WEBVTT

00:00.000 --> 00:08.000
Wir wollen ein feinig flaches Städte mehr sehen und wir...

00:30.000 --> 00:59.980
Untertitelung des ZDF für funk, 2017

01:00.000 --> 01:10.700
Fasizm 20. yüzyılda doğmuş ve yayılmış bir ideoloji olarak bilinir.

01:11.320 --> 01:15.480
Oysa gerçekte savaşı ve vahşeti yücelten bu ideolojinin kökeni...

01:15.480 --> 01:17.980
...antik çağlara, Sparta'ya kadar uzanmaktadır.

01:18.800 --> 01:22.920
Hızlı yayılışı ise, Birinci Dünya Savaşı'nın hemen ardından olmuş...

01:22.920 --> 01:27.480
...Almanya ve İtalya başta olmak üzere, İspanya ve Japonya gibi ülkelerde...

01:27.480 --> 01:30.080
...faşist yönetimler iktidarı ele geçirmişlerdir.

01:30.800 --> 01:34.800
Bu ülkelerin halkları, faşizm yüzünden çok büyük acılar çektiler...

01:34.800 --> 01:36.620
...ve korkunç vahşetlere maruz kaldılar.

01:37.420 --> 01:43.480
Kavganın, kaba kuvvetin, saldırganlığın, kan dökücülüğün, şiddetin hakim olduğu bu rejimlerde...

01:44.480 --> 01:48.480
...başta bulunan faşist diktatör ve yönetici kadrolar, kurdukları milis birlikler...

01:48.480 --> 01:52.560
...ve gizli polis örgütleriyle toplum üzerinde teröristirdiler.

01:53.280 --> 02:00.480
Üstelik faşist ideolojiyi, eğitimden kültüre, dini kurumlardan sanata, devlet yapısından askeri sisteme...

02:01.000 --> 02:07.320
...polis teşkilatlarından, insanların özel yaşamına dek hemen her alana zorla empoze ettiler.

02:08.080 --> 02:15.320
Faşizmin neden olduğu İkinci Dünya Savaşı ise, insanlık tarihinin en büyük felaketlerinden biri oldu...

02:15.320 --> 02:17.840
...ve ardında 55 milyon ölü bıraktı.

02:18.500 --> 02:25.320
Bu filmde, faşizmin bilinen öyküsünün yanı sıra yeterince vurgulanmayan iki önemli yönünü inceleyeceğiz.

02:25.980 --> 02:32.040
Bunlardan ilki, faşist ideolojinin kökeninin eski putperest kültürlere dayanmasıdır.

02:32.040 --> 02:39.040
Faşizm, birlikte göreceğimiz gibi, aslında ilahi dinlerin ahlaki değerlerinin yerine...

02:39.760 --> 02:42.960
...putperestliğin barbarlığını yerleştirmek isteyen bir ideolojidir.

02:44.240 --> 02:49.040
Eski Yunan Devleti Sparta'dan, İslamiyet öncesi Araplara kadar uzanan putperest vahşet...

02:49.840 --> 02:51.040
...faşizmle birlikte dirilmiştir.

02:52.040 --> 03:00.040
Faşizmin bir diğer önemli yönü ise, 19. yüzyıldan bu yana, dünya üzerindeki çeşitli çatışmacı ideolojilerin...

03:00.720 --> 03:05.160
...dayanak noktasını oluşturan, Darwin'in evrim teorisiyle olan bağdır.

03:06.400 --> 03:11.140
Gerçekte bilim dışı bir dogma olan Darwinizm, insan gelişmiş bir hayvandır.

03:11.900 --> 03:14.400
Bazı ırklar evrim sürecinde geri kalmıştır.

03:15.040 --> 03:16.960
Doğada kıyasaya bir mücadele vardır.

03:16.960 --> 03:23.960
Bu mücadelede güçlü olan kazanır, zayıf olan elenir gibi, sapkın iddiaları bilimsel bir gerçek gibi göstermiş...

03:24.820 --> 03:27.020
...ve bu yolla faşizmin temelini oluşturmuştur.

03:28.340 --> 03:38.300
Şimdi çabamızın en büyük vahşetlerinden birini gerçekleştiren ve adına faşizm denen kanlı ideolojinin gizli hikayesini birlikte keşfedelim.

03:46.960 --> 04:06.260
1918 yılında Münih alttan alta kaynamaktaydı.

04:07.080 --> 04:11.700
Birinci Dünya Savaşı'ndan yenik ayrılan Almanya, toplumsal bir buhrandan geçiyordu.

04:11.700 --> 04:24.660
Bu buhran, iktidara karşı bir ayaklanmaya yol açtı.

04:26.920 --> 04:35.620
Yahudi asıllı bir gazeteci olan Kurt Eisner ve sosyal demokrat takipçileri, kraliyet ordusunun da desteğiyle kansız bir darbe gerçekleştirdi.

04:35.620 --> 04:42.680
Kral Üçüncü Ludwig, ailesiyle birlikte sürgüne gönderildi.

04:44.300 --> 04:46.840
Eisner, yeni kurulan hükümette başbakan oldu.

04:48.620 --> 04:56.060
Ancak kan dökülmeden bitirilen bu devrimin Almanya'ya istikrar getireceğini düşünenler çok yanılmışlardı.

04:56.060 --> 05:17.520
Tule Derneği adlı gizli bir örgüt, yeni hükümetin ilk düşmanı oldu.

05:17.520 --> 05:36.000
Adını Hristiyanlık öncesindeki putperest Alman efsanelerinde geçen Nordik Krallığından alan ve koyu bir ırkçılığı savunan örgütü, 1918 yılında Rudolf von Sebotendorff kurmuştu.

05:36.000 --> 05:48.000
Sebotendorff, Tule Derneği'ni oluştururken kafasındaki ırkçı fikirler kendilerini mistisizme kaptırmış üç ideolog tarafından şekillendirilmişti.

05:50.160 --> 05:55.060
Madame Blavatsky, Guido von Mitz ve Adolf Lanz.

05:55.060 --> 06:10.880
Madame Blavatsky, Almanların da atası olduğuna inandığı Aryan ırkının sözde üstün ırk olduğuna dair bir teori geliştirmişti.

06:12.240 --> 06:20.020
Bu teoriye göre, eski Mısır ve Mezopotamya uygarlıklarından binlerce yıl öncesinde dünyaya hükmeden bir medeniyet vardı.

06:22.180 --> 06:22.980
Atlantis

06:25.060 --> 06:40.320
Blavatsky, bu kavmin çok soylu ve saf bir ırka mensup olduğunu, ancak volkanik bir felaketle yeryüzünden silindiğini düşünüyordu.

06:40.320 --> 06:56.320
Ona göre felaketten kurtulanlar dünya üzerine dağılmış, bunun sonucunda da Aryanlar başka ırklarla karışmıştı.

06:56.320 --> 07:10.080
Blavatsky, mistik ezeyanlarına delil bulabilmek için Tibet'e kadar giderek Budist rahipler üzerinde incelemeler yaptı.

07:10.080 --> 07:24.300
Gizli Doktrin isimli kitabının kapağında kullandığı bir sembol dikkat çekiyordu.

07:24.300 --> 07:27.140
Bu, bir gamalı haçtı.

07:34.140 --> 07:37.320
Gido von Litz de Blavatsky gibi düşünüyordu.

07:38.060 --> 07:43.740
Ona göre Alman ırkı aslında Madame Blavatsky'nin ortaya attığı sözde ari ırkın temsilcileriydi.

07:43.740 --> 07:48.280
Litz, ilginç bir iddiada daha bulundu.

07:50.600 --> 07:56.440
Tarih boyunca Aryan ırkının kültürünü ve özelliklerini korumaya çalışan gizli örgütler vardı.

07:58.340 --> 08:03.060
Bunlar, Masonlar, Tapınak Şövalyeleri ve Gül Haçlardı.

08:03.060 --> 08:18.280
1912'de, Cermen Tarikatı adında Masonluğa benzer gizli bir örgüt kurdu.

08:23.580 --> 08:29.160
1919'da Litz öldü ama sapkın fikirlerini hararetle devam ettirecek bir hayranı vardı.

08:29.160 --> 08:33.300
Cermen Tarikatı'nın üstadı Adolf Lanz.

08:37.680 --> 08:45.380
Lanz, 1899'da Yeni Tapınakçılar adlı bir tarikat kurmuş ve kendisini büyük üstad ilan etmişti.

08:47.300 --> 08:52.640
Böylece Tapınak Şövalyeleri Tarikatı'nın özelliklerini şiddetli bir ırkçılıkla birleştirmişti.

08:59.160 --> 09:08.900
1905 yılında ırkçı fikirlerini yayabileceği Antisemitik Ostara Dergisi'ni yayınlamaya başladı.

09:14.900 --> 09:20.760
Lanz, bir makalesinde üstün ırkın temsilcilerinin diğer insanlardan farklı oturduklarını,

09:21.260 --> 09:25.040
hatta değişik bir ayak yapısına sahip olduklarını iddia etmişti.

09:25.040 --> 09:33.320
Lanz'ın batıl görüşlerine göre sarı ile siyah arasında sözde bir yaşam mücadelesi vardı.

09:33.320 --> 09:38.320
Ve bu mücadeleyi her ne pahasına olursa olsun sarı kazanacaktı.

09:38.320 --> 09:53.620
Derginin ilk sayısından itibaren takipçileri ve aşıladığı ideolojinin savunucuları arasında,

09:54.220 --> 09:57.440
sonradan Tule Derneği'ni kuracak olan Sebotendorf da vardı.

09:57.440 --> 10:04.040
Cermin Tarikatı'nın da üyesi olan Sebotendorf, tekris edilmiş bir masondu.

10:05.700 --> 10:15.240
Böylece mistisizm, ırkçılık, eski putperest kültürlere hayranlık ve masonlarinkine benzer bir hiyerarşik örgütlenme bir araya gelmiş oluyordu.

10:16.240 --> 10:18.940
Bu aslında nazizmin de doğuşuydu.

10:18.940 --> 10:33.600
Tule Derneği'nin ideolojisi, Hristiyanlık öncesi putperest Alman kültürünün yeniden oluşturulması üzerine kurulmuştu.

10:36.600 --> 10:42.720
Bu ideolojinin içinde, ari olmayan ırkların yok edilmesi ise ayrı bir öneme sahipti.

10:44.000 --> 10:48.600
Bunların başında zenciler, çingeneler ve Yahudiler vardı.

10:48.940 --> 10:59.100
Tule Derneği'nin yayınlarından birinde yer alan şu satırlar, bunun bir göstergesiydi.

11:00.340 --> 11:04.280
Yahudileri tutuklayın, böylece ülkemize barış gelecektir.

11:06.880 --> 11:12.200
İşte ebedi düşman kabul ettiği Yahudilerden biri olan Kurt Eisner'in başbakanlığı,

11:12.200 --> 11:16.040
Tule lideri Sebotendorf için bu nedenle kabul edilemezdi.

11:16.040 --> 11:19.380
Bunu açıkça şöyle dile getirmişti.

11:19.380 --> 11:26.500
Dün, inandığımız ve önem verdiğimiz her şeyin yıkılmasına şahit olduk.

11:27.460 --> 11:32.620
Kan bağımız olan prensler yerine ölümcül düşmanımız hüküm sürüyor, Yahudiler.

11:33.940 --> 11:36.600
Bu kaostan nelerin doğacağını bilemiyoruz.

11:37.660 --> 11:41.840
Elimde demir çekici tuttuğum sürece Tule'ü savaşa yönlendireceğim.

11:41.840 --> 11:48.460
Bizim disiplinimiz Cermanik disiplindir ve Cermanik demek soyluluk demektir.

11:49.600 --> 11:55.620
İlahımız Valvater'dir, amblemi Aryan'dır, yani ilk ateş, güneş, kartal.

11:55.620 --> 12:02.320
Bugünden itibaren kartal bizim sembolümüz olacaktır.

12:03.280 --> 12:07.820
Bizi hatırlatacaktır ki, yaşayabilmek için ölmemiz gerekebilir.

12:07.820 --> 12:18.160
Böylece Tule milisleri silahlandılar ve yönetime karşı ayaklandılar.

12:19.100 --> 12:22.820
Ancak Eisner'i iktidardan indirme girişimleri başarısız oldu.

12:24.160 --> 12:28.400
Her sokak, küçük çatışmaların yaşandığı bir savaşa sahne oluyordu.

12:28.400 --> 12:35.040
Bu durum Tule liderleri için çok yakında yaşanacakların bir provası neteliğindeydi aslında.

12:58.400 --> 13:11.100
Tule derneğinin üyelerinin büyük bir bölümü, 1920 yılında kurulan Nazi partisine katıldılar.

13:12.700 --> 13:18.620
Partinin kurucusu, aslında ordunun casusu olarak toplantıları izlemekle görevli bir isimdi.

13:20.140 --> 13:21.000
Adolf Hitler

13:28.400 --> 13:37.500
Ancak ziyaretçi olarak katılmaya başladığı Tule oturumlarında duydukları onu derinden etkilemişti.

13:39.140 --> 13:46.680
Putperest mitoloji ve üstün ırk teorisi, Hitler'i bir anda etkisi altına almış ve onun dünya görüşünü oluşturmuştu.

13:50.580 --> 13:54.800
Sonunda Tule derneğinin bir kolundan Nazi partisini kurdu.

13:54.800 --> 14:00.260
Tule derneğinin önemli isimleri partinin kilit pozisyonlarını aldılar.

14:01.080 --> 14:06.240
Rudolf Hess, Dietrich Eckhart, Alfred Rosenberg ve Adolf Hitler.

14:08.360 --> 14:12.100
Tüm dünyayı saracak bir karanlık yavaş yavaş filizleniyor.

14:12.100 --> 14:31.740
Nazi partisi, putperest dinlerin batıl inançlarının yeniden hortlamasıyla kurulmuştu.

14:34.260 --> 14:39.100
İlerleyen yıllarda partinin mistik araştırmaları Heinrich Himmler tarafından yönetilecekti.

14:39.100 --> 14:46.480
Himmler tam anlamıyla bir hayal dünyası içinde yaşıyordu.

14:51.280 --> 14:59.680
Atlantis efsanesine öylesine inanmıştı ki, 1939 yılında Alman araştırmacıları Tibet'e ve Peru'ya yolladı.

14:59.680 --> 15:05.680
Alman bilim adamları Atlantis'in izlerini bulmakla görevlendirilmişti.

15:09.860 --> 15:17.720
Almanlar gittikleri yerlerde yerel halkın kafatası hacmini, el ve ayak uzunluklarını, göz ve deri renklerini kaydettiler.

15:17.720 --> 15:26.040
Bu uygulama, kısa bir süre içinde Nazilerin pençesine düşen tüm Avrupa ülkelerinde hayata geçirilecekti.

15:28.600 --> 15:31.000
Felaketin temelleri atılmıştı.

15:31.000 --> 15:33.160
 

15:33.360 --> 15:53.740
Ci de gençim

15:53.740 --> 16:10.820
Imler, Nazi Partisi'nin 2 numaralı adamı olarak putperest Alman kültürünü diriltme projesini bizzat yönetiyordu.

16:12.200 --> 16:19.060
Reenkarnasyonla yeniden dünyaya geldiğine ve önceki hayatında Kral I. Heinrich olduğuna inanmıştı.

16:19.060 --> 16:26.420
1. Heinrich, bin yıl önce Cermen kavimlerini doğunun tehdidinden koruyan efsanevi kraldı.

16:30.100 --> 16:36.220
Kralın mezarının bulunduğu Kedlinburg Katedrali, Naziler tarafından kutsal mekan ilan edildi.

16:49.060 --> 16:55.420
Her yıl Kral'ın doğum günü kabul edilen tarihte garip ayinler düzenleniyordu.

17:02.420 --> 17:09.980
Himler rüyasında Kral'ın kendisine göründüğünü ve ona zorlu görevinde yol gösterdiğini iddia ediyordu.

17:09.980 --> 17:21.840
Ayin tam gece yarısı bitiriliyor ve Himler kendini Katedrali'nin altındaki karanlık zindanlara kilitleyerek sözde eski ruhuyla bütünleşmeye çalışıyordu.

17:25.340 --> 17:32.980
Almanların ve dünyanın gidişatını değiştirebilecek bir güce kavuşan Nazi Partisi, işte böylesine hastalıklı bir zihinle yönetiliyordu.

17:32.980 --> 17:52.120
Naziler güçlendikçe, Hristiyanlık öncesi Aryan kültürüne dönüş çalışmaları da hız kazandı.

17:52.920 --> 18:00.380
Almanya'nın birçok yerinde putperest tapınma merkezleri kuruldu ve bu mekanlar subayların eğitim alanları haline getirildi.

18:01.380 --> 18:05.680
Eğitimlerin temelini Aryan ideolojisi ve mistisizm oluşturuyordu.

18:09.620 --> 18:19.540
Geleneksel Cermen savaş borularıyla törenler düzenleniyor, askerler geceleri yakılan devasa ateşlerle kendilerini kötü ruhlardan korumaya çalışıyordu.

18:19.540 --> 18:32.020
Beyinleri yıkanan Naziler kendilerinden geçiyor ve binlerce yıllık ruhların bu ateşlerin içinden çıkıp geleceği gibi saçma düşüncelere inanıyordu.

18:33.620 --> 18:41.000
Buna benzer sapkın ailler, gösteriler ve beyin yıkama yöntemleri tüm Nazi iktidarı boyunca büyüyerek devam edecekti.

18:41.000 --> 19:10.980
İzlediğiniz için teşekkür ederim.

19:10.980 --> 19:32.060
Beyinleri yıkanmış Alman üniversite öğrencileri Berlin'de ve Almanya'nın bazı büyük şehirlerinde toplanıp kendilerince uygunsuz fikirlerle dolu kitapları yaktılar.

19:32.060 --> 19:44.340
Binlerce kitabı, çevresinde Nazi selamı vererek, Nazi marş ve şarkıları söyleyerek ateşe attılar.

19:44.340 --> 19:52.300
Faşist devlet sadece kendi ideolojisinin öğrenilmesine izin veriyordu.

19:54.700 --> 20:02.620
Nazi ideolojisi dışında bir fikre sahip olanlar bundan dolayı ya cezalandırılıyor ya da en sert şekilde susturuluyordu.

20:14.340 --> 20:39.440
Nazi ideolojisinin kullandığı sembollerle ilgili birçok araştırma yapılmış, sayısız kitap yazılmıştır.

20:39.440 --> 20:46.440
Bu araştırmaların sonuçları buraya kadar anlatılan mistik-mitolojik ideolojinin kaynağını açıkça ortaya koymaktadır.

20:53.140 --> 20:58.140
Nazi sembollerinin en bilineni partinin de sembolü olan Gamalı Haç'tı.

20:58.140 --> 21:04.000
Ancak Gamalı Haç, ne partinin bir keşfiydi ne de yeni bulunmuştu.

21:05.680 --> 21:10.740
Adolf Lanz'ın da Ostara dergisinde sıklıkla kullandığı bu putperest sembol,

21:11.280 --> 21:16.660
derginin takipçileri olan Naziler tarafından benimselmiş ve resmi sembol olarak seçilmişti.

21:16.660 --> 21:23.720
İlerleyen yıllarda bu sembolle tamamen özdeşleşen Nazi subayları,

21:24.140 --> 21:28.720
Gamalı Haç'ı duvar süslemelerinden yüzüklerine kadar her yerde kullanacaklardı.

21:32.540 --> 21:37.660
Törenler antik pagan kültürünün büyük sapkınlıkla canlandırıldığı devasa ritüellere dönüştürülmüştü.

21:37.660 --> 21:38.660
Çınır, çınır, çınır.

22:07.660 --> 22:17.080
Atlantis efsanesinin önemli bir bölümünü devlerle cücelerin savaşları oluşturuyordu.

22:19.740 --> 22:23.380
Bundan yola çıkarak dev eserler inşa edildi.

22:26.080 --> 22:29.480
Alman sanatçılara devasa büyüklükte heykeller yaptırıldı.

22:29.480 --> 22:43.480
Hitler'in mimarları, 500 bin kişinin gösteri yapabileceği bu mekana tasarladılar.

22:48.720 --> 22:53.940
Hitler'de hayallerini süsleyen dev mekan maketlerinin karşısında zaman geçiriyor,

22:54.520 --> 22:56.020
Atlantis düşleri kuruyordu.

22:59.480 --> 23:14.540
İşte Berlin'de yapılması düşünülen 220 metre yüksekliğindeki dev kubbenin maketi.

23:21.620 --> 23:27.260
Naziler bir yandan devasa mekanlar, heykeller, stadyumlar inşa ederken,

23:27.260 --> 23:31.260
öte yandan da karanlık ideolojilerini hayata geçirmeye başlamışlardı.

23:33.020 --> 23:39.220
Dünya tarihinin en geniş kapsamlı ve acımasız soykırım çalışması uygulamaya konmak üzereydi.

23:41.380 --> 23:45.160
Bu soykırımın sözde bilimsel teorisi ise,

23:45.600 --> 23:47.640
bir yüzyıl önce ortaya atılmıştı.

23:47.640 --> 24:00.200
Buraya kadar nazizmin putperest bir inancı dayandığını inceledik.

24:00.540 --> 24:05.440
Ancak naziler, ideolojilerinin modern bilim tarafından da desteklendiği iddiasındaydılar.

24:05.900 --> 24:10.300
Onları bu konuda en çok cesaretlendiren unsursa, Darwin'in evrim teorisiydi.

24:10.300 --> 24:14.600
Bugün de bazı insanlar tarafından bilimsel bir görüş sanılan Darwinizm,

24:15.020 --> 24:21.580
aslında eski Yunan'daki ateist felsefeciler tarafından ortaya atılmış bir takım iddiaların tekrarından başka bir şey değildi.

24:22.420 --> 24:26.080
Darwin'in özellikle de insan ve insan ırkları hakkındaki görüşleri,

24:26.500 --> 24:29.400
batıl putperest inançlarla büyük bir uyum içindeydi.

24:30.160 --> 24:36.420
Darwin'in sapkın iddiasına göre insan bir hayvan türüydü ve gelişmesinin tek yolu çatışmaktı.

24:36.420 --> 24:43.420
İnsan ırkları da Darwin'e göre evrimin farklı basamaklarındaydılar ve çatışmaları kaçınılmazdı.

24:44.160 --> 24:49.300
Bu iddiaların tamamen yanlış olduğu sonradan bilimsel bulgularla ortaya çıkacaktı.

24:49.740 --> 24:53.100
Ama 20. yüzyılın başında bu bulgular henüz bilinmiyordu.

24:54.160 --> 24:58.980
Nazilerin önlenemeyen yükselişi de işte bu cehalet zemini üzerinde gerçekleşti.

25:06.420 --> 25:25.400
Türlerin kökeni 1859'da İngiltere'de yayınlandı.

25:27.160 --> 25:29.260
Kitabın yazarı Charles Darwin'di.

25:29.260 --> 25:45.760
Darwin kitabında canlılığın kökenini açıklamaya çalışmış ve hepsinin ortak bir atadan evrimleşerek geldiğini iddia etmişti.

25:50.000 --> 25:56.480
Bir başka iddiası ise canlılar arasında bencil ve acımasız bir yaşam mücadelesi ülkün söylüyordu.

25:56.480 --> 26:03.540
Kitabının adı bu düşüncesini açık bir biçimde ortaya koyuyordu.

26:04.400 --> 26:10.340
Türlerin kökeni, doğal seleksiyon ya da kayırılmış ırkların yaşam mücadelesinde korunması yoluyordu.

26:12.980 --> 26:18.480
Darwin'in İnsanın Türeyişi adlı kitabı ise tam anlamıyla katı bir ırkçılık ortaya koymuştu.

26:18.480 --> 26:29.680
Ona göre bazı ırklar diğer insanlara göre daha çok evrimleşmiş ve ilerlemişlerdi.

26:30.500 --> 26:36.160
Asyalılar, Türkler ve Zenciler ise neredeyse hala maymunlarla aynı düzeydeydi.

26:37.120 --> 26:41.560
Üstelik evrim kuralları gereğince zayıflar yakında yok olacaktı.

26:41.560 --> 26:48.320
Darwin, kitabının ilk bölümlerini hayvan yetiştiriciliği konusuna ayırmıştı.

26:50.620 --> 26:58.200
Verimli at cinsleri ortaya çıkarabilmek için nesiller boyunca sadece sağlıklı ırkları çiftleştirmek gerektiğini söylemişti.

26:58.200 --> 27:09.520
İnsanın Türeyişi adlı kitabında daha da ileri giderek bu yöntemin insanlar üzerinde uygulanabilir olduğunu ileri sürecekti.

27:16.780 --> 27:22.200
İnsanı bir hayvan türü olarak gören Darwin, onun da hayvanlar gibi ıslah edilebileceğini düşünüyordu.

27:22.200 --> 27:32.400
Darwin'in tüm bu fikirlerinin büyük birer yanılgı olduğu sonradan anlaşılacaktı.

27:33.260 --> 27:38.140
Ancak o dönemin ilkel bilim düzeyi içinde bunu pek az kimse fark edebildi.

27:46.840 --> 27:51.520
Aynı sıralarda Darwin'in ateşli bir hayranı ve takipçisi ortaya çıktı.

27:52.200 --> 27:56.200
Bu kişi Darwin'in kuzeni Francis Galton'dı.

28:09.200 --> 28:12.760
Hayatımın Anıları başlıklı otobiyografisinde şöyle yazıyor.

28:12.760 --> 28:20.960
1859 yılında türlerin kökeninin Charles Darwin tarafından yayınlanması,

28:21.460 --> 28:29.100
insanoğlunun genel düşüncesinde olduğu gibi benim kişisel zihni gelişmemde de çok büyük bir dönüm noktası olmuştu.

28:29.100 --> 28:35.820
Bu kitabın etkisi, bir sürü dogmatik engelin tek bir darbeyle bir anda yıkılması,

28:36.460 --> 28:40.920
tüm eski otoritelere karşı bir isyan ruhunun yükselmesi anlamına geliyordu.

28:44.120 --> 28:50.560
Galton'un kendince dogmatik engeller ve eski otoriteler gibi kavramlarla kötülemeye çalıştığı,

28:51.100 --> 28:53.380
dini inançlar ve dini kurumlardı.

28:53.380 --> 29:07.260
Galton, ırkçı fikirlerini ilk olarak 1869'daki Kalıtsal Deha adlı kitabında açıkladı.

29:10.380 --> 29:17.220
Kitapta, İngiliz milleti içinde genetik olarak diğerlerinden üstün olan ayrı bir kanın bulunduğunu öne sürdü.

29:17.220 --> 29:25.500
Galton'a göre bu kanın korunması için önlemler alınması gerekiyordu.

29:28.500 --> 29:34.480
Bu önlemlerden biri, evliliklerin evrimsel amaç gözetilerek yasayla düzenlenmesiydi.

29:36.300 --> 29:39.660
Böylece çok üstün bir insan ırkı üretilebilecekti.

29:39.660 --> 29:56.740
Galton, bu ırkçı-evrimci teorisine isim bulmak için de teorisinin bir zamanlar somut şekilde uygulandığı putperest dünyaya yöneldi.

30:00.820 --> 30:06.660
Yunanca, iyi doğum anlamına gelen öjeni kelimesini o ortaya attı ve yaygınlaştırdı.

30:06.660 --> 30:16.220
Öjeni, dönemin ilkel bilim anlayışı içinde kısa sürede yaygın bir destek kazandı.

30:21.320 --> 30:26.460
1901 yılında Londra Üniversitesi bünyesinde Öjeni Eğitim Derneği kuruldu.

30:26.460 --> 30:36.980
Hemen ardından kurulan İngiliz Öjeni Derneği ise toplumdaki tüm sakatların kısırlaştırılması gerektiğini savundu.

30:36.980 --> 30:52.700
Dernek, asil ailelere mensup kraliyet üyelerini överken, diğer ırkların üyelerine gelişmemiş bir hayvan türü gözüyle bakıyor.

30:52.700 --> 31:12.000
Charles Darwin'in oğlu Leonard Darwin, 1911-1928 yılları arasında bu derneğin başkanı ve gelmiş geçmiş en aktif üyesiydi.

31:13.720 --> 31:18.740
Öjeni, İngiltere'den sonra Amerika Birleşik Devletleri'nde de kendisine taraftarlar buldu.

31:18.740 --> 31:28.160
1920'li ve 30'lu yıllarda Amerika'daki evrimci çevreler, Öjeni konusunda büyük bir propaganda yürüttüler.

31:29.980 --> 31:35.900
Bazı eyaletlerde kısırlaştırma yasaları olarak bilinen ırkçı kanunlar bile çıkarıldı.

31:38.560 --> 31:43.380
Aynı tarihlerde Avrupa'da da paralel gelişmeler yaşanmaktaydı.

31:43.380 --> 31:51.800
Ancak bu gelişmelerin inanılmaz bir insan kıyımına dönüşeceğinden henüz kimsenin haberi yoktu.

31:51.800 --> 32:05.840
Temelleri putperest barbar kavimler tarafından atılan 19. yüzyılda ise Charles Darwin ve kuzeni Francis Galton tarafından

32:05.840 --> 32:13.340
sözde bilimsel bir temele oturtarak yaygınlaştırılmaya çalışılan Öjeni, gerçekte büyük bir insanlık suçudur.

32:13.340 --> 32:21.040
Amerika Birleşik Devletleri'nde 1920'lerde yürütülen kapsamlı propaganda sonucunda çıkarılan kısırlaştırma yasaları,

32:21.620 --> 32:27.120
bugün aynı ülkenin vatandaşları tarafından yüz karası bir ırkçılık örneği olarak kabul edilmektedir.

32:28.060 --> 32:34.340
Dahası, Öjeni teorisinin bilimsel gerçeklere tamamen aykırı bir hurafe olduğu da ispat edilmiştir.

32:34.340 --> 32:43.720
2000'li yıllarda çıkarılan insan genom haritası, farklı insan ırkları ve bireylerinin arasındaki genetik farkın çok çok küçük olduğunu

32:43.720 --> 32:49.840
ve bu farklılıklara dayalı bir üreme politikası geliştirmeye çalışmanın çok saçma olduğunu göstermiştir.

32:50.860 --> 32:54.120
İnsan ırklarını Allah eşit olarak yaratmıştır.

32:54.640 --> 32:56.820
Allah Kur'an'da insanlara şöyle bildirmiştir.

32:56.820 --> 33:07.920
Ey insanlar! Gerçekten biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinize tanışmanız için sizi halklar ve kabileler kıldık.

33:08.580 --> 33:14.620
Şüphesiz Allah katında sizin en üstün olanınız, takvaca en ileride olanınızdır.

33:15.200 --> 33:17.620
Şüphesiz Allah bilendir, haber alandır.

33:17.620 --> 33:23.480
Zayıf ve kalıtsal yönden hasta olan insanlara karşı uygulanacak çözümse,

33:24.100 --> 33:29.080
onlara şefkat ve merhamet göstermek, tedavi etmek, korumak ve kollamak olmalıdır.

33:29.820 --> 33:33.480
Ancak Allah'ın öğrettiği ahlakın bir gereği olan bu yaklaşım yerine,

33:33.920 --> 33:42.380
Batı dünyasında 20. yüzyılın başlarında putperest kültürün ve evrim teorisinin bir sonucu olan öjeni yaklaşımı kabul görmüştür.

33:42.380 --> 33:48.060
Bu putperest ve evrimci teorinin ne denli büyük bir vahşete yol açtığı ise,

33:48.620 --> 33:52.160
asıl olarak Nazi Almanyası'nı incelediğimizde ortaya çıkmaktadır.

33:52.840 --> 33:54.700
Bu incelemeyi yapabilmek için de,

33:55.240 --> 34:00.140
Almanya'nın yakın geçmişte yetiştirdiği fikir adamlarını mercek altına almak gerekir.

34:12.380 --> 34:28.840
Faşizmin temellerini atanların başında,

34:29.320 --> 34:31.440
Alman filozof Friedrich Nietzsche gelir.

34:33.920 --> 34:41.640
Yayıncısı Peter Gast, onu dünyadaki en fanatik ateistlerden ve Hristiyanlık düşmanlarından biri olarak tanımlamıştır.

34:42.380 --> 34:52.840
Nietzsche, özellikle Hristiyanlık, İslam ve Yahudilikte ortak olan ahlak anlayışına büyük bir nefret duyuyordu.

34:58.120 --> 35:06.140
Nietzsche'nin sapkın fikirlerine göre bu ahlakın temeli olan şefkat, merhamet, tevazu, sevgi gibi kavramlar terk edilmeli

35:06.140 --> 35:12.140
ve bunun yerine savaşçılığı, acımasızlığı kabul eden sözde üstün insan ahlakı gelişmeliydi.

35:12.140 --> 35:22.840
Sert olun ve acıma hissini unutun, diye yazıyordu Nietzsche.

35:23.180 --> 35:25.960
Çünkü kötülük insanın en büyük gücüdür.

35:30.820 --> 35:33.120
Nietzsche aynı zamanda ırkçıydı.

35:33.120 --> 35:40.620
İnsanların bir kısmının üstün insan olduğunu, diğerlerinin bunlara hizmet ve itaatle sorumlu olduğunu savunuyordu.

35:46.260 --> 35:53.200
Nietzsche'nin şiddet eğilimi ve ırkçı fikirleri, çağdaşı olan bir ideologla büyük benzerlik göstermekteydi.

35:53.840 --> 35:54.620
Charles Darwin

35:54.620 --> 36:07.700
Daniel C. Dennett, Darwin'in Tehlikeli Fikri isimli kitabında bu iki felsefecinin ortak noktalarını şöyle yorumlar.

36:14.780 --> 36:18.840
Friedrich Nietzsche, Darwin'de çok kozmik bir mesaj bulmuştur.

36:18.840 --> 36:27.900
Eğer Nietzsche, egzistansiyalizmin babasıysa, o zaman belki Darwin'de bu felsefenin büyük babası sıfatını hak etmektedir.

36:39.000 --> 36:46.160
Darwinizm'den bu denli etkilenen Nietzsche, savunduğu ırkçı fikirlerle Nazi ideolojisi üzerinde çok büyük bir etki yarattı.

36:48.840 --> 36:53.440
Adolf Hitler, onun adına özel bir anıt diktirecek,

36:54.120 --> 37:01.580
Alman gençliğinin Nietzsche'nin üstün ırk doktrinini öğrenebilecekleri bir eğitim merkezi ve kütüphanenin temelini atacaktır.

37:01.580 --> 37:19.900
En az felsefesi kadar karanlık bir hayat süren Nietzsche, 44 yaşında bir akıl hastalığına yakalanmış ve giderek artan hastalık delirerek ölmesine neden olmuştur.

37:19.900 --> 37:28.900
Bu ibret verici son, tarih boyunca yaşamış tüm inkârcıların sonlarını hatırlatmaktadır.

37:28.900 --> 37:38.400
Küfürde büyük çaba harcayanlar seni üzmesin.

37:39.000 --> 37:42.520
Çünkü onlar Allah'a hiçbir şeyle zarar veremezler.

37:43.720 --> 37:47.120
Allah onları ahirette pay sahibi kılmamayı ister.

37:48.120 --> 37:50.240
Onlar için büyük bir azap vardır.

37:51.380 --> 37:54.360
Onlar imana karşılık küfrü satın alanlardır.

37:54.360 --> 37:58.080
Onlar Allah'a hiçbir şeyle zarar veremezler.

37:58.900 --> 38:01.760
Onlar için acıklı bir azap vardır.

38:02.780 --> 38:08.540
O küfre sapanlar, kendilerine tanıdığımız süreyi sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar.

38:09.480 --> 38:13.900
Biz onlara ancak günahları daha da artsın diye süre vermekteyiz.

38:14.860 --> 38:17.540
Onlar için aşağılatıcı bir azap vardır.

38:24.360 --> 38:54.340
O küfre sapanlar, kendilerine tanıdığımız süre vermekteyiz.

38:54.340 --> 38:59.900
O küfre sapanların en ünlü dervenisti ve en fanatik öjeni taraftarı zoolog Ernst Hecker oldu.

39:03.820 --> 39:13.100
Ortaya attığı bilim dışı teoriye göre, her canlı anne karnındaki gelişimi sırasında atalarının yaşadığı sözde evrim sürecini yeniden yaşıyordu.

39:13.100 --> 39:27.920
Bu teoriyi destekleyebilmek için bazı embriyo çizimleri yapmıştı.

39:27.920 --> 39:43.920
Ancak bu çizimlerde kasıtlı çarpıtmalar yaptığı ve teorisinin gerçekte bir bilim sahtekarlığından başka bir şey olmadığı ilerleyen yıllarda ortaya çıkarıldı.

39:43.920 --> 39:51.900
Hecker'in sahte biliminin bir diğer kolu, öjeni teorisiydi.

39:51.900 --> 40:04.960
Charles Darwin, Francis Galton ve Leonard Darwin gibi isimlerden devraldığı öjeni teorisini daha da ileri götürmüş ve eski Yunan'daki Sparta modeline geri dönmeyi önermişti.

40:05.420 --> 40:05.900
Çocuk katliamlarına.

40:05.900 --> 40:17.300
Hecker, yaşamın harikaları adlı kitabında sakat doğan bebeklerin hiç vakit yitirilmeden öldürülmesini savunmuştu.

40:21.180 --> 40:29.620
Hecker, toplumun sözde evrimine engel olan tüm hasta ve sakat insanların da evrim yasaları gereğince ayıklanmasını istemişti.

40:29.620 --> 40:40.460
Hastaların tedavi edilmesine karşı çıkmış, bu tedavinin doğal seleksiyonu engellediğini ileri sürerek şöyle yazmıştı.

40:40.460 --> 41:00.560
İyileşmesi mümkün olmayan yüz binlerce hasta, örneğin akıl hastaları, cüzdanlılar, kanser hastaları yapay olarak hayatta tutulmakta.

41:01.040 --> 41:05.460
Ama bu kendilerine veya toplumun geneline hiçbir yarar getirmemektedir.

41:05.460 --> 41:15.820
Bu kötülükten kurtulabilmek için yetkili bir komisyonun kararı ve gözlemiyle hastalara hızlı ve etkili bir zehir verilmelidir.

41:21.200 --> 41:27.340
Hecker'in teorisini kurduğu bu vahşet, hayata Nazi Almanyası tarafından geçirilecekti.

41:27.340 --> 41:39.880
Filmimizin buraya kadar olan kısmında faşizmin temellerinin atılmasına tanık olduk.

41:40.780 --> 41:51.540
Antik putperest kavimlere kadar uzanan vahşet felsefesi, 19. yüzyılda evrim teorisi ve katı bir ırkçılıkla birleşince ortaya korkunç bir ideoloji çıkmıştır.

41:51.540 --> 41:54.540
Faşizmde tek kutsal değer güçtür.

41:55.740 --> 41:59.320
Güçlü olan üstün gelmeye, zayıfları ezmeye hak sahibidir.

42:00.040 --> 42:02.620
Faşistler güçlü olanlara hayranlık duyar.

42:03.040 --> 42:06.920
Zayıflara karşı ise nefret ve aşağılama hisleri beslerler.

42:08.040 --> 42:14.320
Savaşmak, kan dökmek, acımasız ve gaddar olmak bu sapkın ahlakın temel prensipleridir.

42:14.320 --> 42:27.260
Sparta'da Roma İmparatorluğu'nun kanlı arenalarında veya kuzeyli barbar putperest kavimlerde ortaya çıkan bu sapkın ahlakın karşısında ise Allah'ın bize öğrettiği din ahlakı yer alır.

42:28.440 --> 42:32.620
Din ahlakına göre önemli olan kavram güç değil, haktır.

42:33.360 --> 42:38.740
İnsanlar güçlerine göre değil, Allah'ın bildirdiği hakkı uyup uyumalarına göre değerlendirilirler.

42:38.740 --> 42:47.280
Güçlü olan zayıfları ezmekle, onlara tahakküm etmekle değil, onlara şefkat ve merhamet göstermekle sorumludur.

42:47.980 --> 42:55.220
İnsanın görevi acımasız ve gaddar olmak, kan dökmek değil, müşfik ve barışçı olmak, zayıfları kollamaktır.

42:55.900 --> 43:05.900
Bir sonraki filmimizde faşizmin Almanya'da hangi şartlar altında iktidarı ele geçirdiğini ve bu gelişmenin nelere yol açtığını inceleyeceğiz.

43:05.900 --> 43:15.920
Ağri ırk saplantısının neden olduğu insan kıyımlarına ibretle tanıklık edecek, sapkın bir ideolojinin dünyayı nasıl karanlıklara boğduğunu göreceğiz.

43:16.920 --> 43:25.840
İkinci Dünya Savaşı sonrasında bitti sanılan bu vahşet felsefesinin aslında yaşamaya devam ettiğine ve günden güne güçlendiğine şahit olacağız.

43:25.840 --> 43:34.320
Afrika'dan Avrupa'ya uzanan bir coğrafyada faşist politikaların ve iktidarların cinayetlerini gözler önüne sereceğiz.

43:34.320 --> 43:39.520
Ve tüm dünyayı tehdit eden bu karanlık ideolojinin çaresini ortaya koyacağız.

