WEBVTT

00:00.000 --> 00:02.000
Musik

00:30.000 --> 00:59.760
Beyin, sırları hala çözülemeyen sınırsız kapasite.

01:00.000 --> 01:09.100
Bu kusursuz tasarımdaki küçük bir aksaklık, hayatımızda birçok şeyin değişmesine sebep olabilecek hassasiyettedir.

01:11.480 --> 01:19.140
Günümüzdeki bilimsel araştırmalarsa, bizleri bu mucizevi organın fonksiyonlarına ve sırlarına bir adım daha yaklaştırmıştır.

01:30.000 --> 01:59.980
İzlediğiniz için teşekkür ederim.

02:00.000 --> 02:07.000
Hayatımız boyunca çevremizi kuşatmış olan ve yaşamımızı zenginleştiren binlerce tat ve kokuyla iç içe bulunuruz.

02:07.000 --> 02:24.000
Doğada bulunan sayısız çiçekler, yağmurun ardından canlanan toprağı.

02:24.000 --> 02:28.400
Sevdiğimiz bir insanın kokularını düşünelim.

02:32.000 --> 02:36.880
Aynı zamanda çeşit çeşit yiyeceklerin birbirlerinden farklı tatları.

02:36.880 --> 02:41.880
Aynı zamanda çeşit çeşit çeşit çeşit çeşit çeşit çeşit.

02:41.880 --> 03:10.900
Şimdi de hayatımızdaki tüm tat ve kokuları yok sayalım.

03:11.880 --> 03:30.720
Bunları bir an için yok saymak bile bize gösterir ki, koku ve tat zenginliği bizler için eşsiz bir nimettir.

03:30.720 --> 03:48.620
Bu nimeti bize veren ise tüm varlıkların yaratıcısı olan Allah'tır.

03:48.620 --> 03:52.620
Bir Kur'an ayetinde bu konuda şöyle buyurulur.

03:55.620 --> 04:02.820
Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışacak olursanız, onu bir genelleme yaparak bile sayamazsınız.

04:03.940 --> 04:06.620
Gerçekten Allah bağışlayandır, esirgiyendir.

04:06.620 --> 04:21.660
Tat ve kokuları tüm çeşitliliklerine rağmen hiçbir güçlük çekmeden algılarız.

04:21.660 --> 04:30.160
Çünkü Allah, eşsiz nimetleri onların farkına varmamızı sağlayacak sistemlerle birlikte yaratmıştır.

04:31.000 --> 04:35.720
Bu sistemler hayatımız boyunca hata yapmaksızın bizim adımıza çalışır.

04:35.720 --> 04:51.480
İzlemekte olduğunuz filmin amacı da bu kusursuz sistemleri inceleyerek Allah'ın sınırsız ilmini ve kudretini bir kez daha ortaya koymaktır.

04:51.480 --> 04:56.520
Allah'ın yaratışındaki kusursuzluk, Kur'an'da şöyle tasvir edilir.

04:59.320 --> 05:05.620
O Allah ki yaratandır, kusursuzca var edendir, şekil ve suret verendir.

05:06.320 --> 05:08.060
En güzel isimler O'nundur.

05:08.720 --> 05:12.360
Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir.

05:13.100 --> 05:15.160
O, aziz, hakimdir.

05:15.160 --> 05:23.080
Şimdi koku alma sistemini ve buradaki eşsiz tasarımı birlikte inceleyelim.

05:23.080 --> 05:53.060
 

05:53.080 --> 06:04.340
Kokular nesnelerden buharlaşan kimyasal tanecikler yani moleküllerdir.

06:07.640 --> 06:14.900
Örneğin taze çekilmiş kahvenin kokusu olarak algıladığımız şey aslında kahveye ait uçucu koku molekülleridir.

06:14.900 --> 06:23.580
Bir kokunun yoğunluğu, buharlaşmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır.

06:24.400 --> 06:28.580
Fırından yeni çıkmış bir kek, bayat bir keke oranla çok daha fazla kokar.

06:29.360 --> 06:33.940
Bunun nedeni, koku moleküllerinin sıcağın etkisiyle havada serbest hareket etmesidir.

06:37.720 --> 06:41.000
Serbest hareket eden moleküller geniş bir alana yayılabilir.

06:41.000 --> 06:47.860
Pek çok molekülün kendine has kokusu olmasına rağmen suyun kokusu yoktur.

06:48.680 --> 06:51.320
Bu ise bizim için büyük bir nimettir.

06:52.640 --> 06:55.440
Suyun bu özelliği birçok karışıklığın önüne geçer.

06:55.440 --> 07:02.200
Örneğin kuru bir gülle, üzerinde su damlaları olan bir gülün kokuları arasında hiçbir fark olmaz.

07:02.200 --> 07:25.640
Kokuları birbirlerinden ayıran şey, çevreye yaydıkları taneciklerin yapılarındaki farklılıktır.

07:25.640 --> 07:30.300
Bu farklılıklarsa oldukça hassas ayrımlara dayanır.

07:32.500 --> 07:40.780
Öyle ki, tek bir karbon atomunun değişmesiyle birlikte bizim için çok çekici olan bir koku, çok itici bir hale dönüşebilir.

07:40.780 --> 07:50.620
Farklı besinlerin kendilerine has kokuları da, koku moleküllerini meydana getiren atomlar ve aralarındaki bağların özel olarak düzenlenmesinin sonucudur.

07:54.080 --> 08:00.080
Her molekül belirli bir amaç doğrultusunda ve tam olması gerektiği gibi planlanmıştır.

08:00.080 --> 08:10.080
Şüphesiz bu muhteşem tasarım, her şeyi yaratmış olan Allah'a aittir.

08:10.080 --> 08:36.780
Peki nasıl koku alırız ve bu kokuları nasıl tanımlarız?

08:36.780 --> 08:39.780
Şimdi bu soruların yanıtlarını birlikte inceleyelim.

08:50.380 --> 08:58.560
Her nefes aldığımızda hava olarak adlandırılan ve trilyonlarca molekülden oluşan gaz karışımı burun deliklerinden içeri girer.

08:59.120 --> 09:03.680
Gözle görülemeyecek kadar küçük olan koku tanecikleri de bu karışımın içinde yer alır.

09:03.680 --> 09:09.680
İçeri giren havanın bir kısmı, burnun içindeki türbin kemikler tarafından koku alıcı bölgeye yönlendirilir.

09:15.560 --> 09:21.260
Böylece koku molekülleri burun boşluğunun üst bölümünde bulunan koku algılayıcı bölgeye ulaşır.

09:21.260 --> 09:30.240
Bu bölgedeki algılayıcılar kendilerine gelen moleküllerle ilgili bilgiyi beyne aktarırlar.

09:31.140 --> 09:38.260
Beyinde bulunan koku alma merkezi ise farklı koku reseptörlerinden gelen mesajları toplu olarak ve büyük bir hızla değerlendirir.

09:38.260 --> 09:45.260
Bu değerlendirmenin sonucu, koku olarak tanımladığımız algıyı oluşturur.

09:45.260 --> 09:58.940
Kısacası burun, kimyasal analiz laboratuvarı gibi çalışır.

10:02.120 --> 10:08.260
O kadar hassastır ki, on binden fazla kokuyu mükemmel bir doğruluk oranıyla tanımlayabilir.

10:08.260 --> 10:26.180
İlginç olansa burunda gerçekleşen tüm bu işlemlerin şaşırtıcı hızıdır.

10:27.280 --> 10:36.100
Kahve moleküllerinin burnumuzdan içeri girmesiyle kahve kokuyor yargısına varmamız arasında geçen zaman bir saniyeden çok daha kısadır.

10:38.260 --> 10:47.000
Bu kusursuz sistemin, evrim teorisini savunanların ileri sürdüğü gibi rastlantıların eseri olamayacağı ise çok açıktır.

10:52.680 --> 11:00.120
İnsan vücudunun tüm diğer sistemleri gibi koku alma duyusu da son derece kompleks bir tasarımın ürünüdür.

11:01.260 --> 11:04.300
Bu Allah'ın yaratma sanatıdır.

11:08.260 --> 11:26.180
Günümüzde koku alma sistemiyle ilgili araştırmalar hala devam etmektedir.

11:27.580 --> 11:33.120
Edinilen her yeni bilgi, bu kompleks sistemin mükemmelliğini gözler önüne serer niteliktedir.

11:33.120 --> 11:41.320
Şimdi bu kompleks sistemi oluşturan bölümleri yakından inceleyelim.

11:43.800 --> 11:49.760
Gözlerin hemen altında bulunan koku bölgesi, yapışkan bir sıvı olan mukus salgısıyla sarılıdır.

11:49.760 --> 12:00.540
0.06 mm kalınlığındaki mukus tabakasının bu kalınlığı en ideal değerde yaratılmıştır.

12:01.500 --> 12:05.360
Öyle ki bu tabaka daha kalın olsaydı koku alma kapasitesi düşecek,

12:05.960 --> 12:12.920
daha ince olsaydı da vücudun savunma sistemi zayıflayacak ve içindeki koku tüyücükleri kolaylıkla tahrip olacaktı.

12:12.920 --> 12:16.980
Koku alma mukus tabakasında başlar.

12:18.260 --> 12:24.980
Koku taneciklerinin koku tüyücüklerindeki reseptörlerle buluşabilmeleri için öncelikle bu tabakayı geçmeleri gerekir.

12:25.800 --> 12:29.020
Bunun için özel görevlendirilmiş bağlantı proteinleri vardır.

12:29.020 --> 12:36.480
Mukus tabakasında bulunan bu proteinler koku tanecikleriyle birleşir ve onlara bir rehber gibi yol gösterir.

12:37.260 --> 12:41.380
Bu düzen şaşırtıcı olduğu kadar göz alıcı bir yaratılış kanıtıdır da.

12:42.920 --> 12:48.400
Koku alma sisteminin bir diğer parçası da koku hücreleridir.

12:49.260 --> 12:55.560
Koku hücrelerinin temel görevi koku moleküllerinin taşıdıkları mesajları alarak koku soğancığına götürmektir.

12:56.860 --> 13:00.140
Bir koku hücresi üç ana bölümden oluşur.

13:01.200 --> 13:02.780
Ortada hücre gövdesi vardır.

13:03.940 --> 13:09.460
Bunun bir ucunda silya isimli tüyücükler, diğer ucunda da akson isimli sinir uzantısı bulunur.

13:09.460 --> 13:14.620
Silya tüyücükleri, koku molekülleriyle temasın kurulduğu bölgelerdir.

13:15.880 --> 13:23.140
Hücrenin bir ucundaki silyaların sayıları 10 ile 30, uzunlukları 0-1 ile 0-15 mm arasında değişir.

13:23.740 --> 13:28.980
Silyalar, işi benzeri görülmeyen olağanüstü bir haberleşme teknolojisine sahiptir.

13:28.980 --> 13:35.240
Mukus içinde eriyen koku molekülleri silyalardaki özel reseptörlerle birleşir.

13:36.880 --> 13:39.860
Bu birleşme anahtar kilit uyumu kadar hassastır.

13:41.480 --> 13:44.540
Birleşme sırasında koku alıcı hücrede bir sinyal oluşur.

13:45.020 --> 13:49.980
Bu hücreler, koku moleküllerinin taşıdığı mesajları elektrik sinyallerine dönüştürürler.

13:49.980 --> 13:56.680
Bu aşamada koku hücrelerinin diğer ucundaki aksonlarda şaşırtıcı birçok işlem meydana gelir.

13:57.300 --> 14:02.840
Hücrede açığa çıkan sinyali, beyindeki koku soğancığına taşımak için aksonlar işbirliği yapar.

14:03.880 --> 14:11.500
10 ile 100 arasındaki akson, koku soğancığına ulaşmak için bir demet oluşturur ve topluca elek kemiğinin içinden geçerler.

14:12.860 --> 14:17.060
Burada dikkati çeken diğer bir mucize, elek kemiğinin özel tasarımıdır.

14:17.060 --> 14:23.060
Elek kemiği, koku sinirlerinin geçişine olanak tanıyan delikli bir yapıya sahiptir.

14:24.060 --> 14:28.000
Aksi takdirde sinirlerin birbirleriyle bağlantı kurmaları mümkün olmayacak,

14:28.360 --> 14:33.060
dolayısıyla bütün işlemler gerçekleşse bile koku almak imkansız hale gelecektir.

14:35.780 --> 14:39.760
Koku alma sistemindeki tüm bu detaylar öylesine planlanmıştır ki,

14:40.180 --> 14:43.060
koku hücresindeki haberleşme kusursuz bir şekilde gerçekleşir.

14:43.060 --> 14:49.420
Koku alma sisteminin diğer önemli bölümü de koku soğancığıdır.

14:50.240 --> 14:56.400
Koku soğancığı, beynin ön bölümünde koku bölgesinin ve kafatasını oluşturan kemiğin hemen üzerinde yer alır.

14:56.780 --> 15:01.560
Burundaki iki koku bölgesine karşılık, beyinde de iki koku soğancığı bulunur.

15:01.560 --> 15:06.760
Her bir soğancığın büyüklüğü bir bezelye tanesi kadardır.

15:07.340 --> 15:10.440
Koku soğancığı aynı bir haber merkezi gibi çalışır.

15:11.720 --> 15:15.440
Koku alıcılarından gelen tüm sinyaller önce bu merkezde toplanır.

15:16.020 --> 15:18.300
Milyonlarca bilgi burada tekrar düzenlenir.

15:18.800 --> 15:24.680
Daha sonra yorumlanması için özel koku sinirleri kanalıyla beyindeki ilgili noktalara gönderilir.

15:24.680 --> 15:37.780
Yani bu minik organ, milyonlarca koku hücresi arasındaki kusursuz koordinasyonun yürütüldüğü yerdir.

15:38.740 --> 15:43.260
Bu kusursuz sistemin mükemmel bir tasarımla var edildiği ise açıktır.

15:44.760 --> 15:47.400
Bu tasarım Allah'ın yaratma sanatıdır.

15:47.400 --> 15:56.180
Aksini iddia edip bu sistemdeki mükemmel tasarımı tesadüflere bağlayan kişiler ise büyük bir yanılgı içindedirler.

15:57.140 --> 16:01.820
Akıl sahibi bir insanın bu kimselere vereceği cevap Kur'an'da şöyle açıklanır.

16:04.400 --> 16:15.260
Seni topraktan, sonra bir damla sudan yaratan, sonra da seni düzgün, eli ayağı tutan, gücü kuvveti yerinde bir adam kılan Allah'ı inkar mı ettin?

16:15.260 --> 16:21.640
Fakat o Allah benim Rabbimdir ve ben Rabbime hiç kimseyi ortak koşmam.

16:25.620 --> 16:29.220
Burun denildiğinde ilk akla gelen koklama duyusudur.

16:30.660 --> 16:36.460
Oysa yapılan araştırmalar sonucunda burunun sadece %5'lik bölümüyle koku aldığı anlaşılmıştır.

16:37.600 --> 16:43.260
Geri kalan %95'lik bölümde ise solunum sistemiyle ilgili çok önemli iki görev yerine getirilmektedir.

16:43.260 --> 16:48.260
Görevlerden ilki nefes alınan havanın ısıtılması ve nemlendirilmesidir.

16:50.020 --> 16:55.220
Burnun iç yüzeyini kaplayan mukus tabakası su buharı salgılayarak giren havayı nemlendirir.

16:56.920 --> 17:02.800
Mukus tabakanın hemen altındaki kılcal damarlar da geçiş sırasında havanın ısınmasını sağlar.

17:03.280 --> 17:07.720
Böylece hava akciğerlerin hassas yapıları için en uygun hale getirilir.

17:07.720 --> 17:13.460
Bu mekanizma sıcaklık ve nem ortamını düzenleyen gelişmiş bir klima sistemi gibidir.

17:15.600 --> 17:21.180
Burnun ikinci görevi ise solunan havanın içindeki toz zerrelerini ve mikropları durdurmaktır.

17:22.080 --> 17:28.600
Havadan gelen bu zararlı tanecikler mukus tabakası tarafından yakalandıktan sonra silya tüyücükleri devreye girer.

17:28.600 --> 17:33.380
Zararlı maddeler içeren mukus tüyücükler tarafından hızla yutağa itilir.

17:33.820 --> 17:39.000
Daha sonra da öksürükle dışarı atılır ya da yutularak midedeki asitler tarafından yok edilir.

17:39.980 --> 17:47.400
Görüldüğü gibi mukus tabakası, mukus üretici hücreler ve tüyücükler burnun içinde bir kimyasal arıtma tesisi meydana getirirler.

17:48.240 --> 17:58.080
Açıkça görülmektedir ki burundaki bu sistemler aynı zamanda mükemmel bir mühendislik örneğidir ve Allah'ın kusursuz yaratışının delillerinden biridir.

17:58.600 --> 18:04.280
Bir Kur'an ayetinde Allah'ın yaratma kudreti şöyle bildirilir.

18:08.200 --> 18:14.120
Göklerde ve yerde her ne varsa O'nundur. Tümü O'na gönülden boyun eğmişlerdir.

18:15.600 --> 18:18.600
Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır.

18:19.780 --> 18:25.580
O bir işin olmasına karar verirse O'na yalnızca ol der, O da hemen oluverir.

18:28.600 --> 18:58.580
O bir işin olmasına karar verirse O'na yaratma kudreti şöyle bildir.

18:58.580 --> 19:03.760
Kudret kokularının yoğun olduğu bir restorana girdiğinizde içerideki kokuları hemen algılarsınız.

19:04.480 --> 19:08.000
Ama kısa bir süre sonra kokuları fark etmemeye başlarsınız.

19:08.000 --> 19:17.120
Bunun nedeni adaptasyon denilen mekanizmanın devreye girmesi.

19:17.900 --> 19:25.860
Sürekli duyduğumuz kokulardan rahatsız olmamamız ve yeni kokuları rahatlıkla algılayabilmemiz bu mekanizma sayesinde gerçekleşir.

19:25.860 --> 19:36.020
Koku algısının bir diğer mucizevi yönü de koku hafızasıdır.

19:36.880 --> 19:41.860
Algıladığımız her türlü koku, özel bir kodlamayla beynimizdeki koku belleğinde arşivlenir.

19:41.860 --> 20:04.520
Bir kokuyla karşılaştığımız anda beynimiz bu arşive başvurarak kokuyu tahlil eder.

20:04.520 --> 20:12.320
İlk defa duyumsadığımız, hafızamızda bilgileri bulunmayan bir koku da diğer kokulara benzetilerek yorumlanır.

20:14.620 --> 20:18.660
Kokuya ait bilgiler görsel ve işitsel bilgilerden çok daha kalıcıdır.

20:18.660 --> 20:29.660
Tek bir kokuyu algılamamızla birlikte zihnimizde birçok ağının canlanmasının nedeni de budur.

20:29.660 --> 20:59.640
 

20:59.660 --> 21:15.780
Hayvanlar yaşadıkları ortama en uygun olan koku alma sistemiyle yaratılmıştır.

21:15.780 --> 21:37.000
Kokulara karşı olağanüstü hassas burunları olan köpeklerin koku duyarlılığı insanların bir milyon katıdır.

21:37.000 --> 21:44.540
Dolayısıyla köpekler havadaki en küçük oranlardaki kokuları dahi kolayca algılar.

21:45.080 --> 21:50.820
Bu özellikleri nedeniyle insanların ve gelişmiş cihazların altından kalkamayacağı işleri başarırlar.

21:50.820 --> 22:05.700
Uyuşturucu maddeleri, kaçak malları, kayıp insanları, suçluları, felakete uğramış kişileri bulmakta köpeklerin bu üstün özelliklerinden yaratılır.

22:05.700 --> 22:27.540
Koku almanın hayatları için büyük bir önem taşıdığı bir başka canlı da somon balıklarıdır.

22:27.540 --> 22:33.700
Somon yavruları, kış aylarının sonunda akarsularda yumurtalarından çıkarlar.

22:34.240 --> 22:40.640
Yumurtadan çıktıktan hemen sonra ya da akarsularda birkaç yıl geçirdikten sonra okyanusa doğru göç ederler.

22:40.640 --> 22:51.860
Yolculukları bununla sınırlı değildir.

22:56.440 --> 23:03.000
Açık denizlerde üreme olgunluğuna erişen somonlar, insanı şaşkınlığa düşüren bir yolculuk daha yaparlar.

23:03.000 --> 23:10.000
Bu yolculuk yumurtalarından çıktıkları yere doğrudur ve bu sefer amaç kendi yumurtalarını bırakmaktır.

23:10.640 --> 23:20.220
Somon balıklarının bu uzun ve zahmetli yolculuğunda yön bulmalarına yardımcı olacak araçları yoktur.

23:21.100 --> 23:30.420
Buna rağmen yüzdükleri nehrin ağzını kolaylıkla bulur ve ırmağın çok sayıdaki kolu arasında kendilerini doğduğu yere götürecek olanı hatasız seçerler.

23:30.520 --> 23:35.420
Çünkü bir yön bulma duygusu gibi çalışan mükemmel bir koku alma sistemine sahiptirler.

23:35.420 --> 23:44.540
Kısacası koku alma duyusu binlerce kilometrelik yolculuğunda uzman bir rehber gibi somona yol gösterir.

23:44.540 --> 24:09.120
Allah'ın Kur'an'da dikkat çektiği canlılardan biri de sivrisineklerdir.

24:09.120 --> 24:13.840
Dişi sivrisineğin yumurtalarının gelişmesi için kana ihtiyacı vardır.

24:14.500 --> 24:16.680
Kanın kaynağını ise koku yoluyla belirler.

24:17.580 --> 24:27.120
Koku duyuları o denli hassastır ki insan vücudundan havaya yayılan kimyasal maddeleri hatta kilometrelerce uzaktaki bir kokunun kaynağını rahatlıkla saptayabilirler.

24:27.120 --> 24:44.820
Sivrisineğin üzerinde düşünülmesi gereken bir yaratılış örneği olduysa Kur'an'da şöyle bildirilir.

24:44.820 --> 24:53.480
Şüphesiz Allah bir sivrisineği de ondan üstün olanı da örnek vermekten çekinmez.

24:54.200 --> 24:59.200
Böylece iman edenler kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler.

25:00.380 --> 25:04.240
İnkar edenler ise Allah bu örnekle neyi amaçlamış derler.

25:05.140 --> 25:09.160
Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir.

25:09.860 --> 25:12.680
Ancak o fasıklardan başkasını saptırmaz.

25:12.680 --> 25:42.660
 

25:42.680 --> 25:54.680
Günümüzde koku alma duyusunun uyarıcı olabileceği yangın, gaz kaçağı gibi tehlikelere karşı önlem olarak bazı elektronik cihazlar geliştirilmiştir.

25:54.680 --> 26:21.420
Bu cihazların tasarımında ise insan burnunun koku alma niteliği örnek alınmıştır.

26:21.420 --> 26:25.680
Bu cihazlardan biri yangın dedektörleridir.

26:26.640 --> 26:29.980
Yangın dedektörleri dumanı tespit ederek alarm verir.

26:31.260 --> 26:36.420
Dedektörün içindeki özel algılama bölümü insan burnundaki koku alıcı hücrelere benzemektedir.

26:36.420 --> 26:42.640
Ancak koku alıcı hücrelerdeki sistem yangın dedektöründen çok daha komplekstir.

26:42.640 --> 27:12.620
İnsanlar'daki koku alma sisteminden esinlenerek tasarlanan başka bir cihaz da elektronik koku alıcı hücrelere benzemektedir.

27:12.620 --> 27:22.320
İnsan burnundaki üstün yaratılış örnek alınarak geliştirilen bu modellere de elektronik burun adı verilmiştir.

27:23.980 --> 27:32.620
Elektronik burunlar başta gıda, parfümeri, tıp ve kimya sanayi olmak üzere değişik sektörlerde kullanılmaktadır.

27:32.620 --> 27:46.940
Bütün bu cihazlara rağmen burundaki hücrelerin algılama kapasitesinin direşi olmadığı bilim adamları tarafından açıkça ifade edilmektedir.

27:46.940 --> 28:16.240
Koku alma sistemi, sonsuz şefkat ve merhamet sahibi olan Allah'ın üstün yaratışının delillerindendir.

28:16.240 --> 28:22.260
Bu sistemin tüm canlıların hizmetine verilmesi ise çok büyük bir nimettir.

28:46.240 --> 29:13.040
İnsan yaşamak için yemek ve içmek zorundadır.

29:13.040 --> 29:23.500
Ancak tad alma duyumuz bunu bir zorunluluk değil zevk haline dönüştürür.

29:24.040 --> 29:27.040
Bu dönüşüm mucizevi bir sistemle gerçekleşir.

29:30.940 --> 29:37.480
Tad alma sistemi, proteinleri, iyonları, kompleks molekülleri ve pek çok kimyasal birleşiği analiz eder.

29:37.480 --> 29:57.780
Vücudun ihtiyaç duyduğu besin maddeleri yine tad alma duyusu sayesinde seçilir.

29:57.780 --> 30:13.180
Şimdi bu mükemmel sistemi daha yakından inceleyerek ne kadar önemli bir yaratılış delili olduğunu birlikte izleyelim.

30:13.180 --> 30:19.720
Besinlerimizin binlerce çeşidi vardır.

30:20.420 --> 30:25.240
Buna rağmen tad alma sistemi sayesinde farklı tatları kolaylıkla ayırt edebiliriz.

30:25.240 --> 30:53.200
Bu yeteneğin sırrı ise dildeki organizasyonda gizlidir.

30:53.200 --> 30:58.680
Yediğimiz veya içtiğimiz her besin pek çok değişik tat molekülünden oluşur.

30:59.220 --> 31:06.500
Ve dil denilen harika laboratuvar, kimyasal yapıları farklı olan sayısız molekülü şaşmaz bir doğrulukla tahlil eder.

31:06.500 --> 31:30.640
Peki böylesine becerikli olan dilimiz nasıl bir tasarıma sahiptir?

31:30.640 --> 31:41.140
Dilde çok sayıda sinir lifi bulunur ve bu tasarım onun her yönde rahatlıkla hareket edebilmesine olanak sağlar.

31:45.660 --> 31:50.320
Konuşurken, gıdaları çiğnerken ve yutarken dil önemli görevler üstlenir.

31:50.320 --> 32:01.340
Ağza alınan besinler, tükürük bezlerinin salgılarıyla ıslatılır ve yumuşatılır.

32:01.720 --> 32:03.480
Daha sonra da yutağa doğru itilir.

32:03.480 --> 32:19.880
İşte bu sırada dildeki tat alıcı hücreler faaliyet halindedir.

32:20.720 --> 32:25.400
Tat alıcı hücreler sadece dilde ve ağzın belirli bölgelerinde yer alırlar.

32:25.400 --> 32:31.960
Dildeki tat hücreleri, tat tomurcuğu adı verilen soğana benzer yapılar şeklinde bir araya toplanmışlardır.

32:32.920 --> 32:36.780
Tat tomurcukları da papilla olarak isimlendirilen yapıların içinde bulunurlar.

32:38.460 --> 32:41.680
Papillalar dile pürüzlü bir görünüm veren minik çıkıntılardır.

32:43.160 --> 32:45.400
Dilin üst yüzeyinde ve yanlarında yer alırlar.

32:47.420 --> 32:50.000
Tat tomurcuklarının sayısı 10 bin civarındadır.

32:50.000 --> 32:54.820
Bu sayılar, yaratılıştaki dengeyi göstermesi açısından oldukça anlamlıdır.

32:56.000 --> 33:00.760
Çünkü tat hücreleri ve tomurcuklarının sayıca normalin altında olması durumunda,

33:01.160 --> 33:04.240
tat alma yeteneği azalmakta, hatta kaybolmaktadır.

33:05.580 --> 33:08.020
Normalin üstünde olması durumunda ise,

33:08.400 --> 33:13.140
alışılmış tatların aşırı tatlı veya acı şeklinde algılanması söz konusu olmaktadır.

33:14.320 --> 33:17.380
Kısacası her hücre tam olması gereken sayıdadır.

33:17.900 --> 33:22.820
Diğer bir harikuladelikte hücrelerin tam olmaları gereken yerde bulunmalarıdır.

33:22.820 --> 33:26.060
Eğer bu yerler değişseydi,

33:26.360 --> 33:31.040
mesela tat hücreleri dilin üzerinde veya yanlarında değil de altında olsaydı,

33:31.380 --> 33:33.500
tat algısı büyük ölçüde kaybolurdu.

33:37.300 --> 33:40.280
Tat hücrelerindeki her detayın yerli yerinde olması,

33:40.800 --> 33:46.260
akıl ve sağduyu sahibi insanlara varlığının en temel gerçeğini bir kez daha hatırlatır.

33:46.260 --> 33:51.940
Allah, her şeyi mükemmel bir düzen içinde ve kusursuz olarak yaratmıştır.

33:51.940 --> 34:09.260
Tat konusunda yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda,

34:09.640 --> 34:16.580
tatlı, tuzlu, acı, ekşi, umami olmak üzere beş ana tat olduğu belirlenmiştir.

34:16.580 --> 34:22.460
Umami, glutamat, et, balık ve baklagiller familyasında bulunan bir tattır.

34:25.320 --> 34:28.340
Araştırmaların gün ışığına çıkardığı başka bir bilgi de,

34:28.660 --> 34:31.640
eskiden beri kabul edilen tat haritasının yanlış olduğudur.

34:31.640 --> 34:40.180
Son bilimsel çalışmalar, tat hücrelerinin birden fazla uyarıcıya tepki verdiğini göstermiştir.

34:42.760 --> 34:49.520
Diğer bir deyişle, her bir tat hücresinde düşünüldüğünden çok daha kompleks haberleşme sistemleri vardır.

34:49.520 --> 35:02.500
Her tat hücresi, birden çok uyarıcı ile iletişim kurmaktadır.

35:03.340 --> 35:09.520
Alıcı hücrelerdeki haberleşme yöntemleri, hücrelerin üstün bir yaratılış eseri olduğunu bir kez daha göstermektedir.

35:11.500 --> 35:14.500
Beyinde yaklaşık olarak 100 milyar sinir hücresi bulunur

35:14.500 --> 35:22.860
ve bir şeyler yiyip içildiğinde 3 tat siniri, tat hücrelerinden aldıkları mesajları 100 milyar adresten ilgili olanlarına taşır.

35:26.260 --> 35:32.960
Başka bir deyişle insan vücudundaki sinirler, gelişmiş bir ülkenin posta sisteminden çok daha mükemmel çalışır.

35:34.160 --> 35:41.220
Her an çok sayıda bilgiyi olağanüstü bir başarıyla doğru adreslere taşırlar ve hiçbir bilgiyi kaybetmezler.

35:41.220 --> 35:45.160
Peki bu mesajlar leziz bir pastaya nasıl dönüşür?

35:45.780 --> 35:47.700
Bunun cevabı henüz bilinmemektedir.

35:48.060 --> 35:54.640
Ancak her yeni bulgu, tad alma sisteminin önceden hayal bile edilmediği kadar kompleks olduğunu göstermektedir.

35:59.080 --> 36:03.580
Bu da insana bir kez daha Allah'ın yaratma sanatını gösterir.

36:03.580 --> 36:11.240
Bizi, güzel kokuları ve eşsiz tatlarıyla sayısız bitkiler, meyveler ve sebzelerle rızıklandıran Allah'tır.

36:11.240 --> 36:28.980
Bir Kur'an ayetinde insana bu gerçek şöyle hatırlatılır.

36:28.980 --> 36:35.520
O, gökten su indirendir.

36:36.340 --> 36:38.540
Bununla her şeyin bitkisini bitirdik.

36:39.200 --> 36:44.780
Ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz.

36:45.860 --> 36:49.660
Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar,

36:50.340 --> 36:56.200
birbirine benzeyen ve benzemeyen üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler kılıyoruz.

36:56.200 --> 37:01.200
Meyvesine ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin.

37:02.540 --> 37:06.760
Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır.

37:20.340 --> 37:26.020
Tad alma sisteminin göz kamaştırıcı yapısı birçok bilim adamı için esin kaynağı olmuştur.

37:27.040 --> 37:31.200
Günümüzde insan dilinin fonksiyonlarını taklit eden cihazlar geliştirilmeye başlanmıştır.

37:35.200 --> 37:38.720
Bu cihazlardan biri de elektronik dildir.

37:39.440 --> 37:47.220
Elektronik dilin amacı, bayat besinleri tazelerinden ayırt etmek ve gıdalarda bakterilerin neden olduğu çürümeleri tespit etmektir.

37:47.220 --> 37:59.140
Bu elektronik devrede yüz kadar minik delik bulunmaktadır.

37:59.960 --> 38:04.140
Ve bu deliklerin her biri yapay bir tat tomurcuğu şeklinde tasarlanmıştır.

38:04.140 --> 38:11.600
Elbette insan diliyle kıyaslandığında yapay dilin tad alma kapasitesi çok düşüktür.

38:12.620 --> 38:20.340
Elektronik dille kıyaslanmayacak kadar üstün olan insan dilinin ve tad alma sisteminin ise ne kadar büyük bir nimet olduğu açıktır.

38:20.340 --> 38:26.540
Bu sistemin kökeni için yaratılış dışında açıklama aramaksa akıl dışıdır.

38:26.540 --> 38:55.840
Bu filmde biz insanlara verilmiş büyük birer nimet olan koku ve tad alma mekanizmalarını inceledik.

38:56.540 --> 39:07.180
Ve bu kompleks mekanizmaların hayranlık uyandıran yaratılış delilleriyle dolu olduğunu gördük.

39:16.940 --> 39:21.960
Evrendeki her şey gibi koku ve tat mekanizmalarını yaratan Allah'tır.

39:21.960 --> 39:27.140
Ve unutulmamalıdır ki bu nimetlere karşı insanın tek bir görevi vardır.

39:28.040 --> 39:29.320
Allah'a şükretmek.

39:29.320 --> 39:45.040
Bu gerçeği göz ardı edenlere ise Kur'an'da şöyle seslenir.

39:45.040 --> 39:51.060
De ki göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir?

39:52.020 --> 39:54.040
Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir?

39:55.500 --> 39:59.040
Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir?

40:00.080 --> 40:02.040
Ve işleri evirip çeviren kimdir?

40:03.520 --> 40:05.040
Onlar Allah diyeceklerdir.

40:06.400 --> 40:10.040
Öyleyse de ki peki siz yine de korkup sakınmayacak mısınız?

40:10.040 --> 40:14.040
İşte bu sizin gerçek Rabbiniz olan Allah'tır.

40:15.500 --> 40:18.500
Öyleyse haktan sonra sapıklıktan başka ne var?

40:19.400 --> 40:21.040
Peki nasıl hala çevriliyorsunuz?

40:40.040 --> 40:45.500
 

40:45.500 --> 41:15.480
 

41:15.500 --> 41:45.480
 

