1
00:00:00,000 --> 00:00:19,920
Müşriklerin en büyük ortak özelliklerinden biri taassuptur.

2
00:00:19,920 --> 00:00:29,240
Taassup, insanın düşünce ve davranışlarını uydurulmuş bir takım yasak ve prensiplere göre kısıtlaması, hayatını bunlara göre düzenlemesidir.

3
00:00:30,000 --> 00:00:35,680
Dinde taassup ise kişinin Kur'an'ı bırakarak düzmece kural ve prensiplere uymasıdır.

4
00:00:35,940 --> 00:00:41,640
Aslında taassup kelimesi halk arasında çoğunlukla yanlış olarak dindar Müslümanlar için kullanılır.

5
00:00:41,960 --> 00:00:51,460
Gerçekte bu deyim samimi Müslümanları değil, din dışı bir takım hükümlere, emir ve yasaklara din adına tabi olan müşrikleri tanımlar.

6
00:00:52,060 --> 00:00:58,100
Zaten taassup, müşriği böyle batıl bir dini benimsemeye yönelten en önemli etkendir.

7
00:00:58,100 --> 00:01:04,440
Çünkü nefsin, pek çok olumsuz hasete olduğu gibi taassuba karşı da bir eğilimi vardır.

8
00:01:05,180 --> 00:01:11,600
Müşrik için böyle bir taassubu yaşamak ve onun fanatizmini yapmak, doğru yolu benimsemekten daha çekici gelir.

9
00:01:12,140 --> 00:01:13,700
Bundan mistik bir zevk alır.

10
00:01:14,100 --> 00:01:16,940
Yahudiliğin de sapmasının en temel nedeni budur.

11
00:01:17,440 --> 00:01:20,100
Bugün bazı tutucu Yahudiler görünüşte çok dindardır.

12
00:01:21,100 --> 00:01:24,120
Elbette ki aralarında samimi olanları tenzih ederiz.

13
00:01:24,120 --> 00:01:28,800
Ancak uydukları din, Allah'ın gönderdiği hak din değildir.

14
00:01:29,200 --> 00:01:38,400
Ayrıca Allah rızası için değil, tutuculuğun ve atalara bağlılığın verdiği nefsani zevkin yaşanması için bu uydurma dini uygulamaktadırlar.

15
00:01:39,260 --> 00:01:44,920
Müşriklerin taassup üzerine kurulu dini, garip semboller, kıyafetler ve ritüellerle doludur.

16
00:01:44,920 --> 00:01:48,040
Çünkü bunlar büyük bir gösteriş aracıdır.

17
00:01:48,520 --> 00:01:54,700
Bunlar sayesinde çok dindar ve takva insanlar olarak bilinir, toplumda prestij elde ederler.

18
00:01:55,080 --> 00:02:03,260
Ama taassup müşriklerin dışarı karşı kullandıkları bir takva alameti olmasının ötesinde, içten içe kendilerini tatmin eden bir yapıdır.

19
00:02:03,740 --> 00:02:11,700
Çünkü bu tip insanlara, dinin özü, gerçeği ya da daha açık bir deyimle Allah katından indiği hali yetmemektedir.

20
00:02:11,700 --> 00:02:20,280
Dinin kolay bir şekilde yaşanabiliyor oluşu, dinde aklın, ferasetin hakim olması onların kabullenemediği bir durumdur.

21
00:02:20,700 --> 00:02:26,660
Onlar ancak zor bir din yaşarlarsa, insanlara da bunu gösterebilirlerse rahatlarlar.

22
00:02:27,240 --> 00:02:32,880
Kişinin yaptıklarını yalnızca Allah'ın bilmesinin yeterli olması onları huzursuz eder.

23
00:02:33,380 --> 00:02:39,400
Böyle bir yapı, samimi olmayı gerektirdiği için böyle yaşayamaz gösterişi tercih ederler.

24
00:02:39,400 --> 00:02:42,560
Müşrik, aynı zamanda cahildir.

25
00:02:43,000 --> 00:02:47,060
Ciltler dolusu kitabı ezbere bilse de, cehaletten kurtulamaz.

26
00:02:47,400 --> 00:02:49,360
Çünkü Kur'an'dan nasibi yoktur.

27
00:02:49,860 --> 00:02:52,600
Kur'an'ın nuruyla aydınlanmadığı için cahildir.

28
00:02:52,960 --> 00:02:58,680
Her şeyden önce Allah'ı tanıyamaz, onu Kur'an'da Allah'ın kendisini bildirdiği gibi bilemez.

29
00:02:59,220 --> 00:03:02,780
Batıl dininin kendine tanıttığı çok farklı bir ilaha tapar.

30
00:03:03,260 --> 00:03:05,400
Kur'an'da bahsedilen gerçeklerden habersizdir.

31
00:03:05,400 --> 00:03:11,980
Bu cehaleti ve akılsızlığı hareketlerine, davranışlarına ve konuşmalarına da yansır.

32
00:03:12,400 --> 00:03:25,120
Kur'an'ı anlamamış olması, cehaleti, Kur'an'i anlamdaki akla sahip olmayışı ve mantık örgüsündeki bozukluklar sürekli olarak diğer insanlar karşısında küçük düşmesine yol açar.

33
00:03:25,660 --> 00:03:29,400
Batıl bir dine bağlı olduğu için bunu akılcı bir biçimde savunamaz.

34
00:03:29,400 --> 00:03:33,240
Müşrik Allah'a doğrudan yönelemez.

35
00:03:33,800 --> 00:03:36,620
Rabbi ile samimi bir yakınlığı sağlayamaz.

36
00:03:36,940 --> 00:03:38,880
Çünkü kalbi kas katıdır.

37
00:03:39,400 --> 00:03:46,380
Dua ve zikir olarak belli vakitlerde kalıplaşmış bazı ifadeleri tekrarlayarak gerekeni yaptığını sanır.

38
00:03:46,960 --> 00:03:50,480
Allah'a karşı hiçbir yakınlık ve bağlılık hissetmez.

39
00:03:50,920 --> 00:03:52,480
Yalnızca kendini kandırır.

40
00:03:52,920 --> 00:03:55,400
Allah'ın adı dilindedir fakat kalbinde değildir.

41
00:03:55,400 --> 00:03:59,280
Allah'a ulaşmak için aracılar tayin eder.

42
00:03:59,820 --> 00:04:02,820
Bu aracıların rızasını kazanmayı yeterli görür.

43
00:04:03,260 --> 00:04:07,060
Bunların kendisine Allah katında yardımcı olacaklarını düşünür.

44
00:04:07,440 --> 00:04:12,840
Oysa bu aracılar onu Allah'tan daha çok uzaklaştırır, şirkini artırır.

45
00:04:12,840 --> 00:04:25,380
Müşriklerin Allah katında şefaatçi sandıkları aracıları nasıl putlaştırdıkları ve bunların Allah katında hiçbir geçerliliklerinin olmadığı Kur'an'da şöyle bildirilmektedir.

46
00:04:26,040 --> 00:04:32,040
Allah'ı bırakıp kendilerine zarar vermeyecek ve yararları dokunmayacak şeylere kulluk ederler ve

47
00:04:32,040 --> 00:04:36,360
Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir derler.

48
00:04:36,920 --> 00:04:42,460
De ki siz Allah'a göklerde ve yerde binmediği bir şey mi haber veriyorsunuz?

49
00:04:42,920 --> 00:04:46,700
O sizin şirk koştuklarınızdan uzak ve yücedir.

50
00:04:47,320 --> 00:04:48,620
Yunus Suresi 18

51
00:04:48,620 --> 00:04:53,640
Müşrik Kur'an'dan uzak olduğu için Kur'an ahlakından da uzaktır.

52
00:04:54,040 --> 00:04:59,000
Hal ve hareketlerinde, tavır ve konuşmalarında Kur'an dışı bir model izlenir.

53
00:04:59,400 --> 00:05:03,980
Kur'an'ı açıp okumaz, okusa da müşrik zihniyetiyle doğru anlamaz.

54
00:05:04,360 --> 00:05:13,300
Dolayısıyla Kur'an'ın müminlere sunduğu bütün nimetlerden, ilimlerden, ahlaki güzelliklerden ve manevi üstünlüklerden mahrum kalır.

55
00:05:13,300 --> 00:05:18,460
Hatta her türlü ahlaksızlığa, sahtekarlığa da oldukça yatkındır.

56
00:05:19,060 --> 00:05:27,400
Darda kaldığında ya da nefsinin arzu ve istekleri zorladığında, kendi dininde vicdanını bastırarak her türlü sınırı çiğneyebilir.

57
00:05:27,980 --> 00:05:31,420
Allah'a şirk koşan insan, aynı zamanda cimridir.

58
00:05:31,860 --> 00:05:37,200
Bir ayette, müminlerin ihtiyaçlarından arda kalanını infak etmeleri bildirilir.

59
00:05:37,200 --> 00:05:44,280
Buna rağmen, müşrik malının ancak çok az bir miktarını, onu da çoğunlukla gösteriş maksadıyla verir.

60
00:05:44,760 --> 00:05:48,600
Malı, parayı yığıp biriktirmek en büyük tutkularından biridir.

61
00:05:49,220 --> 00:05:53,360
Hatta, kendine bile harcamaktansa biriktirmek nefsine daha hoş gelir.

62
00:05:53,880 --> 00:06:02,060
Gerçek imana sahibi olmadığı, dolayısıyla Allah'a güveni, tevekkülü olmadığı için, gelecek korkusu içinde yaşar.

63
00:06:02,060 --> 00:06:05,120
Sürekli istikbaline yönelik yatırımlar yapar.

64
00:06:05,500 --> 00:06:09,040
Elbette insan, akılcı davranıp, geleceği de düşünebilir.

65
00:06:09,260 --> 00:06:15,140
Ama bunu bir hırs, ihtiras haline getirip, tevekkülsüz davranmak son derece çirkindir.

66
00:06:15,140 --> 00:06:25,160
Bununla birlikte, kıskançlık, hırs ve bencillik gibi kötü ahlak özellikleri de, müşrik yapıdaki bir insanın, karakter ve şahsiyetinin temelini oluşturur.

67
00:06:25,560 --> 00:06:30,020
Bu tip insanlar, estetikten, sanattan ve incelikten yoksundur.

68
00:06:30,020 --> 00:06:33,020
Tavır ve hareketleri de, estetik ve incelikten uzaktır.

69
00:06:33,940 --> 00:06:37,560
Diğer insanlara karşı, son derece kaba bir tavırları olur.

70
00:06:37,980 --> 00:06:43,880
Üstelik, böyle olmalarını da, dinde bir üstünlük ve takva alameti olarak göstermeye çalışırlar.

71
00:06:43,880 --> 00:06:47,220
Müşriklerin bir özelliği de, korkak olmalarıdır.

72
00:06:47,580 --> 00:06:53,380
Müşrikler, özellikle samimi müminlere karşı, sebebini bilemedikleri bir korku içindedir.

73
00:06:53,780 --> 00:06:59,040
Bu, Allah'ın, şirk koşmalarından dolayı, onların kalplerinde yarattığı bir korkudur.

74
00:06:59,480 --> 00:07:01,920
Ayette bu durum, şöyle belirtilir.

75
00:07:02,680 --> 00:07:10,420
Kendisi hakkında hiçbir delil indirmediği şeyi, Allah'a ortak koştuklarından dolayı, küfredenlerin kalplerine korku salacağız.

76
00:07:10,420 --> 00:07:16,000
Onların barınma yerleri ateştir. Zalimlerin konaklama yeri ne kötüdür.

77
00:07:16,480 --> 00:07:18,420
Ali İmran Suresi 151

78
00:07:18,420 --> 00:07:23,080
Bundan başka müşrikler, bedbaht ve karamsar bir ruh haline sahiptir.

79
00:07:23,560 --> 00:07:29,600
Şirk koştukları için, sıkıntılar, belalar, zorluklar, terslikler peşlerini bırakmaz.

80
00:07:30,020 --> 00:07:34,160
Bunlar, onların azap ve aşağılanmalarının dünyadaki başlangıcıdır.

81
00:07:34,160 --> 00:07:42,200
Başlarından eksilmeyen bu belalardan ötürü, bilinç altlarında Allah'a karşı gizli bir isyan duyarlar.

82
00:07:42,600 --> 00:07:47,660
Fakat buna rağmen, Allah adına olduğunu öne sürdükleri dinlerinden de vazgeçmezler.

83
00:07:48,100 --> 00:07:57,340
Çünkü, yaşam tarzlarını, aile yapılarını, çevrelerini, sosyal ve ticari ilişkilerini bu batıl dinlerinin üzerine kurmuşlardır.

84
00:07:57,760 --> 00:08:01,080
Bu düzeni terk etmek, kolay kolay işlerine gelmez.

85
00:08:01,080 --> 00:08:05,920
Müşriklerin en önemli özelliklerinden biri de, pis olmalarıdır.

86
00:08:06,320 --> 00:08:08,560
Tevbe Suresinin 27. Ayetinde,

87
00:08:08,980 --> 00:08:11,580
Müşrikler ancak pisliktirler ifadesiyle,

88
00:08:11,980 --> 00:08:17,940
onların her yönüyle, maddi ve manevi bir bütün olarak, pislik içinde oldukları belirtilmiştir.

89
00:08:18,640 --> 00:08:21,840
Buraya kadar manevi pisliklerini birçok yönden belirttik.

90
00:08:21,840 --> 00:08:27,640
Ancak maddi pislikleri de, bu insanların oldukça karakteristik özelliklerindendir.

91
00:08:27,640 --> 00:08:32,380
Gerek bedenleri, gerek giysileri, gerekse yaşadıkları ortamlar,

92
00:08:32,660 --> 00:08:36,800
neredeyse sağlıklarına, vücutlarına zarar verecek derecede pistir.

93
00:08:37,240 --> 00:08:39,980
Başkalarına rahatsızlık verecek kadar pis kokarlar,

94
00:08:40,300 --> 00:08:42,540
fakat kendileri bundan rahatsız olmazlar.

95
00:08:43,000 --> 00:08:46,660
Gerçek manada, akılcı bir temizlikten haberleri yoktur.

96
00:08:46,660 --> 00:08:51,000
Bunların yanı sıra, Müşrik'in yargı ve muhakemesi bozuktur.

97
00:08:51,380 --> 00:08:55,400
Konuşma ve davranışları dengesiz ve tutarsız, akıldan uzaktır.

98
00:08:55,880 --> 00:08:59,520
İnişli çıkışlı, istikrarsız bir ruh haline sahiptir.

99
00:09:00,040 --> 00:09:05,700
Sakinken, birdenbire heyecanlanır, saldırganlık derecesine varan ani çıkışlar yapar.

100
00:09:06,180 --> 00:09:10,340
Yüksek ve çatlak bir ses tonuyla, rahatsız edici bir biçimde konuşur.

101
00:09:10,340 --> 00:09:14,680
Tüm bu özelliklerinden dolayı, din adına ortaya çıktıklarında,

102
00:09:15,100 --> 00:09:19,840
insanları dinden uzaklaştıran, son derece itici bir görünüm sergilerler.

103
00:09:20,480 --> 00:09:24,680
Dine hizmet ettiklerini, dinsizlikle mücadele ettiklerini zannederler.

104
00:09:25,060 --> 00:09:28,260
Fakat, dine dinsizlerden daha çok zarar verirler.

105
00:09:28,860 --> 00:09:34,180
Gerçekte, din aleyhinde en büyük, en yoğun faaliyeti yapanlar, kendileridir.

106
00:09:34,700 --> 00:09:37,360
Onlar, bu gerçeğin şuuruna varamazlar.

107
00:09:37,360 --> 00:09:41,660
Çünkü Kur'an'da, Allah'ın zikrini görmezden gelen kimselerin,

108
00:09:41,960 --> 00:09:44,440
üzerini şeytanların kabukla bağlayacakları,

109
00:09:44,900 --> 00:09:48,260
bunların da kendilerini doğru yolda sanacakları haber verilmiştir.

110
00:09:49,160 --> 00:09:51,500
Kim Rahman'ın zikrini görmezden gelirse,

111
00:09:52,040 --> 00:09:55,460
biz bir şeytana, onun üzerine kabukla bağlattırırız.

112
00:09:55,880 --> 00:09:58,480
Artık bu, onun bir yakın dostudur.

113
00:10:07,360 --> 00:10:22,200
Şirkin mantıklı ve akılcı bir dayanağı olmadığı açıktır.

114
00:10:22,200 --> 00:10:29,240
Yani, bir kimse düşünüp taşınıp, Allah'tan başka ilahlar olduğuna karar verip de şirk koşmaya başlamaz.

115
00:10:29,640 --> 00:10:34,780
Tam tersine, bir kimse düşünüp, aklıyla, vicdanıyla muhasebe yaptığında,

116
00:10:35,280 --> 00:10:39,900
Allah'tan başka ilah olmadığını ve olamayacağını hemen anlar.

117
00:10:40,520 --> 00:10:46,240
Ancak, buna rağmen, insanların büyük bir çoğunluğu, Allah'a şirk koşarlar.

118
00:10:46,240 --> 00:10:53,060
İnsanın doğru düşünmesi ve doğru hareket edebilmesi, ancak aklını kullanması sayesinde olur.

119
00:10:53,560 --> 00:11:00,180
Kur'an'ın pek çok ayetinde, müminlerin aklettikleri ve çok önemli gerçekleri kavradıkları bildirilir.

120
00:11:00,680 --> 00:11:08,920
Bunun yanında, müşriklerin ve kafirlerin ise, akıllarını kullanmadıkları ve bu yüzden içinde bulundukları duruma düştükleri anlatılır.

121
00:11:09,380 --> 00:11:14,640
İşte, bunun önemli sebeplerinden biri, müşriklerin akıl ve vicdanlarını kullanmayarak,

122
00:11:14,640 --> 00:11:17,860
yalnızca duygularının etkisinde hareket etmeleridir.

123
00:11:18,560 --> 00:11:24,860
Aklın kapanmasına sebep olan duygusallık, insanı şeytanın bütün telkinlerine açık hale getirir.

124
00:11:25,360 --> 00:11:26,640
Onun oyuncağı yapar.

125
00:11:27,080 --> 00:11:33,020
Şeytan, duygusallık silahıyla müşrikleri dilediği gibi yönlendirip, her türlü sapkınlığa sürükleyebilir.

126
00:11:33,020 --> 00:11:41,580
İnsana yaratılıştan verilmiş olan, sevgi, korku, güven, ihtiyaç, sığınma ve benzeri bütün duygular,

127
00:11:41,980 --> 00:11:50,380
Allah'ın rızasını kazanması, Allah yolunda kullanması, iyinin ve doğrunun savunucusu, takipçisi olması için verilmiştir.

128
00:11:50,840 --> 00:11:56,740
Ancak bu duygular, Kur'an, akıl ve irade sayesinde doğru yola yönlendirilmedeki takdirde,

129
00:11:57,520 --> 00:12:00,160
şeytani yönde bir itici güç oluştururlar.

130
00:12:00,160 --> 00:12:09,440
Şirkin ortaya çıkışı da, bu sevgi, korku, sığınma, yardım bekleme, güvenme gibi duyguların veriliş amacından saptırılıp,

131
00:12:09,840 --> 00:12:11,540
yanlış yönlendirilmesiyle olur.

132
00:12:12,100 --> 00:12:16,620
Bu duygular, rahmani veya şeytani doğrultuda yönlendirilebilirler.

133
00:12:17,140 --> 00:12:23,840
Rahmani tarafa yönlendirildiklerinde, insani imana, ihlasa, Allah'a götürülürler.

134
00:12:24,440 --> 00:12:28,700
Şeytani yöne çevrildiklerinde ise, şirke ve pisliğe sürüklerler.

135
00:12:28,700 --> 00:12:38,560
Çünkü kişi, Allah'a ve dine yöneltmesi gereken bu tür hisleri, başkalarına yöneltince, ilahlık vasfını da onlara yüklemiş olur.

136
00:12:39,080 --> 00:12:50,700
Dolayısıyla, Allah'ı sever gibi sevdiği kişiyi ya da Allah'tan korkar gibi korktuğu kimseyi veya Allah'ı unutup da kendisinden yardım beklediği kimseyi ilahlaştırmış olur.

137
00:12:50,700 --> 00:13:02,680
Oysa, sevilmeye, övülmeye, yüceltilmeye, kendisinden korkulmaya, yardım istenilmeye, güvenilmeye gerçek anlamda layık olan tek varlık Allah'tır.

138
00:13:03,140 --> 00:13:13,160
Zira, her şeyin kaynağı, her şeye varlığını veren, herkesteki üstünlük ve güzelliklerin, tüm bilgi ve gücün yegane sahibi Allah'tır.

139
00:13:13,160 --> 00:13:16,520
Bütün bu özellikler, ilahlık özellikleridir.

140
00:13:16,840 --> 00:13:25,760
Bu özellikleri, Allah'ı unutarak yaratılmışlara vermek, bu varlıkları ilah edinmek anlamına gelir ki, şirk de buna denir.

141
00:13:43,160 --> 00:13:49,160
Bu bölüme dek, şirkin genel anlamı ele alındı.

142
00:13:49,660 --> 00:13:56,560
Nelerden kaynaklandığı, insanlarda nasıl ortaya çıktığı ve ne şekilde görüldüğü örneklerle anlatıldı.

143
00:13:57,160 --> 00:14:06,320
Bu bölümde ise, şirkin, imanlı olan herkesin dikkat etmesi ve mutlaka üzerine alması gereken çok tehlikeli bir yönü ele alınacak.

144
00:14:06,800 --> 00:14:07,580
Gizli şirk.

145
00:14:07,580 --> 00:14:15,420
Gizli şirk, her mümin için üzerinde düşünülmesi en aciliyetli, en hayati konuların başında gelmektedir.

146
00:14:15,940 --> 00:14:22,440
Belki bir insan, şimdiye dek anlatılanların hiçbirini yapmıyor, hiçbir örneğin kapsamına girmiyor olabilir.

147
00:14:23,020 --> 00:14:25,780
Fakat bu, yine de kimseyi yanıtmamalıdır.

148
00:14:26,220 --> 00:14:36,040
Eğer kişi, gerçekten halis bir imana ulaşmak istiyorsa, mutlaka ve mutlaka bu konu üzerinde düşünmeli, müstaniyetten kaçınmalıdır.

149
00:14:36,040 --> 00:14:46,740
Zira Allah, pek çok ayetinde kendisine katıksızca iman edilmesini ya da başka bir deyişle şirk koşmadan yönelilmesini emretmektedir.

150
00:14:47,400 --> 00:14:52,920
Gönülden katıksız bağlılar olarak, ona yönelin ve ondan korkup sakının.

151
00:14:53,480 --> 00:14:57,340
Dost doğru namazı kılın ve müşriklerden olmayın.

152
00:14:57,340 --> 00:14:59,080
Rum Suresi 31

153
00:14:59,080 --> 00:15:09,820
Ayette de açıkça görüldüğü gibi, Allah insanlar için katıksız bir imanı şart koşmuş ve böylece müşriklerden olmamayı emretmiştir.

154
00:15:10,500 --> 00:15:16,820
Aynı zamanda, yalnızca kendisine yönelinde dost doğru yola yöneltip ileteceğini bildirmiştir.

155
00:15:17,280 --> 00:15:22,340
Demek ki, doğru yolu bulabilmek için şirk koşulmaması ilk şarttır.

156
00:15:22,340 --> 00:15:33,760
Bunun içinse, yapılması gereken en önemli şey, Allah'ın ve yalnızca Rabbine rağbet et, İnşirah Suresi 8 emri gereği hareket etmektir.

157
00:15:34,100 --> 00:15:38,340
Ancak bu kavramın iyi düşünülmesi ve kavranılması gerekir.

158
00:15:38,900 --> 00:15:41,840
Yalnızca Allah'a rağbet etmek ne demektir?

159
00:15:41,840 --> 00:15:53,800
Bu, insanın tek dost ve yardımcı olarak Allah'ı görmesi, yalnızca O'nun rızasını hedeflemesi ve sadece Allah'ın hoşnutluğuna esas amaç edilmesi demektir.

160
00:15:54,480 --> 00:16:00,940
Böyle bir insan için, Allah'ın kendisini beğenmesi, kendisinden hoşnut olması nihai amaçtır.

161
00:16:00,940 --> 00:16:07,420
Bu nedenle de, böyle bir kişi, tüm hayatını Allah'ın belirlediği kıstaslara göre düzenler.

162
00:16:07,960 --> 00:16:10,400
O'nun emir ve yasaklarına göre hareket eder.

163
00:16:10,900 --> 00:16:15,220
Diğer insanların rızası, hoşnutluğu hep ikinci plandadır.

164
00:16:15,780 --> 00:16:23,580
Yalnızca Allah kendisinden razı olsun, gerekirse bütün dünya kendisine cephe alsın, bu kişi için fark etmez.

165
00:16:23,580 --> 00:16:32,420
Böyle bir insan, kimin ne düşündüğünün, kimin ne söylediğinin, diğer insanların kendisini nasıl değerlendirdiklerinin kaygısını duymaz.

166
00:16:32,960 --> 00:16:39,940
Yalnızca Allah'ın razı olması ve yalnızca Allah'ın sevmesi, O'nun için yeterlidir.

167
00:16:40,540 --> 00:16:43,440
Böylece, sadece Rabbine rağbet etmiş olur.

168
00:16:43,820 --> 00:16:47,780
Allah'a rağbet eden bir insan, yalnızca Allah'a güvenir.

169
00:16:47,780 --> 00:16:57,760
Çünkü, Allah'ın her şeye hakim olduğunu, her şeye gücünün yettiğini, Allah'ın izni dışında tek bir yaprağın dahi düşmediğini bilir.

170
00:16:58,160 --> 00:17:04,260
Bundan dolayı, herhangi bir olayda yardım istenecek tek merciğin, Allah olduğunun farkındadır.

171
00:17:04,760 --> 00:17:15,020
Onu veli edinmiştir, Allah'ın dışında dayanılacak, yardım istenecek başka hiç kimseye, hiçbir şeye ve hiçbir güce ihtiyaç duymaz.

172
00:17:15,020 --> 00:17:17,960
Bu, gerçek anlamda bir güvendir.

173
00:17:18,300 --> 00:17:28,120
Buna sahip olan bir insan, hayatı boyunca başına gelen olaylarda, tek bir an dahi olsa, endişeye kapılmaz, üzülmez, sıkılmaz.

174
00:17:28,660 --> 00:17:34,660
Çünkü, dünyada meydana gelen her olayın, Allah'ın izniyle gerçekleştiğinin farkındadır.

175
00:17:35,180 --> 00:17:41,960
Şayet bu durumda kaygılansa, üzülse ya da karamsarlığa kapılsa, bunun anlamı çok çirkin olur.

176
00:17:41,960 --> 00:17:54,180
Çünkü, böyle bir durumda insan, Allah'ın hikmetle yarattığı ve hayır gördüğü bir olaydan hoşçusuz oluyor demektir ki, bu, Allah'a karşı saygısızlıktır.

177
00:17:54,960 --> 00:17:59,660
Allah'ın yarattığı her şeyde, inanan insan için pek çok hayır vardır.

178
00:18:00,220 --> 00:18:06,600
İşte, gerçek imana sahip bir insan, yaşamının her anında bu bilinçle hareket eder.

179
00:18:07,140 --> 00:18:11,120
Elbette ki insan için, neyin hayırlı olduğunu Allah bilir.

180
00:18:11,120 --> 00:18:15,960
Nitekim Allah, Kur'an'da bu gerçeği şöyle bildirmektedir.

181
00:18:16,400 --> 00:18:24,220
Olur ki, hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de, sizin için bir şerdir.

182
00:18:24,660 --> 00:18:27,000
Allah bilir de, siz bilmezsiniz.

183
00:18:27,340 --> 00:18:29,020
Bakara Suresi 216

184
00:18:29,020 --> 00:18:34,020
Bu sebepten ötürü şirkten arınmış bir insan, hiç beklenmedik bir olayla karşılaşsa,

185
00:18:35,100 --> 00:18:45,680
zahiren çok olumsuz gibi görünen bir durumda kalsa, veya başına diğer insanların çok tehlikeli ya da korkunç olarak yorumladıkları bir olay da gelse,

186
00:18:46,180 --> 00:18:48,020
Allah'a olan güveninden bir şey kaybetmez.

187
00:18:48,020 --> 00:19:01,600
Çünkü şayet tek bir an dahi endişeye kapılsa, bu, Allah'a olan güveninin tam olmadığını, Allah'ın sonsuz kudretini ve hikmetini tam takdir edemediğini gösterir.

188
00:19:01,600 --> 00:19:07,080
Gerçek imanda, katıksız bir sevgide Allah'a karşı mutlak bir teslimiyet olur.

189
00:19:07,520 --> 00:19:11,180
Kişi, saniyelik hatalara dahi düşmemeye özen gösterir.

190
00:19:11,680 --> 00:19:19,280
Allah'a güveninde eksiklik hissettiği veya Allah'tan başka yardımcılar aradığı anda, bunun şirk olacağını bilir.

191
00:19:19,740 --> 00:19:23,520
Bunun için, hiçbir mazeret öne süremeyeceğinin de farkındadır.

192
00:19:23,980 --> 00:19:29,100
İşte, gizli şirk, bu tip durumlarda büyük bir tehlike olarak ortaya çıkar.

193
00:19:29,100 --> 00:19:41,940
Örneğin, zor bir durumla karşılaştığında, insanın aslında hep tevekküllüyüm ama ara sıra ümitsizliğe kapılıyorum şeklindeki bir düşünceye kapılması çok yanlış ve çirkin olur.

194
00:19:42,300 --> 00:19:46,320
Bu konuda, insanın kendini kandırması da çok tehlikelidir.

195
00:19:46,900 --> 00:19:53,880
Çünkü, bu mantıkla hareket eden bir insana, kendine başka yardımcılar aradığı için Allah yetmiyor demektir.

196
00:19:53,880 --> 00:20:05,820
Bu da, o kişinin, Allah'ın varlığını kabul etse de, ona tevekkül edemediğini, Allah'ın sonsuz kudretini kavrayamadığını ve dolayısıyla şirk içinde olduğunu gösterir.

197
00:20:06,280 --> 00:20:13,100
Yalnızca, Allah'a rağbet eden insansa, Allah'ın kendi için yaratmış olduğu kaderden kalben razıdır.

198
00:20:13,100 --> 00:20:21,180
Çünkü, iman sahibi bir insan, kaderin dışına çıkmanın ya da kaderi değiştirmenin mümkün olmadığını bilir.

199
00:20:21,700 --> 00:20:29,100
Allah'ın, her insan için tayin ettiği bir kader olduğunu ve o kaderin hiçbir değişiklik olmadan işlediğini unutmaz.

200
00:20:30,160 --> 00:20:37,860
Allah, insanların yaşayacakları her olayın bir kitapta kayıtlı olduğunu pek çok ayetiyle haber vermiştir.

201
00:20:38,420 --> 00:20:40,620
Bu ayetlerden biri şöyledir.

202
00:20:40,620 --> 00:20:46,540
Yerde ve gökte zevri ağırlığınca hiçbir şey Rabbinden uzakta kalmaz.

203
00:20:46,980 --> 00:20:52,260
Bunun daha küçüğü de daha büyüğü de yoktur ki, apaçık bir kitapta kayıtlı olmasın.

204
00:20:52,780 --> 00:20:54,080
Yunus Suresi 61

205
00:20:54,080 --> 00:21:03,240
Ayetten de açıkça anlaşıldığı gibi, bir insanın yaşamı içinde karşılaştığı her olay, küçük büyük her şey bir kitapta kayıtlıdır.

206
00:21:03,240 --> 00:21:10,000
Her insan, yaşadığı bu dünya hayatında kendine ait olan bu kader kitabını okumaktadır.

207
00:21:10,000 --> 00:21:20,720
Bu nedenle mümin karşılaştığı olayları, bu gerçeğin bilincinde olarak değerlendirir ve Rabbinin yaratmış olduğu kaderdeki her detayda bir güzellik arar.

208
00:21:21,420 --> 00:21:28,500
Kaderdeki her ayrıntının mutlaka bir hayır üzere Allah tarafından yaratıldığına kesin olarak iman eder.

209
00:21:28,500 --> 00:21:33,500
Bunun bilincinde olan mümin için yaşadığı şeylerin hepsi mutlaka güzeldir.

210
00:21:34,620 --> 00:21:37,500
Mümin, bu güzellikleri hiç atlamadan görebilir.

211
00:21:38,580 --> 00:21:48,340
Geçmişte yaşadıklarından ya da hali hazırda başına gelen olaylardan yakınma, rahatsızlık duyma veya hoşçusuz olma gibi bir hataya düşmez.

212
00:21:48,760 --> 00:21:52,720
İstisnasız, hayatı boyunca yaşadığı her andan razı olur.

213
00:21:52,720 --> 00:22:03,080
Örneğin, bir insan kanser olabilir ya da hiç beklemediği bir anda trafik kazası geçirerek sakat kalabilir ve ömrü boyunca yürüyemeyeceğini öğrenir.

214
00:22:03,540 --> 00:22:11,200
Şirkten tamamen arınmış bir teslimiyet ve tevekkülde kişi, bu olaylardan ötürü bir an bile içinde burukluk hissi duymaz.

215
00:22:11,600 --> 00:22:17,720
Hastalığından dolayı üzülmez, kaygılanmaz, başına gelen bu zorluktan dolayı asla yakınmaz.

216
00:22:17,720 --> 00:22:21,120
Bunu hemen teslimiyet ve güzellikle karşılar.

217
00:22:21,540 --> 00:22:25,340
Rabbinin kendi için mutlak bir hayır dilediğini unutmaz.

218
00:22:25,820 --> 00:22:31,960
Dünyada yaşadığı her türlü imtihanın sonsuz ahiret yaşamına kıyasla çok kısa sürdüğünü bilir.

219
00:22:32,400 --> 00:22:38,420
Bu olayların ahirette büyük bir ecir kaynağı olarak karşısına çıkacağını aklından çıkarmaz.

220
00:22:38,420 --> 00:22:49,080
Şirkten arınmış bir imanda kişi, karşısına çıkan zorluğu öğrendiği ilk anda bu haberi güzellikle karşılar, bunda bir hayır ve hikmet arar.

221
00:22:49,080 --> 00:22:55,800
Ancak şunu önemli belirtmek gerekir ki, bu teselli mahiyetinde bir hayır arama değildir.

222
00:22:56,300 --> 00:23:05,760
Tam tersine, gerçek imanda kişi kendisine isabet eden bu hastalığın kendisi için gerçekten büyük hayırlara vesile olacağına iman eder.

223
00:23:05,760 --> 00:23:17,800
İşte her insanın kendi içinde bu tarz durumlarda nasıl bir tepki vereceğini samimi bir şekilde tartması ve gizli şirke karşı önlem alması gerekir.

224
00:23:18,400 --> 00:23:32,300
Zira bu kadardan bir şey olmaz diye düşünmek, zor durumlarda verilecek cahilce tepkileri normal karşılamak veya bu konuda insanların çoğunluğunun verdiği tepkileri ölçü almak son derece yanlış olur.

225
00:23:32,300 --> 00:23:54,980
Gizli şirk konusunu düşünürken şu nokta mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

226
00:23:54,980 --> 00:24:06,460
İnsanın biraz şirk, biraz din gibi sapkın bir mantıkla hareket etmesi, iman içinde biraz şirkten bir şey olmaz diye düşünmesi kesinlikle büyük bir aldanıştır.

227
00:24:07,040 --> 00:24:13,420
Her an Allah'a rağbet etmek ve bundan hiç taviz vermemek müminin normal hayatıdır.

228
00:24:13,920 --> 00:24:17,880
Bu, aklın gereğidir ve mümine yakışan da budur.

229
00:24:17,880 --> 00:24:22,620
Çünkü, en küçük bir şirke itibar edilmesi dahi şirktir.

230
00:24:23,180 --> 00:24:30,740
Bu durumda, insanın Allah'tan başka güç sahibi hiçbir varlık olmadığına kesin olarak kanaat getirmesi şarttır.

231
00:24:31,240 --> 00:24:42,600
Her olay, Allah'ın dilemesiyle gerçekleşmektedir ve bu gerçeği unutmak, bazı olayların Allah'tan bağımsız meydana geldiğini zannetmek, ona ortak koşmak demektir.

232
00:24:42,600 --> 00:24:49,280
Unutmamak gerekir ki, gizli şirk, gerçek imanın oluşmasının önündeki en büyük engeldir.

233
00:24:49,700 --> 00:24:54,340
Din, ancak saf, yani katıksız olursa gerçek din olur.

234
00:24:54,340 --> 00:25:07,300
Ara bir yol aramanın, bazı olayların Allah'ın kontrolünde, bazılarının da insanların veya başka varlıkların kontrolünde meydana geldiğini düşünmenin anlamıysa, açıkça müşrikliktir.

235
00:25:07,300 --> 00:25:18,140
Bunu anlamazdan gelmenin, insana bir faydası olmaz. Burada anlatılan konular, her Müslümanın düşünüp, acilen hayata geçirmesi gereken gerçeklerdir.

236
00:25:18,960 --> 00:25:28,380
Aksi takdirde, insanın kendini bu tehlikeden müstani görmesi, hayatını yarı Müslüman olarak yaşaması, büyük bir akılsızlık olur.

237
00:25:28,920 --> 00:25:36,540
Bu bakımdan, kişinin nefsini bu gözle değerlendirmesi ve en kısa zamanda hatalarını bulup telafi etmesi gerekir.

238
00:25:36,540 --> 00:25:42,040
İnsan, belki başka bir konuda ağırdan alsa, büyük bir zarara uğramayabilir.

239
00:25:42,440 --> 00:25:49,900
Fakat bu konuda ağırdan alması, anlamazdan gelmesi, yapan kişi adına çok tehlikeli ve yanlış bir davranıştır.

240
00:25:50,460 --> 00:25:56,360
Çünkü burada anlatılanlar, yaşansa da olur, yaşanmasa da olur mantığıyla düşünülecek olaylar değildir.

241
00:25:56,840 --> 00:26:04,100
Tersine, şirk konusu, imanla imansızlık arasında çizgi olması bakımından son derece önemlidir.

242
00:26:04,100 --> 00:26:13,100
Gizli şirk, insanın önünde gerçekleri kavramasını engelleyen, akıl ve basiretini körelten, çok aldatıcı bir perde oluşturur.

243
00:26:13,780 --> 00:26:19,240
Ve bu konu çözüldüğünde, insanın gözünün önündeki bu aldatıcı perde kalkmış olur.

244
00:26:20,140 --> 00:26:26,040
Ancak şunu da belirtmeliyiz ki, insanın şirkten tamamen arınması son derece kolaydır.

245
00:26:26,520 --> 00:26:33,100
İnsanın yapması gereken tek şey, samimi olmak, kendini yaratmış olan Allah'ın gücünü takdir edebilmektir.

246
00:26:33,100 --> 00:26:44,400
İnsan, buraya kadar anlattığımız konuları uygularken, çok girip bir şeyi başarıyor, kahramanlık yapıyor gibi bir ruh haline girerse, bu da çok yanlış olur.

247
00:26:44,820 --> 00:26:51,100
Bu anlatılanları zor görerek, dini içinden çıkılmaz gibi göstermeye çalışmak, çok büyük bir samimiyetsizliktir.

248
00:26:52,100 --> 00:26:56,600
Zira, salih bir müminden istenen, çok kolay bir şeydir.

249
00:26:57,020 --> 00:27:02,300
Her an yalnızca Allah'a rağbet etmek ve Allah'a katıksızca iman etmek.

250
00:27:02,720 --> 00:27:13,460
Müslüman, bu salih karaktere sahip olduğu, gerçekten hiçbir ortak koşmadan Rabbine yöneldiği zaman, her türlü başarıyı, güzelliği ve nimeti Allah'tan umabilir.

251
00:27:13,460 --> 00:27:22,340
Çünkü Allah, şirkten tamamen arınmış kullarına, dünyada da, ahirette de büyük mükafat vereceğini müjdelemiştir.

252
00:27:22,620 --> 00:27:27,560
Dünyada tam ihlası elde etmiş kullara, Allah'ın müjdesi şöyledir.

253
00:27:27,560 --> 00:27:33,580
Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara vaat etmiştir.

254
00:27:34,140 --> 00:27:42,820
Hiç şüphesiz, onlardan öncekileri, nasıl güç ve iktidar sahibi kıldıysa, onları da, yeryüzünde güç ve iktidar sahibi kılacak,

255
00:27:43,280 --> 00:27:52,800
kendileri için seçip beğendiği dinlerini, kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir.

256
00:27:52,800 --> 00:27:59,720
Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar.

257
00:28:00,280 --> 00:28:04,220
Kim bundan sonra inkâr ederse, işte onlar fasıktır.

258
00:28:04,680 --> 00:28:05,760
Nur Suresi 55

259
00:28:05,760 --> 00:28:14,380
Her türlü şirkten arınan, katıksız imanı yakalayan kişilerin, ahiretteki durumuysa, Kur'an'da şöyle anlatılır.

260
00:28:14,380 --> 00:28:19,520
Gerçekten münafıklar, ateşin en alçak tabakasındadırlar.

261
00:28:20,040 --> 00:28:21,880
Onlara bir yardımcı bulamazsın.

262
00:28:22,360 --> 00:28:31,220
Ancak tevbe edenler, ıslah edenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Allah için halis kılanlar başka.

263
00:28:31,840 --> 00:28:34,660
İşte onlar, müminlerle beraberdirler.

264
00:28:35,380 --> 00:28:38,720
Allah, müminlere büyük bir ecir verecektir.

265
00:28:38,720 --> 00:28:41,900
Nisa Suresi 145-146

266
00:28:41,900 --> 00:29:03,100
Bu program, Harun Yahya'nın En Büyük İftira Şirk adlı eserinden uyarlanmıştır.

267
00:29:08,720 --> 00:29:38,700
 

