WEBVTT

00:00.000 --> 00:19.920
Müşriklerin en büyük ortak özelliklerinden biri taassuptur.

00:19.920 --> 00:29.240
Taassup, insanın düşünce ve davranışlarını uydurulmuş bir takım yasak ve prensiplere göre kısıtlaması, hayatını bunlara göre düzenlemesidir.

00:30.000 --> 00:35.680
Dinde taassup ise kişinin Kur'an'ı bırakarak düzmece kural ve prensiplere uymasıdır.

00:35.940 --> 00:41.640
Aslında taassup kelimesi halk arasında çoğunlukla yanlış olarak dindar Müslümanlar için kullanılır.

00:41.960 --> 00:51.460
Gerçekte bu deyim samimi Müslümanları değil, din dışı bir takım hükümlere, emir ve yasaklara din adına tabi olan müşrikleri tanımlar.

00:52.060 --> 00:58.100
Zaten taassup, müşriği böyle batıl bir dini benimsemeye yönelten en önemli etkendir.

00:58.100 --> 01:04.440
Çünkü nefsin, pek çok olumsuz hasete olduğu gibi taassuba karşı da bir eğilimi vardır.

01:05.180 --> 01:11.600
Müşrik için böyle bir taassubu yaşamak ve onun fanatizmini yapmak, doğru yolu benimsemekten daha çekici gelir.

01:12.140 --> 01:13.700
Bundan mistik bir zevk alır.

01:14.100 --> 01:16.940
Yahudiliğin de sapmasının en temel nedeni budur.

01:17.440 --> 01:20.100
Bugün bazı tutucu Yahudiler görünüşte çok dindardır.

01:21.100 --> 01:24.120
Elbette ki aralarında samimi olanları tenzih ederiz.

01:24.120 --> 01:28.800
Ancak uydukları din, Allah'ın gönderdiği hak din değildir.

01:29.200 --> 01:38.400
Ayrıca Allah rızası için değil, tutuculuğun ve atalara bağlılığın verdiği nefsani zevkin yaşanması için bu uydurma dini uygulamaktadırlar.

01:39.260 --> 01:44.920
Müşriklerin taassup üzerine kurulu dini, garip semboller, kıyafetler ve ritüellerle doludur.

01:44.920 --> 01:48.040
Çünkü bunlar büyük bir gösteriş aracıdır.

01:48.520 --> 01:54.700
Bunlar sayesinde çok dindar ve takva insanlar olarak bilinir, toplumda prestij elde ederler.

01:55.080 --> 02:03.260
Ama taassup müşriklerin dışarı karşı kullandıkları bir takva alameti olmasının ötesinde, içten içe kendilerini tatmin eden bir yapıdır.

02:03.740 --> 02:11.700
Çünkü bu tip insanlara, dinin özü, gerçeği ya da daha açık bir deyimle Allah katından indiği hali yetmemektedir.

02:11.700 --> 02:20.280
Dinin kolay bir şekilde yaşanabiliyor oluşu, dinde aklın, ferasetin hakim olması onların kabullenemediği bir durumdur.

02:20.700 --> 02:26.660
Onlar ancak zor bir din yaşarlarsa, insanlara da bunu gösterebilirlerse rahatlarlar.

02:27.240 --> 02:32.880
Kişinin yaptıklarını yalnızca Allah'ın bilmesinin yeterli olması onları huzursuz eder.

02:33.380 --> 02:39.400
Böyle bir yapı, samimi olmayı gerektirdiği için böyle yaşayamaz gösterişi tercih ederler.

02:39.400 --> 02:42.560
Müşrik, aynı zamanda cahildir.

02:43.000 --> 02:47.060
Ciltler dolusu kitabı ezbere bilse de, cehaletten kurtulamaz.

02:47.400 --> 02:49.360
Çünkü Kur'an'dan nasibi yoktur.

02:49.860 --> 02:52.600
Kur'an'ın nuruyla aydınlanmadığı için cahildir.

02:52.960 --> 02:58.680
Her şeyden önce Allah'ı tanıyamaz, onu Kur'an'da Allah'ın kendisini bildirdiği gibi bilemez.

02:59.220 --> 03:02.780
Batıl dininin kendine tanıttığı çok farklı bir ilaha tapar.

03:03.260 --> 03:05.400
Kur'an'da bahsedilen gerçeklerden habersizdir.

03:05.400 --> 03:11.980
Bu cehaleti ve akılsızlığı hareketlerine, davranışlarına ve konuşmalarına da yansır.

03:12.400 --> 03:25.120
Kur'an'ı anlamamış olması, cehaleti, Kur'an'i anlamdaki akla sahip olmayışı ve mantık örgüsündeki bozukluklar sürekli olarak diğer insanlar karşısında küçük düşmesine yol açar.

03:25.660 --> 03:29.400
Batıl bir dine bağlı olduğu için bunu akılcı bir biçimde savunamaz.

03:29.400 --> 03:33.240
Müşrik Allah'a doğrudan yönelemez.

03:33.800 --> 03:36.620
Rabbi ile samimi bir yakınlığı sağlayamaz.

03:36.940 --> 03:38.880
Çünkü kalbi kas katıdır.

03:39.400 --> 03:46.380
Dua ve zikir olarak belli vakitlerde kalıplaşmış bazı ifadeleri tekrarlayarak gerekeni yaptığını sanır.

03:46.960 --> 03:50.480
Allah'a karşı hiçbir yakınlık ve bağlılık hissetmez.

03:50.920 --> 03:52.480
Yalnızca kendini kandırır.

03:52.920 --> 03:55.400
Allah'ın adı dilindedir fakat kalbinde değildir.

03:55.400 --> 03:59.280
Allah'a ulaşmak için aracılar tayin eder.

03:59.820 --> 04:02.820
Bu aracıların rızasını kazanmayı yeterli görür.

04:03.260 --> 04:07.060
Bunların kendisine Allah katında yardımcı olacaklarını düşünür.

04:07.440 --> 04:12.840
Oysa bu aracılar onu Allah'tan daha çok uzaklaştırır, şirkini artırır.

04:12.840 --> 04:25.380
Müşriklerin Allah katında şefaatçi sandıkları aracıları nasıl putlaştırdıkları ve bunların Allah katında hiçbir geçerliliklerinin olmadığı Kur'an'da şöyle bildirilmektedir.

04:26.040 --> 04:32.040
Allah'ı bırakıp kendilerine zarar vermeyecek ve yararları dokunmayacak şeylere kulluk ederler ve

04:32.040 --> 04:36.360
Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir derler.

04:36.920 --> 04:42.460
De ki siz Allah'a göklerde ve yerde binmediği bir şey mi haber veriyorsunuz?

04:42.920 --> 04:46.700
O sizin şirk koştuklarınızdan uzak ve yücedir.

04:47.320 --> 04:48.620
Yunus Suresi 18

04:48.620 --> 04:53.640
Müşrik Kur'an'dan uzak olduğu için Kur'an ahlakından da uzaktır.

04:54.040 --> 04:59.000
Hal ve hareketlerinde, tavır ve konuşmalarında Kur'an dışı bir model izlenir.

04:59.400 --> 05:03.980
Kur'an'ı açıp okumaz, okusa da müşrik zihniyetiyle doğru anlamaz.

05:04.360 --> 05:13.300
Dolayısıyla Kur'an'ın müminlere sunduğu bütün nimetlerden, ilimlerden, ahlaki güzelliklerden ve manevi üstünlüklerden mahrum kalır.

05:13.300 --> 05:18.460
Hatta her türlü ahlaksızlığa, sahtekarlığa da oldukça yatkındır.

05:19.060 --> 05:27.400
Darda kaldığında ya da nefsinin arzu ve istekleri zorladığında, kendi dininde vicdanını bastırarak her türlü sınırı çiğneyebilir.

05:27.980 --> 05:31.420
Allah'a şirk koşan insan, aynı zamanda cimridir.

05:31.860 --> 05:37.200
Bir ayette, müminlerin ihtiyaçlarından arda kalanını infak etmeleri bildirilir.

05:37.200 --> 05:44.280
Buna rağmen, müşrik malının ancak çok az bir miktarını, onu da çoğunlukla gösteriş maksadıyla verir.

05:44.760 --> 05:48.600
Malı, parayı yığıp biriktirmek en büyük tutkularından biridir.

05:49.220 --> 05:53.360
Hatta, kendine bile harcamaktansa biriktirmek nefsine daha hoş gelir.

05:53.880 --> 06:02.060
Gerçek imana sahibi olmadığı, dolayısıyla Allah'a güveni, tevekkülü olmadığı için, gelecek korkusu içinde yaşar.

06:02.060 --> 06:05.120
Sürekli istikbaline yönelik yatırımlar yapar.

06:05.500 --> 06:09.040
Elbette insan, akılcı davranıp, geleceği de düşünebilir.

06:09.260 --> 06:15.140
Ama bunu bir hırs, ihtiras haline getirip, tevekkülsüz davranmak son derece çirkindir.

06:15.140 --> 06:25.160
Bununla birlikte, kıskançlık, hırs ve bencillik gibi kötü ahlak özellikleri de, müşrik yapıdaki bir insanın, karakter ve şahsiyetinin temelini oluşturur.

06:25.560 --> 06:30.020
Bu tip insanlar, estetikten, sanattan ve incelikten yoksundur.

06:30.020 --> 06:33.020
Tavır ve hareketleri de, estetik ve incelikten uzaktır.

06:33.940 --> 06:37.560
Diğer insanlara karşı, son derece kaba bir tavırları olur.

06:37.980 --> 06:43.880
Üstelik, böyle olmalarını da, dinde bir üstünlük ve takva alameti olarak göstermeye çalışırlar.

06:43.880 --> 06:47.220
Müşriklerin bir özelliği de, korkak olmalarıdır.

06:47.580 --> 06:53.380
Müşrikler, özellikle samimi müminlere karşı, sebebini bilemedikleri bir korku içindedir.

06:53.780 --> 06:59.040
Bu, Allah'ın, şirk koşmalarından dolayı, onların kalplerinde yarattığı bir korkudur.

06:59.480 --> 07:01.920
Ayette bu durum, şöyle belirtilir.

07:02.680 --> 07:10.420
Kendisi hakkında hiçbir delil indirmediği şeyi, Allah'a ortak koştuklarından dolayı, küfredenlerin kalplerine korku salacağız.

07:10.420 --> 07:16.000
Onların barınma yerleri ateştir. Zalimlerin konaklama yeri ne kötüdür.

07:16.480 --> 07:18.420
Ali İmran Suresi 151

07:18.420 --> 07:23.080
Bundan başka müşrikler, bedbaht ve karamsar bir ruh haline sahiptir.

07:23.560 --> 07:29.600
Şirk koştukları için, sıkıntılar, belalar, zorluklar, terslikler peşlerini bırakmaz.

07:30.020 --> 07:34.160
Bunlar, onların azap ve aşağılanmalarının dünyadaki başlangıcıdır.

07:34.160 --> 07:42.200
Başlarından eksilmeyen bu belalardan ötürü, bilinç altlarında Allah'a karşı gizli bir isyan duyarlar.

07:42.600 --> 07:47.660
Fakat buna rağmen, Allah adına olduğunu öne sürdükleri dinlerinden de vazgeçmezler.

07:48.100 --> 07:57.340
Çünkü, yaşam tarzlarını, aile yapılarını, çevrelerini, sosyal ve ticari ilişkilerini bu batıl dinlerinin üzerine kurmuşlardır.

07:57.760 --> 08:01.080
Bu düzeni terk etmek, kolay kolay işlerine gelmez.

08:01.080 --> 08:05.920
Müşriklerin en önemli özelliklerinden biri de, pis olmalarıdır.

08:06.320 --> 08:08.560
Tevbe Suresinin 27. Ayetinde,

08:08.980 --> 08:11.580
Müşrikler ancak pisliktirler ifadesiyle,

08:11.980 --> 08:17.940
onların her yönüyle, maddi ve manevi bir bütün olarak, pislik içinde oldukları belirtilmiştir.

08:18.640 --> 08:21.840
Buraya kadar manevi pisliklerini birçok yönden belirttik.

08:21.840 --> 08:27.640
Ancak maddi pislikleri de, bu insanların oldukça karakteristik özelliklerindendir.

08:27.640 --> 08:32.380
Gerek bedenleri, gerek giysileri, gerekse yaşadıkları ortamlar,

08:32.660 --> 08:36.800
neredeyse sağlıklarına, vücutlarına zarar verecek derecede pistir.

08:37.240 --> 08:39.980
Başkalarına rahatsızlık verecek kadar pis kokarlar,

08:40.300 --> 08:42.540
fakat kendileri bundan rahatsız olmazlar.

08:43.000 --> 08:46.660
Gerçek manada, akılcı bir temizlikten haberleri yoktur.

08:46.660 --> 08:51.000
Bunların yanı sıra, Müşrik'in yargı ve muhakemesi bozuktur.

08:51.380 --> 08:55.400
Konuşma ve davranışları dengesiz ve tutarsız, akıldan uzaktır.

08:55.880 --> 08:59.520
İnişli çıkışlı, istikrarsız bir ruh haline sahiptir.

09:00.040 --> 09:05.700
Sakinken, birdenbire heyecanlanır, saldırganlık derecesine varan ani çıkışlar yapar.

09:06.180 --> 09:10.340
Yüksek ve çatlak bir ses tonuyla, rahatsız edici bir biçimde konuşur.

09:10.340 --> 09:14.680
Tüm bu özelliklerinden dolayı, din adına ortaya çıktıklarında,

09:15.100 --> 09:19.840
insanları dinden uzaklaştıran, son derece itici bir görünüm sergilerler.

09:20.480 --> 09:24.680
Dine hizmet ettiklerini, dinsizlikle mücadele ettiklerini zannederler.

09:25.060 --> 09:28.260
Fakat, dine dinsizlerden daha çok zarar verirler.

09:28.860 --> 09:34.180
Gerçekte, din aleyhinde en büyük, en yoğun faaliyeti yapanlar, kendileridir.

09:34.700 --> 09:37.360
Onlar, bu gerçeğin şuuruna varamazlar.

09:37.360 --> 09:41.660
Çünkü Kur'an'da, Allah'ın zikrini görmezden gelen kimselerin,

09:41.960 --> 09:44.440
üzerini şeytanların kabukla bağlayacakları,

09:44.900 --> 09:48.260
bunların da kendilerini doğru yolda sanacakları haber verilmiştir.

09:49.160 --> 09:51.500
Kim Rahman'ın zikrini görmezden gelirse,

09:52.040 --> 09:55.460
biz bir şeytana, onun üzerine kabukla bağlattırırız.

09:55.880 --> 09:58.480
Artık bu, onun bir yakın dostudur.

10:07.360 --> 10:22.200
Şirkin mantıklı ve akılcı bir dayanağı olmadığı açıktır.

10:22.200 --> 10:29.240
Yani, bir kimse düşünüp taşınıp, Allah'tan başka ilahlar olduğuna karar verip de şirk koşmaya başlamaz.

10:29.640 --> 10:34.780
Tam tersine, bir kimse düşünüp, aklıyla, vicdanıyla muhasebe yaptığında,

10:35.280 --> 10:39.900
Allah'tan başka ilah olmadığını ve olamayacağını hemen anlar.

10:40.520 --> 10:46.240
Ancak, buna rağmen, insanların büyük bir çoğunluğu, Allah'a şirk koşarlar.

10:46.240 --> 10:53.060
İnsanın doğru düşünmesi ve doğru hareket edebilmesi, ancak aklını kullanması sayesinde olur.

10:53.560 --> 11:00.180
Kur'an'ın pek çok ayetinde, müminlerin aklettikleri ve çok önemli gerçekleri kavradıkları bildirilir.

11:00.680 --> 11:08.920
Bunun yanında, müşriklerin ve kafirlerin ise, akıllarını kullanmadıkları ve bu yüzden içinde bulundukları duruma düştükleri anlatılır.

11:09.380 --> 11:14.640
İşte, bunun önemli sebeplerinden biri, müşriklerin akıl ve vicdanlarını kullanmayarak,

11:14.640 --> 11:17.860
yalnızca duygularının etkisinde hareket etmeleridir.

11:18.560 --> 11:24.860
Aklın kapanmasına sebep olan duygusallık, insanı şeytanın bütün telkinlerine açık hale getirir.

11:25.360 --> 11:26.640
Onun oyuncağı yapar.

11:27.080 --> 11:33.020
Şeytan, duygusallık silahıyla müşrikleri dilediği gibi yönlendirip, her türlü sapkınlığa sürükleyebilir.

11:33.020 --> 11:41.580
İnsana yaratılıştan verilmiş olan, sevgi, korku, güven, ihtiyaç, sığınma ve benzeri bütün duygular,

11:41.980 --> 11:50.380
Allah'ın rızasını kazanması, Allah yolunda kullanması, iyinin ve doğrunun savunucusu, takipçisi olması için verilmiştir.

11:50.840 --> 11:56.740
Ancak bu duygular, Kur'an, akıl ve irade sayesinde doğru yola yönlendirilmedeki takdirde,

11:57.520 --> 12:00.160
şeytani yönde bir itici güç oluştururlar.

12:00.160 --> 12:09.440
Şirkin ortaya çıkışı da, bu sevgi, korku, sığınma, yardım bekleme, güvenme gibi duyguların veriliş amacından saptırılıp,

12:09.840 --> 12:11.540
yanlış yönlendirilmesiyle olur.

12:12.100 --> 12:16.620
Bu duygular, rahmani veya şeytani doğrultuda yönlendirilebilirler.

12:17.140 --> 12:23.840
Rahmani tarafa yönlendirildiklerinde, insani imana, ihlasa, Allah'a götürülürler.

12:24.440 --> 12:28.700
Şeytani yöne çevrildiklerinde ise, şirke ve pisliğe sürüklerler.

12:28.700 --> 12:38.560
Çünkü kişi, Allah'a ve dine yöneltmesi gereken bu tür hisleri, başkalarına yöneltince, ilahlık vasfını da onlara yüklemiş olur.

12:39.080 --> 12:50.700
Dolayısıyla, Allah'ı sever gibi sevdiği kişiyi ya da Allah'tan korkar gibi korktuğu kimseyi veya Allah'ı unutup da kendisinden yardım beklediği kimseyi ilahlaştırmış olur.

12:50.700 --> 13:02.680
Oysa, sevilmeye, övülmeye, yüceltilmeye, kendisinden korkulmaya, yardım istenilmeye, güvenilmeye gerçek anlamda layık olan tek varlık Allah'tır.

13:03.140 --> 13:13.160
Zira, her şeyin kaynağı, her şeye varlığını veren, herkesteki üstünlük ve güzelliklerin, tüm bilgi ve gücün yegane sahibi Allah'tır.

13:13.160 --> 13:16.520
Bütün bu özellikler, ilahlık özellikleridir.

13:16.840 --> 13:25.760
Bu özellikleri, Allah'ı unutarak yaratılmışlara vermek, bu varlıkları ilah edinmek anlamına gelir ki, şirk de buna denir.

13:43.160 --> 13:49.160
Bu bölüme dek, şirkin genel anlamı ele alındı.

13:49.660 --> 13:56.560
Nelerden kaynaklandığı, insanlarda nasıl ortaya çıktığı ve ne şekilde görüldüğü örneklerle anlatıldı.

13:57.160 --> 14:06.320
Bu bölümde ise, şirkin, imanlı olan herkesin dikkat etmesi ve mutlaka üzerine alması gereken çok tehlikeli bir yönü ele alınacak.

14:06.800 --> 14:07.580
Gizli şirk.

14:07.580 --> 14:15.420
Gizli şirk, her mümin için üzerinde düşünülmesi en aciliyetli, en hayati konuların başında gelmektedir.

14:15.940 --> 14:22.440
Belki bir insan, şimdiye dek anlatılanların hiçbirini yapmıyor, hiçbir örneğin kapsamına girmiyor olabilir.

14:23.020 --> 14:25.780
Fakat bu, yine de kimseyi yanıtmamalıdır.

14:26.220 --> 14:36.040
Eğer kişi, gerçekten halis bir imana ulaşmak istiyorsa, mutlaka ve mutlaka bu konu üzerinde düşünmeli, müstaniyetten kaçınmalıdır.

14:36.040 --> 14:46.740
Zira Allah, pek çok ayetinde kendisine katıksızca iman edilmesini ya da başka bir deyişle şirk koşmadan yönelilmesini emretmektedir.

14:47.400 --> 14:52.920
Gönülden katıksız bağlılar olarak, ona yönelin ve ondan korkup sakının.

14:53.480 --> 14:57.340
Dost doğru namazı kılın ve müşriklerden olmayın.

14:57.340 --> 14:59.080
Rum Suresi 31

14:59.080 --> 15:09.820
Ayette de açıkça görüldüğü gibi, Allah insanlar için katıksız bir imanı şart koşmuş ve böylece müşriklerden olmamayı emretmiştir.

15:10.500 --> 15:16.820
Aynı zamanda, yalnızca kendisine yönelinde dost doğru yola yöneltip ileteceğini bildirmiştir.

15:17.280 --> 15:22.340
Demek ki, doğru yolu bulabilmek için şirk koşulmaması ilk şarttır.

15:22.340 --> 15:33.760
Bunun içinse, yapılması gereken en önemli şey, Allah'ın ve yalnızca Rabbine rağbet et, İnşirah Suresi 8 emri gereği hareket etmektir.

15:34.100 --> 15:38.340
Ancak bu kavramın iyi düşünülmesi ve kavranılması gerekir.

15:38.900 --> 15:41.840
Yalnızca Allah'a rağbet etmek ne demektir?

15:41.840 --> 15:53.800
Bu, insanın tek dost ve yardımcı olarak Allah'ı görmesi, yalnızca O'nun rızasını hedeflemesi ve sadece Allah'ın hoşnutluğuna esas amaç edilmesi demektir.

15:54.480 --> 16:00.940
Böyle bir insan için, Allah'ın kendisini beğenmesi, kendisinden hoşnut olması nihai amaçtır.

16:00.940 --> 16:07.420
Bu nedenle de, böyle bir kişi, tüm hayatını Allah'ın belirlediği kıstaslara göre düzenler.

16:07.960 --> 16:10.400
O'nun emir ve yasaklarına göre hareket eder.

16:10.900 --> 16:15.220
Diğer insanların rızası, hoşnutluğu hep ikinci plandadır.

16:15.780 --> 16:23.580
Yalnızca Allah kendisinden razı olsun, gerekirse bütün dünya kendisine cephe alsın, bu kişi için fark etmez.

16:23.580 --> 16:32.420
Böyle bir insan, kimin ne düşündüğünün, kimin ne söylediğinin, diğer insanların kendisini nasıl değerlendirdiklerinin kaygısını duymaz.

16:32.960 --> 16:39.940
Yalnızca Allah'ın razı olması ve yalnızca Allah'ın sevmesi, O'nun için yeterlidir.

16:40.540 --> 16:43.440
Böylece, sadece Rabbine rağbet etmiş olur.

16:43.820 --> 16:47.780
Allah'a rağbet eden bir insan, yalnızca Allah'a güvenir.

16:47.780 --> 16:57.760
Çünkü, Allah'ın her şeye hakim olduğunu, her şeye gücünün yettiğini, Allah'ın izni dışında tek bir yaprağın dahi düşmediğini bilir.

16:58.160 --> 17:04.260
Bundan dolayı, herhangi bir olayda yardım istenecek tek merciğin, Allah olduğunun farkındadır.

17:04.760 --> 17:15.020
Onu veli edinmiştir, Allah'ın dışında dayanılacak, yardım istenecek başka hiç kimseye, hiçbir şeye ve hiçbir güce ihtiyaç duymaz.

17:15.020 --> 17:17.960
Bu, gerçek anlamda bir güvendir.

17:18.300 --> 17:28.120
Buna sahip olan bir insan, hayatı boyunca başına gelen olaylarda, tek bir an dahi olsa, endişeye kapılmaz, üzülmez, sıkılmaz.

17:28.660 --> 17:34.660
Çünkü, dünyada meydana gelen her olayın, Allah'ın izniyle gerçekleştiğinin farkındadır.

17:35.180 --> 17:41.960
Şayet bu durumda kaygılansa, üzülse ya da karamsarlığa kapılsa, bunun anlamı çok çirkin olur.

17:41.960 --> 17:54.180
Çünkü, böyle bir durumda insan, Allah'ın hikmetle yarattığı ve hayır gördüğü bir olaydan hoşçusuz oluyor demektir ki, bu, Allah'a karşı saygısızlıktır.

17:54.960 --> 17:59.660
Allah'ın yarattığı her şeyde, inanan insan için pek çok hayır vardır.

18:00.220 --> 18:06.600
İşte, gerçek imana sahip bir insan, yaşamının her anında bu bilinçle hareket eder.

18:07.140 --> 18:11.120
Elbette ki insan için, neyin hayırlı olduğunu Allah bilir.

18:11.120 --> 18:15.960
Nitekim Allah, Kur'an'da bu gerçeği şöyle bildirmektedir.

18:16.400 --> 18:24.220
Olur ki, hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de, sizin için bir şerdir.

18:24.660 --> 18:27.000
Allah bilir de, siz bilmezsiniz.

18:27.340 --> 18:29.020
Bakara Suresi 216

18:29.020 --> 18:34.020
Bu sebepten ötürü şirkten arınmış bir insan, hiç beklenmedik bir olayla karşılaşsa,

18:35.100 --> 18:45.680
zahiren çok olumsuz gibi görünen bir durumda kalsa, veya başına diğer insanların çok tehlikeli ya da korkunç olarak yorumladıkları bir olay da gelse,

18:46.180 --> 18:48.020
Allah'a olan güveninden bir şey kaybetmez.

18:48.020 --> 19:01.600
Çünkü şayet tek bir an dahi endişeye kapılsa, bu, Allah'a olan güveninin tam olmadığını, Allah'ın sonsuz kudretini ve hikmetini tam takdir edemediğini gösterir.

19:01.600 --> 19:07.080
Gerçek imanda, katıksız bir sevgide Allah'a karşı mutlak bir teslimiyet olur.

19:07.520 --> 19:11.180
Kişi, saniyelik hatalara dahi düşmemeye özen gösterir.

19:11.680 --> 19:19.280
Allah'a güveninde eksiklik hissettiği veya Allah'tan başka yardımcılar aradığı anda, bunun şirk olacağını bilir.

19:19.740 --> 19:23.520
Bunun için, hiçbir mazeret öne süremeyeceğinin de farkındadır.

19:23.980 --> 19:29.100
İşte, gizli şirk, bu tip durumlarda büyük bir tehlike olarak ortaya çıkar.

19:29.100 --> 19:41.940
Örneğin, zor bir durumla karşılaştığında, insanın aslında hep tevekküllüyüm ama ara sıra ümitsizliğe kapılıyorum şeklindeki bir düşünceye kapılması çok yanlış ve çirkin olur.

19:42.300 --> 19:46.320
Bu konuda, insanın kendini kandırması da çok tehlikelidir.

19:46.900 --> 19:53.880
Çünkü, bu mantıkla hareket eden bir insana, kendine başka yardımcılar aradığı için Allah yetmiyor demektir.

19:53.880 --> 20:05.820
Bu da, o kişinin, Allah'ın varlığını kabul etse de, ona tevekkül edemediğini, Allah'ın sonsuz kudretini kavrayamadığını ve dolayısıyla şirk içinde olduğunu gösterir.

20:06.280 --> 20:13.100
Yalnızca, Allah'a rağbet eden insansa, Allah'ın kendi için yaratmış olduğu kaderden kalben razıdır.

20:13.100 --> 20:21.180
Çünkü, iman sahibi bir insan, kaderin dışına çıkmanın ya da kaderi değiştirmenin mümkün olmadığını bilir.

20:21.700 --> 20:29.100
Allah'ın, her insan için tayin ettiği bir kader olduğunu ve o kaderin hiçbir değişiklik olmadan işlediğini unutmaz.

20:30.160 --> 20:37.860
Allah, insanların yaşayacakları her olayın bir kitapta kayıtlı olduğunu pek çok ayetiyle haber vermiştir.

20:38.420 --> 20:40.620
Bu ayetlerden biri şöyledir.

20:40.620 --> 20:46.540
Yerde ve gökte zevri ağırlığınca hiçbir şey Rabbinden uzakta kalmaz.

20:46.980 --> 20:52.260
Bunun daha küçüğü de daha büyüğü de yoktur ki, apaçık bir kitapta kayıtlı olmasın.

20:52.780 --> 20:54.080
Yunus Suresi 61

20:54.080 --> 21:03.240
Ayetten de açıkça anlaşıldığı gibi, bir insanın yaşamı içinde karşılaştığı her olay, küçük büyük her şey bir kitapta kayıtlıdır.

21:03.240 --> 21:10.000
Her insan, yaşadığı bu dünya hayatında kendine ait olan bu kader kitabını okumaktadır.

21:10.000 --> 21:20.720
Bu nedenle mümin karşılaştığı olayları, bu gerçeğin bilincinde olarak değerlendirir ve Rabbinin yaratmış olduğu kaderdeki her detayda bir güzellik arar.

21:21.420 --> 21:28.500
Kaderdeki her ayrıntının mutlaka bir hayır üzere Allah tarafından yaratıldığına kesin olarak iman eder.

21:28.500 --> 21:33.500
Bunun bilincinde olan mümin için yaşadığı şeylerin hepsi mutlaka güzeldir.

21:34.620 --> 21:37.500
Mümin, bu güzellikleri hiç atlamadan görebilir.

21:38.580 --> 21:48.340
Geçmişte yaşadıklarından ya da hali hazırda başına gelen olaylardan yakınma, rahatsızlık duyma veya hoşçusuz olma gibi bir hataya düşmez.

21:48.760 --> 21:52.720
İstisnasız, hayatı boyunca yaşadığı her andan razı olur.

21:52.720 --> 22:03.080
Örneğin, bir insan kanser olabilir ya da hiç beklemediği bir anda trafik kazası geçirerek sakat kalabilir ve ömrü boyunca yürüyemeyeceğini öğrenir.

22:03.540 --> 22:11.200
Şirkten tamamen arınmış bir teslimiyet ve tevekkülde kişi, bu olaylardan ötürü bir an bile içinde burukluk hissi duymaz.

22:11.600 --> 22:17.720
Hastalığından dolayı üzülmez, kaygılanmaz, başına gelen bu zorluktan dolayı asla yakınmaz.

22:17.720 --> 22:21.120
Bunu hemen teslimiyet ve güzellikle karşılar.

22:21.540 --> 22:25.340
Rabbinin kendi için mutlak bir hayır dilediğini unutmaz.

22:25.820 --> 22:31.960
Dünyada yaşadığı her türlü imtihanın sonsuz ahiret yaşamına kıyasla çok kısa sürdüğünü bilir.

22:32.400 --> 22:38.420
Bu olayların ahirette büyük bir ecir kaynağı olarak karşısına çıkacağını aklından çıkarmaz.

22:38.420 --> 22:49.080
Şirkten arınmış bir imanda kişi, karşısına çıkan zorluğu öğrendiği ilk anda bu haberi güzellikle karşılar, bunda bir hayır ve hikmet arar.

22:49.080 --> 22:55.800
Ancak şunu önemli belirtmek gerekir ki, bu teselli mahiyetinde bir hayır arama değildir.

22:56.300 --> 23:05.760
Tam tersine, gerçek imanda kişi kendisine isabet eden bu hastalığın kendisi için gerçekten büyük hayırlara vesile olacağına iman eder.

23:05.760 --> 23:17.800
İşte her insanın kendi içinde bu tarz durumlarda nasıl bir tepki vereceğini samimi bir şekilde tartması ve gizli şirke karşı önlem alması gerekir.

23:18.400 --> 23:32.300
Zira bu kadardan bir şey olmaz diye düşünmek, zor durumlarda verilecek cahilce tepkileri normal karşılamak veya bu konuda insanların çoğunluğunun verdiği tepkileri ölçü almak son derece yanlış olur.

23:32.300 --> 23:54.980
Gizli şirk konusunu düşünürken şu nokta mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

23:54.980 --> 24:06.460
İnsanın biraz şirk, biraz din gibi sapkın bir mantıkla hareket etmesi, iman içinde biraz şirkten bir şey olmaz diye düşünmesi kesinlikle büyük bir aldanıştır.

24:07.040 --> 24:13.420
Her an Allah'a rağbet etmek ve bundan hiç taviz vermemek müminin normal hayatıdır.

24:13.920 --> 24:17.880
Bu, aklın gereğidir ve mümine yakışan da budur.

24:17.880 --> 24:22.620
Çünkü, en küçük bir şirke itibar edilmesi dahi şirktir.

24:23.180 --> 24:30.740
Bu durumda, insanın Allah'tan başka güç sahibi hiçbir varlık olmadığına kesin olarak kanaat getirmesi şarttır.

24:31.240 --> 24:42.600
Her olay, Allah'ın dilemesiyle gerçekleşmektedir ve bu gerçeği unutmak, bazı olayların Allah'tan bağımsız meydana geldiğini zannetmek, ona ortak koşmak demektir.

24:42.600 --> 24:49.280
Unutmamak gerekir ki, gizli şirk, gerçek imanın oluşmasının önündeki en büyük engeldir.

24:49.700 --> 24:54.340
Din, ancak saf, yani katıksız olursa gerçek din olur.

24:54.340 --> 25:07.300
Ara bir yol aramanın, bazı olayların Allah'ın kontrolünde, bazılarının da insanların veya başka varlıkların kontrolünde meydana geldiğini düşünmenin anlamıysa, açıkça müşrikliktir.

25:07.300 --> 25:18.140
Bunu anlamazdan gelmenin, insana bir faydası olmaz. Burada anlatılan konular, her Müslümanın düşünüp, acilen hayata geçirmesi gereken gerçeklerdir.

25:18.960 --> 25:28.380
Aksi takdirde, insanın kendini bu tehlikeden müstani görmesi, hayatını yarı Müslüman olarak yaşaması, büyük bir akılsızlık olur.

25:28.920 --> 25:36.540
Bu bakımdan, kişinin nefsini bu gözle değerlendirmesi ve en kısa zamanda hatalarını bulup telafi etmesi gerekir.

25:36.540 --> 25:42.040
İnsan, belki başka bir konuda ağırdan alsa, büyük bir zarara uğramayabilir.

25:42.440 --> 25:49.900
Fakat bu konuda ağırdan alması, anlamazdan gelmesi, yapan kişi adına çok tehlikeli ve yanlış bir davranıştır.

25:50.460 --> 25:56.360
Çünkü burada anlatılanlar, yaşansa da olur, yaşanmasa da olur mantığıyla düşünülecek olaylar değildir.

25:56.840 --> 26:04.100
Tersine, şirk konusu, imanla imansızlık arasında çizgi olması bakımından son derece önemlidir.

26:04.100 --> 26:13.100
Gizli şirk, insanın önünde gerçekleri kavramasını engelleyen, akıl ve basiretini körelten, çok aldatıcı bir perde oluşturur.

26:13.780 --> 26:19.240
Ve bu konu çözüldüğünde, insanın gözünün önündeki bu aldatıcı perde kalkmış olur.

26:20.140 --> 26:26.040
Ancak şunu da belirtmeliyiz ki, insanın şirkten tamamen arınması son derece kolaydır.

26:26.520 --> 26:33.100
İnsanın yapması gereken tek şey, samimi olmak, kendini yaratmış olan Allah'ın gücünü takdir edebilmektir.

26:33.100 --> 26:44.400
İnsan, buraya kadar anlattığımız konuları uygularken, çok girip bir şeyi başarıyor, kahramanlık yapıyor gibi bir ruh haline girerse, bu da çok yanlış olur.

26:44.820 --> 26:51.100
Bu anlatılanları zor görerek, dini içinden çıkılmaz gibi göstermeye çalışmak, çok büyük bir samimiyetsizliktir.

26:52.100 --> 26:56.600
Zira, salih bir müminden istenen, çok kolay bir şeydir.

26:57.020 --> 27:02.300
Her an yalnızca Allah'a rağbet etmek ve Allah'a katıksızca iman etmek.

27:02.720 --> 27:13.460
Müslüman, bu salih karaktere sahip olduğu, gerçekten hiçbir ortak koşmadan Rabbine yöneldiği zaman, her türlü başarıyı, güzelliği ve nimeti Allah'tan umabilir.

27:13.460 --> 27:22.340
Çünkü Allah, şirkten tamamen arınmış kullarına, dünyada da, ahirette de büyük mükafat vereceğini müjdelemiştir.

27:22.620 --> 27:27.560
Dünyada tam ihlası elde etmiş kullara, Allah'ın müjdesi şöyledir.

27:27.560 --> 27:33.580
Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara vaat etmiştir.

27:34.140 --> 27:42.820
Hiç şüphesiz, onlardan öncekileri, nasıl güç ve iktidar sahibi kıldıysa, onları da, yeryüzünde güç ve iktidar sahibi kılacak,

27:43.280 --> 27:52.800
kendileri için seçip beğendiği dinlerini, kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir.

27:52.800 --> 27:59.720
Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar.

28:00.280 --> 28:04.220
Kim bundan sonra inkâr ederse, işte onlar fasıktır.

28:04.680 --> 28:05.760
Nur Suresi 55

28:05.760 --> 28:14.380
Her türlü şirkten arınan, katıksız imanı yakalayan kişilerin, ahiretteki durumuysa, Kur'an'da şöyle anlatılır.

28:14.380 --> 28:19.520
Gerçekten münafıklar, ateşin en alçak tabakasındadırlar.

28:20.040 --> 28:21.880
Onlara bir yardımcı bulamazsın.

28:22.360 --> 28:31.220
Ancak tevbe edenler, ıslah edenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Allah için halis kılanlar başka.

28:31.840 --> 28:34.660
İşte onlar, müminlerle beraberdirler.

28:35.380 --> 28:38.720
Allah, müminlere büyük bir ecir verecektir.

28:38.720 --> 28:41.900
Nisa Suresi 145-146

28:41.900 --> 29:03.100
Bu program, Harun Yahya'nın En Büyük İftira Şirk adlı eserinden uyarlanmıştır.

29:08.720 --> 29:38.700
 

