WEBVTT

00:00.000 --> 00:05.020
Hayırlı günler sayın izleyicilerimiz. Adil Yargı isimli programımıza hoş geldiniz.

00:06.160 --> 00:15.660
Sayın Avukat Ceyhun Gökdoğan konuklarımızdan bu akşam ve diğer konuğumuz yaklaşık 20 ile yakın Yüksek Yargı'da görev almış,

00:16.900 --> 00:24.840
Yargıtay'da tetkik hakimliği yapmış ve Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı yapmış olan Türkiye'nin tanınmış hukukçularından Sayın Ahmet Gündel.

00:25.280 --> 00:25.980
Hoş geldiniz efendim.

00:26.020 --> 00:27.380
Teşekkür ediyorum. Hoş bulduk.

00:27.380 --> 00:35.080
Öncelikle ülkemizde son dönem yapılan bu yargı reformlarını yeterli buluyor musunuz Ahmet Bey?

00:36.220 --> 00:50.080
Evet, Türkiye'de yargı reformu, yargıda bir takım iyileştirmeler yapılması ve yargının hızlandırılması konusu Türkiye'nin hep gündeminde olmuştur.

00:50.080 --> 00:56.080
Ve bu yönde de iktidarlar, parlamento bir takım adımlar atmışlardır.

00:56.080 --> 01:05.080
Ancak maalesef bunlardan hiçbirisi de bugüne kadar yargının sorunlarını, problemlerini çözmemiştir.

01:05.080 --> 01:21.320
Her geçen yılda aksine yargının sorunları, iş yükü, niteliksiz kararların çıkması, işte hep bahsedilen uzun tutukluluk süreleri, düşünce özgürlüğü önündeki yargısal engeller,

01:21.900 --> 01:32.080
toplantı gösteri yürüyüşlerinin ve benzeri din-inanç özgürlüklerinin önündeki engeller maalesef yargılama sisteminden kaynaklanan nedenlerle aşılamamıştır.

01:32.080 --> 01:37.960
Elbette son yıllarda yargıda çok önemli gelişmeler oldu.

01:38.920 --> 01:44.920
Öncelikle savcı ve yargıç sayısında önemli artışlar sağlandı.

01:46.360 --> 01:55.020
7-8 sene kadar önce 8 binler civarında olan savcı yargıç sayısı bugün 12-13 binler civarında.

01:55.020 --> 02:01.980
Elbette bunlarla orantılı olarak mahkemelerin sayılarında önemli artışlar meydana geldi.

02:02.900 --> 02:11.020
İşte son yapılan düzenlemelerle yargı tayın 250 olan üye sayısı 387'ler civarına çıkartıldı.

02:12.100 --> 02:14.360
Anayasa Mahkemesi'nin kapasitesi genişletildi.

02:15.220 --> 02:17.020
Görev alanları biraz daha arttırıldı.

02:17.880 --> 02:22.320
Danıştay'ın keza üye sayısında çok önemli genişlemeler meydana geldi.

02:22.320 --> 02:35.140
Ancak bütün bunlara rağmen yine de yargıdaki problemler geçmişte olduğu kadar veya ona yakın bir surette devam ediyor.

02:35.920 --> 02:37.580
Yargılamalar halen uzun sürüyor.

02:38.220 --> 02:48.680
Yargılamaların gerek gelen mahkemelerde gerek yüksek mahkemede uzun sürmesi nedeniyle adli yargıda tutukluluklar uzun sürüyor.

02:48.680 --> 02:51.180
Bunlardan kaynaklanan çok önemli şikayetler var.

02:53.540 --> 03:00.740
Parlamentonun, Adalet Bakanlığı'nın bunların aşılması için belki iyi niyetli olarak yaptıkları bir takım çalışmalar var.

03:01.560 --> 03:12.460
Fakat bu iyi niyetli olarak gördüğümüz çalışmalar bazen yanlış yönlerde bir istikamete doğru yöneldiğini görüyoruz.

03:12.460 --> 03:18.440
Bunları konuşmamızın akışında zaman zaman somut örneklerle de ifade etme imkanına sahibiz.

03:19.120 --> 03:25.760
Bu nedenle yargı hala istediğimiz noktadan bir hayli uzakta duruyor.

03:26.880 --> 03:37.460
Önümüzdeki günlerde Adalet Bakanlığı'nın yaptığı açıklamalara bakıldığında yargının hızlandırılması noktasında bir takım düzenlemeler yapılmasının gündemde olduğunu duyuyoruz.

03:37.460 --> 03:48.340
Gerçekten yargının hızlandırılması ve nitelikli kararlar verilmesinin önünün açılması noktasında bazı girişimler yapılması gerekiyor.

03:48.340 --> 03:59.520
Fakat her şeyden önce alınacak ve şu anda yargı teşkilatında mevcut savcı ve yargıçlarımızın niteliklerinin arttırılması,

04:00.520 --> 04:07.060
çalışmalarının daha verimli olması noktasında bir takım şeylerin daha yapılması gerektiğini düşünüyorum.

04:07.060 --> 04:19.080
Evet siz neredeyse bir ömür yüksek saygının içinde bulunmuş ve yargıdaki hataları, eksiklikleri bizzat yerinde görmüş bir kişi olarak.

04:19.260 --> 04:24.100
Türkiye'de şu anda yargı denetim mekanizmalarını yeterli buluyor musunuz? İşleyiş nasıl?

04:24.100 --> 04:36.560
Yargı tabii kendisi zaten bir denetim mekanizması bir noktada ama yargıç ve savcılarımızı denetleyen mekanizma da var elbette.

04:36.560 --> 05:04.980
Bu kamuoyunun son yıllarda bilmediği ancak gündemine giren hakimler ve savcılar yüksek kurulu biz geçtiğimiz dönemlerde geçmiş dönemlerde hakimler ve savcılar yüksek kurulunun yargıyı siyasallaştırdığından yargıda gerek yerel yargıda gerek yüksek yargıda ideolojik ve benzeri atamalar yapmak suretiyle

05:04.980 --> 05:13.400
yargıda çok önemli tahribatlar yaptığını hep biz söyleye geldik ve bunda da gerçekten çok haklıydık.

05:13.900 --> 05:34.460
Gerek yüksek yargıda gerekse yerel yargıda referandum öncesinde gerçekten Türkiye'yi zora sokan, insanlarımızı zora sokan yargının adaletli dağıtıldığına dair inançları zedeleyen ortadan kaldıran

05:34.460 --> 05:40.460
çok önemli uygulamalara biz tanık olduk ve bunlardan da gerçekten üzüntü duyduk.

05:40.460 --> 05:54.240
Cumhurbaşkanı seçiminin önüne getirilen engeller, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından AK Parti'nin kapatılmasına yönelik olarak açılan davalar,

05:54.240 --> 06:06.960
işte bu BAU sizinle ilgili davalarda görülen sıkıntılar, ideolojik bir takım yaklaşımlar ve buna çok raf ederseniz su alman gerekiyor.

06:07.360 --> 06:09.680
Canlı yayınlarda bazen bu kazalar oluyor.

06:09.680 --> 06:23.320
Bunun gibi birçok kamuoyunu rahatsız eden uygulamaları biz hep gördük, hep tanık olduk ve bunları da çok sert bir şekilde eleştirdik.

06:23.320 --> 06:29.200
Şimdi zaman zaman bize bunlar bu sorular soruluyor.

06:30.060 --> 06:40.680
Geçmişte eleştirilen ve bugün ortada olmayan bu hakimler ve savcılar yüksek kurulu ve onun getirdiği yargı sistemi ortadan kalktı.

06:41.680 --> 06:49.740
Yeni yargı sisteminde, yeni hakimler ve savcılar yüksek kurulu düzeninde yargıda neler değişti?

06:49.740 --> 07:07.040
Yani bir takım atamaların dışında yargının hızlı çalışmasında ya da yargıçların niteliğinde ne gibi gelişmeler oldu buna bakmamız lazım.

07:07.040 --> 07:22.200
Burada biz geçmiş hakimler ve savcılar yüksek kurulu ile bugünkü kurulun dönemlerine henüz karşılaştıracak kadar bir zamanın geçmediğini biliyoruz.

07:23.200 --> 07:35.880
Yani referandumun yapılmasından, referandumdan sonra hakimler ve savcılar yüksek kurulunun oluşumundan bugüne kadar çok da fazla uzun bir süre geçmedi.

07:35.880 --> 07:39.480
Onun için çok da haksızlık yapmamak gerekiyor.

07:40.680 --> 07:43.500
İyi niyetli bir takım çalışmaların olduğunu ifade etmiştik.

07:43.620 --> 07:51.320
Ancak bunların çok da yeterli olmadığını bazı önlemlerin de bazen ters deptiğini görüyoruz.

07:51.440 --> 08:00.360
Örneğin son olarak yargıtaya sanıyorum 300 civarında bir tetkik hakimi alındı.

08:00.360 --> 08:11.240
Bugün biz programdan önce de arkadaşlarımızla bu konuya girdiğimiz zaman girdik ve durumu kendi aramızda da değerlendirdik.

08:11.360 --> 08:22.760
Şöyle bir bugün bir pozisyonda karşı karşıya kaldım ve bu tasarrufun sıkıntılarını zaten tahmin etmekte ben zorlanmamıştım.

08:22.760 --> 08:30.080
Ama bugün somut olarak gördüğümüz zaman da çok önemli bir sıkıntıyla karşı karşıya olduğumuzu yargıda bugün gözlemledim.

08:30.780 --> 08:37.860
Bugünkü hadise Bakırköy 8. Asli Hukuk Mahkemesi'de bir duruşmamız vardı.

08:37.860 --> 08:54.200
Ve oraya gittiğimiz zaman öğrendik ki oranın yani Bakırköy Adliyesi'nin asli hukuk hakimlerinin bir kısmını yargıtaya geçici olarak 4-5 aylığına tetkik hakimi olarak almışlar.

08:54.200 --> 09:17.000
Yani yargıtaydaki tıkanıklığı aşmak için zaten tıkanık olan İstanbul Adliyesi'ndeki Bakırköy Adliyesi'ndeki hakimleri almak suretiyle deneyimli yaşını başına almış insanları buradaki düzenlerini de bozmak suretiyle yargıtaya almışlar.

09:17.000 --> 09:25.000
Şimdi burada birçok problemle karşı karşıya kaldığımızı ben gördüm.

09:25.260 --> 09:29.880
Zaten tetkik hakimliği yargıtayda başlı başlı bir konudur.

09:30.100 --> 09:31.300
Bir uzmanlık konusudur.

09:32.100 --> 09:43.880
Ne kadar deneyimli savcı ve yargıç olursanız olun, yargıtaydaki tetkik hakimliği sistemine öğrenmeniz, adapte olmanız ve verimli çalışmanız için

09:43.880 --> 09:47.360
en azından 4-5 yıllık bir süre geçmesi gerekiyor.

09:48.140 --> 09:58.020
Yani oradaki her dairenin baktığı suç ya da hukuk dairelerinde davaların sayısı az olmasına rağmen

09:58.020 --> 10:06.480
o kadar çeşitli dosyalar gelir ki hepsinde de çok iyi incelemeniz ve araştırma yapmanız gerekir.

10:06.960 --> 10:14.280
Çünkü yargıtay hukukta hem cezalarda hem hukuk alanlarında son sözün söylendiği bir mercidir.

10:14.280 --> 10:20.400
Oradaki yargıtay savcılarının, tetkik hakimlerinin yetişmiş olmaları lazım.

10:21.040 --> 10:30.600
Aynı şekilde nitelikli yüksek yargıçların bulunması lazım ki adalet son noktada sağlıklı bir şekilde gerçekleşmiş olsun.

10:30.600 --> 10:39.920
Yargıtay'da bir alacak davası, taşınmaz davası veya herhangi bir dava veya bir ceza davası,

10:39.980 --> 10:44.600
beraat, mahkumiyet, 3 yıl, 5 yıl, 20 yıl, 30 yıl müebbet, ağırlaştırılmış müebbet.

10:45.620 --> 10:53.100
Cezaları onaylandığı takdirde artık başvurabileceğiniz Türkiye'de başka bir merci yoktur.

10:53.100 --> 11:04.500
Yani işi Allah'a havaletmekten başka ya da inancınız varsa öbür dünyada almaktan başka bir seçeneğiniz yok.

11:04.620 --> 11:12.140
Bu nedenle gerçekten yüksek yargı, bunu yargıtay için söylenmiş olan bu sözü teşmil edebiliriz.

11:12.260 --> 11:16.600
Yani Anayasa Mahkemesi'ne teşmil edebiliriz, Danıştay'a teşmil edebiliriz.

11:16.600 --> 11:24.900
Çünkü sonuçta yüksek yargı nihai sözü söyleyen, son kararı veren mercidir ve bundan başka da herhangi bir merci yoktur.

11:25.520 --> 11:34.000
Bu nedenle buralardaki çalışanların deneyimle, bilgiyle, kaliteli olmaları gerekiyor.

11:34.120 --> 11:41.860
Yani yargıtayda seri bir şekilde, süratli bir şekilde dosyaların karara bağlanması başlı başına bir faktör değil.

11:41.860 --> 11:49.060
Hem seri çalışacaksınız, hem de kaliteli çalışacaksınız, nitelikli kararlar vereceksiniz.

11:49.540 --> 11:53.320
Aksi takdirde milyonlarca insanı mağdur etmiş olursunuz.

11:53.480 --> 12:00.140
Bugün yargıtaya, gerçekten de veya Danıştay'a milyonlarca dosya gidiyor.

12:00.140 --> 12:10.940
Ve her dosyanın birçok tarafı olduğunu varsaydığınız zaman, ya da o tarafların yakınları, çocukları, aileleri, anneleri, eşleri olduğunu düşündüğünüz zaman,

12:11.580 --> 12:21.900
gerçekten çok önemli bir kitleyi ilgilendirdiğini ve çok önemli bir kitlenin mağduriyetine sebebiyet verildiğini biz görüyoruz.

12:21.900 --> 12:28.240
Şimdi bugünkü bu karşı karşıya kaldığımız olayda da aynen bu durum ortaya çıkıyor.

12:29.140 --> 12:40.180
Oradaki yüksek yargı deneyimi olmayan, dosya inceleyip heyete takrir etme ve yüksek yargı kararı yazma deneyimine sahip olmayan insanlar,

12:40.180 --> 12:47.920
hatta yargıda henüz 2-3 yıllık bir deneyime sahip olan savcı ve yargıçlarımız,

12:47.920 --> 12:54.200
daha doğrusu deneyimsiz olan, yerel yargıda bile deneyimsiz olan savcı ve yargıçlarımız,

12:54.280 --> 13:01.580
bugün maalesef yargıtayda dosya okumak suretiyle dosyanın karara çıkmasına katkı sağlıyorlar.

13:02.320 --> 13:07.920
Öbür tarafta da zaten İstanbul gibi, Bakırköy gibi dosyaların sıkışmış olduğu mahkemelerde,

13:07.920 --> 13:18.900
bugün gördüğümüz gibi, hakimler kendi dosyaları dışında yargıtaya giden hakimlerin dosyalarına bakmıyorlar,

13:19.600 --> 13:28.880
bakmıyorlar derken usulen bakıyorlar fakat esase ilişkin herhangi bir işlem yapmadan sadece duruşmayı 4-5 ay sonrasına tahrik ediyorlar

13:28.880 --> 13:32.320
ve bu arada çok önemli bir zaman kaybı meydana geliyor.

13:32.320 --> 13:39.320
Yani yargıtayda işleri hızlandırayım derken, bu sefer yerel mahkemelerde işleri tıkıyorsunuz,

13:40.360 --> 13:45.120
duruşmaların çok lüzumsuz yere uzatılmasına sebebiyet veriyorsunuz,

13:45.820 --> 13:52.800
hem yerel mahkemelerde problem yaratıyorsunuz, hem de yargıtayda deneyimsiz hakimleri,

13:53.180 --> 13:58.600
yüksek yargı deneyimi olmayan yargıçları ve bir de geçici süreyle orada kullanmak suretiyle,

13:58.600 --> 14:01.600
orada önemli tahribatlara sebebiyet veriyorsunuz.

14:02.500 --> 14:08.760
Onun dışında bu kadar tetkik hakimini kaldıracak, dinleyecek üye sayısına sahip değilsiniz.

14:09.360 --> 14:10.560
O zaman ne yapıyorsunuz?

14:10.940 --> 14:21.800
5 kişilik bir heyeti 2'ye 3'e bölerek, yasanın da dışına çıkmak suretiyle ve çok tehlikeli bir şekilde kararlar veriyorsunuz.

14:21.800 --> 14:30.860
Yani 5 kişinin toplanıp karar vermesi gerekirken, o dosyayı inceleyip, tartışıp, değerlendirip bir karar verilmesi gerekirken,

14:31.380 --> 14:37.280
bir tetkik hakimi ve 2 üyenin veya 3 üyenin katılımıyla o dosya hakkında karar verilip,

14:37.420 --> 14:44.020
5 üyenin imzasına açılmak suretiyle binlerce, yüz binlerce karara imza atıyorsunuz.

14:44.020 --> 14:54.880
Hem yasaya çok önemli bir aykırılık meydana getiriyorsunuz, hem de vatandaşların haklarının alınmasında çok büyük zafiyetler ortaya çıkıyor.

14:55.400 --> 14:58.200
Onun için çok önemli sorunlar var.

14:58.440 --> 15:07.660
Yani yerel mahkeme düzeyinde, yüksek yargı düzeyinde, geçmişte olduğumuz gibi, olduğu gibi bugün de çok önemli problemler var.

15:07.660 --> 15:15.020
Yani bu problemler milyonlarca vatandaşımızı etkiliyor.

15:17.520 --> 15:20.300
Yargıç kalitemizde çok önemli sorunlar var.

15:22.360 --> 15:26.740
Yargıçların yükselecekleri yerler belli yargı sisteminde.

15:26.740 --> 15:33.200
Danıştay'a, adli idari yargıda, adli yargıda işte bir asli ciza mahkemesi yargıcının,

15:33.580 --> 15:37.860
aciza mahkemesi başkanı olma elbette isteği vardır, hakkı vardır.

15:38.440 --> 15:46.860
Ya da bir asli hukuk hakiminin ya da bir aciza mahkemesi başkanının yargıtaya seçilmek gibi bir düşüncesi isteği olabilir.

15:47.060 --> 15:52.380
Fakat bugün bunların önemli ölçüde tıkalı olduğunu biz biliyoruz.

15:52.380 --> 16:07.160
Bu nedenle hakimin çalıştığı zaman ücret olarak, mevki olarak, makam olarak ödüllendirilebileceği bir mekanizmalar artık belli noktalarda hakim birinci sınıfa ayrıldıktan sonra bitmiş oluyor.

16:07.300 --> 16:12.820
Ve hakimin de iştahı, isteği o noktadan itibaren ortadan kalkmış oluyor.

16:12.820 --> 16:24.100
Bu nedenle yargı sisteminde yine yargıçların 12 yıllık, 13 yıllık sürelerde birinci sınıfa ayrıldıktan sonra veya savcılarımız için de bu geçerli bir olay,

16:24.700 --> 16:38.580
daha yukarıda da mevki ya da ücret noktasında yükselmelerini sağlayabilecek ve onların isteklerini, iştahlarını canlı tutabilecek mekanizmalara da ihtiyacımız var.

16:38.580 --> 16:44.180
Bunun dışında hakimler ve savcılar yüksek kurulunun bu noktalarda çok önemli denetimler getirmesi lazım.

16:44.740 --> 16:50.300
Bir kere başlangıçta hak edeni o merciye, makama getirmek gerekiyor.

16:50.960 --> 17:01.140
Yani 30 tane suluk hukuk hakimi içerisinden kim hak ediyorsa onun asli hukuk hakimi yapılması gerekiyor.

17:01.140 --> 17:11.860
Yani hakimler ve savcılar yüksek kuruluna ideolojik olarak ya da hakimler ve savcılar yüksek kurulu üyelerinden bir ya da birkaçının elinden tuttuğu insanların değil,

17:12.500 --> 17:19.220
ya da oradaki kurulu üyelerinin hemşerisi, yakını, akrabası, arkadaşı, hemşerisi, köylüsü olduğu için değil.

17:19.220 --> 17:29.040
O kişiler asli hukuk hakimliğini hak ettikleri için veya ticaret mahkemesi hakimliğini hak ettikleri için ya da asli hiza mahkemesi yargıcı,

17:29.600 --> 17:32.920
ağa ceza mahkemesi başkanlığını hak ettiği için oraya getirilmesi gerekiyor.

17:33.560 --> 17:35.140
Bugüne kadar bunlar çok yapılmadı.

17:35.260 --> 17:39.580
Ya da yargıta seçilenler hak ettiği için önemli bölümü seçilen insanlar olmadı.

17:40.180 --> 17:46.320
Bizim yargı sistemimizin yaşadığı önemli problemlerden bir kısmı da buradan kaynaklanıyor.

17:46.320 --> 17:49.140
Birçok insan hak etmediği noktada bugün.

17:49.620 --> 18:00.160
Hak edenler, sesini çıkarmayanlar, sessiz kalanlar, kulisi olmayanlar bulundukları yerde yıllarca kalıyorlar ve bu insanları belli süre sonra küstürüyorsunuz.

18:00.720 --> 18:03.360
Hak etmeyenlerin daha üstlere çıktığını görüyor.

18:03.980 --> 18:15.000
Kendisi gibi hak etmiş olan insanların da biraz önce söylediğim nedenlerle kulis yapmadığı için veya yağcılık tabiri caizse yalakalık yapmadığı için

18:15.000 --> 18:22.680
aynı yerinde kalması nedeniyle küskünlük yaratıyorsunuz ve meslekte binlerce bir küskün ordusu meydana getiriyorsunuz.

18:22.740 --> 18:25.660
Biz bunu yargıda geçmişte çok yaşadık ve

18:25.660 --> 18:37.620
bu savcı ve yargıçlarımız bu aşamadan sonra da artık sağlıklı bir şekilde dosya inceleyemez hale geliyorlar ve bu psikolojiden son derece uzaklaşıyorlar.

18:37.620 --> 18:42.520
Hakimleri ve savcıları yüksek kurulunun da denetimlerini artırması lazım.

18:42.520 --> 19:00.540
Yani bir savcının bir yargıcın sadece dosyaları bir sonraki CS'ye atmak için bir gayret sarf ettiğini yoksa gerçekten o dosyaya bir katkı vermek suretiyle davanın kısa süre içerisinde sağlıklı bir şekilde bitirilmesi için bir gayret sarf ettiğini ölçmesi gerekiyor.

19:00.540 --> 19:13.480
Bunu ölçümsüz bıraktığınız takdirde bugün olduğu gibi maalesef hakimlerimiz ve savcılarımız çok fazla bir gayretin içerisine girmiyorlar.

19:14.280 --> 19:18.220
Buna hakkını veren çok sayıda savcı ve yargıcımız var biz bunu biliyoruz.

19:18.420 --> 19:25.440
Yani adalete gönül vermiş kısa süre içerisinde adaleti dağıtmak isteyen çok sayıda savcı ve yargıcımız var.

19:25.440 --> 19:33.460
Bunlar çırpınış içerisindeler. Bunları biliyoruz ve bunlar da zaten duruşmalarda dosyalarından kendisini belli ediyor.

19:33.840 --> 19:48.060
Fakat bir o kadar da artık doyuma ulaşmış, meslekte beklentisi kalmamış ve bir an önce o dosyanın o duruşmada bir şekilde elinden başka bir CS'ye sarkmasını bekleyen yargıçlarımız var.

19:48.640 --> 19:54.440
Emniyetten gelen soruşturma evrakına hiçbir katkı sağlamadan üstüne takipsizlik iddianame takan savcılarımız var.

19:55.440 --> 20:00.580
Ve sağlıklı soruşturmalar yapılmadan verilen kararlar var.

20:00.720 --> 20:03.000
Çok sayıda bu örnekler bizim önümüzde.

20:03.420 --> 20:09.440
Bu nedenle böyle bir yargı sisteminden iyi bir adalet beklemek, hızlı bir adalet beklemek son derece zor.

20:10.060 --> 20:12.360
Çok kuvvetli neşterlerin vurulması lazım.

20:13.340 --> 20:17.380
Kamuoyunun sesine, hukukçuların sesine kulak verilmesi lazım.

20:17.380 --> 20:24.880
Biraz önce bahsettiğim gibi yargıçları ve savcılarımız üzerindeki denetimlerin biraz daha arttırılması lazım.

20:24.880 --> 20:28.260
Onların olanaklarının biraz daha genişletilmesi lazım.

20:28.780 --> 20:44.260
Savcı ve yargıç sayımızın da biraz daha arttırılması ve çok nitelikli genç arkadaşlarımızın mesleğe dahil edilmeleri ve bunların meslek içi eğitimlerle mevcut bilgilerinin ve deneyimlerinin biraz daha pekiştirilmesi lazım.

20:44.260 --> 20:48.360
Daha detaylı olarak birçok şeyi biraz sonra yine konuşuyoruz.

20:48.420 --> 20:49.860
Ben biraz fazla konuştum sanıyorum.

20:49.880 --> 20:51.260
Bu konuyu yine Ahmet Bey'in söylediklerini...

20:51.260 --> 20:54.720
Ceyhun Bey biraz fırsat verelim bu konuda.

20:54.800 --> 20:55.320
Estağfurullah.

20:55.660 --> 20:58.780
Ahmet Bey'in söylediklerine bazı rakamsal olarak eklemeler yapmak istiyorum.

20:59.320 --> 21:04.600
Gerçekten de dosyaların yeterince incelenmemesi konusu yargıda genel büyük bir sorun.

21:04.600 --> 21:09.200
Bu konuyla ilgili çok büyük mağduriyetler yaşanıyor gerçekten her konuda, her alanda.

21:09.300 --> 21:11.380
Hukuk alanında da ceza alanında büyük sorunlar yaşanıyor.

21:12.440 --> 21:13.860
Örneğin bir örnek vermek istiyorum.

21:14.360 --> 21:22.600
Ceza Mahkemesi Kanunu'nun 309. maddesi kesinleşmiş yargı kararlarına karşı Adalet Bakanlığı'na başvurma istemiyle yapılan olağanüstü bir yargı yoludur.

21:22.600 --> 21:26.520
Bu konuyla ilgili olarak bir istatistik vermek istiyorum müsaadenizle.

21:28.620 --> 21:38.580
Yargıtay dairelerine gönderilen kesinleşmiş bu tür dosyalarla ilgili 2400 tane dosyanın 2272 tanesini kesinleşmiş yargı kararlarından bahsediyoruz.

21:38.680 --> 21:39.800
Yerel mahkeme kararlarından.

21:40.160 --> 21:44.160
2272 tanesini yargıtay daireleri bozmuş ve geri göndermiş.

21:44.980 --> 21:48.700
Sadece 116 adalet bakanlığının istemini reddetmiş.

21:49.260 --> 21:51.700
2272 tanesini kabul etmiş.

21:51.700 --> 22:00.800
Dolayısıyla %98 oranında yaklaşık bir kesinleşmiş yargı kararının, yerel mahkeme kararının bozulmasına dair bir oransal istatistik var.

22:01.100 --> 22:01.760
Bu çok önemli.

22:02.360 --> 22:02.840
Neden önemli?

22:03.040 --> 22:06.860
Ahmet Bey'in ifade ettiği gibi dosyalar yeterince incelenmiyor.

22:07.020 --> 22:09.780
Geri gibi özen gösterilmiyor mahkemeler tarafından.

22:10.180 --> 22:14.560
Dolayısıyla bu tür oransal ve istatistik çıkıyor ortaya.

22:14.560 --> 22:20.980
Bunun çözümü de dosyaların incelenmiş olmak için değil de gerçek manada incelenmesi.

22:20.980 --> 22:29.480
Yani ortaya atılan iddiaların, ondan sonra ortaya konan savunma delillerinin gerçekten vakit ayırarak ve özenli bir biçim incelenmesi.

22:29.880 --> 22:36.420
Bu sağlandığı takdirde böyle bir sorunun, böyle bir oransal istatistiğin ortaya çıkmayacağını düşünüyorum ben de.

22:36.420 --> 22:39.080
Şöyle bir soru doğuyor o zaman.

22:40.160 --> 22:44.920
İlk derece mahkemelerde, yerel mahkemelerde yargıtay hata yapmaz görüşü.

22:45.840 --> 22:46.120
Evet.

22:46.500 --> 22:46.960
Hakim.

22:47.080 --> 22:47.300
Evet.

22:47.940 --> 22:49.060
Bu gerçekten böyle mi?

22:49.600 --> 22:49.860
Evet.

22:50.040 --> 22:51.420
Böyle bir görüş hakim gerçekten.

22:51.420 --> 23:02.860
Yani yargıtay dairelerinden verilen kararlara genel anlamda böyle hiç bir şekilde hukuki olarak bir hatası olmayan bir karar gözüyle bakılıyor yerel mahkeme kararında.

23:03.320 --> 23:04.580
Tabii bunun birçok eğitmenleri var.

23:04.660 --> 23:09.060
Bunlardan bir tanesi not sistemi gibi bir durum söz konusu.

23:09.160 --> 23:11.660
Ahmet Bey kendisi çok iyi bilir bu konuyu.

23:11.660 --> 23:16.300
Öncelikle biz, yani ben fikir olarak bu not sistemin kaldırılması lazım.

23:16.480 --> 23:21.520
Bu not sistemi kaldırıldığında yargıçlarımız üzerindeki yargıtay baskısı ortadan kalkacaktır.

23:22.040 --> 23:27.880
Yani yargıçlarımız özgür iradeliyle, vicdanlarıyla, kanuna uygun bir karar verebileceklerdir.

23:28.220 --> 23:31.020
Bu da adalet duygusunun tatmin açısından çok zaruridir.

23:31.020 --> 23:38.020
Bu böyle yapılmadığı sürece yargıçlarımız her zaman kendilerini yargıtayın baskısı altında hissedeceklerdir.

23:38.740 --> 23:41.660
Ve özgür iradelilere, vicdanlarına uygun bir karar veremeyeceklerdir.

23:42.380 --> 23:47.820
Peki bu konuyu ben Ahmet Bey'e de yönelteceğim ama önce siz bir istatistik verdiğiniz için...

23:47.820 --> 23:48.620
Çok özür diliyorum.

23:48.720 --> 23:51.420
Ben bu arada hem karşılıklı da bir şey gelişir.

23:51.540 --> 23:51.740
Tabii.

23:52.180 --> 23:55.100
Ben tabii zamanı çok kullandım ama çok özür diliyorum.

23:55.100 --> 23:56.720
Burada konu açıldığı için.

23:56.880 --> 23:57.280
Çok iyi oldu.

23:57.280 --> 23:58.860
Konu biraz sonra dağılabilir.

24:00.100 --> 24:07.280
Bu yerel mahkeme, yargıtay meselesinde gerçekten çok önemli problemler var.

24:08.020 --> 24:12.820
Yerel mahkeme yargıçlarımızda bu sulh hukuk hakiminden, sulh ceza hakiminden,

24:12.920 --> 24:25.440
acza mahkemesi başkanına kadar yargıtayın dokunulmaz ve verdiği kararların yüzde yüz doğru olduğuna dair bir inanç yerleşmiş.

24:25.440 --> 24:33.860
Yani bir yargıtay kararı yerel mahkemeye intikal ettiği zaman yüksek mahkeme böyle karar vermiş.

24:34.080 --> 24:39.260
Yapabileceğimiz bir şey yok tarzı yaklaşımlara biz çok rastlıyoruz.

24:39.980 --> 24:48.520
Bunun en somut örneklerinden bir tanesi de işte BAV davasından yargılanan birçok arkadaşımızın durumu.

24:48.520 --> 24:59.240
Ben de zaman zaman o duruşmalara katıldım ve oradaki yargıtay ve yerel mahkeme arasındaki bu çarpık ilişkiyi gözlemledim.

24:59.780 --> 25:04.940
Yargıtay 8'in ceza dairesinin verdiği karar son derece yanlış bir karar.

25:04.940 --> 25:23.740
İki tane karar verdiği yargıtay 8'in ceza dairesi ikisinde de müdahillik noktasında müdahale çete davasına müdahale imkanı bulunmayan iki veya üç tane şikayetçi ki o sonradan ikiye inmişti.

25:23.740 --> 25:36.800
Onların müdahillik değerine karar verilmek suretiyle ve onların temizli üzerine mahkemenin ortadan kaldırma kararını bozmak suretiyle çok önemli bir hukuksal yanlışlığa imza atıldı.

25:36.800 --> 25:54.600
Ve yerel mahkemelerde, yerel mahkemede daha sonra bunun farkına varmak suretiyle müdahillik kararını kaldırmasına rağmen yargıtay kararının yanlışlığını ortaya koymak suretiyle, tespit etmek suretiyle kendi kanaati noktasında bir karar veremedi.

25:54.600 --> 25:59.440
Onun için bu bakışın ortadan kalkması gerekiyor.

26:00.540 --> 26:06.860
Kalkması gerekiyor. Yani yargıtay da yanlış kararlar verebiliyor ve çok da yanlış kararlar çıkıyor.

26:07.340 --> 26:12.940
Yerel mahkeme verdiği kararın doğru olduğuna inanıyorsa onun arkasında durmalı.

26:13.880 --> 26:21.700
Onun arkasında durmak suretiyle kararında direnmeli ve dosyanın bir üst kurla, genel kurla gitmesini sağlamalı.

26:21.700 --> 26:30.600
Yani yargıtayın verdiği her bozma kararına uymak zayıflıktır, kolaycılıktır.

26:32.540 --> 26:37.940
Yani yargıç gerektiği zaman risk alabilecek bir kişi olması lazım.

26:38.420 --> 26:46.660
Verdiği kararın doğru ve adaletli olduğuna inanıyorsa yargıtay ne derse desin, yargıtay ilgili ceza dairesi ne derse desin,

26:46.660 --> 26:51.720
Yerel mahkeme kendi kararının sonuna kadar arkasında durması gerekiyor.

26:52.080 --> 26:57.100
Doğru kararın ama. Yani ben verdim, arkasında dururum olayı değil.

26:57.700 --> 26:58.920
Doğru karar vereceksiniz.

26:59.560 --> 27:05.640
Doğru karar verdiğinize inandığınız takdirde de yargıtaydan gelen karar ne olursa olsun, bunun arkasında duracaksınız.

27:06.180 --> 27:09.080
Taraflar şöyle desin veya böyle desin, bunun hiçbir önemi yoktur.

27:09.080 --> 27:15.800
Maalesef biz bu davada, biraz önce bahsettiğim davada, Yerel mahkeme bunun arkasında duramadı.

27:16.500 --> 27:22.380
Veya bunun gibi, bunu ben somut bir örnek olarak, yani gündemde olan bir konu olduğu için ben bunu söylüyorum.

27:22.980 --> 27:25.140
Bu nedenle farklı bir konu daha var.

27:25.140 --> 27:33.840
Şimdi Yerel mahkeme tereddütlü konulara da bir karar verirken, ben karar vereyim, bu karmaşanın içerisinden bir şekilde çıkayım,

27:34.600 --> 27:39.720
ne de olsa Yüksek Yargıtay bu konuların uzmanı o çözer, diyor.

27:39.720 --> 27:49.400
Dosya Yargıtay'a geldiği zaman da bu sefer Yargıtay, Yerel mahkeme, olayı gören, yaşayan, sanıkları dinleyen, delilleri toplayan,

27:49.860 --> 27:58.360
davaya, olaylara daha yakın olan bir organ diye, Yargıtay da oranın takdirine çok fazla müdahale etmiyor.

27:58.360 --> 28:02.800
Bu şekilde gerçekten çok adaletsiz kararlar çıkıyor.

28:03.020 --> 28:06.840
Bu nedenle asıl mahkemeler, yerel mahkemelerdir.

28:07.440 --> 28:09.320
Bunu Yargıtay'ımızın bilmesi gerekiyor.

28:10.580 --> 28:12.840
Yüksek Yargı, denetim mekanizmasıdır.

28:13.700 --> 28:24.000
Onun için asıl iş, bu işin mutfağı, savcılık teşkilatları, sağlıklı bir soruşturma ve yerel mahkemelerde sağlıklı bir yargılama yapılması.

28:24.240 --> 28:33.220
Şimdi dosya temiz edilmediği zaman ya da reisen temize tabi olmadığı zaman, temiz edilmedikçe, yerel mahkemelerin kararları kesinleşir.

28:34.040 --> 28:37.360
Yani her dosyanın Yargıtay'a gidecek diye bir kuralı yoktur.

28:37.360 --> 28:44.140
Koşulları varsa Yargıtay'a gider, Yargıtay'a gitmeden de kesinleşen yüz binlerce, milyonlarca karar vardır.

28:44.540 --> 28:50.620
Bu nedenle işin asıl yeri yargılama merci, yerel mahkemedir.

28:50.940 --> 28:53.860
Yargıtay sadece denetim mekanizmasıdır.

28:53.860 --> 28:59.620
Bu nedenle yasa koyucu, usul yasalarımız yerin mahkemelerine çok önemli yetkiler vermiştir.

29:00.120 --> 29:03.660
Kendi doğru bildikleri kararların arkasında durma imkanı tanımıştır.

29:04.120 --> 29:15.880
Bu nedenle yargıçlarımızın kendilerine güvenli olması, iyi araştırıp doğru kararlar vermeleri ve bunun da cesur bir şekilde arkasında durmaları, hukuki cesaretlerini ortaya koymaları gerekir.

29:15.880 --> 29:19.640
Yargıçlarımız bu cesareti ortaya koyamazlarsa kim koyacak?

29:20.700 --> 29:27.340
Onun için ben Ceyhun Bey'in sözünü keserek laf geldiği için bunu da vurgulamakta yarar görüyoruz.

29:27.340 --> 29:28.300
Çok da iyi ettiniz.

29:28.480 --> 29:32.080
Bir cümle son olarak oransal bir istatistik daha vermek istiyorum.

29:32.820 --> 29:41.120
Dairelerin kararlarının yüzde yüz doğru olmadığının bir istatistiği de Ceza Genel Kurulu ve Hukuk Genel Kurulu'nun dairelerin kararlarının yarı yakında bozmasıdır.

29:41.700 --> 29:43.820
Bu çok Türkiye'deki bilinen bir istatistiktir.

29:44.480 --> 29:48.140
Bu da her zaman dairelerin kararlarının haklı olmadığının en sonu delilidir zaten.

29:48.140 --> 29:59.980
Yani Yargıtay Genel Kurulu ve Ceza Genel Kurulu ve Hukuk Genel Kurulu dairelerin vermiş olduğu kararlarının yerel mahkemeler o kararları direndiğinde o kararların yüzde elliye yakınını bozuyorlar.

30:00.060 --> 30:03.620
Yani Yargıtay dairelerin kararlarının yüzde ellisi yanlış oluyor.

30:03.700 --> 30:04.780
Evet aynen öyle.

30:04.780 --> 30:07.780
Evet bu önemli bir nokta.

30:08.300 --> 30:12.560
Çünkü Ahmet Bey somut bir dava üzerinden gitti.

30:12.800 --> 30:18.060
Çok dava var bunun gibi de yani biz gündemde biz de zaman zaman gelip çıktığımız.

30:18.140 --> 30:24.260
Gündemde olan bir dava olduğu için ve bizim tanık olduğumuz bir dava olduğu için bunu söyledim.

30:24.320 --> 30:27.160
Bunun gibi çok biz çok rastladığımız dava var.

30:27.160 --> 30:33.700
Mesela o davada ben şunu da hatırlıyorum söylemekte fayda var madem yeri geldi.

30:33.840 --> 30:41.600
Hem yerel mahkeme hem Yargıtay arasındaki hatta iki Yargıtay dairesi arasındaki farklılık söz konusu oldu.

30:41.600 --> 30:53.940
Mesela 4422 ile başlayan davanın yargılanması yaklaşık dört sene sonra görevsizlik kararıyla ağır ceza mahkemelerine gönderildi.

30:54.620 --> 30:58.700
Ve Türk Ceza Kanunu o zamanki 313. maddesinden yargılanma yapıldı.

30:58.700 --> 31:16.440
Ve onunla zaman aşımı aldıktan sonra dediğiniz gibi müdahil hakkı temiz hakkı olmayan kişilerce temiz edilip ve bu hem mahkemece atlanıp hem Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca atlanıp hem de Yargıtay dairesince değil mi?

31:16.440 --> 31:26.080
8. dairesine bu konu atlandıktan sonra fakat ondan sonra da Yerel Mahkeme müdahilliği ortadan kaldırdı ve olay açıkta kaldı.

31:26.100 --> 31:40.560
Yargılama konusunda bakın 313. madde yerine Türk Ceza Kanunu'nun değişen 4422 yerine ve gelen Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesinden yargılanma yapılması gerektiğine gayet bir hüküm çıktı.

31:40.560 --> 32:05.500
Ancak Lehe Kanunu'nun uygulaması gerektiğinden dolayı 313'ten yargılanmanın sona erdirilmesi gerektiğine dair hem Türkiye'deki en ünlü hukuk profesörlerinin zaten halinizin de bildiği gibi yargılamanın 313'ten olması gerektiğine dair hatta Yargıtay 5. Ceza Dairesi bu konuda 313'tür yargılama maddesi diye hüküm verdi.

32:05.860 --> 32:09.880
8. de tam tersi verdi. Lehe Kanunu'da uygulanmamış oldu.

32:09.880 --> 32:18.520
İşte biz hep yani bunları da söyledik biraz önce konuştuğumuz zaman biz dönemde yargıda yüksek yargıda çok önemli ideolojik kararlar çıktı.

32:19.560 --> 32:26.880
Bu davanın Yargıtay'daki özellikle ilk bozma kararı zaten asıl olan da ilk bozma kararıydı.

32:27.820 --> 32:34.680
Tamamen ideolojik nedenlerle verilmiş bir karardı ve o daire zaten ideolojik verdiği kararlarla bilinen bir daireydi.

32:34.680 --> 32:52.180
Evet hukuk tarafında Yargıtay'ın 4. hukuk dairesi, ceza tarafında da Yargıtay'ın 8. ceza dairesi yıllarca ideolojik kararlar verdiler ve maalesef bu davada o ideolojik verilen kararlardan biriydi ve onun o dönemin kurbanı olan dosyalardan birisidir.

32:52.180 --> 33:02.040
Bunun altını çizmek gerekiyor. Bunun elbette bugün telafi edilmesi gerekiyor. Ancak bir takım sıkıntılarında varlığını biz biliyoruz maalesef.

33:02.780 --> 33:11.120
Peki bu siyasi davalarda özellikle hakimlerin dış etkenlerden, basından veyahut ideolojik etkenlerden etkilenmemesini nasıl sağlayacağız?

33:11.120 --> 33:21.200
Şimdi kurul sağlayacak bunu. Yani yerel yargının denetimi tamamen kurula aittir. Hakimler ve savcılar yüksek kurulu.

33:22.160 --> 33:29.720
Şimdi işte hep ayrım yapıyoruz ya eski hakimler ve savcılar yüksek kurulu, yeni hakimler ve savcılar yüksek kurulu.

33:30.140 --> 33:39.760
Ben bir konuyu dikkatinize getirmek istiyorum. Mutlaka herkesin dikkatini çekiyor ama belki vurgulanmadığı için de pek üstünde durulmuyor.

33:39.760 --> 33:48.160
Bundan bir sene önce, iki sene önce birçok savcı ve yargıçlarımız sürekli kamuoyunun önündeydi.

33:48.860 --> 33:56.620
Sincan hakimi bir taraftan ortaya çıkardı. Falanca işte derneğin başkanı, üyesi, sekreteri ortaya çıkardı.

33:56.780 --> 34:00.040
İdeolojik demeçler verirlerdi, ideolojik kararlar verirlerdi.

34:00.580 --> 34:09.100
İşte sanıkların yanında yer alırlardı. Bir savcı, bir yargıç, yargılanan bir sanığın yanında boy gösterirdi.

34:09.100 --> 34:17.500
Evi aranan bir kişinin yanında yer alırdı. Savcısınız, yargıçsınız. Kararlar son derece ideolojik.

34:17.500 --> 34:27.700
Hatırlarsanız, Sincan'daki bir yargıç, Cumhurbaşkanı hakkındaki takipçi kararını kaldırdı.

34:27.700 --> 34:39.700
Yani orada zarar gören taraf, bu kayıp trilyon davası denilen olayda, davanın mağdur tarafı, müşteki tarafı, suçtan zarar gören tarafı,

34:40.220 --> 34:47.300
hazine olmasına ve hazinenin böyle bir itiraz yapmamasına rağmen, sokaktan geçen bir vatandaşa bu karara itiraz ettirerek,

34:47.300 --> 34:54.340
Cumhurbaşkanı hakkındaki takipçi kararını kaldırdılar. Biz bunları yaşadık yargıda.

34:54.720 --> 34:57.380
Şimdi bu insanlar, dikkat ederseniz bugün ortada yok.

34:58.180 --> 34:58.980
Neden ortada yok?

34:59.800 --> 35:03.240
Eski hakimler ve savcılar yüksek kurulu bu kişilerin arkasındaydı.

35:04.280 --> 35:10.780
Bu kişilerin bu hareketlerini, ideolojik tavırlarını, davranışlarını, tahribatlarını destekliyordu.

35:10.780 --> 35:16.260
Bugün bu kurulun böyle bir şeyi söz konusu değil. Onun için bunlar ortadan kayboldular.

35:17.420 --> 35:21.780
O tür yaklaşımlar olsa bugün bu cezalandırılacaklarını farkındalar.

35:22.640 --> 35:26.400
Bunun için de köşelerine çekildi, dosyalarını okuyorlar.

35:26.500 --> 35:32.420
Normalde yapmaları gereken, eskiden de yapmaları gereken yargı görevlerini yerine getiriyorlar.

35:32.820 --> 35:34.380
Bugün bunlar yok.

35:34.380 --> 35:41.520
Eskiden yargıtay başkanı çıkar, hükümete karşı bildiri yayınlardı.

35:41.680 --> 35:43.460
Danıştay başkanı bildiri yayınlardı.

35:44.440 --> 35:48.760
Şimdi bakın, belki hukuktan biraz da siyaset alanına giriyoruz ama,

35:49.520 --> 35:52.240
Türkiye'de korkunç bir vesayet sistemi oluşturulmuştu.

35:52.240 --> 35:58.500
Bir taraftan askeri vesayet, bir taraftan özellikle yüksek yargıdan kaynaklanan bir vesayet,

35:59.000 --> 36:00.880
seçilmiş hükümetleri sarmalıyordu.

36:00.880 --> 36:05.340
Bunun adının AK Parti hükümeti olması şart değil, önemli değil.

36:06.180 --> 36:14.980
Bu grupların, bunların menfaatine, ideolojilerine aykır olan bütün hükümetler aynı kuşatmanın altındaydı.

36:15.900 --> 36:22.100
Şimdi AK Parti'nin hükümete geldiği 2002 yılını, 2003 yıllarını hatırlayalım.

36:22.780 --> 36:27.840
Yani biz gerçekten çabuk unutan bir halkız.

36:27.840 --> 36:32.960
Hani hafızayı beşer, nisyan ile mağlüldür.

36:33.500 --> 36:38.340
Yani insan hafızası unutma özürlüdür.

36:38.560 --> 36:42.780
Türkçesiyle bir şey var ya, biz çok çok bu konuda özürlüyüz.

36:43.360 --> 36:46.140
Yani geçmişe çok çabuk unutuyoruz.

36:46.140 --> 36:49.500
Sayın Ahmet Gündel yeni anayasa yapımından bahsetti.

36:50.280 --> 36:58.280
Ve buradaki düzenlemeler bize hak mahrumiyeti yaşanmış olaylarda acaba faydası olacak mı?

36:58.340 --> 37:01.180
Örneğin biraz evvel siz zikrettiniz.

37:01.800 --> 37:02.760
Müdahillik konusu.

37:03.560 --> 37:06.400
Şimdi yanılıyorsam düzeltin.

37:06.500 --> 37:10.600
Yargıtaya gelen bir davada temiz edilmiş bir dava oluyor sonuçta.

37:10.600 --> 37:17.260
Yargı, yargıcın ilk baktığı konu bu temiz hakkına sahip mi bu kişi?

37:17.920 --> 37:18.340
Değil mi?

37:18.440 --> 37:21.940
Ona göre ben inceleme hakkım var mı, yok mu, değil midir?

37:22.100 --> 37:22.880
Tabii haklısınız.

37:22.880 --> 37:32.080
Zaten temiz eden kişi gerçekten müdahil sıfatına sahip olmadan temize başvurmuşsa,

37:32.640 --> 37:38.380
yargıtayın dosyanın içeriğine girmeden, yani suçlu mu suçsuz mu olayına girişmeden,

37:38.880 --> 37:43.260
temiz talebini reddetmesi ve dosyayı mahalline iade etmesi gerekir.

37:43.680 --> 37:45.580
Ve dosyada zaten orada kesinleşir.

37:45.860 --> 37:46.900
Elbette bakması lazım.

37:46.900 --> 37:53.460
Ancak dediğimiz gibi yani yargıtay savcısı dosyayı iyi okuyacak.

37:54.120 --> 37:56.700
Orası yüksek mahkemenin savcılık makamı.

37:57.480 --> 37:59.900
Deneyimli ve bilgili kişiler oraya getirilecek.

38:01.080 --> 38:06.500
Dosyayı yargıtaya dairesine intikal ettiği zaman yine oradaki kişi deneyimli bir hakim olacak

38:06.500 --> 38:13.900
ve o deneyimli hakim dosyayı iyi bir şekilde inceleyecek, raporunu hazırlayacak,

38:13.900 --> 38:16.580
bunu ilgili heyete götürecek.

38:16.900 --> 38:21.960
Heyette deneyimli beş tane yüksek yargıçtan oluşuyor, oluşması gerekiyor.

38:22.640 --> 38:24.980
Şimdi onun için hep yargıtaya vurgu yapıyoruz.

38:25.720 --> 38:30.980
Yani yasa koyucu neden beş tane oraya yüksek yargıç koymuş?

38:31.640 --> 38:38.180
Bir olayda, bir uyuşmazlıkta beş tane yüksek yargıç kafası, aklı, deneyimi, mantığı bir araya gelsin

38:38.180 --> 38:43.340
ve o problem, o dava orada çok sağlıklı bir şekilde karara bağlansın.

38:43.340 --> 38:47.020
Yoksa oraya iki tane, üç tane de yüksek yargıç konabilirdi.

38:47.100 --> 38:50.060
Bir yüksek yargıç da bunu inceleyebilirdi.

38:51.020 --> 38:56.040
Örneğin Asliye Hukuk Mahkemesi veya ceza mahkemesinde bir tane yargıç inceleyerek karar verir.

38:56.400 --> 38:59.240
Yargıtay'da da bir tane yüksek yargıç bunu denetleyebilirdi.

38:59.240 --> 39:07.280
Ama o yüksek yargıcın gözünden ne kadar deneyimli olursa olsun, ne kadar bilgili olursa olsun bir takım şeyler kaçabilir.

39:07.400 --> 39:12.340
Bir kişi kaçırabilirsiniz veya deneyiminiz, tecrübeniz, bilginiz ona yetmeyebilir.

39:12.780 --> 39:20.280
Ancak sizin o açığınızı diğerleri kapatır ve beş kişinin kararıyla çok sağlıklı bir sonuca ulaşılabilir.

39:20.460 --> 39:26.540
Bundan dolayı beş tane yargıç var ve bu yargıçların da iyi inceleme yapması gerekiyor.

39:26.540 --> 39:51.760
Şimdi geçmişte ve kısmen bugün olduğu gibi beş kişinin vermesi gereken kararı, beş kişinin dinlemesi gereken takriri, müzakereyi iki kişi, üç kişilik bölünmüş heyetlere yaptırırsanız işte yüksek yargıdaki adaletsizlikler de ortaya çıkar ve bu da vatandaşa yansır.

39:51.760 --> 40:07.220
Bu nedenle işte bu tür olaylar biraz buradan kaynaklanıyor, biraz da biraz önce ifade ettiğim gibi o dönemlerde yüksek yargının özellikle sekizinci ceza dairesinin aşırı siyasallaşmasından kaynaklanan nedenlerden kaynaklanıyor.

40:07.620 --> 40:14.500
İşte bu dosyada bu unsurlar bir araya gelince böyle çok garip bir durum ortaya çıktı.

40:14.500 --> 40:26.740
İlk bozmada yer alması gereken bozmalar ikinci bozmada ortaya çıktı ve çok garip bir koki durumda bugün karşı karşıyayız.

40:26.840 --> 40:28.500
Mahkeme de son derece zor durumda.

40:28.500 --> 40:32.180
Sanıklar da zor durumda.

40:32.480 --> 40:35.860
Düşünün ki kaç yıldan beri yargılanıyorlar?

40:36.040 --> 40:40.500
11-12 yıldan beri yargılanıyorlar ve ceza tehdidi altındalar.

40:41.220 --> 40:43.960
Kamuoyuna çok farklı bir şekilde lanse edildiler.

40:44.440 --> 40:51.940
Sanıklara işkence yapıldı ve o işkenceden kaynaklanan yargılama bir tarafta devam ediyor.

40:52.840 --> 40:54.800
Mahkeme onu görmezden geliyor.

40:54.980 --> 40:57.300
Sonucunu beklemek gibi bir zahmete katlanmıyor.

40:57.300 --> 41:08.520
Onun için maalesef yargının iyi işlememesinden kaynaklanan nedenlerle ve geçmişte polis teşkilatının da görevini iyi yapmamasından,

41:08.520 --> 41:21.460
o dönemlerde politiz olmasından, diğerlere hizmet etmek gereğini duymasından dolayı bütün bunlar birleşince böyle sizin bu dava ve diğer birçok davada olduğu gibi gariplikler ortaya çıktı.

41:22.060 --> 41:25.760
Ancak o gün ortaya çıkması bugün de bunların devam etmesi anlamına gelmiyor.

41:25.760 --> 41:33.300
Bu tür hukuk haykırılıkların, yanlışlıkların dava devam ettiğine göre, kesinleşmediğine göre giderilmesi lazım.

41:33.760 --> 41:41.660
Kesinleşmiş olsa bile bugün işkence davası yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nitelikte bir delildir.

41:42.520 --> 41:45.860
Bu dahi baş başta o yargılamanın yenilenmesini gerektirir.

41:45.860 --> 41:54.160
Bu nedenle henüz dosyaya devam ediyorken bütün bunların göz önüne alınmak suretiyle bu ve benzeri davalarda sağlıklı kararların verilmesi lazım.

41:54.160 --> 42:03.900
Bunu gündemde olan bir konu olduğu için ve yargı çarpıtlığına, yargıtayın ve yerel mahkemelerin birçok kez sağlıksız çalışmasına örnek olarak gösteriyoruz.

42:04.000 --> 42:05.920
Ve canlı örnek olarak bu hayla önümüzde duruyor.

42:06.020 --> 42:16.580
Ve bunun gibi binlerce dosya düşünün ki ve bunun binlerce yüz binlerce sanığı, şikayetçisi, mağduru bu olaylardan zarar görecek bir şekilde önümüzde duruyor.

42:16.580 --> 42:32.640
Bu nedenle siz saklısınız önce bu tür usulü işlemlerin incelenmesi ve bu incelemelerin sağlıklı yapılması gerekirken maalesef bir basit diyebileceğimiz suçtan zarar görme müdahillik konusunda bile bu kadar çarpıklıklar ortaya çıkabiliyor.

42:33.480 --> 42:40.760
Peki şimdi bu hak mahrumiyetini nasıl geri alacak vatandaş?

42:40.760 --> 42:52.200
Madem müdahil hakkı olmayan, temiz yetkisi olmayan biri davayı tekrardan yargıya, bitmiş bir davayı tekrardan yargılanır hale getirdi.

42:52.200 --> 43:07.240
Bu konuda da mahkeme müdahilliği kaldırmış olmasına rağmen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı konuyu Hukuk Genel Kurulu'na, Yargıtay Genel Kurulu'na, Ceza Genel Kurulu'na götürmedi.

43:07.240 --> 43:19.700
Orada kapanıyor mu? Ben yaptım oldu mu? Yoksa bunun yeniden bir hukuki anlamda canlandırılması, bu hakkın tekrardan tesis edilmesi mümkün mü?

43:19.700 --> 43:26.380
Tabii ki burada yani yerel mahkemeler yine büyük sorumluluk düşüyor. Yani yerel mahkemeler bu böyle oldu diye onunla şey yapmak zorunda değiller.

43:26.380 --> 43:37.000
Her zaman için kendi kararlarında farklı bir karar verebilirler. Eğer orada bir hukuka aykırılık görüyorsa, hukuka aykırı bir karar verildiğini görüyorsa kendileri özgürce bir karar verebilirler.

43:37.000 --> 43:53.000
Bunun önünde herhangi bir set yok yani. Bu konuda hani yerel mahkeme istediği yönde bir karar verebilir. Eğer oradaki kararın, bozmanın veya herhangi bir kararın hukuka aykırı olduğunu, yürürlükteki kanunla aykırı olduğunu görüyorsa bunu farklı bir karar olarak tekrardan gönderebilir.

43:53.000 --> 44:01.480
Hükmünde bunu tesis edebilir yani hepsine katılmadığı yönleri. O zaman yeni anayasada bu tip düzenlemeler...

44:01.480 --> 44:15.880
Yok bu düzenlemeler var zaten. Yeni yasal düzenlemeler veya anayasada değişiklikte hiç gerek yok. Sadece biraz önce bahsettiğimiz gibi yargıçlarımızın doğru verdikleri, inandıkları kararların arkasında durma cesaretini göstermeleri gerekiyor.

44:16.020 --> 44:19.400
Bu kadar bu. Yani herhangi bir yasal düzenlemeye falan gerek yok.

44:19.400 --> 44:29.320
Ya ben karışmayayım artık. Yani yargıtay böyle karar vermiş veya yargıtay iştihadı böyle olayı değil bu. Yani hep bunun altını tekrar çizmem gerekiyor.

44:29.440 --> 44:39.760
Yani savcı ve yargıçlarımız tabii özellikle karar merciğinde yargıçlarımız olduğu için şunu iyi bilmeleri gerekiyor. Asıl yargılama merciği yerel mahkemelerdir.

44:39.760 --> 44:49.260
Asıl mahkemeler yerel mahkemelerdir. Yüksek mahkemeler ikinci derecededir. Yani denetim mekanizmalarıdır.

44:49.400 --> 45:03.500
Yani yüksek mahkeme yargıtay danıştay yüksek mahkeme gibi görülüyor ama yani birinci öncelikte bir merciği gibi görülüyor ama asıl mahkemeler yerel mahkemelerdir.

45:03.500 --> 45:10.420
Yine biraz önce ifade ettik birçok karar temiz edilmez. Yerel mahkemede kesinleşir. Yargıtay'a bile gelmez.

45:10.420 --> 45:25.060
Onun için yargıçlarımızın soruşturmalarını, tahkikatlarını iyi yaparak ve inceleyerek, araştırarak vicdanlarına delillere uygun karar vermeleri halinde

45:25.060 --> 45:43.740
Yargıtay özel dairesi, üçüncü, beşinci, birinci, yedinci, onuncu, onbirinci ceza dairesi her neyse, ne söylerse söylesin, kendi bildiği doğruysa ve yargıtayın verdiği bu kararda problemler görüyorsa, kendi verdiği kararın arkasında durması gerekiyor.

45:43.740 --> 45:55.760
Bu şu demek değildir. Yargıtay doğru tespit yapmış, yerel mahkemenin kararı gerçekten yanlış. Ben verdim, yanlış da olsa direnirim. Olayı değil benim söylediğim hadise.

45:56.000 --> 46:11.200
Gerçekten hepimiz, yargıçlarımız yanlış kararlar verebiliriz, verebilirler. Sonuçta insan unsuru farklı değerlendirmiş olabilir, yanlış takdir etmiş olabilir.

46:11.200 --> 46:20.540
Onu gördüğü zaman elbette ki hatasını kabullenmek suretiyle yargıtayın bozmasına uyması gerekir. Kuru kuruya bir direnme doğru değildir.

46:20.600 --> 46:34.380
Yargıtay da üst merci olarak buna çok hoş bakmaz. Ama doğru verdiğiniz bir karara gerçekten dosya önünüze geldikten sonra da hala eski kararınızın doğruluğuna inanıyorsanız, elbette bu kararın arkasında duracaksınız.

46:34.380 --> 46:43.520
Zaten bu göreviniz de, bu sizin göreviniz. Adalet onu gerektiriyorsa, hak onu gerektiriyorsa kararın arkasında duracaksınız.

46:43.940 --> 46:59.160
Dairenin üzerinde de ceza genel kurulu var. Daha genişletilmiş bir kurul. Bu nedenle yargıçlarımız, mahkemelerimiz gerek hukukta gerek cezada iyi tahkat yapsınlar, iyi incelesinler.

46:59.160 --> 47:07.440
Verdikleri kararın arkasında da dursunlar. Topu birbirlerine atmasınlar. Ben bir karar vereyim yargıtaya gitsin.

47:07.900 --> 47:19.540
Yargıtay da yerel mahkeme zaten olaya en yakın yerdir. O bir karar vermiş ben onuyum dediği takdirde ki yargıtay da halen bu anlayış maalesef ağırlıklı olarak devam ediyor.

47:19.540 --> 47:31.640
Bu şekilde son derece sağlıksız kararlar çıkar. İnsanlarımız da mağdur olurlar. Bu son zamanlarda yargıtayın yaptığı gibi hızlı bir şekilde karar çıkarmak hiçbir zaman marifet değil.

47:32.100 --> 47:38.360
Dosya beş sene beklesin, iki sene yerine beş sene beklesin ama doğru karar çıksın, adil karar çıksın.

47:38.360 --> 47:47.840
Ben beş yıl bekleyecek dosyayı iki yılda bitireyim diye yanlış kararlar verirseniz işte en büyük tahribatı bu tavır açar.

47:48.200 --> 47:55.520
Maalesef bugün yargıtay halen bu tavrın içerisinde ben son uygulamalarda yanlış buluyorum.

47:55.520 --> 48:04.700
Aslında yani yargıda genel olarak yani olduğu bir kere anlayışının hiç işlemeyeceği bir yer varsa orası yargıdır yani.

48:04.900 --> 48:12.640
Bütün devlet kurumları arasında. Oldu bir kereyi tölere edebilecek, ödeli edilemeyecek tek bir alan varsa yargı alanıdır.

48:13.100 --> 48:21.980
Ahmet Bey'in daha önce izah ettiği gibi burada artık insanların hak ve adalet duygusu, özgürlükleri gibi çok önemli kriterler söz konusu oluyor.

48:21.980 --> 48:30.700
Artık bunların telafisi olmuyor. Yani siz bir insana hapishaneye koyduğunuzda veya işte bir servetini aldığınızda bir şey yaptığınızda

48:30.700 --> 48:38.240
onunla ilgili hayatını etkileyecek bir yargı kararı verdiğinizde artık onun geri dönülemez ve telafi edilemez sonuçları ortaya çıkıyor.

48:39.060 --> 48:48.340
Bunun da önüne geçebilmek için olduğu bir kere anlayışından vazgeçmek, eğer ortada hukuki bir hata varsa bunun önlemenin yollarını aramak gerekiyor.

48:48.340 --> 48:57.520
Bunun önlemenin yolu da yani dosyaları tam tetik etmek ve Ahmet Bey'in de dediği gibi yani eğer bir karar doğruysa,

48:57.760 --> 49:02.580
bunu hukuken doğru olduğunu inanılıyorsa onun arkasında durabilmektir yani. Başka bir yolu yok yani.

49:02.820 --> 49:12.520
Evet başka etkenlerin etkisi altında kalmamak, hukukun gereğini yapmak, kanunun ve vicdanın getirdiği bir kararla adaleti tesis etmek.

49:12.520 --> 49:26.660
Biz zaten Türk adaletine güveniyoruz. Buradaki adil yargı programımızdaki kastımız yargının daha iyileştirilmesi yönünde katkılarımızı sunabilmek,

49:27.040 --> 49:31.040
iyileştirmek için de mevcut hatalar üzerinden gitmek gerekiyor.

49:31.040 --> 49:36.380
Elbette tabii çok özür diliyorum. Burada bizim amacımız şurayı burayı eleştirmek olgusu değil.

49:36.500 --> 49:38.540
Tabii biz bunlarla zaten uğraşmıyoruz.

49:40.040 --> 49:44.280
Kurumaya da kişilere karşı herhangi bir önyargımız yok. Hepsi bizim kurumumuz zaten.

49:44.660 --> 49:45.040
Şüphesiz.

49:45.040 --> 49:50.800
Bizim de dosyalarımız gidiyor, kişisel dosyalarımız gider, yakınlarımızın gider. Kurumlar bizim kurumlarımız.

49:51.320 --> 49:59.520
Önemli olan bu hataları, yanlışları ortaya koymak suretiyle bu kurumların mümkün olan en iyi bir şekilde işlemesini sağlamak.

49:59.860 --> 50:04.360
Yani eleştiriler ve önerilerimizin zaten amacı tamamen buna yönelik.

50:04.460 --> 50:05.120
Tabii yapıcı.

50:05.320 --> 50:05.540
Evet.

50:05.800 --> 50:10.000
Aslında zaten bu tür olaylarda biz zaten yapılan baskıları eleştiriyoruz burada.

50:10.700 --> 50:14.540
Kalkıp da böyle bir baskı yapmamızda asla söz konusu olamaz zaten. İşin doğası gereği yani.

50:14.540 --> 50:27.380
Elbette, elbette bunların gündeme getirilmesi herkesin hayrına, yargının iyileştirilmesi için, hukuk adına bir güzel davranış modeli.

50:28.020 --> 50:40.160
Kuşkusuz yani biz geçmişte ben de işte eski hakimler vesaire yüksek kurulu döneminde yüksek yargının ideolojik davranışlarını eleştirdik.

50:40.160 --> 50:55.340
Ama o eleştiriler işte bizlerin eleştirileri, kamuoyunun tepkileri, sivil toplum örgütlerinin tepkileri, hükümetin de cesaretli bir şekilde buna yaklaşımı Türkiye'yi o gün bulunduğumuz noktadan bugün çok ileri bir noktaya getirdi.

50:55.340 --> 51:09.400
Yani şimdi biz Mısır'da, Suriye'de, Libya'da yaşanan sıkıntıları bugün yaşamıyorsak işte bu düzenlemelerin son derece etkisi var.

51:09.400 --> 51:18.400
Yani bugün 2003'lere göre, 2002'lere göre, 2000'lere göre daha iyi bir demokratik düzen içerisindeyiz.

51:19.620 --> 51:22.500
Daha bir hukuk devletine yakınız.

51:22.620 --> 51:25.840
İnsan haklarına daha önem veren bir ülke konumundayız.

51:25.840 --> 51:31.620
Askerimiz, yargımız daha demokratikleşti.

51:32.320 --> 51:33.360
Bütün bunları yaşıyoruz.

51:33.520 --> 51:40.560
Yani Türkiye'de bütün bu süreçleri yaşayan insanlar düşüncesi ne olursa olsun bu olguları inkar edemez.

51:40.720 --> 51:41.820
İyi bir noktaya geldik.

51:42.260 --> 51:49.120
Bu iyi noktaya gelmemizin nedeni de ifade ettiğim gibi askeri yardımışlarını eleştirmek,

51:49.120 --> 51:56.240
hükümete, siyasete yaptığı müdahaleleri eleştirmek, yüksek yargının ideolojik tavırlarını eleştirmek

51:56.240 --> 52:03.520
ve dediğim gibi hükümet, parlamentoda bunun cesaret göstermek suretiyle anayasa değişikliğini düzenledi.

52:05.880 --> 52:10.380
Kamuoyunu sunuldu ve bu şekilde referandumda anayasa değişikliği kabul edildi

52:10.380 --> 52:15.260
ve biz gerçekten bu değişiklik bizi çok ileri bir noktaya attı.

52:15.260 --> 52:28.500
Bugün kurumlar kendi işlerini yapıyorlarsa, hükümete böyle askerden veya yüksek yargıdan görevleri dışında bir müdahale gelmiyorsa

52:28.500 --> 52:37.020
biz bütün bunları bu eleştirilere ve bu konuşmalara ve tepkilere borçluyuz.

52:37.500 --> 52:38.940
Bunlar olmasaydı ne olurdu?

52:38.940 --> 52:44.880
Yani bu görüşler ileri sürülmeseydi, bu anayasa değişiklikleri yapılmasaydı,

52:45.360 --> 52:51.020
bugün belki biz hala şeyi bekliyor olacaktık belki,

52:51.140 --> 52:59.400
yani Suriye'de, Mısır'da, Libya'da olan acaba bu Arap baharı Türkiye'ye de sıçrar mı?

53:00.040 --> 53:01.920
Endişesi içerisinde olacaktık bugün.

53:01.920 --> 53:07.340
Bugün biz bu endişe içerisinde değilsek, bundan son derece uzaksak,

53:07.460 --> 53:15.440
işte bu eleştirilere, bu anayasal ve yasal düzenlemelere bunu bağlamak gerekir.

53:15.900 --> 53:18.280
Bunlara borçlu olduğumuzu söylememiz gerekir.

53:18.600 --> 53:24.920
O nedenle hiç kimse, hiçbir kurum eleştirilen alınmasın, gücenmesin.

53:24.920 --> 53:34.160
İşte üç yüz birinci madde kondu, eskinin işte meşhur yedi yüz altmış beş sayılı Türk cezaevi yasasının yüz elli dokuzuncu maddesi.

53:34.600 --> 53:42.940
Hükümeti, askere, polise, bakanlıklara ağzınızı açtığınız zaman kendinizi cezaevinde bulurdunuz.

53:43.720 --> 53:46.180
Bunların hakikaten çok büyük sıkıntıları yaşandı.

53:46.180 --> 53:55.640
Hala üç yüz birinci madde, Türkiye'de son derece önemli düşünce özgürlüğünün, eleştiri özgürlüğünün önünde engel teşkil ediyor.

53:56.340 --> 53:59.640
Bu nedenle biz gerçekten iyi noktalara vardık.

53:59.740 --> 54:02.360
Tabii kat etmemiz gereken çok önemli mesafeler var.

54:02.940 --> 54:04.040
Tekrar ben altını çizeyim.

54:04.120 --> 54:07.300
Biz bugün Arap baharının çok uzağındaysak,

54:07.420 --> 54:14.960
bunu işte bu anayasal ve son zamanlardaki yedi sekiz yıldan beri yapılan anayasal ve yasal düzenlemelere borçluyuz.

54:14.960 --> 54:19.560
Evet, eklemek istediğiniz bir şey var mı?

54:19.640 --> 54:21.120
Ben bir cümle daha eklemek istiyorum.

54:21.280 --> 54:25.840
Yani o düşünce özgürlüğüyle ilgili 277 ve 288. maddeler var.

54:26.380 --> 54:29.700
Yargı görevini yapan etkileme ve adil yargılama etkilemeye teşebbüs suçları.

54:30.180 --> 54:34.560
Bunlar da aynı şekilde yani düşünce özgürlüğünün önünde önemli bir engel.

54:35.140 --> 54:40.420
Şimdi herhangi bir kurumu eleştirmek zaten düşünce özgürlüğünün doğası gibi yapılması gereken bir şey.

54:40.940 --> 54:43.400
Ama yani burada bir baskı söz konusu değil.

54:43.400 --> 54:46.120
Hayır, herkes fikrini özgürlüğü ifade ediyor.

54:46.520 --> 54:49.620
Bu yargı kurumları için de söz konusu olmalı yani.

54:50.060 --> 54:54.720
Bunu yapan insanlar hakkında dava açılması ve benzeri şekilde yaptırımlar uygulanması,

54:55.420 --> 54:58.160
hukuk devlet ilkesine taban tabana ters bir uygulama.

54:58.700 --> 55:00.960
Bunun için yani bu tür uygulamaların da önüne geçilmesi gerekiyor.

55:01.080 --> 55:02.340
301'den bahsetti Ahmet Bey.

55:02.340 --> 55:05.040
Bunun yanında 277 ve 288 de var.

55:05.140 --> 55:11.160
Bunlar da hukuk devlet ilkesiyle anayasaya aykırı uygulamalar olarak halen daha yürürlükte.

55:11.320 --> 55:12.800
Bunların da kaldırılması gerektiğini düşünüyorum.

55:12.800 --> 55:22.900
Evet, yani bu 288, 277 ve birkaç benzeri maddenin yeni baştan düzenlenmesi konusunda seçimlerden önce hükümetin bir çalışması vardı.

55:23.120 --> 55:29.620
Ancak araya seçimler girdi, parlamento tatili girdi ve o tasarı da biraz geriye kaldı.

55:29.620 --> 55:34.880
Ama sanıyorum önümüzdeki günlerde yargı ile ilgili bir şey gündeme geliyor.

55:35.340 --> 55:45.560
Yani yargının hızlandırılması ve Türk Ceza Yasası'nda tekrar bu bahsettiğimiz maddelerle ilgili düzenleme yapılması konusu gündeme gelecek.

55:46.220 --> 55:53.760
Örneğin bu yargının hızlandırılması konusunda yargıtayın daha az cezayı gerektiren davalarla,

55:53.760 --> 56:05.780
daha çok cezayı gerektiren davalara ya da alacak verecek ilişkilerinde bu şekilde suluk hukuk, asli hukuk, ticaret mahkemesi gibi mahkemelerde görülen davalara

56:05.780 --> 56:10.460
önemine göre yeni heyet oluşumları gündeme gelecek ve bunun gelmesi lazım.

56:10.580 --> 56:11.960
Bunu elbette son derece önemli.

56:11.960 --> 56:20.440
Yani bir hakaret davasına, bir tehdit davasına, bir yaralama davasına, bir hırsızlık davasına beş kişilik yüksek yargıç heyeti bakmaması lazım.

56:20.440 --> 56:25.460
Üç kişilik bir heyet bunlar için son derece yeterli.

56:26.120 --> 56:34.160
Ama bir gasp davası, bir sahtecilik, bir adam öldürme gibi ağır ceza mahkemesinden ya da özel yetkili ağır ceza mahkemelerinden verilen kararlarında

56:34.160 --> 56:36.980
bu beş kişilik heyetler tarafından incelenmesi gerekir.

56:37.340 --> 56:38.320
Bu doğru bir yoldur.

56:38.320 --> 56:45.180
Aynı zamanda fiilen gerçekleştirilen, bölünmüş heyetleri yasal bir şeye kavuşturacaktır.

56:45.820 --> 56:48.500
Ve bu şekilde yasa dışı uygulama sona erecektir.

56:48.500 --> 56:54.080
Bir de yüksek yargıçlar daha verimli bir şekilde kullanılmış olacaktır.

56:54.140 --> 56:58.540
Daha çok dosya, daha sağlıklı bir şekilde ve yasaya uygun bir şekilde çıkacaktır.

56:59.000 --> 57:03.140
Ben bu tür düzenlemeleri gerçekten önemsiyorum, destekliyorum.

57:03.240 --> 57:05.200
Bu düşünceyi daha önce ben de zaten ifade ettim.

57:05.200 --> 57:07.700
Bu nedenle bu tür düzenlemeler yararlıdır.

57:07.840 --> 57:19.800
Fakat biraz önce bahsettiğimiz Bakırköy'deki Aslı Hukuk Hakimi'ni alıp da yargıtaya tetkili hakimi olarak dört beş ay süreliyle vermek akla zarar bir olaydır.

57:20.600 --> 57:22.400
Bundan derhal vazgeçilmesi gerekir.

57:23.240 --> 57:25.440
Bunun sağlayacağı yarar yoktur.

57:25.440 --> 57:29.260
Aksine son derece zararlı bir uygulamadır.

57:29.340 --> 57:33.420
İşte bugün bu zararlı uygulamanın mağdurlarından birisi de bizler olduk.

57:33.800 --> 57:35.100
Bizzat gözümüzde gördük.

57:35.460 --> 57:37.640
Bu nedenle bu uygulama doğru bir uygulama değildir.

57:37.740 --> 57:41.060
Ben bu konuda hakimlere ve savcılara yüksek korunu uyarmak istiyorum.

57:41.060 --> 57:47.720
Son bir paragraf olarak ben ülkemizdeki işkence sorunu ile ilgili bir cümle sarf etmek istiyorum.

57:48.260 --> 57:53.460
Şimdi ülkemiz bilindiği üzere Rusya ile birlikte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde en çok mahkum olan ülke.

57:54.060 --> 58:00.220
Bu davalarına birçok kısmının da geçmişten kalan işkence uygulamaları geliyor.

58:00.520 --> 58:06.920
Bunların büyük bir kısmı da vatandaşlarımıza gözaltı sözcüğünde uygulanan işkencelerden, kaynaklanan uygulamadan geliyor.

58:06.920 --> 58:12.920
Bu çok önemli bir kıstas çünkü işkence suçu, insanlığa karşı bir suç ve çok ağır bir şey.

58:13.080 --> 58:23.100
Yani insanın onurunu, haysiyetini, kişiliğini, bütün yaşamını baştan aşağı değiştirecek, hayata bakış açısını değiştirecek bir uygulama.

58:23.740 --> 58:25.920
Bunun şiddetle önüne geçilmesi gerekiyor ülkemizde.

58:27.300 --> 58:36.700
Son dönemde özellikle 2002 yılından sonra buna ilişkin gerek polis teşkilatına gerek adliye safhasında bir uygulamalar var.

58:36.700 --> 58:40.140
Ancak başbakanımız biliyorsunuz son günlerde bir açıklama yaptı.

58:40.220 --> 58:41.960
İşkenceye sıfır tolerans dedi.

58:42.100 --> 58:44.940
Yani bu başbakanımızın kendi şahsi açıklaması.

58:45.700 --> 58:50.960
Ancak yargılama safhasında işkenceye sıfır tolerans konusunda bazı aksaklıklar ve sıkıntılar yaşanıyor.

58:51.860 --> 58:55.100
Hakimlerimizin ve savcılarımızın da bu konuya çok dikkat etmesi gerekiyor.

58:55.680 --> 58:56.940
Çünkü çok önemli bir konu.

58:57.080 --> 59:01.820
Gerçekten insanın hayatını baştan aşağı, sonraki yaşamını etkileyecek bir konu olduğu için.

59:01.820 --> 59:08.400
O insanların yaşadığı mağduriyetlerin çok çok dikkatle incelenmesi ve göz önünde bulundurulması gerekiyor.

59:08.800 --> 59:17.400
Aynı şey kendi kız kardeşine, kendi çocuğuna, kendi oğluna veya kendisinin başına gelse ne düşünürdü, ne hissederdi, ne yaşardı?

59:18.160 --> 59:23.400
Bunu hissederek, bu dünyayı tasavvur ederek bir karar ve bir düşünceye varması gerekiyor.

59:23.400 --> 59:26.080
Onun için bu konunun önüne geçilmesi gerekiyor.

59:26.200 --> 59:34.940
Yani yargılama safhasında da işkenceye sıfır toleransın hakim kararlarıyla, mahkeme kararlarıyla da hayata geçilmesi gerekiyor.

59:35.020 --> 59:35.940
Çok önemli bir konu bu.

59:36.700 --> 59:49.720
Hele ki işkenceyle alınmış ifadelerin ve yanında müdafiye olmadan alınmış ifadelerin yargıda destişe olarak, dayanak olarak kullanılması ve buna üzerine hüküm kurulması.

59:49.720 --> 59:53.180
O çok daha katmerli bir hata alınmış oluyor.

59:53.200 --> 59:54.300
Bilmiyorum, zamanımız var mı?

59:54.560 --> 59:56.660
Ceyhun Bey çok önemli bir konuya temas etti.

59:57.040 --> 01:00:08.000
Yani gerçekten hükümet, Avrupa Birliği uyumu çerçevesinde işkencenin önlenmesine yönelik çok önemli adımlar attı.

01:00:08.120 --> 01:00:11.020
Ve bunda da çok ilerleme sağladı.

01:00:11.020 --> 01:00:18.960
Çünkü biz geçmişte işkenceye dayalı ifadeleri çok yaşadık, çok gördük.

01:00:19.040 --> 01:00:21.200
Başımızdan da bu tür şeyler geçti.

01:00:23.100 --> 01:00:32.140
Okuduğumuz özellikle örgüt dosyalarında sayfalarca işkence raporları vardı ve biz bunları yüksek yargıda görmezden geldik.

01:00:32.140 --> 01:00:45.000
Yani Ceyhun Bey'in dediği son derece doğru yargı, yerel yargı olarak, yüksek yargı olarak işkenceye en fazla karşı çıkması gereken bu kurumlardır.

01:00:45.000 --> 01:00:50.880
Çünkü işkence sonuçta yargı olarak denetlenen bir olaydır.

01:00:51.420 --> 01:01:03.740
Şayet bir kişinin ifadesi işkenceyle alınmışsa artık ve bu konu dosyaya intikal etmişse bunu özellikle yüksek yargı görmezden gelemez.

01:01:03.740 --> 01:01:16.860
Ya da bir yasak delili görmezden gelerek normal bir delil gibi değerlendirip karar verirse işte o zaman polis, jandarma ya da yerel savcı yargıçlar bunu yol haline getirirler.

01:01:17.320 --> 01:01:21.180
Biz maalesef bunun uygulamalarına hala rastlıyoruz.

01:01:21.760 --> 01:01:26.140
Benim de başımdan geçen yargıtaydaki birçok dosyada bunu görüyoruz.

01:01:26.140 --> 01:01:32.380
Anlattığımız halde de bunu anlamakta zorlandıklarını görüyoruz.

01:01:32.440 --> 01:01:34.080
Anlamak istemediklerini görüyoruz.

01:01:34.240 --> 01:01:44.940
Mesela bir defasında bir öldürme davasında sanık savcılıkta müdafi var.

01:01:46.560 --> 01:01:48.920
Müdafi huzurunda ifade vermiş.

01:01:49.160 --> 01:01:50.780
Daha doğrusu ifade vermek istememiş.

01:01:51.660 --> 01:01:53.760
Bu şeyde ifade vermek istemiyorum.

01:01:54.240 --> 01:01:55.580
Susma hakkını kullanıyorum demiş.

01:01:55.580 --> 01:02:00.480
Aynı günlü polis yer gösterme tutanağı düzenlemiş.

01:02:01.960 --> 01:02:04.980
Yer gösterme ve ön görüşme tutanağı düzenlemiş.

01:02:05.780 --> 01:02:10.300
Ve orada ne müdafi bulundurulmuş ne sanığa yasal hakları hatırlatılmış.

01:02:10.980 --> 01:02:12.640
Sanığın orada ikrarını almışlar.

01:02:13.300 --> 01:02:17.460
Ve o ikrada da diğer 4-5 sanıklılığıyla çok önemli ithamlar var.

01:02:17.880 --> 01:02:22.840
Ve burada ağırlaştırılmış müebbetten 20-30 yıllara kadar, dünya kadar cezalar çıktı.

01:02:22.840 --> 01:02:30.260
Ve Yargıtay'a birinci ceza dairesinde bu belgeyi defalarca göstermemize rağmen maalesef dikkat alınmadı.

01:02:30.740 --> 01:02:35.440
Bakın, bu olay gerçekten örnek bir olay.

01:02:35.520 --> 01:02:38.580
Bunun gibi bir yılın olay yüksek yargıdan geçiyor.

01:02:38.580 --> 01:02:41.680
Yargıtay birinci ceza dairesi burada.

01:02:42.680 --> 01:02:44.220
O dosya geldi geçti.

01:02:44.820 --> 01:02:48.020
Yani şu anda görülen bir dava değil zaten.

01:02:48.760 --> 01:02:58.940
Yargıtay o gün, o ön görüşme tutanağında alınan ikrarın ve atfı cürümlerin yasa dışı olduğunu ve delil sayılamayacağını vurgulamış olsaydı,

01:02:58.940 --> 01:03:05.500
daha sonra polis ve savcı buna dikkat edeceklerdi ve böyle bir olaya bir daha neden olmayacaklardı.

01:03:06.080 --> 01:03:15.600
Ama o belge orada dikkate alınmadığı için aynı polis teşkilatı, aynı savcılık teşkilatı mutlaka bu uygulamalarını bugün de sürdürüyorlardır.

01:03:15.600 --> 01:03:22.060
Bu nedenle özellikle yargı mercilerinin buna çok dikkat etmesi gerekiyor.

01:03:22.140 --> 01:03:23.560
Biz zamanında dikkat etmedik.

01:03:24.540 --> 01:03:25.700
Yargıtay dikkat etmedi.

01:03:25.820 --> 01:03:29.500
Sayfalarca işkence raporları görmezden gelindi.

01:03:30.320 --> 01:03:35.420
Hırsızlık suçlarında, gasp suçlarında, örgüt suçlarında bunlar görmezden gelindi.

01:03:35.540 --> 01:03:37.220
Doktorlarımız görmezden geldi.

01:03:38.360 --> 01:03:43.280
Önlerine gelen işkence olaylarında işkence yoktur raporları verildi.

01:03:43.280 --> 01:03:44.900
Bugün bunlar artık yok.

01:03:44.900 --> 01:03:48.260
Ancak ben şunun altını tekrar çizmek istiyorum.

01:03:48.360 --> 01:03:49.440
Ceyhun Bey de söyledi.

01:03:49.680 --> 01:03:50.920
İşkenceden şikayet etti.

01:03:51.560 --> 01:03:53.760
O da avukat bu uygulamaların içerisinde.

01:03:54.100 --> 01:03:54.940
Son derece haklı.

01:03:56.880 --> 01:04:06.420
2002 yıllarından sonra bu Avrupa uyumu çerçevesinde gerçekten hükümet başbakan isabetli bir şekilde işkenceye sıfır toleransı dediler.

01:04:06.980 --> 01:04:09.260
Ve bunu da çok sıkı bir şekilde uyguladılar.

01:04:09.260 --> 01:04:16.420
Fakat 2010'lara, 2011'lere geldiğimiz zaman bu sıfır toleransın gevşediğini biz görüyoruz.

01:04:17.860 --> 01:04:19.200
Bunun gevşediğini görüyoruz.

01:04:19.700 --> 01:04:20.980
Bu son derece tehlikeli.

01:04:21.460 --> 01:04:27.720
Bugün tekrar Başbakan, İçişleri Bakanı çıkıp biz hala o noktadayız.

01:04:27.720 --> 01:04:31.620
İşkenceye sıfır tolerans düşüncemizi devam ettiriyoruz.

01:04:32.260 --> 01:04:42.060
Buna aykırı davranan güvenlik güçlerini gerektiği şekilde, enser şekilde cezalandıracağız diyerek olayı güncellemelere gerekiyor.

01:04:42.060 --> 01:04:44.060
Bugün bu olay gevşemiştir.

01:04:44.600 --> 01:04:51.320
Birçok yerde, jandarmada, poliste işkencelere tekrar rastlamaya başladık.

01:04:53.560 --> 01:05:04.020
Yargıçlarımız, savcılarımız buna yine göz yummak gibi bir davranış, yanlış bir davranış içerisinde bir kısmı giriyorlar.

01:05:04.020 --> 01:05:19.120
Bu nedenle bu son derece önemli işkenceye sıfır toleransın bugün tekrar teyit edilmesi ve hükümet olarak bunun arkasında olunduğunun tekrar emniyet teşkilatlarımıza belirtilmesi,

01:05:19.240 --> 01:05:25.920
bunun genelgelerinin her neyse tekrar gönderilerek bu konuların hatırlatılması gerektiği kanaatindeyim.

01:05:25.940 --> 01:05:26.620
Çok önemli.

01:05:27.320 --> 01:05:29.480
Ben somut bir örnekle vermek istiyorum.

01:05:29.480 --> 01:05:46.280
Madem Bav davasından verdik örnekleri, aynı şekilde 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Bav davası ve Bav davasında soruşturma safhasında sonradan gözaltına alınan birkaç kişinin ayrı bir numarayla ayrı bir dosyası.

01:05:46.380 --> 01:05:52.660
İkisi de aynı içerikte, iddianameler aynı, kişiler aynı, iddialar aynı, içerik aynı.

01:05:52.660 --> 01:06:11.300
Aynı mahkeme o ufak kısımdaki arkadaş Bav davasında mensuplarına yargılananlara işkence altında alınan ve müdafiye olmayan o ifadeler hükme esas alınamaz kararıyla beraat verdi.

01:06:11.300 --> 01:06:21.500
Daha sonra Bav davasının ana büyük kısmında o ifadeleri hükme esas aldığını ifade etti ve öylesine de ceza verdi.

01:06:21.960 --> 01:06:26.340
Gerçi Yargıtay'dan bozuldu bu çok hatalarından mahkemenin dolayı.

01:06:26.440 --> 01:06:32.380
Dolayısıyla yanlış uygulamaların içinde böyle hayati konularda var.

01:06:32.380 --> 01:06:48.080
Tabii şurada söylemeliyiz yani gerek emniyet teşkilatımız gerek jandarma teşkilatımız geçmişe oranla on yıl öncesine sekiz yıl öncesine oranla gerçekten bu konuda çok hassaslar.

01:06:48.200 --> 01:06:58.320
Ben de biliyorum yani emniyete gittiğiniz zaman eskiden malum yani şikayetçi olarak bile gitseniz emniyette çok büyük sıkıntılarla.

01:06:58.320 --> 01:07:05.760
Yani bırakın sanık olmayı bir suç işlemeyi şikayetçi olarak gittiğiniz olaylarda bile çok önemli sıkıntılarla karşı karşıya kaldırdınız.

01:07:06.680 --> 01:07:08.180
Bugün öyle değil.

01:07:08.700 --> 01:07:11.800
Gerçekten uygar muameleler var.

01:07:12.520 --> 01:07:21.140
Yani çok ağırlıklı olarak usule uygun, hukuka uygun ve uygar bir muameleyle karşı karşıya kalıyorsunuz.

01:07:21.760 --> 01:07:27.120
Ben bunu en iyi değerlendirebilecek kişilerden birisi olduğumu düşünüyorum.

01:07:27.120 --> 01:07:31.480
Çünkü geçmişte birçok işkence olayıyla da karşı karşıya kaldık.

01:07:31.480 --> 01:07:38.140
Demin bahsettiğim gibi dosyalarda da çok işkenceye rastladık.

01:07:38.720 --> 01:07:49.300
Onun için yani şöyle bir küçük bir kıyaslama yaparsak somut bir olaydan olay daha açıklığa kavuşacaktır.

01:07:49.300 --> 01:07:58.180
Ben bir ilçede savcılık yaparken işte Asli İzha Mahkemesi'nin duruşmasında savcı olarak bulunuyorum.

01:07:59.020 --> 01:08:01.960
Duruşma salonunda kapısı açık.

01:08:02.920 --> 01:08:05.260
İşte orada görev başkomiserlikte.

01:08:05.940 --> 01:08:07.740
Orası küçük bir ilçe olduğu için.

01:08:07.740 --> 01:08:10.000
Baktım dikkatimi çekti.

01:08:10.080 --> 01:08:14.160
Başkomiser duruşma salonunun önünde volt alayıp duruyor kapının önünde.

01:08:14.240 --> 01:08:16.060
Görüyorum belli ki bir sıkıntısı var.

01:08:17.940 --> 01:08:20.220
İşte ara verdiğimizde çıktım dışarıya.

01:08:20.700 --> 01:08:22.260
İşte bakıyor ediyor falan.

01:08:23.140 --> 01:08:23.900
Ne oldu dedim.

01:08:24.580 --> 01:08:26.560
İşte efendim dedi bir ifade alırken dedi.

01:08:27.140 --> 01:08:28.880
Biraz dozu kaçırmışız dedi.

01:08:29.480 --> 01:08:30.520
Gözü şişmiş dedi.

01:08:30.520 --> 01:08:34.480
Şeyinde de ne yapacağız ben mahvoldum bilmem ne falan.

01:08:35.340 --> 01:08:35.540
Şimdi

01:08:35.540 --> 01:08:41.600
Oranın işte başkomiseri konumunda eskiden böyleydi.

01:08:42.120 --> 01:08:47.860
Şimdi yine kendi ilk avukatlığa başladığım yıllarda işte beş sene kadar önce

01:08:47.860 --> 01:08:52.920
Bir arkadaşımız kendisi Ankara dışındaymış.

01:08:52.920 --> 01:08:53.820
Bana rica etti.

01:08:54.740 --> 01:08:56.740
Bir kişi gözaltına alınmış.

01:08:57.760 --> 01:08:59.780
Onunla bir görüşme yapmamız gerekiyor.

01:08:59.780 --> 01:09:05.100
Ankara'daki şey asayiş galiba ya da organize suçlar her neyse.

01:09:05.800 --> 01:09:09.600
Oraya gittim dedim böyle böyle avukatım işte şeyle görüşmek istiyorum.

01:09:09.720 --> 01:09:11.220
Bir oda yapmışlar.

01:09:11.940 --> 01:09:13.080
Yer gösterdiler.

01:09:13.520 --> 01:09:14.360
Müstakil bir yer.

01:09:14.760 --> 01:09:16.140
İşte koltuklar var.

01:09:17.060 --> 01:09:17.940
Oturttular bizi.

01:09:18.060 --> 01:09:19.560
İşte çayımızı ikram ettiler.

01:09:22.060 --> 01:09:23.380
Şeyi getirdiler.

01:09:23.520 --> 01:09:25.300
Şüpheliği getirdiler.

01:09:25.300 --> 01:09:31.920
İşte dosyadan da verilebilecek örneklerden verebileceklerini ifade ettiler.

01:09:31.920 --> 01:09:34.360
Görüşebileceğimizi çayımızı ikram ettiler.

01:09:34.440 --> 01:09:37.100
Olayı anlattı oradaki görevli komiser.

01:09:37.100 --> 01:09:41.080
Son derece hoşuma gitti.

01:09:41.180 --> 01:09:47.460
Gerçekten ilk defa bu sıfır toleranstan sonra böyle bir işim oldu benim emniyette.

01:09:49.040 --> 01:09:57.040
Ve bu işler bittikten sonra komisere dedim ki ben dedim Yarkıtay'dan emekliyim.

01:09:57.040 --> 01:10:01.180
Yarkıtay savcılığından savcıydım yani bu işlere bakan bir insandım.

01:10:01.760 --> 01:10:04.060
Yeni birkaç aydan beri avukatlık yapıyorum.

01:10:05.000 --> 01:10:08.400
Ve geçmiş bir takım şeylerde bilen bir insanım.

01:10:08.460 --> 01:10:10.340
Gerçekten dedim size teşekkür ediyorum dedim.

01:10:11.000 --> 01:10:13.360
Böyle bir pozisyonu görmekten dolayı mutlu oldum.

01:10:14.540 --> 01:10:17.140
Dedim mutluluğumu memnuniyetimi belirttim.

01:10:17.220 --> 01:10:18.200
Teşekkürlerimi sundum.

01:10:18.280 --> 01:10:21.240
Ve gerçekten bu manzara hoş bir manzaraydı.

01:10:21.800 --> 01:10:26.140
Yani nereden nereye geldiğimizin bir göstergesi.

01:10:26.140 --> 01:10:30.040
Gerçekten bu yaygın, ağırlıklı olarak biz bu noktaya geldik.

01:10:30.540 --> 01:10:36.440
Ama polis teşkilatı, jandarma teşkilatı gerçekten çok geniş bir teşkilat.

01:10:36.740 --> 01:10:39.800
Her türden insanların bulunduğu teşkilat.

01:10:40.100 --> 01:10:44.660
Ve bu tür olaylara bu emniyet teşkilatı da çok katı davranıyor.

01:10:44.800 --> 01:10:46.760
Yani ihraç olayları son derece kolay.

01:10:47.500 --> 01:10:51.640
Ama buna rağmen gene de bir gevşeme görüyoruz.

01:10:52.460 --> 01:10:55.520
Gevşeme demek tabii kurumsallık arz ediyor.

01:10:55.520 --> 01:10:59.340
Yani münferitlikten çıkıyor, kurumsal bir tavra dönüşüyor.

01:10:59.800 --> 01:11:03.160
Gevşeme derken bir noktada bunu kastetmiş oluyoruz.

01:11:03.220 --> 01:11:06.040
Bu nedenle bu olay son derece önemli.

01:11:06.140 --> 01:11:09.740
İşkence meselesi, kötü muamele meselesi son derece önemli.

01:11:10.100 --> 01:11:14.680
Bu vesileyle konu açılmış oldu ve bunun da altını çizmiş olduk.

01:11:15.580 --> 01:11:21.680
Bunu hükümetin de, yargının da, bütün vatandaşlarımızın da önemsemesi ve haklarını araması lazım.

01:11:21.680 --> 01:11:28.320
Ama polis ve jandarma teşkilatımızın da iyi bir geçmişe göre, iyi bir konuma geldiğini de onların hakkını da vermemiz gerekir.

01:11:28.740 --> 01:11:34.900
98-21 dönemindeki emniyet ve jandarma teşkilatındaki 2002 yılından sonra büyük dönüşüm meydana geldi.

01:11:35.420 --> 01:11:38.520
Aynı dönüşümün yargı camiasında davranmasını bekliyoruz.

01:11:38.520 --> 01:11:41.920
Şimdi, Ceyhun Bey çok güzel noktalara gerçekten temas ediyor.

01:11:42.020 --> 01:11:46.340
Beni böyle bir takım konuları açıklamaya sevk ediyor.

01:11:46.340 --> 01:11:58.280
Şimdi, evet, Avrupa Birliği uyumu, Türkiye'nin demokratikleşmesi gerçekten çok saydaki korumumuzun önünü açtı.

01:11:59.280 --> 01:12:10.020
Yani işte polisten bahsettik, jandarmadan bahsettik, askerden bahsettik, yargının yüksek kısmından gerçi bahsettik.

01:12:10.020 --> 01:12:27.740
Ama bu Avrupa Birliği uyumu, bu demokratikleşme, hukuk devletine bağlılık olayı maalesef bu kurumlara oranla yargıya yeteri kadar yansımadı.

01:12:27.740 --> 01:12:38.820
Yani bazen baktığımız zaman hala, işte ben 1988'de yargıtaya geldim.

01:12:39.040 --> 01:12:45.100
O dönemlerde, yerel mahkemelerde duruşmalara çıkardık, soruşturmalar yapardık.

01:12:45.980 --> 01:12:56.020
Şimdi, kötü muamele, yani savcı ve polisin, jandarmanın kötü muamelesi vardı da, savcının, yargıcın kötü muamelesi yok muydu?

01:12:56.020 --> 01:12:56.860
Vardı.

01:12:58.280 --> 01:13:08.040
İşte eline silahı alıp, işte otobüsün yolunu kesen polisle beraber ya da işte sanıkları, tanıkları tokatlayan, hakaret eden savcı ve yargıcılarımız vardı.

01:13:08.880 --> 01:13:24.960
Şimdi, veya duruşmada, insani dozların üzerinde hareket eden, yani sanıkları, tanıkları, şikayetçileri, davalıyı, davacıyı azarlayan, kötü muamele eden yargıcılarımız geçmişte çok fazlaydı.

01:13:24.960 --> 01:13:27.220
Bu neden fazlaydı?

01:13:27.800 --> 01:13:38.140
İşte denetim mekanizması olan hakimler ve savcılar yüksek kurulu, bir takım şikayetlere kulağını fazla tıkamasından kaynaklanırdı.

01:13:38.560 --> 01:13:40.960
Şimdi bugün o kadar elbette yok.

01:13:40.960 --> 01:13:52.560
Bugün böyle sanık tokatlayan, işte ağır hakaretler yapan, çok fazla yani tokatlama işini yapan elbette savcı yargıç yok ama hala ben şunu görüyorum.

01:13:53.560 --> 01:14:06.300
Hala taraflara bağıran, taraflara hakaret eden bir yığın savcı ve yargıcımızın olduğunu maalesef biliyorum.

01:14:06.300 --> 01:14:09.000
Bunu zaman zaman bizler de gözlemliyoruz.

01:14:09.620 --> 01:14:15.940
Savcı da olsa, yargıç da olsa, taraflara bu şekilde hareket etmeye hiç kimsenin hakkı yoktur.

01:14:17.400 --> 01:14:19.460
O devletin bir görevlisidir.

01:14:19.460 --> 01:14:31.040
Taraflar bir yanlışlık yapmışlarsa ve suç teşkil eden bir durum ya da inzibati bir durum varsa, yasaların kendisine verdiği yetkiler vardır ancak bunu yapabilir.

01:14:31.780 --> 01:14:39.640
Onun için ne avukatlara ne vatandaşlara hiçbir savcının veya yargıcın kötü muamele yapmaya, bağırıp çağırmaya hakkı yoktur.

01:14:39.640 --> 01:14:41.640
Bugün bu şikayetleri biz hala duyuyoruz.

01:14:43.100 --> 01:14:47.980
Bu nedenle hakimler ve savcılar yüksek kuruluna burada çok önemli bir görev düşüyor.

01:14:48.720 --> 01:14:54.460
Savcının veya yargıcın hiç kimseye kötü muamele yapmaya hakkı yoktur.

01:14:54.460 --> 01:15:19.460
Sayıları az da olsa, hakimleri ve savcılar yüksek kurulunun bu tür olaylarda dikkati davranması, bu yanlışı yapanları da olabilecek şekilde, sert şekilde cezalandırması ve zaman zaman genelgelerle de bu tür durumlara sebebiyet vermemelerinin savcı ve yargıcılarımıza hatırlatılması gerekiyor.

01:15:19.460 --> 01:15:35.760
Bu nedenle son derece doğru, bu kurumların demokratikleşme hukuk devletine bağlılıkları noktasındaki çok sağlıklı uyumları maalesef yargıya aynı oranda yansımadı.

01:15:36.180 --> 01:15:42.300
Bu da yargının çok kapalı kalmasından ve eski hakimler ve savcılar yüksek kurul düzeninden kaynaklandı.

01:15:42.660 --> 01:15:46.740
Biz bugün bu kuruldan bunları bekleme hakkına sahibiz.

01:15:46.740 --> 01:16:08.520
Demin ifade ettiğimiz gibi dosyaların incelenmesi, duruşmaların kısa sürede karara bağlanması, taraflara iyi muamele yapılması gibi hususlarda hakimler ve savcılar yüksek kurulunun denetimi ve buna uymayanlara gerekli müeydeleri uygulaması ve bunun takipçisi olması son derece önemli.

01:16:08.520 --> 01:16:15.220
Bu nedenle bunlar geçmişte yapılmadığı için yargımız maalesef bu noktalarda geri kaldı.

01:16:15.740 --> 01:16:23.720
Bu geri kalmışlığın çok kısa süre içerisinde telafi edilmesi ve yargımızın da bu yüksek düzeye erişmesi gerekir diye düşünüyorum.

01:16:23.720 --> 01:16:39.580
Ceyhun Bey'e de teşekkür ediyorum bu noktalara, önemli noktalara parmak bastığı için ben de bu konularda geçmişteki deneyimlerimiz nedeniyle biraz daha konuyu aşmakta bize bana adeta pas atmak attığı için teşekkür ediyorum.

01:16:39.580 --> 01:16:40.920
Ben de sizlere teşekkür ediyorum.

01:16:40.920 --> 01:16:42.620
Ben de konuşulması gerekiyor Türkiye'de.

01:16:42.720 --> 01:16:47.200
Sayın Ahmet Bindar, Sayın Ceyhun Göktağ'ın değerli katkılarınızdan dolayı ben de size çok teşekkür ediyorum.

01:16:47.200 --> 01:16:56.340
Evet sayın izleyicilerimiz, Adil Yargı programımızın yeni bir bölümünde tekrar birlikte olmak umuduyla hepinize hayırlı günler dilerim.

