1
00:00:00,000 --> 00:00:02,000
Musik

2
00:00:30,000 --> 00:00:59,760
Beyin, sırları hala çözülemeyen sınırsız kapasite.

3
00:01:00,000 --> 00:01:09,100
Bu kusursuz tasarımdaki küçük bir aksaklık, hayatımızda birçok şeyin değişmesine sebep olabilecek hassasiyettedir.

4
00:01:11,480 --> 00:01:19,140
Günümüzdeki bilimsel araştırmalarsa, bizleri bu mucizevi organın fonksiyonlarına ve sırlarına bir adım daha yaklaştırmıştır.

5
00:01:30,000 --> 00:01:59,980
İzlediğiniz için teşekkür ederim.

6
00:02:00,000 --> 00:02:07,000
Hayatımız boyunca çevremizi kuşatmış olan ve yaşamımızı zenginleştiren binlerce tat ve kokuyla iç içe bulunuruz.

7
00:02:07,000 --> 00:02:24,000
Doğada bulunan sayısız çiçekler, yağmurun ardından canlanan toprağı.

8
00:02:24,000 --> 00:02:28,400
Sevdiğimiz bir insanın kokularını düşünelim.

9
00:02:32,000 --> 00:02:36,880
Aynı zamanda çeşit çeşit yiyeceklerin birbirlerinden farklı tatları.

10
00:02:36,880 --> 00:02:41,880
Aynı zamanda çeşit çeşit çeşit çeşit çeşit çeşit çeşit.

11
00:02:41,880 --> 00:03:10,900
Şimdi de hayatımızdaki tüm tat ve kokuları yok sayalım.

12
00:03:11,880 --> 00:03:30,720
Bunları bir an için yok saymak bile bize gösterir ki, koku ve tat zenginliği bizler için eşsiz bir nimettir.

13
00:03:30,720 --> 00:03:48,620
Bu nimeti bize veren ise tüm varlıkların yaratıcısı olan Allah'tır.

14
00:03:48,620 --> 00:03:52,620
Bir Kur'an ayetinde bu konuda şöyle buyurulur.

15
00:03:55,620 --> 00:04:02,820
Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışacak olursanız, onu bir genelleme yaparak bile sayamazsınız.

16
00:04:03,940 --> 00:04:06,620
Gerçekten Allah bağışlayandır, esirgiyendir.

17
00:04:06,620 --> 00:04:21,660
Tat ve kokuları tüm çeşitliliklerine rağmen hiçbir güçlük çekmeden algılarız.

18
00:04:21,660 --> 00:04:30,160
Çünkü Allah, eşsiz nimetleri onların farkına varmamızı sağlayacak sistemlerle birlikte yaratmıştır.

19
00:04:31,000 --> 00:04:35,720
Bu sistemler hayatımız boyunca hata yapmaksızın bizim adımıza çalışır.

20
00:04:35,720 --> 00:04:51,480
İzlemekte olduğunuz filmin amacı da bu kusursuz sistemleri inceleyerek Allah'ın sınırsız ilmini ve kudretini bir kez daha ortaya koymaktır.

21
00:04:51,480 --> 00:04:56,520
Allah'ın yaratışındaki kusursuzluk, Kur'an'da şöyle tasvir edilir.

22
00:04:59,320 --> 00:05:05,620
O Allah ki yaratandır, kusursuzca var edendir, şekil ve suret verendir.

23
00:05:06,320 --> 00:05:08,060
En güzel isimler O'nundur.

24
00:05:08,720 --> 00:05:12,360
Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir.

25
00:05:13,100 --> 00:05:15,160
O, aziz, hakimdir.

26
00:05:15,160 --> 00:05:23,080
Şimdi koku alma sistemini ve buradaki eşsiz tasarımı birlikte inceleyelim.

27
00:05:23,080 --> 00:05:53,060
 

28
00:05:53,080 --> 00:06:04,340
Kokular nesnelerden buharlaşan kimyasal tanecikler yani moleküllerdir.

29
00:06:07,640 --> 00:06:14,900
Örneğin taze çekilmiş kahvenin kokusu olarak algıladığımız şey aslında kahveye ait uçucu koku molekülleridir.

30
00:06:14,900 --> 00:06:23,580
Bir kokunun yoğunluğu, buharlaşmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır.

31
00:06:24,400 --> 00:06:28,580
Fırından yeni çıkmış bir kek, bayat bir keke oranla çok daha fazla kokar.

32
00:06:29,360 --> 00:06:33,940
Bunun nedeni, koku moleküllerinin sıcağın etkisiyle havada serbest hareket etmesidir.

33
00:06:37,720 --> 00:06:41,000
Serbest hareket eden moleküller geniş bir alana yayılabilir.

34
00:06:41,000 --> 00:06:47,860
Pek çok molekülün kendine has kokusu olmasına rağmen suyun kokusu yoktur.

35
00:06:48,680 --> 00:06:51,320
Bu ise bizim için büyük bir nimettir.

36
00:06:52,640 --> 00:06:55,440
Suyun bu özelliği birçok karışıklığın önüne geçer.

37
00:06:55,440 --> 00:07:02,200
Örneğin kuru bir gülle, üzerinde su damlaları olan bir gülün kokuları arasında hiçbir fark olmaz.

38
00:07:02,200 --> 00:07:25,640
Kokuları birbirlerinden ayıran şey, çevreye yaydıkları taneciklerin yapılarındaki farklılıktır.

39
00:07:25,640 --> 00:07:30,300
Bu farklılıklarsa oldukça hassas ayrımlara dayanır.

40
00:07:32,500 --> 00:07:40,780
Öyle ki, tek bir karbon atomunun değişmesiyle birlikte bizim için çok çekici olan bir koku, çok itici bir hale dönüşebilir.

41
00:07:40,780 --> 00:07:50,620
Farklı besinlerin kendilerine has kokuları da, koku moleküllerini meydana getiren atomlar ve aralarındaki bağların özel olarak düzenlenmesinin sonucudur.

42
00:07:54,080 --> 00:08:00,080
Her molekül belirli bir amaç doğrultusunda ve tam olması gerektiği gibi planlanmıştır.

43
00:08:00,080 --> 00:08:10,080
Şüphesiz bu muhteşem tasarım, her şeyi yaratmış olan Allah'a aittir.

44
00:08:10,080 --> 00:08:36,780
Peki nasıl koku alırız ve bu kokuları nasıl tanımlarız?

45
00:08:36,780 --> 00:08:39,780
Şimdi bu soruların yanıtlarını birlikte inceleyelim.

46
00:08:50,380 --> 00:08:58,560
Her nefes aldığımızda hava olarak adlandırılan ve trilyonlarca molekülden oluşan gaz karışımı burun deliklerinden içeri girer.

47
00:08:59,120 --> 00:09:03,680
Gözle görülemeyecek kadar küçük olan koku tanecikleri de bu karışımın içinde yer alır.

48
00:09:03,680 --> 00:09:09,680
İçeri giren havanın bir kısmı, burnun içindeki türbin kemikler tarafından koku alıcı bölgeye yönlendirilir.

49
00:09:15,560 --> 00:09:21,260
Böylece koku molekülleri burun boşluğunun üst bölümünde bulunan koku algılayıcı bölgeye ulaşır.

50
00:09:21,260 --> 00:09:30,240
Bu bölgedeki algılayıcılar kendilerine gelen moleküllerle ilgili bilgiyi beyne aktarırlar.

51
00:09:31,140 --> 00:09:38,260
Beyinde bulunan koku alma merkezi ise farklı koku reseptörlerinden gelen mesajları toplu olarak ve büyük bir hızla değerlendirir.

52
00:09:38,260 --> 00:09:45,260
Bu değerlendirmenin sonucu, koku olarak tanımladığımız algıyı oluşturur.

53
00:09:45,260 --> 00:09:58,940
Kısacası burun, kimyasal analiz laboratuvarı gibi çalışır.

54
00:10:02,120 --> 00:10:08,260
O kadar hassastır ki, on binden fazla kokuyu mükemmel bir doğruluk oranıyla tanımlayabilir.

55
00:10:08,260 --> 00:10:26,180
İlginç olansa burunda gerçekleşen tüm bu işlemlerin şaşırtıcı hızıdır.

56
00:10:27,280 --> 00:10:36,100
Kahve moleküllerinin burnumuzdan içeri girmesiyle kahve kokuyor yargısına varmamız arasında geçen zaman bir saniyeden çok daha kısadır.

57
00:10:38,260 --> 00:10:47,000
Bu kusursuz sistemin, evrim teorisini savunanların ileri sürdüğü gibi rastlantıların eseri olamayacağı ise çok açıktır.

58
00:10:52,680 --> 00:11:00,120
İnsan vücudunun tüm diğer sistemleri gibi koku alma duyusu da son derece kompleks bir tasarımın ürünüdür.

59
00:11:01,260 --> 00:11:04,300
Bu Allah'ın yaratma sanatıdır.

60
00:11:08,260 --> 00:11:26,180
Günümüzde koku alma sistemiyle ilgili araştırmalar hala devam etmektedir.

61
00:11:27,580 --> 00:11:33,120
Edinilen her yeni bilgi, bu kompleks sistemin mükemmelliğini gözler önüne serer niteliktedir.

62
00:11:33,120 --> 00:11:41,320
Şimdi bu kompleks sistemi oluşturan bölümleri yakından inceleyelim.

63
00:11:43,800 --> 00:11:49,760
Gözlerin hemen altında bulunan koku bölgesi, yapışkan bir sıvı olan mukus salgısıyla sarılıdır.

64
00:11:49,760 --> 00:12:00,540
0.06 mm kalınlığındaki mukus tabakasının bu kalınlığı en ideal değerde yaratılmıştır.

65
00:12:01,500 --> 00:12:05,360
Öyle ki bu tabaka daha kalın olsaydı koku alma kapasitesi düşecek,

66
00:12:05,960 --> 00:12:12,920
daha ince olsaydı da vücudun savunma sistemi zayıflayacak ve içindeki koku tüyücükleri kolaylıkla tahrip olacaktı.

67
00:12:12,920 --> 00:12:16,980
Koku alma mukus tabakasında başlar.

68
00:12:18,260 --> 00:12:24,980
Koku taneciklerinin koku tüyücüklerindeki reseptörlerle buluşabilmeleri için öncelikle bu tabakayı geçmeleri gerekir.

69
00:12:25,800 --> 00:12:29,020
Bunun için özel görevlendirilmiş bağlantı proteinleri vardır.

70
00:12:29,020 --> 00:12:36,480
Mukus tabakasında bulunan bu proteinler koku tanecikleriyle birleşir ve onlara bir rehber gibi yol gösterir.

71
00:12:37,260 --> 00:12:41,380
Bu düzen şaşırtıcı olduğu kadar göz alıcı bir yaratılış kanıtıdır da.

72
00:12:42,920 --> 00:12:48,400
Koku alma sisteminin bir diğer parçası da koku hücreleridir.

73
00:12:49,260 --> 00:12:55,560
Koku hücrelerinin temel görevi koku moleküllerinin taşıdıkları mesajları alarak koku soğancığına götürmektir.

74
00:12:56,860 --> 00:13:00,140
Bir koku hücresi üç ana bölümden oluşur.

75
00:13:01,200 --> 00:13:02,780
Ortada hücre gövdesi vardır.

76
00:13:03,940 --> 00:13:09,460
Bunun bir ucunda silya isimli tüyücükler, diğer ucunda da akson isimli sinir uzantısı bulunur.

77
00:13:09,460 --> 00:13:14,620
Silya tüyücükleri, koku molekülleriyle temasın kurulduğu bölgelerdir.

78
00:13:15,880 --> 00:13:23,140
Hücrenin bir ucundaki silyaların sayıları 10 ile 30, uzunlukları 0-1 ile 0-15 mm arasında değişir.

79
00:13:23,740 --> 00:13:28,980
Silyalar, işi benzeri görülmeyen olağanüstü bir haberleşme teknolojisine sahiptir.

80
00:13:28,980 --> 00:13:35,240
Mukus içinde eriyen koku molekülleri silyalardaki özel reseptörlerle birleşir.

81
00:13:36,880 --> 00:13:39,860
Bu birleşme anahtar kilit uyumu kadar hassastır.

82
00:13:41,480 --> 00:13:44,540
Birleşme sırasında koku alıcı hücrede bir sinyal oluşur.

83
00:13:45,020 --> 00:13:49,980
Bu hücreler, koku moleküllerinin taşıdığı mesajları elektrik sinyallerine dönüştürürler.

84
00:13:49,980 --> 00:13:56,680
Bu aşamada koku hücrelerinin diğer ucundaki aksonlarda şaşırtıcı birçok işlem meydana gelir.

85
00:13:57,300 --> 00:14:02,840
Hücrede açığa çıkan sinyali, beyindeki koku soğancığına taşımak için aksonlar işbirliği yapar.

86
00:14:03,880 --> 00:14:11,500
10 ile 100 arasındaki akson, koku soğancığına ulaşmak için bir demet oluşturur ve topluca elek kemiğinin içinden geçerler.

87
00:14:12,860 --> 00:14:17,060
Burada dikkati çeken diğer bir mucize, elek kemiğinin özel tasarımıdır.

88
00:14:17,060 --> 00:14:23,060
Elek kemiği, koku sinirlerinin geçişine olanak tanıyan delikli bir yapıya sahiptir.

89
00:14:24,060 --> 00:14:28,000
Aksi takdirde sinirlerin birbirleriyle bağlantı kurmaları mümkün olmayacak,

90
00:14:28,360 --> 00:14:33,060
dolayısıyla bütün işlemler gerçekleşse bile koku almak imkansız hale gelecektir.

91
00:14:35,780 --> 00:14:39,760
Koku alma sistemindeki tüm bu detaylar öylesine planlanmıştır ki,

92
00:14:40,180 --> 00:14:43,060
koku hücresindeki haberleşme kusursuz bir şekilde gerçekleşir.

93
00:14:43,060 --> 00:14:49,420
Koku alma sisteminin diğer önemli bölümü de koku soğancığıdır.

94
00:14:50,240 --> 00:14:56,400
Koku soğancığı, beynin ön bölümünde koku bölgesinin ve kafatasını oluşturan kemiğin hemen üzerinde yer alır.

95
00:14:56,780 --> 00:15:01,560
Burundaki iki koku bölgesine karşılık, beyinde de iki koku soğancığı bulunur.

96
00:15:01,560 --> 00:15:06,760
Her bir soğancığın büyüklüğü bir bezelye tanesi kadardır.

97
00:15:07,340 --> 00:15:10,440
Koku soğancığı aynı bir haber merkezi gibi çalışır.

98
00:15:11,720 --> 00:15:15,440
Koku alıcılarından gelen tüm sinyaller önce bu merkezde toplanır.

99
00:15:16,020 --> 00:15:18,300
Milyonlarca bilgi burada tekrar düzenlenir.

100
00:15:18,800 --> 00:15:24,680
Daha sonra yorumlanması için özel koku sinirleri kanalıyla beyindeki ilgili noktalara gönderilir.

101
00:15:24,680 --> 00:15:37,780
Yani bu minik organ, milyonlarca koku hücresi arasındaki kusursuz koordinasyonun yürütüldüğü yerdir.

102
00:15:38,740 --> 00:15:43,260
Bu kusursuz sistemin mükemmel bir tasarımla var edildiği ise açıktır.

103
00:15:44,760 --> 00:15:47,400
Bu tasarım Allah'ın yaratma sanatıdır.

104
00:15:47,400 --> 00:15:56,180
Aksini iddia edip bu sistemdeki mükemmel tasarımı tesadüflere bağlayan kişiler ise büyük bir yanılgı içindedirler.

105
00:15:57,140 --> 00:16:01,820
Akıl sahibi bir insanın bu kimselere vereceği cevap Kur'an'da şöyle açıklanır.

106
00:16:04,400 --> 00:16:15,260
Seni topraktan, sonra bir damla sudan yaratan, sonra da seni düzgün, eli ayağı tutan, gücü kuvveti yerinde bir adam kılan Allah'ı inkar mı ettin?

107
00:16:15,260 --> 00:16:21,640
Fakat o Allah benim Rabbimdir ve ben Rabbime hiç kimseyi ortak koşmam.

108
00:16:25,620 --> 00:16:29,220
Burun denildiğinde ilk akla gelen koklama duyusudur.

109
00:16:30,660 --> 00:16:36,460
Oysa yapılan araştırmalar sonucunda burunun sadece %5'lik bölümüyle koku aldığı anlaşılmıştır.

110
00:16:37,600 --> 00:16:43,260
Geri kalan %95'lik bölümde ise solunum sistemiyle ilgili çok önemli iki görev yerine getirilmektedir.

111
00:16:43,260 --> 00:16:48,260
Görevlerden ilki nefes alınan havanın ısıtılması ve nemlendirilmesidir.

112
00:16:50,020 --> 00:16:55,220
Burnun iç yüzeyini kaplayan mukus tabakası su buharı salgılayarak giren havayı nemlendirir.

113
00:16:56,920 --> 00:17:02,800
Mukus tabakanın hemen altındaki kılcal damarlar da geçiş sırasında havanın ısınmasını sağlar.

114
00:17:03,280 --> 00:17:07,720
Böylece hava akciğerlerin hassas yapıları için en uygun hale getirilir.

115
00:17:07,720 --> 00:17:13,460
Bu mekanizma sıcaklık ve nem ortamını düzenleyen gelişmiş bir klima sistemi gibidir.

116
00:17:15,600 --> 00:17:21,180
Burnun ikinci görevi ise solunan havanın içindeki toz zerrelerini ve mikropları durdurmaktır.

117
00:17:22,080 --> 00:17:28,600
Havadan gelen bu zararlı tanecikler mukus tabakası tarafından yakalandıktan sonra silya tüyücükleri devreye girer.

118
00:17:28,600 --> 00:17:33,380
Zararlı maddeler içeren mukus tüyücükler tarafından hızla yutağa itilir.

119
00:17:33,820 --> 00:17:39,000
Daha sonra da öksürükle dışarı atılır ya da yutularak midedeki asitler tarafından yok edilir.

120
00:17:39,980 --> 00:17:47,400
Görüldüğü gibi mukus tabakası, mukus üretici hücreler ve tüyücükler burnun içinde bir kimyasal arıtma tesisi meydana getirirler.

121
00:17:48,240 --> 00:17:58,080
Açıkça görülmektedir ki burundaki bu sistemler aynı zamanda mükemmel bir mühendislik örneğidir ve Allah'ın kusursuz yaratışının delillerinden biridir.

122
00:17:58,600 --> 00:18:04,280
Bir Kur'an ayetinde Allah'ın yaratma kudreti şöyle bildirilir.

123
00:18:08,200 --> 00:18:14,120
Göklerde ve yerde her ne varsa O'nundur. Tümü O'na gönülden boyun eğmişlerdir.

124
00:18:15,600 --> 00:18:18,600
Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır.

125
00:18:19,780 --> 00:18:25,580
O bir işin olmasına karar verirse O'na yalnızca ol der, O da hemen oluverir.

126
00:18:28,600 --> 00:18:58,580
O bir işin olmasına karar verirse O'na yaratma kudreti şöyle bildir.

127
00:18:58,580 --> 00:19:03,760
Kudret kokularının yoğun olduğu bir restorana girdiğinizde içerideki kokuları hemen algılarsınız.

128
00:19:04,480 --> 00:19:08,000
Ama kısa bir süre sonra kokuları fark etmemeye başlarsınız.

129
00:19:08,000 --> 00:19:17,120
Bunun nedeni adaptasyon denilen mekanizmanın devreye girmesi.

130
00:19:17,900 --> 00:19:25,860
Sürekli duyduğumuz kokulardan rahatsız olmamamız ve yeni kokuları rahatlıkla algılayabilmemiz bu mekanizma sayesinde gerçekleşir.

131
00:19:25,860 --> 00:19:36,020
Koku algısının bir diğer mucizevi yönü de koku hafızasıdır.

132
00:19:36,880 --> 00:19:41,860
Algıladığımız her türlü koku, özel bir kodlamayla beynimizdeki koku belleğinde arşivlenir.

133
00:19:41,860 --> 00:20:04,520
Bir kokuyla karşılaştığımız anda beynimiz bu arşive başvurarak kokuyu tahlil eder.

134
00:20:04,520 --> 00:20:12,320
İlk defa duyumsadığımız, hafızamızda bilgileri bulunmayan bir koku da diğer kokulara benzetilerek yorumlanır.

135
00:20:14,620 --> 00:20:18,660
Kokuya ait bilgiler görsel ve işitsel bilgilerden çok daha kalıcıdır.

136
00:20:18,660 --> 00:20:29,660
Tek bir kokuyu algılamamızla birlikte zihnimizde birçok ağının canlanmasının nedeni de budur.

137
00:20:29,660 --> 00:20:59,640
 

138
00:20:59,660 --> 00:21:15,780
Hayvanlar yaşadıkları ortama en uygun olan koku alma sistemiyle yaratılmıştır.

139
00:21:15,780 --> 00:21:37,000
Kokulara karşı olağanüstü hassas burunları olan köpeklerin koku duyarlılığı insanların bir milyon katıdır.

140
00:21:37,000 --> 00:21:44,540
Dolayısıyla köpekler havadaki en küçük oranlardaki kokuları dahi kolayca algılar.

141
00:21:45,080 --> 00:21:50,820
Bu özellikleri nedeniyle insanların ve gelişmiş cihazların altından kalkamayacağı işleri başarırlar.

142
00:21:50,820 --> 00:22:05,700
Uyuşturucu maddeleri, kaçak malları, kayıp insanları, suçluları, felakete uğramış kişileri bulmakta köpeklerin bu üstün özelliklerinden yaratılır.

143
00:22:05,700 --> 00:22:27,540
Koku almanın hayatları için büyük bir önem taşıdığı bir başka canlı da somon balıklarıdır.

144
00:22:27,540 --> 00:22:33,700
Somon yavruları, kış aylarının sonunda akarsularda yumurtalarından çıkarlar.

145
00:22:34,240 --> 00:22:40,640
Yumurtadan çıktıktan hemen sonra ya da akarsularda birkaç yıl geçirdikten sonra okyanusa doğru göç ederler.

146
00:22:40,640 --> 00:22:51,860
Yolculukları bununla sınırlı değildir.

147
00:22:56,440 --> 00:23:03,000
Açık denizlerde üreme olgunluğuna erişen somonlar, insanı şaşkınlığa düşüren bir yolculuk daha yaparlar.

148
00:23:03,000 --> 00:23:10,000
Bu yolculuk yumurtalarından çıktıkları yere doğrudur ve bu sefer amaç kendi yumurtalarını bırakmaktır.

149
00:23:10,640 --> 00:23:20,220
Somon balıklarının bu uzun ve zahmetli yolculuğunda yön bulmalarına yardımcı olacak araçları yoktur.

150
00:23:21,100 --> 00:23:30,420
Buna rağmen yüzdükleri nehrin ağzını kolaylıkla bulur ve ırmağın çok sayıdaki kolu arasında kendilerini doğduğu yere götürecek olanı hatasız seçerler.

151
00:23:30,520 --> 00:23:35,420
Çünkü bir yön bulma duygusu gibi çalışan mükemmel bir koku alma sistemine sahiptirler.

152
00:23:35,420 --> 00:23:44,540
Kısacası koku alma duyusu binlerce kilometrelik yolculuğunda uzman bir rehber gibi somona yol gösterir.

153
00:23:44,540 --> 00:24:09,120
Allah'ın Kur'an'da dikkat çektiği canlılardan biri de sivrisineklerdir.

154
00:24:09,120 --> 00:24:13,840
Dişi sivrisineğin yumurtalarının gelişmesi için kana ihtiyacı vardır.

155
00:24:14,500 --> 00:24:16,680
Kanın kaynağını ise koku yoluyla belirler.

156
00:24:17,580 --> 00:24:27,120
Koku duyuları o denli hassastır ki insan vücudundan havaya yayılan kimyasal maddeleri hatta kilometrelerce uzaktaki bir kokunun kaynağını rahatlıkla saptayabilirler.

157
00:24:27,120 --> 00:24:44,820
Sivrisineğin üzerinde düşünülmesi gereken bir yaratılış örneği olduysa Kur'an'da şöyle bildirilir.

158
00:24:44,820 --> 00:24:53,480
Şüphesiz Allah bir sivrisineği de ondan üstün olanı da örnek vermekten çekinmez.

159
00:24:54,200 --> 00:24:59,200
Böylece iman edenler kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler.

160
00:25:00,380 --> 00:25:04,240
İnkar edenler ise Allah bu örnekle neyi amaçlamış derler.

161
00:25:05,140 --> 00:25:09,160
Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir.

162
00:25:09,860 --> 00:25:12,680
Ancak o fasıklardan başkasını saptırmaz.

163
00:25:12,680 --> 00:25:42,660
 

164
00:25:42,680 --> 00:25:54,680
Günümüzde koku alma duyusunun uyarıcı olabileceği yangın, gaz kaçağı gibi tehlikelere karşı önlem olarak bazı elektronik cihazlar geliştirilmiştir.

165
00:25:54,680 --> 00:26:21,420
Bu cihazların tasarımında ise insan burnunun koku alma niteliği örnek alınmıştır.

166
00:26:21,420 --> 00:26:25,680
Bu cihazlardan biri yangın dedektörleridir.

167
00:26:26,640 --> 00:26:29,980
Yangın dedektörleri dumanı tespit ederek alarm verir.

168
00:26:31,260 --> 00:26:36,420
Dedektörün içindeki özel algılama bölümü insan burnundaki koku alıcı hücrelere benzemektedir.

169
00:26:36,420 --> 00:26:42,640
Ancak koku alıcı hücrelerdeki sistem yangın dedektöründen çok daha komplekstir.

170
00:26:42,640 --> 00:27:12,620
İnsanlar'daki koku alma sisteminden esinlenerek tasarlanan başka bir cihaz da elektronik koku alıcı hücrelere benzemektedir.

171
00:27:12,620 --> 00:27:22,320
İnsan burnundaki üstün yaratılış örnek alınarak geliştirilen bu modellere de elektronik burun adı verilmiştir.

172
00:27:23,980 --> 00:27:32,620
Elektronik burunlar başta gıda, parfümeri, tıp ve kimya sanayi olmak üzere değişik sektörlerde kullanılmaktadır.

173
00:27:32,620 --> 00:27:46,940
Bütün bu cihazlara rağmen burundaki hücrelerin algılama kapasitesinin direşi olmadığı bilim adamları tarafından açıkça ifade edilmektedir.

174
00:27:46,940 --> 00:28:16,240
Koku alma sistemi, sonsuz şefkat ve merhamet sahibi olan Allah'ın üstün yaratışının delillerindendir.

175
00:28:16,240 --> 00:28:22,260
Bu sistemin tüm canlıların hizmetine verilmesi ise çok büyük bir nimettir.

176
00:28:46,240 --> 00:29:13,040
İnsan yaşamak için yemek ve içmek zorundadır.

177
00:29:13,040 --> 00:29:23,500
Ancak tad alma duyumuz bunu bir zorunluluk değil zevk haline dönüştürür.

178
00:29:24,040 --> 00:29:27,040
Bu dönüşüm mucizevi bir sistemle gerçekleşir.

179
00:29:30,940 --> 00:29:37,480
Tad alma sistemi, proteinleri, iyonları, kompleks molekülleri ve pek çok kimyasal birleşiği analiz eder.

180
00:29:37,480 --> 00:29:57,780
Vücudun ihtiyaç duyduğu besin maddeleri yine tad alma duyusu sayesinde seçilir.

181
00:29:57,780 --> 00:30:13,180
Şimdi bu mükemmel sistemi daha yakından inceleyerek ne kadar önemli bir yaratılış delili olduğunu birlikte izleyelim.

182
00:30:13,180 --> 00:30:19,720
Besinlerimizin binlerce çeşidi vardır.

183
00:30:20,420 --> 00:30:25,240
Buna rağmen tad alma sistemi sayesinde farklı tatları kolaylıkla ayırt edebiliriz.

184
00:30:25,240 --> 00:30:53,200
Bu yeteneğin sırrı ise dildeki organizasyonda gizlidir.

185
00:30:53,200 --> 00:30:58,680
Yediğimiz veya içtiğimiz her besin pek çok değişik tat molekülünden oluşur.

186
00:30:59,220 --> 00:31:06,500
Ve dil denilen harika laboratuvar, kimyasal yapıları farklı olan sayısız molekülü şaşmaz bir doğrulukla tahlil eder.

187
00:31:06,500 --> 00:31:30,640
Peki böylesine becerikli olan dilimiz nasıl bir tasarıma sahiptir?

188
00:31:30,640 --> 00:31:41,140
Dilde çok sayıda sinir lifi bulunur ve bu tasarım onun her yönde rahatlıkla hareket edebilmesine olanak sağlar.

189
00:31:45,660 --> 00:31:50,320
Konuşurken, gıdaları çiğnerken ve yutarken dil önemli görevler üstlenir.

190
00:31:50,320 --> 00:32:01,340
Ağza alınan besinler, tükürük bezlerinin salgılarıyla ıslatılır ve yumuşatılır.

191
00:32:01,720 --> 00:32:03,480
Daha sonra da yutağa doğru itilir.

192
00:32:03,480 --> 00:32:19,880
İşte bu sırada dildeki tat alıcı hücreler faaliyet halindedir.

193
00:32:20,720 --> 00:32:25,400
Tat alıcı hücreler sadece dilde ve ağzın belirli bölgelerinde yer alırlar.

194
00:32:25,400 --> 00:32:31,960
Dildeki tat hücreleri, tat tomurcuğu adı verilen soğana benzer yapılar şeklinde bir araya toplanmışlardır.

195
00:32:32,920 --> 00:32:36,780
Tat tomurcukları da papilla olarak isimlendirilen yapıların içinde bulunurlar.

196
00:32:38,460 --> 00:32:41,680
Papillalar dile pürüzlü bir görünüm veren minik çıkıntılardır.

197
00:32:43,160 --> 00:32:45,400
Dilin üst yüzeyinde ve yanlarında yer alırlar.

198
00:32:47,420 --> 00:32:50,000
Tat tomurcuklarının sayısı 10 bin civarındadır.

199
00:32:50,000 --> 00:32:54,820
Bu sayılar, yaratılıştaki dengeyi göstermesi açısından oldukça anlamlıdır.

200
00:32:56,000 --> 00:33:00,760
Çünkü tat hücreleri ve tomurcuklarının sayıca normalin altında olması durumunda,

201
00:33:01,160 --> 00:33:04,240
tat alma yeteneği azalmakta, hatta kaybolmaktadır.

202
00:33:05,580 --> 00:33:08,020
Normalin üstünde olması durumunda ise,

203
00:33:08,400 --> 00:33:13,140
alışılmış tatların aşırı tatlı veya acı şeklinde algılanması söz konusu olmaktadır.

204
00:33:14,320 --> 00:33:17,380
Kısacası her hücre tam olması gereken sayıdadır.

205
00:33:17,900 --> 00:33:22,820
Diğer bir harikuladelikte hücrelerin tam olmaları gereken yerde bulunmalarıdır.

206
00:33:22,820 --> 00:33:26,060
Eğer bu yerler değişseydi,

207
00:33:26,360 --> 00:33:31,040
mesela tat hücreleri dilin üzerinde veya yanlarında değil de altında olsaydı,

208
00:33:31,380 --> 00:33:33,500
tat algısı büyük ölçüde kaybolurdu.

209
00:33:37,300 --> 00:33:40,280
Tat hücrelerindeki her detayın yerli yerinde olması,

210
00:33:40,800 --> 00:33:46,260
akıl ve sağduyu sahibi insanlara varlığının en temel gerçeğini bir kez daha hatırlatır.

211
00:33:46,260 --> 00:33:51,940
Allah, her şeyi mükemmel bir düzen içinde ve kusursuz olarak yaratmıştır.

212
00:33:51,940 --> 00:34:09,260
Tat konusunda yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda,

213
00:34:09,640 --> 00:34:16,580
tatlı, tuzlu, acı, ekşi, umami olmak üzere beş ana tat olduğu belirlenmiştir.

214
00:34:16,580 --> 00:34:22,460
Umami, glutamat, et, balık ve baklagiller familyasında bulunan bir tattır.

215
00:34:25,320 --> 00:34:28,340
Araştırmaların gün ışığına çıkardığı başka bir bilgi de,

216
00:34:28,660 --> 00:34:31,640
eskiden beri kabul edilen tat haritasının yanlış olduğudur.

217
00:34:31,640 --> 00:34:40,180
Son bilimsel çalışmalar, tat hücrelerinin birden fazla uyarıcıya tepki verdiğini göstermiştir.

218
00:34:42,760 --> 00:34:49,520
Diğer bir deyişle, her bir tat hücresinde düşünüldüğünden çok daha kompleks haberleşme sistemleri vardır.

219
00:34:49,520 --> 00:35:02,500
Her tat hücresi, birden çok uyarıcı ile iletişim kurmaktadır.

220
00:35:03,340 --> 00:35:09,520
Alıcı hücrelerdeki haberleşme yöntemleri, hücrelerin üstün bir yaratılış eseri olduğunu bir kez daha göstermektedir.

221
00:35:11,500 --> 00:35:14,500
Beyinde yaklaşık olarak 100 milyar sinir hücresi bulunur

222
00:35:14,500 --> 00:35:22,860
ve bir şeyler yiyip içildiğinde 3 tat siniri, tat hücrelerinden aldıkları mesajları 100 milyar adresten ilgili olanlarına taşır.

223
00:35:26,260 --> 00:35:32,960
Başka bir deyişle insan vücudundaki sinirler, gelişmiş bir ülkenin posta sisteminden çok daha mükemmel çalışır.

224
00:35:34,160 --> 00:35:41,220
Her an çok sayıda bilgiyi olağanüstü bir başarıyla doğru adreslere taşırlar ve hiçbir bilgiyi kaybetmezler.

225
00:35:41,220 --> 00:35:45,160
Peki bu mesajlar leziz bir pastaya nasıl dönüşür?

226
00:35:45,780 --> 00:35:47,700
Bunun cevabı henüz bilinmemektedir.

227
00:35:48,060 --> 00:35:54,640
Ancak her yeni bulgu, tad alma sisteminin önceden hayal bile edilmediği kadar kompleks olduğunu göstermektedir.

228
00:35:59,080 --> 00:36:03,580
Bu da insana bir kez daha Allah'ın yaratma sanatını gösterir.

229
00:36:03,580 --> 00:36:11,240
Bizi, güzel kokuları ve eşsiz tatlarıyla sayısız bitkiler, meyveler ve sebzelerle rızıklandıran Allah'tır.

230
00:36:11,240 --> 00:36:28,980
Bir Kur'an ayetinde insana bu gerçek şöyle hatırlatılır.

231
00:36:28,980 --> 00:36:35,520
O, gökten su indirendir.

232
00:36:36,340 --> 00:36:38,540
Bununla her şeyin bitkisini bitirdik.

233
00:36:39,200 --> 00:36:44,780
Ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz.

234
00:36:45,860 --> 00:36:49,660
Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar,

235
00:36:50,340 --> 00:36:56,200
birbirine benzeyen ve benzemeyen üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler kılıyoruz.

236
00:36:56,200 --> 00:37:01,200
Meyvesine ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin.

237
00:37:02,540 --> 00:37:06,760
Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır.

238
00:37:20,340 --> 00:37:26,020
Tad alma sisteminin göz kamaştırıcı yapısı birçok bilim adamı için esin kaynağı olmuştur.

239
00:37:27,040 --> 00:37:31,200
Günümüzde insan dilinin fonksiyonlarını taklit eden cihazlar geliştirilmeye başlanmıştır.

240
00:37:35,200 --> 00:37:38,720
Bu cihazlardan biri de elektronik dildir.

241
00:37:39,440 --> 00:37:47,220
Elektronik dilin amacı, bayat besinleri tazelerinden ayırt etmek ve gıdalarda bakterilerin neden olduğu çürümeleri tespit etmektir.

242
00:37:47,220 --> 00:37:59,140
Bu elektronik devrede yüz kadar minik delik bulunmaktadır.

243
00:37:59,960 --> 00:38:04,140
Ve bu deliklerin her biri yapay bir tat tomurcuğu şeklinde tasarlanmıştır.

244
00:38:04,140 --> 00:38:11,600
Elbette insan diliyle kıyaslandığında yapay dilin tad alma kapasitesi çok düşüktür.

245
00:38:12,620 --> 00:38:20,340
Elektronik dille kıyaslanmayacak kadar üstün olan insan dilinin ve tad alma sisteminin ise ne kadar büyük bir nimet olduğu açıktır.

246
00:38:20,340 --> 00:38:26,540
Bu sistemin kökeni için yaratılış dışında açıklama aramaksa akıl dışıdır.

247
00:38:26,540 --> 00:38:55,840
Bu filmde biz insanlara verilmiş büyük birer nimet olan koku ve tad alma mekanizmalarını inceledik.

248
00:38:56,540 --> 00:39:07,180
Ve bu kompleks mekanizmaların hayranlık uyandıran yaratılış delilleriyle dolu olduğunu gördük.

249
00:39:16,940 --> 00:39:21,960
Evrendeki her şey gibi koku ve tat mekanizmalarını yaratan Allah'tır.

250
00:39:21,960 --> 00:39:27,140
Ve unutulmamalıdır ki bu nimetlere karşı insanın tek bir görevi vardır.

251
00:39:28,040 --> 00:39:29,320
Allah'a şükretmek.

252
00:39:29,320 --> 00:39:45,040
Bu gerçeği göz ardı edenlere ise Kur'an'da şöyle seslenir.

253
00:39:45,040 --> 00:39:51,060
De ki göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir?

254
00:39:52,020 --> 00:39:54,040
Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir?

255
00:39:55,500 --> 00:39:59,040
Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir?

256
00:40:00,080 --> 00:40:02,040
Ve işleri evirip çeviren kimdir?

257
00:40:03,520 --> 00:40:05,040
Onlar Allah diyeceklerdir.

258
00:40:06,400 --> 00:40:10,040
Öyleyse de ki peki siz yine de korkup sakınmayacak mısınız?

259
00:40:10,040 --> 00:40:14,040
İşte bu sizin gerçek Rabbiniz olan Allah'tır.

260
00:40:15,500 --> 00:40:18,500
Öyleyse haktan sonra sapıklıktan başka ne var?

261
00:40:19,400 --> 00:40:21,040
Peki nasıl hala çevriliyorsunuz?

262
00:40:40,040 --> 00:40:45,500
 

263
00:40:45,500 --> 00:41:15,480
 

264
00:41:15,500 --> 00:41:45,480
 

