

50
00:07:24,300 --> 00:07:27,140
Bu, bir gamalı haçtı.

51
00:07:34,140 --> 00:07:37,320
Gido von Litz de Blavatsky gibi düşünüyordu.

52
00:07:38,060 --> 00:07:43,740
Ona göre Alman ırkı aslında Madame Blavatsky'nin ortaya attığı sözde ari ırkın temsilcileriydi.

53
00:07:43,740 --> 00:07:48,280
Litz, ilginç bir iddiada daha bulundu.

54
00:07:50,600 --> 00:07:56,440
Tarih boyunca Aryan ırkının kültürünü ve özelliklerini korumaya çalışan gizli örgütler vardı.

55
00:07:58,340 --> 00:08:03,060
Bunlar, Masonlar, Tapınak Şövalyeleri ve Gül Haçlardı.

56
00:08:03,060 --> 00:08:18,280
1912'de, Cermen Tarikatı adında Masonluğa benzer gizli bir örgüt kurdu.

57
00:08:23,580 --> 00:08:29,160
1919'da Litz öldü ama sapkın fikirlerini hararetle devam ettirecek bir hayranı vardı.

58
00:08:29,160 --> 00:08:33,300
Cermen Tarikatı'nın üstadı Adolf Lanz.

59
00:08:37,680 --> 00:08:45,380
Lanz, 1899'da Yeni Tapınakçılar adlı bir tarikat kurmuş ve kendisini büyük üstad ilan etmişti.

60
00:08:47,300 --> 00:08:52,640
Böylece Tapınak Şövalyeleri Tarikatı'nın özelliklerini şiddetli bir ırkçılıkla birleştirmişti.

61
00:08:59,160 --> 00:09:08,900
1905 yılında ırkçı fikirlerini yayabileceği Antisemitik Ostara Dergisi'ni yayınlamaya başladı.

62
00:09:14,900 --> 00:09:20,760
Lanz, bir makalesinde üstün ırkın temsilcilerinin diğer insanlardan farklı oturduklarını,

63
00:09:21,260 --> 00:09:25,040
hatta değişik bir ayak yapısına sahip olduklarını iddia etmişti.

64
00:09:25,040 --> 00:09:33,320
Lanz'ın batıl görüşlerine göre sarı ile siyah arasında sözde bir yaşam mücadelesi vardı.

65
00:09:33,320 --> 00:09:38,320
Ve bu mücadeleyi her ne pahasına olursa olsun sarı kazanacaktı.

66
00:09:38,320 --> 00:09:53,620
Derginin ilk sayısından itibaren takipçileri ve aşıladığı ideolojinin savunucuları arasında,

67
00:09:54,220 --> 00:09:57,440
sonradan Tule Derneği'ni kuracak olan Sebotendorf da vardı.

68
00:09:57,440 --> 00:10:04,040
Cermin Tarikatı'nın da üyesi olan Sebotendorf, tekris edilmiş bir masondu.

69
00:10:05,700 --> 00:10:15,240
Böylece mistisizm, ırkçılık, eski putperest kültürlere hayranlık ve masonlarinkine benzer bir hiyerarşik örgütlenme bir araya gelmiş oluyordu.

70
00:10:16,240 --> 00:10:18,940
Bu aslında nazizmin de doğuşuydu.

71
00:10:18,940 --> 00:10:33,600
Tule Derneği'nin ideolojisi, Hristiyanlık öncesi putperest Alman kültürünün yeniden oluşturulması üzerine kurulmuştu.

72
00:10:36,600 --> 00:10:42,720
Bu ideolojinin içinde, ari olmayan ırkların yok edilmesi ise ayrı bir öneme sahipti.

73
00:10:44,000 --> 00:10:48,600
Bunların başında zenciler, çingeneler ve Yahudiler vardı.

74
00:10:48,940 --> 00:10:59,100
Tule Derneği'nin yayınlarından birinde yer alan şu satırlar, bunun bir göstergesiydi.

75
00:11:00,340 --> 00:11:04,280
Yahudileri tutuklayın, böylece ülkemize barış gelecektir.

76
00:11:06,880 --> 00:11:12,200
İşte ebedi düşman kabul ettiği Yahudilerden biri olan Kurt Eisner'in başbakanlığı,

77
00:11:12,200 --> 00:11:16,040
Tule lideri Sebotendorf için bu nedenle kabul edilemezdi.

78
00:11:16,040 --> 00:11:19,380
Bunu açıkça şöyle dile getirmişti.

79
00:11:19,380 --> 00:11:26,500
Dün, inandığımız ve önem verdiğimiz her şeyin yıkılmasına şahit olduk.

80
00:11:27,460 --> 00:11:32,620
Kan bağımız olan prensler yerine ölümcül düşmanımız hüküm sürüyor, Yahudiler.

81
00:11:33,940 --> 00:11:36,600
Bu kaostan nelerin doğacağını bilemiyoruz.

82
00:11:37,660 --> 00:11:41,840
Elimde demir çekici tuttuğum sürece Tule'ü savaşa yönlendireceğim.

83
00:11:41,840 --> 00:11:48,460
Bizim disiplinimiz Cermanik disiplindir ve Cermanik demek soyluluk demektir.

84
00:11:49,600 --> 00:11:55,620
İlahımız Valvater'dir, amblemi Aryan'dır, yani ilk ateş, güneş, kartal.

85
00:11:55,620 --> 00:12:02,320
Bugünden itibaren kartal bizim sembolümüz olacaktır.

86
00:12:03,280 --> 00:12:07,820
Bizi hatırlatacaktır ki, yaşayabilmek için ölmemiz gerekebilir.

87
00:12:07,820 --> 00:12:18,160
Böylece Tule milisleri silahlandılar ve yönetime karşı ayaklandılar.

88
00:12:19,100 --> 00:12:22,820
Ancak Eisner'i iktidardan indirme girişimleri başarısız oldu.

89
00:12:24,160 --> 00:12:28,400
Her sokak, küçük çatışmaların yaşandığı bir savaşa sahne oluyordu.

90
00:12:28,400 --> 00:12:35,040
Bu durum Tule liderleri için çok yakında yaşanacakların bir provası neteliğindeydi aslında.

91
00:12:58,400 --> 00:13:11,100
Tule derneğinin üyelerinin büyük bir bölümü, 1920 yılında kurulan Nazi partisine katıldılar.

92
00:13:12,700 --> 00:13:18,620
Partinin kurucusu, aslında ordunun casusu olarak toplantıları izlemekle görevli bir isimdi.

93
00:13:20,140 --> 00:13:21,000
Adolf Hitler

94
00:13:28,400 --> 00:13:37,500
Ancak ziyaretçi olarak katılmaya başladığı Tule oturumlarında duydukları onu derinden etkilemişti.

95
00:13:39,140 --> 00:13:46,680
Putperest mitoloji ve üstün ırk teorisi, Hitler'i bir anda etkisi altına almış ve onun dünya görüşünü oluşturmuştu.

96
00:13:50,580 --> 00:13:54,800
Sonunda Tule derneğinin bir kolundan Nazi partisini kurdu.

97
00:13:54,800 --> 00:14:00,260
Tule derneğinin önemli isimleri partinin kilit pozisyonlarını aldılar.

98
00:14:01,080 --> 00:14:06,240
Rudolf Hess, Dietrich Eckhart, Alfred Rosenberg ve Adolf Hitler.

99
00:14:08,360 --> 00:14:12,100
Tüm dünyayı saracak bir karanlık yavaş yavaş filizleniyor.

100
00:14:12,100 --> 00:14:31,740
Nazi partisi, putperest dinlerin batıl inançlarının yeniden hortlamasıyla kurulmuştu.

101
00:14:34,260 --> 00:14:39,100
İlerleyen yıllarda partinin mistik araştırmaları Heinrich Himmler tarafından yönetilecekti.

102
00:14:39,100 --> 00:14:46,480
Himmler tam anlamıyla bir hayal dünyası içinde yaşıyordu.

103
00:14:51,280 --> 00:14:59,680
Atlantis efsanesine öylesine inanmıştı ki, 1939 yılında Alman araştırmacıları Tibet'e ve Peru'ya yolladı.

104
00:14:59,680 --> 00:15:05,680
Alman bilim adamları Atlantis'in izlerini bulmakla görevlendirilmişti.

105
00:15:09,860 --> 00:15:17,720
Almanlar gittikleri yerlerde yerel halkın kafatası hacmini, el ve ayak uzunluklarını, göz ve deri renklerini kaydettiler.

106
00:15:17,720 --> 00:15:26,040
Bu uygulama, kısa bir süre içinde Nazilerin pençesine düşen tüm Avrupa ülkelerinde hayata geçirilecekti.

107
00:15:28,600 --> 00:15:31,000
Felaketin temelleri atılmıştı.

108
00:15:31,000 --> 00:15:33,160
 

109
00:15:33,360 --> 00:15:53,740
Ci de gençim

110
00:15:53,740 --> 00:16:10,820
Imler, Nazi Partisi'nin 2 numaralı adamı olarak putperest Alman kültürünü diriltme projesini bizzat yönetiyordu.

111
00:16:12,200 --> 00:16:19,060
Reenkarnasyonla yeniden dünyaya geldiğine ve önceki hayatında Kral I. Heinrich olduğuna inanmıştı.

112
00:16:19,060 --> 00:16:26,420
1. Heinrich, bin yıl önce Cermen kavimlerini doğunun tehdidinden koruyan efsanevi kraldı.

113
00:16:30,100 --> 00:16:36,220
Kralın mezarının bulunduğu Kedlinburg Katedrali, Naziler tarafından kutsal mekan ilan edildi.

114
00:16:49,060 --> 00:16:55,420
Her yıl Kral'ın doğum günü kabul edilen tarihte garip ayinler düzenleniyordu.

115
00:17:02,420 --> 00:17:09,980
Himler rüyasında Kral'ın kendisine göründüğünü ve ona zorlu görevinde yol gösterdiğini iddia ediyordu.

116
00:17:09,980 --> 00:17:21,840
Ayin tam gece yarısı bitiriliyor ve Himler kendini Katedrali'nin altındaki karanlık zindanlara kilitleyerek sözde eski ruhuyla bütünleşmeye çalışıyordu.

117
00:17:25,340 --> 00:17:32,980
Almanların ve dünyanın gidişatını değiştirebilecek bir güce kavuşan Nazi Partisi, işte böylesine hastalıklı bir zihinle yönetiliyordu.

118
00:17:32,980 --> 00:17:52,120
Naziler güçlendikçe, Hristiyanlık öncesi Aryan kültürüne dönüş çalışmaları da hız kazandı.

119
00:17:52,920 --> 00:18:00,380
Almanya'nın birçok yerinde putperest tapınma merkezleri kuruldu ve bu mekanlar subayların eğitim alanları haline getirildi.

120
00:18:01,380 --> 00:18:05,680
Eğitimlerin temelini Aryan ideolojisi ve mistisizm oluşturuyordu.

121
00:18:09,620 --> 00:18:19,540
Geleneksel Cermen savaş borularıyla törenler düzenleniyor, askerler geceleri yakılan devasa ateşlerle kendilerini kötü ruhlardan korumaya çalışıyordu.

122
00:18:19,540 --> 00:18:32,020
Beyinleri yıkanan Naziler kendilerinden geçiyor ve binlerce yıllık ruhların bu ateşlerin içinden çıkıp geleceği gibi saçma düşüncelere inanıyordu.

123
00:18:33,620 --> 00:18:41,000
Buna benzer sapkın ailler, gösteriler ve beyin yıkama yöntemleri tüm Nazi iktidarı boyunca büyüyerek devam edecekti.

124
00:18:41,000 --> 00:19:10,980
İzlediğiniz için teşekkür ederim.

125
00:19:10,980 --> 00:19:32,060
Beyinleri yıkanmış Alman üniversite öğrencileri Berlin'de ve Almanya'nın bazı büyük şehirlerinde toplanıp kendilerince uygunsuz fikirlerle dolu kitapları yaktılar.

126
00:19:32,060 --> 00:19:44,340
Binlerce kitabı, çevresinde Nazi selamı vererek, Nazi marş ve şarkıları söyleyerek ateşe attılar.

127
00:19:44,340 --> 00:19:52,300
Faşist devlet sadece kendi ideolojisinin öğrenilmesine izin veriyordu.

128
00:19:54,700 --> 00:20:02,620
Nazi ideolojisi dışında bir fikre sahip olanlar bundan dolayı ya cezalandırılıyor ya da en sert şekilde susturuluyordu.

129
00:20:14,340 --> 00:20:39,440
Nazi ideolojisinin kullandığı sembollerle ilgili birçok araştırma yapılmış, sayısız kitap yazılmıştır.

130
00:20:39,440 --> 00:20:46,440
Bu araştırmaların sonuçları buraya kadar anlatılan mistik-mitolojik ideolojinin kaynağını açıkça ortaya koymaktadır.

131
00:20:53,140 --> 00:20:58,140
Nazi sembollerinin en bilineni partinin de sembolü olan Gamalı Haç'tı.

132
00:20:58,140 --> 00:21:04,000
Ancak Gamalı Haç, ne partinin bir keşfiydi ne de yeni bulunmuştu.

133
00:21:05,680 --> 00:21:10,740
Adolf Lanz'ın da Ostara dergisinde sıklıkla kullandığı bu putperest sembol,

134
00:21:11,280 --> 00:21:16,660
derginin takipçileri olan Naziler tarafından benimselmiş ve resmi sembol olarak seçilmişti.

135
00:21:16,660 --> 00:21:23,720
İlerleyen yıllarda bu sembolle tamamen özdeşleşen Nazi subayları,

136
00:21:24,140 --> 00:21:28,720
Gamalı Haç'ı duvar süslemelerinden yüzüklerine kadar her yerde kullanacaklardı.

137
00:21:32,540 --> 00:21:37,660
Törenler antik pagan kültürünün büyük sapkınlıkla canlandırıldığı devasa ritüellere dönüştürülmüştü.

138
00:21:37,660 --> 00:21:38,660
Çınır, çınır, çınır.

139
00:22:07,660 --> 00:22:17,080
Atlantis efsanesinin önemli bir bölümünü devlerle cücelerin savaşları oluşturuyordu.

140
00:22:19,740 --> 00:22:23,380
Bundan yola çıkarak dev eserler inşa edildi.

141
00:22:26,080 --> 00:22:29,480
Alman sanatçılara devasa büyüklükte heykeller yaptırıldı.

142
00:22:29,480 --> 00:22:43,480
Hitler'in mimarları, 500 bin kişinin gösteri yapabileceği bu mekana tasarladılar.

143
00:22:48,720 --> 00:22:53,940
Hitler'de hayallerini süsleyen dev mekan maketlerinin karşısında zaman geçiriyor,

144
00:22:54,520 --> 00:22:56,020
Atlantis düşleri kuruyordu.

145
00:22:59,480 --> 00:23:14,540
İşte Berlin'de yapılması düşünülen 220 metre yüksekliğindeki dev kubbenin maketi.

146
00:23:21,620 --> 00:23:27,260
Naziler bir yandan devasa mekanlar, heykeller, stadyumlar inşa ederken,

147
00:23:27,260 --> 00:23:31,260
öte yandan da karanlık ideolojilerini hayata geçirmeye başlamışlardı.

148
00:23:33,020 --> 00:23:39,220
Dünya tarihinin en geniş kapsamlı ve acımasız soykırım çalışması uygulamaya konmak üzereydi.

149
00:23:41,380 --> 00:23:45,160
Bu soykırımın sözde bilimsel teorisi ise,

150
00:23:45,600 --> 00:23:47,640
bir yüzyıl önce ortaya atılmıştı.

151
00:23:47,640 --> 00:24:00,200
Buraya kadar nazizmin putperest bir inancı dayandığını inceledik.

152
00:24:00,540 --> 00:24:05,440
Ancak naziler, ideolojilerinin modern bilim tarafından da desteklendiği iddiasındaydılar.

153
00:24:05,900 --> 00:24:10,300
Onları bu konuda en çok cesaretlendiren unsursa, Darwin'in evrim teorisiydi.

154
00:24:10,300 --> 00:24:14,600
Bugün de bazı insanlar tarafından bilimsel bir görüş sanılan Darwinizm,

155
00:24:15,020 --> 00:24:21,580
aslında eski Yunan'daki ateist felsefeciler tarafından ortaya atılmış bir takım iddiaların tekrarından başka bir şey değildi.

156
00:24:22,420 --> 00:24:26,080
Darwin'in özellikle de insan ve insan ırkları hakkındaki görüşleri,

157
00:24:26,500 --> 00:24:29,400
batıl putperest inançlarla büyük bir uyum içindeydi.

158
00:24:30,160 --> 00:24:36,420
Darwin'in sapkın iddiasına göre insan bir hayvan türüydü ve gelişmesinin tek yolu çatışmaktı.

159
00:24:36,420 --> 00:24:43,420
İnsan ırkları da Darwin'e göre evrimin farklı basamaklarındaydılar ve çatışmaları kaçınılmazdı.

160
00:24:44,160 --> 00:24:49,300
Bu iddiaların tamamen yanlış olduğu sonradan bilimsel bulgularla ortaya çıkacaktı.

161
00:24:49,740 --> 00:24:53,100
Ama 20. yüzyılın başında bu bulgular henüz bilinmiyordu.

162
00:24:54,160 --> 00:24:58,980
Nazilerin önlenemeyen yükselişi de işte bu cehalet zemini üzerinde gerçekleşti.

163
00:25:06,420 --> 00:25:25,400
Türlerin kökeni 1859'da İngiltere'de yayınlandı.

164
00:25:27,160 --> 00:25:29,260
Kitabın yazarı Charles Darwin'di.

165
00:25:29,260 --> 00:25:45,760
Darwin kitabında canlılığın kökenini açıklamaya çalışmış ve hepsinin ortak bir atadan evrimleşerek geldiğini iddia etmişti.

166
00:25:50,000 --> 00:25:56,480
Bir başka iddiası ise canlılar arasında bencil ve acımasız bir yaşam mücadelesi ülkün söylüyordu.

167
00:25:56,480 --> 00:26:03,540
Kitabının adı bu düşüncesini açık bir biçimde ortaya koyuyordu.

168
00:26:04,400 --> 00:26:10,340
Türlerin kökeni, doğal seleksiyon ya da kayırılmış ırkların yaşam mücadelesinde korunması yoluyordu.

169
00:26:12,980 --> 00:26:18,480
Darwin'in İnsanın Türeyişi adlı kitabı ise tam anlamıyla katı bir ırkçılık ortaya koymuştu.

170
00:26:18,480 --> 00:26:29,680
Ona göre bazı ırklar diğer insanlara göre daha çok evrimleşmiş ve ilerlemişlerdi.

171
00:26:30,500 --> 00:26:36,160
Asyalılar, Türkler ve Zenciler ise neredeyse hala maymunlarla aynı düzeydeydi.

172
00:26:37,120 --> 00:26:41,560
Üstelik evrim kuralları gereğince zayıflar yakında yok olacaktı.

173
00:26:41,560 --> 00:26:48,320
Darwin, kitabının ilk bölümlerini hayvan yetiştiriciliği konusuna ayırmıştı.

174
00:26:50,620 --> 00:26:58,200
Verimli at cinsleri ortaya çıkarabilmek için nesiller boyunca sadece sağlıklı ırkları çiftleştirmek gerektiğini söylemişti.

175
00:26:58,200 --> 00:27:09,520
İnsanın Türeyişi adlı kitabında daha da ileri giderek bu yöntemin insanlar üzerinde uygulanabilir olduğunu ileri sürecekti.

176
00:27:16,780 --> 00:27:22,200
İnsanı bir hayvan türü olarak gören Darwin, onun da hayvanlar gibi ıslah edilebileceğini düşünüyordu.

177
00:27:22,200 --> 00:27:32,400
Darwin'in tüm bu fikirlerinin büyük birer yanılgı olduğu sonradan anlaşılacaktı.

178
00:27:33,260 --> 00:27:38,140
Ancak o dönemin ilkel bilim düzeyi içinde bunu pek az kimse fark edebildi.

179
00:27:46,840 --> 00:27:51,520
Aynı sıralarda Darwin'in ateşli bir hayranı ve takipçisi ortaya çıktı.

180
00:27:52,200 --> 00:27:56,200
Bu kişi Darwin'in kuzeni Francis Galton'dı.

181
00:28:09,200 --> 00:28:12,760
Hayatımın Anıları başlıklı otobiyografisinde şöyle yazıyor.

182
00:28:12,760 --> 00:28:20,960
1859 yılında türlerin kökeninin Charles Darwin tarafından yayınlanması,

183
00:28:21,460 --> 00:28:29,100
insanoğlunun genel düşüncesinde olduğu gibi benim kişisel zihni gelişmemde de çok büyük bir dönüm noktası olmuştu.

184
00:28:29,100 --> 00:28:35,820
Bu kitabın etkisi, bir sürü dogmatik engelin tek bir darbeyle bir anda yıkılması,

185
00:28:36,460 --> 00:28:40,920
tüm eski otoritelere karşı bir isyan ruhunun yükselmesi anlamına geliyordu.

186
00:28:44,120 --> 00:28:50,560
Galton'un kendince dogmatik engeller ve eski otoriteler gibi kavramlarla kötülemeye çalıştığı,

187
00:28:51,100 --> 00:28:53,380
dini inançlar ve dini kurumlardı.

188
00:28:53,380 --> 00:29:07,260
Galton, ırkçı fikirlerini ilk olarak 1869'daki Kalıtsal Deha adlı kitabında açıkladı.

189
00:29:10,380 --> 00:29:17,220
Kitapta, İngiliz milleti içinde genetik olarak diğerlerinden üstün olan ayrı bir kanın bulunduğunu öne sürdü.

190
00:29:17,220 --> 00:29:25,500
Galton'a göre bu kanın korunması için önlemler alınması gerekiyordu.

191
00:29:28,500 --> 00:29:34,480
Bu önlemlerden biri, evliliklerin evrimsel amaç gözetilerek yasayla düzenlenmesiydi.

192
00:29:36,300 --> 00:29:39,660
Böylece çok üstün bir insan ırkı üretilebilecekti.

193
00:29:39,660 --> 00:29:56,740
Galton, bu ırkçı-evrimci teorisine isim bulmak için de teorisinin bir zamanlar somut şekilde uygulandığı putperest dünyaya yöneldi.

194
00:30:00,820 --> 00:30:06,660
Yunanca, iyi doğum anlamına gelen öjeni kelimesini o ortaya attı ve yaygınlaştırdı.

195
00:30:06,660 --> 00:30:16,220
Öjeni, dönemin ilkel bilim anlayışı içinde kısa sürede yaygın bir destek kazandı.

196
00:30:21,320 --> 00:30:26,460
1901 yılında Londra Üniversitesi bünyesinde Öjeni Eğitim Derneği kuruldu.

197
00:30:26,460 --> 00:30:36,980
Hemen ardından kurulan İngiliz Öjeni Derneği ise toplumdaki tüm sakatların kısırlaştırılması gerektiğini savundu.

198
00:30:36,980 --> 00:30:52,700
Dernek, asil ailelere mensup kraliyet üyelerini överken, diğer ırkların üyelerine gelişmemiş bir hayvan türü gözüyle bakıyor.

199
00:30:52,700 --> 00:31:12,000
Charles Darwin'in oğlu Leonard Darwin, 1911-1928 yılları arasında bu derneğin başkanı ve gelmiş geçmiş en aktif üyesiydi.

200
00:31:13,720 --> 00:31:18,740
Öjeni, İngiltere'den sonra Amerika Birleşik Devletleri'nde de kendisine taraftarlar buldu.

201
00:31:18,740 --> 00:31:28,160
1920'li ve 30'lu yıllarda Amerika'daki evrimci çevreler, Öjeni konusunda büyük bir propaganda yürüttüler.

202
00:31:29,980 --> 00:31:35,900
Bazı eyaletlerde kısırlaştırma yasaları olarak bilinen ırkçı kanunlar bile çıkarıldı.

203
00:31:38,560 --> 00:31:43,380
Aynı tarihlerde Avrupa'da da paralel gelişmeler yaşanmaktaydı.

204
00:31:43,380 --> 00:31:51,800
Ancak bu gelişmelerin inanılmaz bir insan kıyımına dönüşeceğinden henüz kimsenin haberi yoktu.

205
00:31:51,800 --> 00:32:05,840
Temelleri putperest barbar kavimler tarafından atılan 19. yüzyılda ise Charles Darwin ve kuzeni Francis Galton tarafından

206
00:32:05,840 --> 00:32:13,340
sözde bilimsel bir temele oturtarak yaygınlaştırılmaya çalışılan Öjeni, gerçekte büyük bir insanlık suçudur.

207
00:32:13,340 --> 00:32:21,040
Amerika Birleşik Devletleri'nde 1920'lerde yürütülen kapsamlı propaganda sonucunda çıkarılan kısırlaştırma yasaları,

208
00:32:21,620 --> 00:32:27,120
bugün aynı ülkenin vatandaşları tarafından yüz karası bir ırkçılık örneği olarak kabul edilmektedir.

209
00:32:28,060 --> 00:32:34,340
Dahası, Öjeni teorisinin bilimsel gerçeklere tamamen aykırı bir hurafe olduğu da ispat edilmiştir.

210
00:32:34,340 --> 00:32:43,720
2000'li yıllarda çıkarılan insan genom haritası, farklı insan ırkları ve bireylerinin arasındaki genetik farkın çok çok küçük olduğunu

211
00:32:43,720 --> 00:32:49,840
ve bu farklılıklara dayalı bir üreme politikası geliştirmeye çalışmanın çok saçma olduğunu göstermiştir.

212
00:32:50,860 --> 00:32:54,120
İnsan ırklarını Allah eşit olarak yaratmıştır.

213
00:32:54,640 --> 00:32:56,820
Allah Kur'an'da insanlara şöyle bildirmiştir.

214
00:32:56,820 --> 00:33:07,920
Ey insanlar! Gerçekten biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinize tanışmanız için sizi halklar ve kabileler kıldık.

215
00:33:08,580 --> 00:33:14,620
Şüphesiz Allah katında sizin en üstün olanınız, takvaca en ileride olanınızdır.

216
00:33:15,200 --> 00:33:17,620
Şüphesiz Allah bilendir, haber alandır.

217
00:33:17,620 --> 00:33:23,480
Zayıf ve kalıtsal yönden hasta olan insanlara karşı uygulanacak çözümse,

218
00:33:24,100 --> 00:33:29,080
onlara şefkat ve merhamet göstermek, tedavi etmek, korumak ve kollamak olmalıdır.

219
00:33:29,820 --> 00:33:33,480
Ancak Allah'ın öğrettiği ahlakın bir gereği olan bu yaklaşım yerine,

220
00:33:33,920 --> 00:33:42,380
Batı dünyasında 20. yüzyılın başlarında putperest kültürün ve evrim teorisinin bir sonucu olan öjeni yaklaşımı kabul görmüştür.

221
00:33:42,380 --> 00:33:48,060
Bu putperest ve evrimci teorinin ne denli büyük bir vahşete yol açtığı ise,

222
00:33:48,620 --> 00:33:52,160
asıl olarak Nazi Almanyası'nı incelediğimizde ortaya çıkmaktadır.

223
00:33:52,840 --> 00:33:54,700
Bu incelemeyi yapabilmek için de,

224
00:33:55,240 --> 00:34:00,140
Almanya'nın yakın geçmişte yetiştirdiği fikir adamlarını mercek altına almak gerekir.

225
00:34:12,380 --> 00:34:28,840
Faşizmin temellerini atanların başında,

226
00:34:29,320 --> 00:34:31,440
Alman filozof Friedrich Nietzsche gelir.

227
00:34:33,920 --> 00:34:41,640
Yayıncısı Peter Gast, onu dünyadaki en fanatik ateistlerden ve Hristiyanlık düşmanlarından biri olarak tanımlamıştır.

228
00:34:42,380 --> 00:34:52,840
Nietzsche, özellikle Hristiyanlık, İslam ve Yahudilikte ortak olan ahlak anlayışına büyük bir nefret duyuyordu.

229
00:34:58,120 --> 00:35:06,140
Nietzsche'nin sapkın fikirlerine göre bu ahlakın temeli olan şefkat, merhamet, tevazu, sevgi gibi kavramlar terk edilmeli

230
00:35:06,140 --> 00:35:12,140
ve bunun yerine savaşçılığı, acımasızlığı kabul eden sözde üstün insan ahlakı gelişmeliydi.

231
00:35:12,140 --> 00:35:22,840
Sert olun ve acıma hissini unutun, diye yazıyordu Nietzsche.

232
00:35:23,180 --> 00:35:25,960
Çünkü kötülük insanın en büyük gücüdür.

233
00:35:30,820 --> 00:35:33,120
Nietzsche aynı zamanda ırkçıydı.

234
00:35:33,120 --> 00:35:40,620
İnsanların bir kısmının üstün insan olduğunu, diğerlerinin bunlara hizmet ve itaatle sorumlu olduğunu savunuyordu.

235
00:35:46,260 --> 00:35:53,200
Nietzsche'nin şiddet eğilimi ve ırkçı fikirleri, çağdaşı olan bir ideologla büyük benzerlik göstermekteydi.

236
00:35:53,840 --> 00:35:54,620
Charles Darwin

237
00:35:54,620 --> 00:36:07,700
Daniel C. Dennett, Darwin'in Tehlikeli Fikri isimli kitabında bu iki felsefecinin ortak noktalarını şöyle yorumlar.

238
00:36:14,780 --> 00:36:18,840
Friedrich Nietzsche, Darwin'de çok kozmik bir mesaj bulmuştur.

239
00:36:18,840 --> 00:36:27,900
Eğer Nietzsche, egzistansiyalizmin babasıysa, o zaman belki Darwin'de bu felsefenin büyük babası sıfatını hak etmektedir.

240
00:36:39,000 --> 00:36:46,160
Darwinizm'den bu denli etkilenen Nietzsche, savunduğu ırkçı fikirlerle Nazi ideolojisi üzerinde çok büyük bir etki yarattı.

241
00:36:48,840 --> 00:36:53,440
Adolf Hitler, onun adına özel bir anıt diktirecek,

242
00:36:54,120 --> 00:37:01,580
Alman gençliğinin Nietzsche'nin üstün ırk doktrinini öğrenebilecekleri bir eğitim merkezi ve kütüphanenin temelini atacaktır.

243
00:37:01,580 --> 00:37:19,900
En az felsefesi kadar karanlık bir hayat süren Nietzsche, 44 yaşında bir akıl hastalığına yakalanmış ve giderek artan hastalık delirerek ölmesine neden olmuştur.

244
00:37:19,900 --> 00:37:28,900
Bu ibret verici son, tarih boyunca yaşamış tüm inkârcıların sonlarını hatırlatmaktadır.

245
00:37:28,900 --> 00:37:38,400
Küfürde büyük çaba harcayanlar seni üzmesin.

246
00:37:39,000 --> 00:37:42,520
Çünkü onlar Allah'a hiçbir şeyle zarar veremezler.

247
00:37:43,720 --> 00:37:47,120
Allah onları ahirette pay sahibi kılmamayı ister.

248
00:37:48,120 --> 00:37:50,240
Onlar için büyük bir azap vardır.

249
00:37:51,380 --> 00:37:54,360
Onlar imana karşılık küfrü satın alanlardır.

250
00:37:54,360 --> 00:37:58,080
Onlar Allah'a hiçbir şeyle zarar veremezler.

251
00:37:58,900 --> 00:38:01,760
Onlar için acıklı bir azap vardır.

252
00:38:02,780 --> 00:38:08,540
O küfre sapanlar, kendilerine tanıdığımız süreyi sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar.

253
00:38:09,480 --> 00:38:13,900
Biz onlara ancak günahları daha da artsın diye süre vermekteyiz.

254
00:38:14,860 --> 00:38:17,540
Onlar için aşağılatıcı bir azap vardır.

255
00:38:24,360 --> 00:38:54,340
O küfre sapanlar, kendilerine tanıdığımız süre vermekteyiz.

256
00:38:54,340 --> 00:38:59,900
O küfre sapanların en ünlü dervenisti ve en fanatik öjeni taraftarı zoolog Ernst Hecker oldu.

257
00:39:03,820 --> 00:39:13,100
Ortaya attığı bilim dışı teoriye göre, her canlı anne karnındaki gelişimi sırasında atalarının yaşadığı sözde evrim sürecini yeniden yaşıyordu.

258
00:39:13,100 --> 00:39:27,920
Bu teoriyi destekleyebilmek için bazı embriyo çizimleri yapmıştı.

259
00:39:27,920 --> 00:39:43,920
Ancak bu çizimlerde kasıtlı çarpıtmalar yaptığı ve teorisinin gerçekte bir bilim sahtekarlığından başka bir şey olmadığı ilerleyen yıllarda ortaya çıkarıldı.

260
00:39:43,920 --> 00:39:51,900
Hecker'in sahte biliminin bir diğer kolu, öjeni teorisiydi.

261
00:39:51,900 --> 00:40:04,960
Charles Darwin, Francis Galton ve Leonard Darwin gibi isimlerden devraldığı öjeni teorisini daha da ileri götürmüş ve eski Yunan'daki Sparta modeline geri dönmeyi önermişti.

262
00:40:05,420 --> 00:40:05,900
Çocuk katliamlarına.

263
00:40:05,900 --> 00:40:17,300
Hecker, yaşamın harikaları adlı kitabında sakat doğan bebeklerin hiç vakit yitirilmeden öldürülmesini savunmuştu.

264
00:40:21,180 --> 00:40:29,620
Hecker, toplumun sözde evrimine engel olan tüm hasta ve sakat insanların da evrim yasaları gereğince ayıklanmasını istemişti.

265
00:40:29,620 --> 00:40:40,460
Hastaların tedavi edilmesine karşı çıkmış, bu tedavinin doğal seleksiyonu engellediğini ileri sürerek şöyle yazmıştı.

266
00:40:40,460 --> 00:41:00,560
İyileşmesi mümkün olmayan yüz binlerce hasta, örneğin akıl hastaları, cüzdanlılar, kanser hastaları yapay olarak hayatta tutulmakta.

267
00:41:01,040 --> 00:41:05,460
Ama bu kendilerine veya toplumun geneline hiçbir yarar getirmemektedir.

268
00:41:05,460 --> 00:41:15,820
Bu kötülükten kurtulabilmek için yetkili bir komisyonun kararı ve gözlemiyle hastalara hızlı ve etkili bir zehir verilmelidir.

269
00:41:21,200 --> 00:41:27,340
Hecker'in teorisini kurduğu bu vahşet, hayata Nazi Almanyası tarafından geçirilecekti.

270
00:41:27,340 --> 00:41:39,880
Filmimizin buraya kadar olan kısmında faşizmin temellerinin atılmasına tanık olduk.

271
00:41:40,780 --> 00:41:51,540
Antik putperest kavimlere kadar uzanan vahşet felsefesi, 19. yüzyılda evrim teorisi ve katı bir ırkçılıkla birleşince ortaya korkunç bir ideoloji çıkmıştır.

272
00:41:51,540 --> 00:41:54,540
Faşizmde tek kutsal değer güçtür.

273
00:41:55,740 --> 00:41:59,320
Güçlü olan üstün gelmeye, zayıfları ezmeye hak sahibidir.

274
00:42:00,040 --> 00:42:02,620
Faşistler güçlü olanlara hayranlık duyar.

275
00:42:03,040 --> 00:42:06,920
Zayıflara karşı ise nefret ve aşağılama hisleri beslerler.

276
00:42:08,040 --> 00:42:14,320
Savaşmak, kan dökmek, acımasız ve gaddar olmak bu sapkın ahlakın temel prensipleridir.

277
00:42:14,320 --> 00:42:27,260
Sparta'da Roma İmparatorluğu'nun kanlı arenalarında veya kuzeyli barbar putperest kavimlerde ortaya çıkan bu sapkın ahlakın karşısında ise Allah'ın bize öğrettiği din ahlakı yer alır.

278
00:42:28,440 --> 00:42:32,620
Din ahlakına göre önemli olan kavram güç değil, haktır.

279
00:42:33,360 --> 00:42:38,740
İnsanlar güçlerine göre değil, Allah'ın bildirdiği hakkı uyup uyumalarına göre değerlendirilirler.

280
00:42:38,740 --> 00:42:47,280
Güçlü olan zayıfları ezmekle, onlara tahakküm etmekle değil, onlara şefkat ve merhamet göstermekle sorumludur.

281
00:42:47,980 --> 00:42:55,220
İnsanın görevi acımasız ve gaddar olmak, kan dökmek değil, müşfik ve barışçı olmak, zayıfları kollamaktır.

282
00:42:55,900 --> 00:43:05,900
Bir sonraki filmimizde faşizmin Almanya'da hangi şartlar altında iktidarı ele geçirdiğini ve bu gelişmenin nelere yol açtığını inceleyeceğiz.

283
00:43:05,900 --> 00:43:15,920
Ağri ırk saplantısının neden olduğu insan kıyımlarına ibretle tanıklık edecek, sapkın bir ideolojinin dünyayı nasıl karanlıklara boğduğunu göreceğiz.

284
00:43:16,920 --> 00:43:25,840
İkinci Dünya Savaşı sonrasında bitti sanılan bu vahşet felsefesinin aslında yaşamaya devam ettiğine ve günden güne güçlendiğine şahit olacağız.

285
00:43:25,840 --> 00:43:34,320
Afrika'dan Avrupa'ya uzanan bir coğrafyada faşist politikaların ve iktidarların cinayetlerini gözler önüne sereceğiz.

286
00:43:34,320 --> 00:43:39,520
Ve tüm dünyayı tehdit eden bu karanlık ideolojinin çaresini ortaya koyacağız.

