WEBVTT

00:00.000 --> 00:07.360
Hayırlı günler sayın izleyicilerimiz. Adil Yargı programımızda Avukat Ceyhun Göktağ'ınla birlikte bugün konuğumuz Sayın Avukat Uğur Poyraz.

00:07.480 --> 00:08.100
Efendim hoş geldiniz.

00:08.200 --> 00:09.320
Teşekkür ederim. Sağ olun.

00:09.700 --> 00:21.520
Sayın Poyraz İstanbul hukuk çıkışlı ve 25-26 yıllık baroya kayıtlı olarak özellikle ceza davaları ağırlıklı olarak ülkemizin kaliteli bir hukukçusu.

00:21.800 --> 00:23.040
Gerçekten iyi bir hukukçu.

00:23.180 --> 00:23.480
Teşekkür ederim. Sağ olun.

00:23.920 --> 00:26.480
Müşahit olduğumuz için bunu söylüyorum.

00:26.480 --> 00:30.700
Şimdi efendim sizin gerçekten uzun yıllar deneyiminiz var.

00:32.220 --> 00:40.540
Türkiye'nin sizin başladığınız yıllarda 80'lerde 90'larda 2000'ler şimdi hukukumuzda bir ilerleme var mı?

00:40.900 --> 00:45.080
Yani yargıda reform çalışmaları sürüyor. Bunlar binalara aksediyor.

00:45.740 --> 00:51.240
Güzel binalara geçiyoruz. Hukukçuları yetiştirmeye çalışıyor ülkemiz.

00:51.240 --> 00:55.300
Ama yargılamalara bu yansıyor mu ve gelişme var mı?

00:55.300 --> 00:57.300
Şimdi güzel bir soru.

00:58.020 --> 01:01.080
Ben Türkiye'nin 9. Kalkınma Planı dönemini yaşıyoruz.

01:01.620 --> 01:14.380
Bu 9. Kalkınma Planı döneminin devlet tarafından planlamaları yapılırken ben Devlet Planlama Teşkilatı'nın Adalet Hizmetleri Komisyonu'nda yaklaşık 11 ay kadar çalıştım.

01:14.380 --> 01:32.880
27 kişilik bir heyetti. Anayasa Mahkemesi üyesinden bana gelene kadar yüksek yargının her yerinden askeri yüksek yargı da dahil noterler birliğinden, barolar birliğinden, jandarma emniyetten birçok yerden 27 kişi bu işe yaklaşık 11 ayımızı verdik.

01:32.880 --> 01:36.080
Oradaki birkaç tespit bugün de geçerli.

01:36.080 --> 01:42.500
Birincisi Türkiye'de ve son yıllarda hakikaten inanılmaz güzel binalar yapılıyor.

01:42.500 --> 01:52.180
Yani sadece İstanbul'da değil yolunuz düşerse mesela bir Karabük'tekini görün, Safranbolu'yu görün, Tarihi Türkiye'yi, Kastamonu'yu görün, Erzurum'u görün, Antalya'yı görün.

01:52.260 --> 01:54.560
Hakikaten Konya her yerde çok güzel binalar.

01:54.560 --> 02:11.440
Ama yani aslında adliyeye bina yapmayla keşke güzelleşse hani aslında çadırda bile yaparsınız, sokakta bile yargılama yaparsınız ama yapılan yargılamaların sonucunda insanlar adliyeden kazananı da kaybedeninde gönül rahatlığıyla uzaklaşması gerekir.

02:11.900 --> 02:21.200
Ama şimdi İstanbul dahil, Türkiye'de adliyelere yüksek yargı dahil, sabah içeri girerken hakim, savcı, memur, avukat herkes mutsuz giriyor vatandaş.

02:21.200 --> 02:23.620
Çıkarken de aynı mutsuzluk da çıkıp gidiyor.

02:24.060 --> 02:34.320
Çünkü Türkiye hızla adil yargılama yapan, adalet dağıtan bir ülke olmaktan uzaklaşıp adet yerini bulsun tarzı yargılama yapan bir ülke haline geldi.

02:34.740 --> 02:37.760
Bunu siyasi iktidarla falan herhangi bir şeyle de orantılamıyorum.

02:37.900 --> 02:38.900
Asla öyle bir şeyim yok.

02:39.380 --> 02:40.760
Ama tabii Türkiye gelişiyor.

02:41.980 --> 02:44.320
Ticareti gelişiyor, toplumsal hayatı gelişiyor.

02:44.800 --> 02:47.160
Adliyesi de buna bir şekilde ayak uydurmaya çalışıyor.

02:47.200 --> 02:49.840
Ama adliye hep birkaç adım geriden gidiyor.

02:49.840 --> 02:54.700
Şimdi ben altı yılında, seksen beş yılında mesleğe başladım.

02:55.180 --> 02:57.260
Bin dokuz yüz yetmiş altıda fakülteye girdim.

02:58.380 --> 03:01.340
Benim her zaman, yani buradan da hürmetle anıyorum, elini öpüyorum.

03:01.800 --> 03:03.840
Burhan Apaydın avukat, benim ustam.

03:04.720 --> 03:06.900
Hala hayatta, Allah ona uzun ömür versin.

03:07.580 --> 03:09.940
Onlar bir mücadeleden gelmişler.

03:10.420 --> 03:13.900
Bin dokuz yüz yirmilerden gelen, babası ağır ceza reisliği yapmış.

03:13.900 --> 03:20.180
Annesi, İslam'da tek ağır ceza mahkemesi varken, başkatip yapmış Rahmet Nuriye Hanım.

03:20.720 --> 03:21.500
Öyle bir aile.

03:21.620 --> 03:24.960
Kardeşi, Dünya Barolar Birliği başkan vekili yapmış Orhan Apaydın için.

03:25.300 --> 03:26.160
Şimdi bunu niye söyledim?

03:26.620 --> 03:35.560
O yılların insanı da, o yılların toplumu da ve o toplumun içinden çıkan hakim, savcı, avukat da çok üst düzey kültürde kalitede olan insanlar.

03:35.560 --> 03:39.820
Şimdi hukuk, hukuk hayatın ilmidir diyor Ulpiyanus.

03:40.220 --> 03:49.200
Hukuk hayatın ilmi ise, bu ilme sahip olan, hayat ilmine sahip olan insanların hukukçu kimlikleriyle bunu hayata aksettirmesi lazım.

03:49.840 --> 03:53.420
Ama siz hukuka ilişkin bütün kitapları okumuş olabilirsiniz.

03:54.000 --> 03:58.040
Bütün üniversiteleri bitirmiş, yüksek lisanslar, doktorlar yapmış olabilirsiniz.

03:58.040 --> 04:10.400
Ama hayatın ilmine sahip değilseniz, hayatın içinden gelmiyorsanız, o kültürü, o yaşam kültürünü eğer özümsemişseniz, sizin hukuk bilginiz havada kalır.

04:11.480 --> 04:21.760
Şimdi Türkiye'de maalesef hakimlerimiz toplumdan izole olmuş bir hayat yaşadıkları için yıllarca, yani selam verse acaba niye selam verdi?

04:22.080 --> 04:23.860
Biriyle yemek yese niye yemek yedi?

04:24.260 --> 04:26.400
İvadetini yapsa acaba mürteci mi?

04:26.400 --> 04:41.540
Gidip bir kahvede bir kağıt oynasa acaba kumar vaz mı denile denile, hakimlerimiz, savcılarımız toplumdan kopuk, sosyal hayattan kopuk, kendi içinde yaşayan, o nedenle de hayatın ilmine, hayatın akışına çok vakıf olmayan insanlardan oluşmuş.

04:42.080 --> 04:45.600
Şimdi siz onlarla hayata dair problemleri çözüyorsunuz.

04:46.080 --> 04:47.040
Çok basit bir örnek.

04:47.440 --> 04:51.340
Hayatında hiç çek karnesi almamış, hiç çek keşidi etmemiş.

04:51.340 --> 04:59.600
Ya da birinin keşidi ettiği çekin karşısız çıkması sonucunda ne olduğunu yaşamamış bir insana kürsüde çekle ilgili karar verdiriyorsunuz.

05:00.300 --> 05:01.420
Ben bunu şeye benzetirim.

05:01.660 --> 05:11.860
Hiç çocuk doğurmamış bir kadın, çocuk bakım kitabı yazarsa ne kadar başarılı olursa hayatın içinden gelmemiş insanları yaptıkları yargılamalarda o kadar başarılı oluyor.

05:12.320 --> 05:14.540
Nitekim işte yansımalarını da görüyoruz toplumda.

05:14.540 --> 05:16.060
Yargı kararlar veriyor.

05:16.140 --> 05:18.480
Her gün binlerce karar veriyor.

05:18.640 --> 05:21.340
Yüzlerce İstanbul'da, binlerce Türkiye genelinde veriyor.

05:21.780 --> 05:24.220
Yargıtay işte yüz elliye yetmiyordu.

05:24.380 --> 05:26.200
Onlara bir o kadar daha ekledik.

05:27.280 --> 05:29.120
Habire her gün karar veriyor.

05:29.240 --> 05:30.340
Danıştay'ı şusu busu.

05:30.840 --> 05:33.180
Ama bir türlü adalet Türkiye'de oturmuyor yerine.

05:33.860 --> 05:42.220
Çünkü yani insanların gerçekten bu toplumda öncelikle adalet beklentisi, öncelikle hukuk beklentisi olması lazım.

05:42.220 --> 05:45.500
Yani hukuk adaleti illaki mahkemelerde dağıtılmaz ki.

05:46.000 --> 05:47.920
Yani ben sizin diyelim ki arabanıza çarptım.

05:48.340 --> 05:51.840
Gelip özür dileyip, ya arkadaşım kusura bakma zarar neyse vereyim.

05:52.320 --> 05:53.800
Sen de bana hakkaniyetli davran.

05:54.140 --> 06:02.860
Yani benden fazla bir şey alma deyip el sıkışıp biz bunu çözebiliyorsak biz ikimiz hem doğal hukukçuyuz hem hakkaniyetli, adil, vicdanlı, erdemli insanlarız.

06:02.860 --> 06:16.220
Ama sokaktaki en basit ilişkimle adliye taşındığı bir ülkede, yani hukuk bilinci olmayan, adil olmayan, vicdanlı olmayan insanların hızla arttığı bir ülkede mahkemelerden çözüm üretilmesini beklemekte abeste iştigal oluyor.

06:16.680 --> 06:18.380
Bu konuda bir şey özellikle söyleyeceğim.

06:18.380 --> 06:25.380
Yani Türkiye'de adalet aslında insanların toplumun bir aynası, bir göstergesi.

06:26.300 --> 06:40.500
Yani çağdaş ülkelerde, modern ülkelerde, inançlı insanların olduğu ülkelerde, yani hem Allah'a olan inancı hem de insani değerleri olan inançların olduğu ülkelerde insanlar adliye mümkün olunca az gidiyor.

06:40.500 --> 06:50.360
Gerçekten, yani çünkü şöyle de bir şey söyleyelim, mahkemenin verdikleri kararlar adil olsaydı, verdikleri kararlar o günden sonra bir daha tartışılmazdı.

06:50.880 --> 06:52.660
Bizim gibi ülkelerde, bizim ülkemizde.

06:53.140 --> 06:57.500
60'ta idam ettiğiniz başbakanın adalet bu hakkını ancak 2000'li yıllarda verebiliyorsunuz.

06:58.540 --> 07:07.680
70'te 80'de cezaevlerine tıktığınız, işkence yaptığınız, haksızlık yaptığınız, mazlum duruma düştüğünüz insanların mahkeme kararları var hepsi.

07:07.680 --> 07:13.120
Hukuka uygun, kanuna uygun verdiğini iddia ettiniz ama hakları, hukukları bakın yeniden ortaya çıkıyor.

07:13.560 --> 07:14.360
Yeniden açılıyor.

07:14.740 --> 07:17.740
Bizim yaşadığımız olaylar var, geri geri sonları da konuşuruz.

07:18.160 --> 07:24.900
Mahkemeler kararlar veriyor ama veren hakim bile karar yüzümüze bakarak, gönül rahatlığıyla dimdik bir başla söyleyemiyor.

07:25.280 --> 07:30.520
Önüne bakarak, aman işte efendim verdik ama kusura bakmayın der gibi kararlar veriliyor Türkiye'de artık.

07:30.520 --> 07:41.720
Yani verdiği karara inanmayan hakimlerle, düzenledikleri iddianamelere inanmayan savcılarla yapılan yargılamanın sonucunda verilen kararlar asla kamusal düzeni de sağlamaz.

07:42.200 --> 07:51.440
Bu dünyada da ahirette de insanların vicdanına, aklına, imanına uygun olmaz.

07:51.440 --> 07:53.060
O nedenle de huzur olmaz.

07:54.420 --> 08:03.540
Yani söyleyecek çok şey var ama sonuçta en önemli şey bana göre, adalet insanlar arasındaki düzeni sağlayıp huzurlu yaşamaları içindir.

08:04.320 --> 08:11.420
Türkiye'de her gün adliye binaları arttığı halde, cezaevleri arttığı halde, yetmiyor yine hakim savcı alınca halde toplumsal huzur yok.

08:12.420 --> 08:16.480
Evet, şimdi adalet duygusu elbette ki vicdandan çıkıyor.

08:16.720 --> 08:19.540
Doğruysa hukuk da vicdandan çıkıyor, akıldan çıkıyor.

08:19.540 --> 08:30.640
Bunun tatminini engelleyen faktörler olarak, iyi hukukçu yetişmemesi mi, hukukçuların ideolojik davranması mı, çeşitli sosyal sebepler mi?

08:31.220 --> 08:36.540
Yani günümüzde cereyan eden bu eksiklikleri hem neler hem nasıl giderebiliriz?

08:37.120 --> 08:41.060
Bir cümle söyleyeyim tam o sırada, daha belki laf olacaktı ama.

08:41.060 --> 08:48.800
Şimdi bakın, dünyada bazı şeyler var, bunları çok üretirseniz değeri düşer.

08:48.800 --> 08:57.560
Az üretirseniz de az bulunduğu için, hani tabir caizse talebi karşılamadığı için sonuç doğurmazlar.

08:58.000 --> 09:02.160
Ben fakülteye girdiğimde, iki tane İstanbul ve Ankara olmak üzere iki fakülte vardı.

09:02.740 --> 09:03.760
Sene 1976.

09:05.100 --> 09:08.440
36 yıl sonra bugün geldiğimiz rakam 101 tane.

09:09.160 --> 09:10.720
Şimdi birincisi şuradan başlayalım.

09:10.720 --> 09:21.600
İyi eğiteceksiniz, nitelikli insan yetiştireceksiniz ve bu insanları mezun olduktan sonra doğru yerlerde kullanmak için doğru şartlar yaratacaksınız.

09:21.600 --> 09:36.080
Ama Türkiye'de son 30 yıldır hukuk itibarsızlaştırıp devleti ticarethane gibi yönetmek anlayışı hakim olunca, ilk yapılan şey her köşe başına bir hukuk fakültesi açmak oldu.

09:36.720 --> 09:40.100
Yani hukuk fakültesi açmak, çünkü bir bina kiralıyorsunuz.

09:40.160 --> 09:45.000
Geçenlerde Yalova'daydım, baktım bir binanın yedinci katımını hukuk fakültesi yazıyor.

09:45.000 --> 09:52.580
İnsan inanamıyor, yani terzi atölyesi gibi orada işte bir iş anının bir katı kiralanmış, oraya masalar konmuş, bir de tahta konmuş.

09:53.100 --> 09:59.340
İşte oradan buradan giden öğretim üyeleri ya da oradaki avukatlar vasitesiyle hukuk eğitimi yapmaya çalışıyorsunuz.

09:59.620 --> 10:01.760
Bu sadece orada değil, Türkiye'nin birçok yerinde böyle.

10:02.280 --> 10:12.120
Şimdi iki tane fakültede, üniversitelerde profesörlerin ders verdiği sistemden bugün avukatların ders verdiği hukuk fakültelerine geldik.

10:12.120 --> 10:22.280
Bir defa hukukçu yetiştirmek için, sadece fakültede değil, üstadım şimdi Fransa'da mesela stajın son 15 günü zerafet dersidir.

10:23.060 --> 10:28.520
Hukukçunun nasıl giyinmesi gerektiği, nasıl oturup kalkması gerektiği, nasıl bir çatal tutması gerektiğine kadar.

10:29.080 --> 10:35.820
Ama biz şimdi Anadolu'nun muhtelif köşelerinden çocukları üniversite kazan diye büyük şehirlere ya da belli yerlere getirip,

10:35.820 --> 10:43.840
dördünü beşini bir odaya tıkıp, orada işte bir an önce maddi sıkıntılarla değinilir bir okul bitirip, bir diploma sahibi olup,

10:44.280 --> 10:49.380
hayata atılması gailesinin içine atarsanız, hukukçu da yetişmez, hukukçu da olmaz, hukuk da olmaz.

10:49.900 --> 10:56.840
Yani bir defa hukukçuyu, yani orkide yetiştirir gibi, nadide bir çiçek yetiştirir gibi, ihtimamla yetiştirilmeniz lazım.

10:57.240 --> 10:59.100
Ben bunu söyleyince bazı insanlar kızıyor.

10:59.100 --> 11:02.340
Yani sen hukukçusun, kendine ayrıcalık istiyorsun diyor. Hayır.

11:02.960 --> 11:08.380
Ama yani kainatı yaradan Allah nasıl, herkese hakim oluyor, herkes aklına bir hüküm veriyor.

11:08.700 --> 11:13.240
Ve verdiği o hüküm sayesinde kainatın bir düzen içinde devam etmesini sağlıyorsa,

11:13.760 --> 11:18.580
onun adına demeyelim ama yeryüzünde de bu hakkı kullanan bir tek varlık var, o da hukukçu.

11:19.180 --> 11:27.280
Yani ilahi adaletin yanında dünyevi adaleti oluşturacak, dünyadaki düzenin devamını sağlayacak, huzuru sağlayacak olan hukukçu.

11:27.280 --> 11:34.760
Şimdi o kalitede insanı siz yetiştirmek için çaba göstermezseniz, her köşe başına fakülte açarsanız,

11:35.160 --> 11:42.280
çoğunun hocası yok, tahtası, tebeşe bile yok, oradan çıkanı da uydurma stajlarla hakim, savcı ve genellikle avukat diyor sokağa salarsanız,

11:44.020 --> 11:46.440
ne hukuk kalır, ne hukukçu kalır.

11:47.140 --> 11:52.860
Bugün İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat sayısı, aktif avukat sayısı 31 bine ulaştı.

11:52.860 --> 12:01.720
31 bin avukatın olduğu İstanbul'da şu anda genç kardeşimiz bin lira, bin beş liraya iş bulmak için çaba sarf ediyorlar.

12:02.260 --> 12:05.700
Hakim savcılarımızın yaşam standartları ortada.

12:06.380 --> 12:16.000
Yani şimdi bu kalitedeki, bu şartlardaki insanlardan siz toplumsal düzeni, huzuru, insan haklarını falan elde etmeyi beklerseniz,

12:16.000 --> 12:19.360
bence çok beklersiniz. Yani abeste işgal etmiş olursunuz.

12:20.080 --> 12:25.000
Onun için, yani şu gün oturup aslında yasal mevzuları tam uygulasak,

12:26.000 --> 12:30.000
yani çok basit bir şey söyleyeyim, yok kanuna göre, üniversitelerdeki bölüm başkanlarının,

12:31.020 --> 12:33.720
kendi üniversitesinin kadrolu öğretim üyesi olması lazım.

12:34.160 --> 12:39.760
Ama Türkiye'de şu anda aktif olan 82 tane hukuk fakültesi var, bugün itibariyle.

12:39.760 --> 12:43.400
Ama Türkiye'de 82 tane ceza usulü hukuku profesörümüz yok ki.

12:44.140 --> 12:46.440
Hadi olmadı onların yerine bar doçent koyalım oluyor.

12:46.840 --> 12:52.000
Doçentler de yetmiyor, işte İslam'dan uçağa binsin, Kıbrıs eksin, oradan uçağa binsin, Elazığa eksin,

12:52.420 --> 12:57.960
vakit bulursa biraz da işte Konya'ya gitsin, turniye çıkmış şarkıcı gibi dolaşan hocalarla,

12:58.320 --> 13:02.760
işte kitaptan, televizyondan bilmem nereden ders çalışan çocukla hukukçu yaratıyorsunuz.

13:03.840 --> 13:04.940
Öyle bir şey olamaz ki.

13:04.940 --> 13:13.940
Yani elmas yontar gibi, yani bir usta düşün ki yani adam ocaktan en iyi karbonu alıyor,

13:14.060 --> 13:17.220
aslında bir kömür parçasını alıyor, sabırla onu yontuyor,

13:18.100 --> 13:22.420
günlerce üzerinde oraya bir tane doğru dürüst bir elmas çıkarmak için emek veriyor,

13:22.540 --> 13:26.420
alın teli veriyor, yılların tecrübesini veriyor, sonra da ortaya bir ürün çıkartıyor.

13:27.200 --> 13:29.660
Biz pencere cam üretir gibi hukukçu üretiyoruz.

13:29.660 --> 13:37.800
Şimdi klasik bir örnektir, geçen yüzyılın başında dünyada pırlanta üretimi aşırı fazla.

13:38.520 --> 13:40.560
Yani o nedenle de pırlanta çok değersiz.

13:40.980 --> 13:43.760
Dört beş büyük şirket var, Güney Afrika'dan Alaska'ya kadar,

13:44.220 --> 13:46.420
ellerinde kazma kürek üretiyorlar, satıyorlar.

13:46.920 --> 13:51.320
Sonra bakıyorlar ki ya biz bu kadar üretiyoruz ama bu hak ettiğimiz bir kazanca dönüşmüyor.

13:51.320 --> 13:53.960
İnsanlar köle gibi çalışıyor falan.

13:54.380 --> 13:55.000
E ne yapalım?

13:55.560 --> 13:57.480
Deniyor ki The Beers diye işte meşhur bir adam var,

13:57.560 --> 14:00.540
diyor ki ya biz talep kadar ya da talebin altında üretim yapalım.

14:01.420 --> 14:05.540
Önce talep kadar, sonra talebin altında üretim yapınca dünyada pırlanta fiyatları yükseliyor.

14:06.620 --> 14:09.780
Bir şeyi çok üretirseniz, doğru bile üretseniz kıymeti kalmıyor.

14:10.020 --> 14:14.120
Şimdi İsveç'te insan az üretiliyor, insana korkunç değer veriliyor.

14:14.540 --> 14:16.480
Türkiye'de insan çok üretiliyor, değeri yok.

14:16.480 --> 14:18.520
Masanın değeri insandan daha fazla.

14:19.340 --> 14:22.180
Arabanın kasko değeri içinde ölenden daha fazla.

14:23.020 --> 14:25.520
Arabanın içinde ölen insan mı değerlidir, araba mı değerlidir?

14:25.600 --> 14:29.200
Ama biz insanı çok ürettiğimiz için ama arabayı ithal yetirdiğimiz için

14:29.200 --> 14:30.940
arabaya daha çok kıymet veriyoruz.

14:31.340 --> 14:35.880
İşte o nedenle hukukçu da böyle fason iç çamaşır üretilir gibi,

14:36.000 --> 14:38.460
fason ceket, pantolon üretildiği sürece

14:38.460 --> 14:45.080
sonuç alamıyoruz ama galiba Türkiye'de hukuku dejenere edip,

14:45.080 --> 14:49.860
hukuku önemsiz hale yetinip, onun yerine bazı müesseseler konmak istendi.

14:50.220 --> 14:51.560
Ve bunu da bayağı becerdiler.

14:51.960 --> 14:54.420
En son şimdi yeri gelse de onu da konuşsak,

14:54.720 --> 14:57.780
işte bu kadar hukukçu, hakim, savcı, avukat var yetmiyor.

14:58.100 --> 15:00.420
Biz onun yerine bir de ara bulucu getirmeye çalışıyoruz.

15:00.800 --> 15:03.640
Ya da icra dairelerini özelleştirmeye çalışıyoruz filan.

15:03.740 --> 15:08.180
Yani hukukçuyu pasifize eden, hukuku dışarı iten,

15:08.700 --> 15:13.060
onun yerine kendi çözümlerini üreten, yeniden bir toplum dizayn etmeye çalışan bir anlayış var.

15:13.060 --> 15:16.160
O nedenle birincisi iyi hukukçu üretmek.

15:16.660 --> 15:20.080
İkincisi de, az önceki sözlerim için de söylediğim için diyorum,

15:20.600 --> 15:23.060
ona maddi anlamda hukuku üretebileceği,

15:24.400 --> 15:27.800
bugünün ya da yarının kaygısıyla yaşamayacağı bir ortamı sağlamak.

15:28.160 --> 15:32.500
Şimdi yeni bir hakim kurrağı çekiyor, dördüncü bölgeye gidiyor.

15:33.020 --> 15:34.280
Türkiye'nin en ücra yerleri.

15:34.800 --> 15:36.920
Aldığım maaş 2200 lira, 2300 lira.

15:36.920 --> 15:43.720
Sen diyorsun ki aman kimseyle de temas etme, evde otur, işinden başka, karından başka kimseyle de konuşma evliysen.

15:44.900 --> 15:45.680
Ama hukuk üret.

15:46.220 --> 15:50.940
Yani lojman varsa adı neyse, yemesi içmesi, çocuğunun eğitimi, bilmem nesi,

15:51.440 --> 15:54.640
ya geçim sıkıntısı çeken adamdan hukukçu mu olur?

15:55.120 --> 15:57.980
Geçim sıkıntısı çeken insan hukuku nasıl düşünsün?

15:58.080 --> 16:01.160
Kendi derdine yanan insan, başkasının derdiyle nasıl dertlensin?

16:01.160 --> 16:06.760
Şimdi bütün bunlara baktığınız vakit, maddi şartlarına, eğitim şartlarına, bir şey daha var çok önemli.

16:07.200 --> 16:12.100
Türkiye'de hukuk fakültesinden bir kere mezun olmak ve bir diploma almak, bir de staj yapmak,

16:12.600 --> 16:14.560
ölene kadarsa hukukçu olma hakkını veriyor.

16:15.900 --> 16:16.560
Böyle bir şey yok.

16:17.760 --> 16:20.460
Ben fakülteye girdiğimde okuduğum ceza hukukuyla,

16:20.980 --> 16:23.700
bugün okuduğum ceza hukuku arasında üç kere değişiklik oldu.

16:23.980 --> 16:25.500
Arada yapılan değişiklikler harcı.

16:25.920 --> 16:27.480
Usul hukuku iki kere değişti.

16:27.900 --> 16:28.780
Diğerleri de değişti.

16:28.860 --> 16:30.220
İcra, iflastlar, hepsi değişti.

16:30.220 --> 16:31.520
Ama hiç fark etmez.

16:31.860 --> 16:34.100
Siz bir kere elli yıl önce diploma aldınız mı?

16:34.420 --> 16:37.500
Bir de ruhsat, elli yıllık avukat, tecrübeli avukat oluyorsunuz.

16:37.880 --> 16:44.080
Ne bir lisanslandırma, ne zaman zaman bunların gerçekten bu vasıplara sahip olup olmadıklarını test etme.

16:44.140 --> 16:44.900
Hiç öyle bir şey yok.

16:45.500 --> 16:47.000
Kürsüye çıkan hakimlerimiz de öyle.

16:47.960 --> 16:49.980
Hele heyet haline çıkanlar da,

16:50.340 --> 16:51.520
başkan, diğer ikisi,

16:51.940 --> 16:54.260
hani biri defterde gün veriyor, o biraz daha bir şey,

16:54.360 --> 16:55.780
öbürleri, otursun.

16:55.780 --> 16:58.280
Sadece ticaret mahkenleşine dağıttılar o yüzden.

16:58.740 --> 17:00.860
Dediler ki her hakim kendi dosyasına sahip olsun.

17:01.660 --> 17:02.420
Yargıtayımız da öyle.

17:02.500 --> 17:03.640
Yani sayılarını arttırdık.

17:04.160 --> 17:06.400
Aman işte eskiden iki dakikada bir iş çıkıyordu.

17:06.780 --> 17:09.000
Şimdi işte beş dakikada bir iş çıksın falan gibi.

17:09.300 --> 17:11.100
Adaleti, zamana, endeks diyerek falan.

17:11.520 --> 17:12.340
Şimdi böyle bir şey olmaz.

17:12.500 --> 17:13.460
Yani ne deniyor?

17:13.540 --> 17:14.920
Bu hakimler, savcıya aldık ki,

17:15.200 --> 17:16.840
hızlı karar çıksın, eriteceğiz diye.

17:17.180 --> 17:18.480
Hukuku eritmek de olmaz ki.

17:19.060 --> 17:20.600
Beş dakikada bir çıkan kararla,

17:20.600 --> 17:22.880
siz istediğiniz kadar doğru iş yaptım, deyin filan.

17:23.000 --> 17:25.440
Şimdi neresinden tutsanız elinizde kalıyor demin sebebi o.

17:26.100 --> 17:27.100
Hukuk filan aramıyor.

17:27.260 --> 17:29.300
Sadece kendi menfaatime, kendi cebime,

17:29.900 --> 17:33.560
kendi işte hukuma göre sonuç alabiliyorsam,

17:33.960 --> 17:35.000
en başarılı benim diyor.

17:35.080 --> 17:35.720
Avukat da öyle.

17:36.860 --> 17:38.600
Avukat da gelip de adaletle,

17:39.380 --> 17:40.880
hakla ilgili size sormuyorlar.

17:41.220 --> 17:42.940
Nasıl bu işi bitirsin diye soruyorlar.

17:43.560 --> 17:44.200
Yani onun için,

17:45.480 --> 17:46.780
daha iyiye gitmesi için,

17:46.780 --> 17:49.380
dert yanmaktan öte,

17:49.480 --> 17:50.460
daha iyiye gitmesi için,

17:50.860 --> 17:51.840
birincisi mutlaka,

17:52.480 --> 17:53.760
hukuk fakültesi sayılarını,

17:54.100 --> 17:55.480
böyle yüzlü sayılarda değil,

17:55.940 --> 17:57.740
yirmi ile otuzu sayılara düşüreceksiniz.

17:58.480 --> 18:01.220
Bunlar, çok iyi öğretim kadrolarının elinde,

18:01.780 --> 18:02.600
beş sene boyunca,

18:02.720 --> 18:05.200
birebir neredeyse eğitimle iyi şekillendirilecek.

18:05.800 --> 18:06.480
Yani daha,

18:07.980 --> 18:09.100
öğretmenini görmeyen,

18:09.600 --> 18:11.120
profesörünü, doçantini görmeyen,

18:11.120 --> 18:13.000
insanların mezun olduğu bir ülkede yaşıyoruz.

18:13.760 --> 18:14.620
İyi eğiteceksiniz,

18:14.800 --> 18:16.120
iyi staj yaptıracaksınız.

18:16.780 --> 18:17.760
Staja girerken,

18:17.880 --> 18:18.800
stajdan çıkarken,

18:19.320 --> 18:21.180
mutlaka sınavlara tabi tutturacaksınız.

18:21.260 --> 18:21.920
Dünyayla yapıyor.

18:23.180 --> 18:23.620
Artı,

18:24.120 --> 18:25.340
branşlaşacaksınız artık.

18:25.520 --> 18:25.680
Yani,

18:26.000 --> 18:26.860
her şeyi bilen avukat,

18:26.900 --> 18:27.380
öyle bir şey yok.

18:27.540 --> 18:27.720
İşte,

18:27.980 --> 18:29.140
sağ olun, siz iltifat ettiniz.

18:29.280 --> 18:29.420
Yani,

18:29.980 --> 18:32.300
yirmi altı yıldır ağırlıklı ceza koku yaptım.

18:32.740 --> 18:33.180
Ben mesela,

18:33.240 --> 18:34.440
icra kokundan anlamıyorum.

18:35.460 --> 18:36.460
Anlamadığım gibi de,

18:36.800 --> 18:38.020
merak da artık etmiyorum.

18:38.140 --> 18:38.380
Çünkü,

18:38.380 --> 18:39.700
kendi branşımda,

18:39.860 --> 18:40.500
çalışmaya çalış,

18:41.000 --> 18:42.620
o kadar çok gömülmüşüz ki,

18:42.960 --> 18:43.460
o branşta,

18:43.540 --> 18:43.640
yani,

18:43.880 --> 18:44.340
bir koltuğa,

18:44.420 --> 18:46.160
ikinci bir karpuz sığdırma şansınız yok.

18:46.160 --> 18:47.660
Eskiden dar hayat,

18:47.820 --> 18:48.340
dar hukuk,

18:48.760 --> 18:49.880
herkes her şeyi biliyormuş.

18:50.280 --> 18:50.420
Şimdi,

18:50.460 --> 18:51.040
öyle bir şey yok.

18:51.840 --> 18:52.340
Branşlaştıracaksınız.

18:52.440 --> 18:52.620
Mesela,

18:52.680 --> 18:53.780
Türk Avukatlık Kanunu,

18:54.220 --> 18:55.420
branşlaşma engeldir.

18:56.580 --> 18:56.780
İşte,

18:57.260 --> 18:57.920
zaman zaman,

18:58.460 --> 18:59.060
beş yılda bir,

18:59.140 --> 18:59.780
on yılda bir,

19:00.160 --> 19:01.940
belki yeni bir sınavdan geçireceksiniz.

19:02.120 --> 19:02.820
Dediğim gibi yani,

19:02.880 --> 19:03.100
çünkü,

19:03.660 --> 19:04.160
abilerimiz,

19:04.220 --> 19:04.960
ablalarımız var.

19:05.600 --> 19:05.880
Yani,

19:05.940 --> 19:06.820
bir kere ruhsat almış,

19:06.880 --> 19:07.560
bir daha hayat boyu,

19:07.620 --> 19:08.360
kimse sormamış,

19:08.440 --> 19:09.340
neyi biliyorsun diye.

19:10.060 --> 19:10.300
E şimdi,

19:10.380 --> 19:12.320
bütün bunları yan yana koyduktan sonra,

19:13.520 --> 19:13.780
yani,

19:13.980 --> 19:15.300
iyi hukukçu yaratmak,

19:15.580 --> 19:16.680
ve onu yaşatmak için,

19:16.800 --> 19:17.740
gerekeni yapacaksınız.

19:18.060 --> 19:18.640
Biz de sadece,

19:18.780 --> 19:19.440
son bir şey söyleyeyim.

19:19.760 --> 19:20.060
Biz de,

19:20.060 --> 19:21.420
hakim savcılarımızın da,

19:21.560 --> 19:21.680
işte,

19:22.100 --> 19:22.960
ticaret mahkemesi,

19:23.400 --> 19:23.880
şu mahkeme,

19:23.880 --> 19:24.520
bu mahkeme gibi,

19:24.740 --> 19:25.520
diye ayrılır ama,

19:25.940 --> 19:26.140
yani,

19:26.240 --> 19:26.920
onlar da çok,

19:27.120 --> 19:28.540
o konularda doktora yapmış,

19:28.660 --> 19:30.080
yüksek sans yapmış olduğundan değil,

19:30.520 --> 19:31.320
oraya çıkarlar,

19:31.400 --> 19:32.880
sonra kendileri evde çalışıp,

19:33.260 --> 19:33.700
ya da sonra,

19:33.900 --> 19:35.920
el yordamıyla bir yere vardıkları içindir yani.

19:35.920 --> 19:37.360
Biz tabi,

19:37.400 --> 19:40.160
uzun yıllar hukuku içinde olan,

19:40.520 --> 19:42.120
yargılamanın tabi bir ayağı,

19:42.160 --> 19:43.260
savunma avukatı ama,

19:44.060 --> 19:44.840
yargılamanın,

19:45.680 --> 19:48.380
yargıç ayağı var,

19:48.880 --> 19:49.080
ve,

19:49.640 --> 19:51.040
uzun yıllar tecrübelenmiş,

19:51.460 --> 19:52.340
mesela hakimlerimiz,

19:52.460 --> 19:53.660
yüksek yargıda görev alıyorlar.

19:54.540 --> 19:54.840
Ama,

19:55.280 --> 19:57.120
siz geçen programlarda da bahsetmiştiniz,

19:57.260 --> 19:58.120
yüksek yargıda,

19:58.760 --> 20:00.660
bozulan kararların oranı da çok yüksek.

20:00.720 --> 20:01.180
Çok yüksek.

20:01.180 --> 20:01.820
Nasıl oluyor?

20:01.820 --> 20:02.540
Yani,

20:02.600 --> 20:03.460
ceza genel kuruluna,

20:03.560 --> 20:05.240
hukuk genel kuruluna gelen kararların,

20:05.320 --> 20:05.860
yüzde ellisi,

20:06.840 --> 20:08.280
ne yakını bozuluyor yani.

20:08.420 --> 20:09.140
Böyle bir durum var.

20:09.840 --> 20:10.040
Tabi,

20:10.100 --> 20:10.360
bu da,

20:10.440 --> 20:12.360
kararların ne derece hukuka uygun olduğu,

20:12.560 --> 20:13.960
tartışmasını beraberinde götürüyor.

20:14.780 --> 20:15.980
Uğur Bey deminden arz etti,

20:16.080 --> 20:16.180
yani,

20:16.300 --> 20:16.900
dostlar bir kere,

20:17.080 --> 20:18.760
doğru bir inceleme olmuyor açıkçası.

20:18.900 --> 20:19.000
Yani,

20:19.100 --> 20:20.820
iki dakikada bir kararın çıktığı bir ülkede,

20:21.320 --> 20:21.920
hukuka uygun,

20:22.000 --> 20:23.820
adalete uygun kararların çıktığını düşünmek,

20:24.440 --> 20:25.160
mümkün değil tabi.

20:25.860 --> 20:26.020
Yani,

20:26.020 --> 20:28.240
geçen programlarda da örnek vermiştik,

20:28.700 --> 20:30.260
hızlandırılmış trend projesi vardı.

20:30.260 --> 20:33.380
Pamukova'da tren devrildi.

20:33.900 --> 20:34.100
Yani,

20:34.440 --> 20:36.000
adaleti hızlandırmaya çalışırsanız,

20:36.260 --> 20:37.280
adalet devrilir yani.

20:37.520 --> 20:37.760
Çünkü,

20:38.220 --> 20:39.260
incelenmeyen bir dosyanın,

20:39.940 --> 20:40.440
akabinde,

20:40.800 --> 20:41.240
hiçbir şekilde,

20:41.320 --> 20:42.240
adalet bir karar çıkması,

20:42.300 --> 20:43.540
hiçbir şekilde mümkün değil yani burada.

20:44.040 --> 20:44.660
Hükseki Yer.

20:44.660 --> 20:44.980
Söyleyeyim mi,

20:45.040 --> 20:45.760
tam bu noktada,

20:46.440 --> 20:46.700
yani,

20:47.080 --> 20:48.260
işin ilginç olanı,

20:48.760 --> 20:49.300
biz böyle,

20:49.540 --> 20:50.040
işte,

20:50.180 --> 20:52.000
bir şeyleri hep hızlandırmaya çalışıyoruz.

20:52.660 --> 20:52.860
İşte,

20:52.980 --> 20:53.260
şimdi,

20:53.860 --> 20:55.480
bölge adliye mahkemeleri kurulacak,

20:55.480 --> 20:57.760
böylece yargı daha da hızlanacak filan.

20:57.900 --> 20:58.080
Yani,

20:58.080 --> 20:58.400
şimdi,

20:58.980 --> 20:59.800
düşünüyorum da,

21:00.180 --> 21:00.860
ya ben,

21:01.580 --> 21:02.540
kendimi kandıracağım,

21:02.760 --> 21:03.880
ya birileri beni kandıracak.

21:03.960 --> 21:04.080
Ama,

21:04.120 --> 21:05.160
böyle bir şey mümkün değil.

21:05.700 --> 21:06.320
Önemli olan,

21:06.440 --> 21:07.360
ihtilaf sayılarını,

21:07.480 --> 21:08.540
huzursuzluk sayılarını,

21:08.640 --> 21:10.100
çatışma sayılarını azaltarak,

21:10.100 --> 21:16.760
bu işi daha iyi yapacağına dair bir toplumsal bilinç ve adalet sistemi oluşturmak.

21:17.080 --> 21:17.400
Şimdi,

21:18.920 --> 21:19.220
bakın,

21:19.320 --> 21:21.160
hukuk halinde hiç okunmayan davalar var.

21:21.600 --> 21:22.560
Hukuk branşları var.

21:22.560 --> 21:24.280
kira tespit davası,

21:24.280 --> 21:26.380
hukukları felç eden bir davası vardır.

21:26.920 --> 21:27.900
Aslında hiç okunmaz.

21:28.380 --> 21:29.200
Kira parasının,

21:29.300 --> 21:30.240
enflasyon karşısında,

21:30.320 --> 21:31.700
ya da ani olaylar karşısında,

21:31.800 --> 21:32.920
değer yitirmesi karşısında,

21:33.420 --> 21:36.160
taraflar arasındaki kira akdinin yeniden düzenlenmesine ilişkindir.

21:36.160 --> 21:38.080
Türkiye tabi bir dönem 5 binli,

21:38.140 --> 21:38.680
7 binli,

21:38.860 --> 21:40.300
işte birkaç yüzlü rakamlarla,

21:40.380 --> 21:42.000
çifhaneli enflasyonlarla yaşadı.

21:42.400 --> 21:43.360
Ama son 10 yıldır,

21:43.420 --> 21:44.400
şu ya da bu sebeple,

21:44.900 --> 21:46.620
belli bir enflasyon çizgisinde gidiyor.

21:46.960 --> 21:47.480
Yani diyelim ki,

21:47.520 --> 21:48.340
bu sene %10.

21:49.600 --> 21:50.600
Bir hüküm koyarsınız.

21:51.220 --> 21:51.840
Dersiniz ki,

21:52.300 --> 21:53.840
Türkiye'de kira paraları,

21:53.940 --> 21:55.140
enflasyonu endeksidir.

21:55.620 --> 21:56.000
Ancak,

21:56.300 --> 21:56.620
ani,

21:57.380 --> 21:58.000
beklenmeyen,

21:58.100 --> 21:58.620
öngörülmeyen,

21:58.700 --> 21:59.340
değişiklikler,

21:59.420 --> 22:00.640
mücbir sebepler karşısında,

22:01.200 --> 22:03.340
hakimin sözleşme müdahalesi diye bir yol var.

22:03.740 --> 22:05.540
Asli hukuk hakimlikleri bakıyor buna.

22:05.540 --> 22:07.280
Ona gideceksiniz dersiniz.

22:07.680 --> 22:09.460
Bir anda sulh hukuklara intikal eden,

22:09.980 --> 22:13.760
aslında 300-500 liralık anlaşmazlıkların %50'si,

22:13.800 --> 22:14.760
%60'ı azalır.

22:15.340 --> 22:16.160
Biz Çek kanunu,

22:16.220 --> 22:18.900
işte meşhur 367 sayılı bir kanun çıkardıydık.

22:19.400 --> 22:20.640
O kanun çıktığından beri,

22:20.720 --> 22:22.180
7-8 kere değiştiği halde,

22:22.560 --> 22:23.540
Çek'le ilgili ödemeleri,

22:24.140 --> 22:25.360
yani piyasayı düzenleyemedi.

22:25.760 --> 22:27.820
Çünkü kanunla ticaret düzenlenmiyor.

22:27.940 --> 22:29.780
Böyle ceza yaptırımlarla düzenlenmiyor.

22:30.180 --> 22:31.640
Şimdi hatadan dönecekler.

22:31.980 --> 22:32.140
Neden?

22:32.280 --> 22:34.620
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Sözleşmesi'ne göre.

22:34.620 --> 22:37.620
Yani biz bu Çek yasasından kaynaklanan davalarla,

22:38.820 --> 22:41.860
asli cezaları ve şimdi de sulh ceza mahkemenleri felç ettik.

22:42.180 --> 22:45.480
Yani biz kendi kendimize ayak bağı yaratacak,

22:46.280 --> 22:49.660
hukuk fakültelerinde okutulmayan dava tipleri yarattık.

22:49.760 --> 22:55.000
Bir defa huzursuzlukları asgariye indirecek çözümler üretmek lazım.

22:55.560 --> 22:57.980
Her olayı adliye intikal ettirmemek lazım.

22:57.980 --> 23:02.300
Yani şöyle söyleyeyim, gidin icra dairelerine yüzlerce dosyanın,

23:02.360 --> 23:07.120
binlerce dosyanın yüzde yetmiş sekseni bin lirasının altındaki alacaklar.

23:07.540 --> 23:12.500
İşte CSM firmaları, tencere, tava firmaları, işte taksitle satış firmaları.

23:12.780 --> 23:15.880
Şimdi bunları çözecek dünya başka formüller bulmuş.

23:16.260 --> 23:17.300
Biz onları bulmamışız.

23:17.640 --> 23:19.460
Her şeyi adliye çözsün mantığıyla.

23:19.540 --> 23:22.660
Her şeyi adaletin, hakimi, savcının önüne atmışız.

23:22.660 --> 23:24.880
Az önce Ceyhun Bey'e sorduğunu söylüyorum.

23:25.480 --> 23:30.420
Mesela Türkiye'de her yüz iddianamenin altmış beş tanesi sanık lehine sonuçlanıyor.

23:31.400 --> 23:34.500
Dünya istatistiklerine göre bu korkunç bir rakam.

23:34.600 --> 23:39.900
Yani bize düşünün ki en yakın rakamlar Japonya'da ya da Fransa'da, İngiltere'de var.

23:40.260 --> 23:41.560
Yüzde sekiz dokuz adamlar.

23:41.640 --> 23:42.660
Bizde yüzde altmış beş.

23:43.300 --> 23:44.060
Sekiz dokuz.

23:45.040 --> 23:47.180
Şimdi yani o zaman ben şunu diyorum.

23:47.180 --> 23:53.460
Her yüz iddianamenin altmış beşi, Cumhuriyet Savcısı tarafından düzenlenen iddianın altmış beşi yargıdan dönüyorsa,

23:54.040 --> 23:56.540
Türkiye'de ciddi bir iddia sorunu yaşanmaktadır.

23:56.900 --> 23:59.540
Ama bunu beraberce yıllardır konuşuyoruz.

23:59.900 --> 24:07.180
Diyoruz ki, gözaltı aşamasından itibaren iddiayla savunmayı eşit şartlarda siz yarıştırmazsanız,

24:08.800 --> 24:14.180
eşit şartlarda delil toplamalarına, sanığın, şüphelinin kendini ifade etmesine izin vermezseniz,

24:14.180 --> 24:16.940
ileride bu yanlış Bağdat'tan döner diyoruz, dönüyordu.

24:17.180 --> 24:20.400
Şimdi Türkiye'de şu kanaatleri değiştirmedi.

24:20.860 --> 24:22.340
Yani yeni yasalar da çıktı halde.

24:22.900 --> 24:29.540
Bizde soruşturmayı savcı yapar, polis elinin altında ama savunma makamı eli kolu bağlı bekler.

24:29.900 --> 24:36.320
Ta duruşmaya kadar, duruşmada işte kendini ifade etmeye başladıktan sonra iddianameler hani lime lime dökülür.

24:36.640 --> 24:38.080
Ya gelin en baştan yarışalım.

24:38.280 --> 24:40.320
Mesela bir örnek istiyorum yani bunu yaptırmazsınız.

24:40.320 --> 24:43.960
Şimdi bir şeyleri düzelteceksek, dünya bunları düzeltmiş.

24:44.440 --> 24:49.020
Yani biz Amerika'yı yeniden keşfedeceğiz de yeniden yollara çıkmanın manası yok.

24:49.400 --> 24:51.100
Ama biz hala direniyoruz.

24:52.020 --> 24:56.280
Yani işi çözmek yerine mevcudu nasıl idare ettiriz?

24:56.380 --> 24:56.980
Yani mesela ne oluyor?

24:57.080 --> 24:58.060
Cezaevleri yetmiyor.

24:58.640 --> 25:00.280
İşte Silivri 10 tane yaptık yetmiyor.

25:00.400 --> 25:02.520
Şimdi hastalığı da işte 10 tane daha yapalım deniyor.

25:02.520 --> 25:06.360
İşte dünyanın en büyük adliye binalarını yapıyoruz diye çok övünüyoruz.

25:06.560 --> 25:07.680
Ya aslında utanmak lazım.

25:07.840 --> 25:13.860
Yani Türkiye öyle bir hale geldi ki şu ya da bu sebeple dünyanın en büyük binalarını yapıyoruz yine yetmiyor bize.

25:14.800 --> 25:18.220
İşte Yargıtay bilmem kaç yüz tane daha hakim alındı.

25:18.680 --> 25:22.360
İşte eskiden efendim 3 dakikaydı şimdi 5 dakika ayırıyoruz dosyaları.

25:22.720 --> 25:24.600
Ya ayıbın tescilini yapıyorsunuz.

25:24.960 --> 25:27.600
Şimdi bunun yerine ihtilafları çözecek.

25:28.380 --> 25:31.640
Ticareti, aile düzenini biz hep ceza konuşuyoruz.

25:31.640 --> 25:35.200
Günde 500 kişi evleniyorsa ertesi gün 300'ü boşanıyor.

25:36.020 --> 25:38.200
Yani ahlaki şartları düzeltecek.

25:38.560 --> 25:40.900
Hukuk neticede ahlak düzenidir.

25:41.260 --> 25:43.840
Hukuk neticede ahlaksız insanlara bir şey yapamaz ki.

25:44.300 --> 25:52.480
Ahlaklı insan yetiştirecekseniz, aile terbiyesi olan insan yetiştirecekseniz, edepli, saygılı, utanan insan yetiştirecekseniz o zaman bu iş çözülür.

25:52.480 --> 26:05.100
Yoksa yani idam cezası da verseniz, kolunu da kesseniz, kafasını da kesseniz, adam ahlaksızsa, aile terbiyesi yok, edebi yok, utanması yok, inancı yoksa, hiçbir şey yoksa hukuk ona ne yapacak?

26:05.100 --> 26:08.200
Yani bu şeyden başlıyor.

26:08.560 --> 26:10.900
Çocuk doğduğu andan itibaren başlıyor.

26:11.580 --> 26:18.180
Ama hani çok da konuyu dağıtmak istedim ama Türkiye'de ne aile düzeni kaldı, ne mahalle düzeni kaldı.

26:18.520 --> 26:22.280
Hani herkes şimdi eskiden benim de çocukluğumda öyleydi.

26:22.280 --> 26:24.480
Yani sokakta bir büyüğünden utanırdı.

26:25.320 --> 26:26.560
Mahallesinden utanırdı.

26:27.080 --> 26:28.980
Ama şimdi herkes bireyselleştirildi.

26:29.460 --> 26:32.080
Birini tanımayan, selam vermeye, sevmeyen insanlardan.

26:32.640 --> 26:37.180
Onun için eskiden bir mahalleye icra arabası gelse, insanlar utancından yerin dibine geçerli.

26:37.180 --> 26:43.060
Şimdi çağlayan adresine her gün 500 tane icra arabası kalkıyor, hiçbir şey değişmiyor.

26:44.060 --> 26:49.900
İnsanların ar damarını, haya damarını, utanma duygusunu, ahlak duygusunu yok ederseniz hukuk diye bir şey kalmaz ki zaten.

26:49.900 --> 26:58.360
Elbette. Tabii sosyal ve ahlaki etkenler yani insanların vicdanlarını yükselten bir eğitim önemli.

26:58.540 --> 27:05.720
Yani Oxford'da eğitim görebilir insan ama bu onun kaliteli ruha sahip bir insan olmasına yeterli bir unsur değildir.

27:07.600 --> 27:14.920
Vicdanı parlatan, insanın ruhunu yükselten ahlaklı, erdemli bir eğitim, imani bir eğitim.

27:15.360 --> 27:19.040
Her sorunun aslında kökeninde olan bir çözümdür.

27:19.040 --> 27:33.000
Yani sonuçta hesap vereceği kendi bir vicdanı ve yarın öbür gün bunun bir de öbür dünyası olduğunu düşünmeyen insan cezaevine de koysanız fark etmiyor.

27:33.640 --> 27:35.540
Ne yaparsanız yaparsanız fark etmiyor.

27:35.540 --> 27:42.960
Çünkü eğer fark etmiş olsa, bakın lafınızdan seyirdim, 2005 değişikliğiyle cezaları ne kadar ağırlaştırdık?

27:43.400 --> 27:50.100
Zannettik ki işte bu cezaları ağırlaştırınca, daha çok cezaev yapınca, adliyeleri büyütünce Türkiye'de adalet olacak.

27:50.240 --> 27:55.280
Yok, her geçen gün toplumsal huzursuzluk ve adaletsizlik ve suç oranı artıyor.

27:55.280 --> 28:05.000
Çünkü insanı yetiştirmediğiniz sürece, onun bu dünyada da, yarın öbür gün öbür dünyada da hesap vereceğini ona öğretmediğiniz sürece,

28:05.420 --> 28:10.040
siz yani hakim de olsanız, savcı olsanız, avukat da olsanız, sanık da olsanız hiçbir şey fark etmiyor.

28:10.040 --> 28:21.120
Şimdi bu eğer gerçekten vicdana ve akla uygun bir karar verilmediğinde, eninde sonunda Avrupa'dan dönüyor o karar.

28:21.240 --> 28:25.680
Dediğiniz gibi Bağdat'tan dönüyor dediniz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidiyor.

28:26.220 --> 28:31.540
Orada da bu sefer ülkemizin aleyhine oluşmuş bir oran çıkıyor bu.

28:31.540 --> 28:33.480
Ben bu seneki karneyi açıklayayım bir numara izine.

28:33.480 --> 28:37.460
2011 yılının bir numarasıyız Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi.

28:37.600 --> 28:41.320
En çok insan hakları ihlal yapan, adil yargılanma hakkını ihlal eden ülkeyiz.

28:42.060 --> 28:45.480
Yani bu konudaki yine şeyimizi devam ettirdik yani.

28:45.600 --> 28:46.080
İnadımızı.

28:46.140 --> 28:48.060
İnadımızı ve kötü karnemizi devam ettirdik.

28:48.700 --> 28:50.580
Yıllardır bu durum devam ediyor.

28:50.660 --> 28:53.380
Rusya'yla bir sene onlar geçiyorlar öne, bir sene biz geçiyoruz.

28:53.380 --> 28:55.240
Bu birinciliği paylaşıyoruz yani.

28:55.360 --> 28:58.600
İnsan hakları karnesindeki kötülüğü sürekli paylaşıyoruz yani.

28:58.980 --> 29:01.280
Rusya'nın nüfusu bizden iki kat fazla.

29:01.580 --> 29:01.760
Evet.

29:01.760 --> 29:11.240
Biz tabi adil yargı programımızın gayesi de hukukun Türkiye'de adil yargılanmanın ve hukukun gelişimine bir katkı bulunmak.

29:12.000 --> 29:22.760
O gelişimi yapabilmek için mevcut eksiklikleri ortaya koyup yapıcı bir şekilde bunları konuşup fayda ortaya çıkartmaya yöneliktir bizim niyetimiz ve konuşmalarımızdaki.

29:23.760 --> 29:25.540
O yüzden eksiklikleri dile getiriyoruz.

29:26.040 --> 29:27.760
Ama aynı zamanda yapıcı oluyoruz.

29:28.460 --> 29:29.800
Hukuka katkımız oluyor.

29:29.800 --> 29:34.580
Kimi zaman yargılanan olarak bu katkıda bulunabiliyoruz.

29:34.960 --> 29:38.520
Kimi zaman avukat olarak, hukukçu olarak bu katkıda bulunabiliyoruz.

29:39.900 --> 29:43.540
Türkiye'de 12 yıldır yargılaması süren davalar var.

29:44.060 --> 29:50.040
Yani şimdi sadece Avrupa'da bu yıl hesabı bile adil yargılamayı aşamıyorsunuz.

29:50.040 --> 29:58.760
Dolayısıyla yüksek yargının da tabii hakimlerimizin şartlarını dediğiniz gibi yani ekonomik sosyal şartları, dosya...

29:58.760 --> 30:00.260
Ama bu bahane olamaz.

30:00.260 --> 30:19.040
Bunları biz biliyoruz, zikrediyoruz şartların düzeltilmesi gerektiğini, dosya sayısının yüklerinin azaltılması gerektiğini ama yüksek yargıda da bu oranda yani ceza kurullarının, hukuk genel kurulunda, ceza genel kurulunda yüzde ellisinin bozulması, yüksek yargıların kararlarının...

30:19.040 --> 30:27.760
Burada tabii adaletin tesisinde bireysel olarak bir hakimin karar verirken adil olması gerekiyor.

30:28.220 --> 30:29.660
Yani vicdanlı olması gerekiyor.

30:30.480 --> 30:32.000
Cesur olması da gerekiyor.

30:32.000 --> 30:36.780
Çünkü yani hakimimizi dışarıdan etkileyen etkenler de olabilir.

30:36.940 --> 30:40.160
Yani kendi ideolojik hayat görüşleri de olabilir.

30:40.760 --> 30:42.120
Dışarıdan da etkenler olabilir.

30:42.320 --> 30:47.540
Ki kamuya yansıyan bazı davaların iddianamelerinde böyle şeylere rastladık.

30:47.540 --> 31:00.020
Yani hukukçuların üstünde bir takım oluşturulan baskılar olduğunu ve onların da o tahakküm sonucunda belli yönde karar vermeye zorunda bırakıldıklarını da görüyoruz.

31:00.020 --> 31:02.700
Tabii bu sonuçta bizlere de yansıyor.

31:03.380 --> 31:06.000
Yani yargılananlara topluma yansıyor.

31:06.480 --> 31:07.420
Ama bir şey söyleyeyim mi?

31:07.700 --> 31:11.520
Mesela mecellede hakimin vasıfları yazılı.

31:12.080 --> 31:14.340
Yani o günkü vasıflar bugün de geçerli.

31:14.340 --> 31:24.420
Birincisi ama bu programın temel amacı ve sizin zaten insanlıkta temel amacınız toplumun hukuka uygun, ahlaklı, değerli insanlarla bir yere varması değil mi?

31:24.760 --> 31:27.800
Onun için diyorum yani hukuk önce ailede başlayacak.

31:28.260 --> 31:29.620
Sonra eğitimde devam edecek.

31:29.740 --> 31:31.140
Sonra hayatın içine devam edecek.

31:31.580 --> 31:33.340
Yani efendim maaşımız az onun için olmaz.

31:34.220 --> 31:34.580
Öyle laf.

31:34.860 --> 31:37.340
Bir Yargıtay Başkanımız ismi lazım değil.

31:37.340 --> 31:44.300
Hakim vicdanıyla cüzdanı arasına sıkışıyor falan gibi böyle kendince veciz, kafir cümle irtti ama böyle şey olmaz.

31:44.780 --> 31:52.080
Parası az olabilir, şartlar zor değil ama siz vicdanınızı, aklınızı, insanınızı bir kenara bırakıyorsanız o kürsüde oturamazsınız.

31:52.740 --> 31:54.700
Oradan derhal ineceksiniz aşağıya.

31:55.060 --> 32:02.600
Yani ama maalesef Türkiye'de, Türkiye'nin şartları gereği bunlara da çok fazla rastlıyoruz.

32:02.600 --> 32:07.760
Ama bunlara karşı da direnecek, mücadele edecek insanlarla bir yere gelecek bu iş.

32:08.500 --> 32:10.880
Maaş az diye yani kaytarmak yok.

32:11.000 --> 32:15.300
Evet yani maaşın az olmasına zaten o bilinçle talip oluyor bu insanlar.

32:15.800 --> 32:18.560
Şimdi yapılan işin de gerçekten bizim büyük saygımız var avukatlar olarak.

32:18.920 --> 32:20.540
Yani biz avukatız, Uğur Bey de avukat.

32:20.840 --> 32:21.840
Yapılan işe saygımız var.

32:21.940 --> 32:23.720
Gerçekten zor ve meşakkatli bir iş bu iş.

32:24.140 --> 32:29.140
Ama yani o maaş azlığı, sosyal şartların yetersizliği eski zamanda bile görev düzeldi.

32:29.140 --> 32:32.580
Ama yine de o şartları bilerek o göreve talip oluyorlar.

32:32.600 --> 32:36.160
O göreve talip olacak milyonlarca insan olabilir başka bir görev.

32:36.160 --> 32:49.860
Güzel kardeşim yani öyle bir şey ki, şimdi kürsüye çıkan hakimin ya da savcının ya da avukatın ya da yargının üç ayağının maddi şartlara bakarak zaten bu işi yapamazsın.

32:50.360 --> 32:55.220
Her dava, avukat olarak mesela bir kuruş da alsan önemli, bin kuruş da alsan önemli.

32:55.220 --> 32:58.920
Çünkü sen aldığın paraya göre iş yapan biri değilsin.

32:59.360 --> 33:02.840
Yani ne kadar para aldıysam o kadar mesela işte mobilya üretirim gibi değil.

33:03.360 --> 33:05.580
Parası ne olsa olsun o görevi üstlendin mi?

33:05.700 --> 33:07.960
Bir insan hakkını, hukukunu üstlendin mi?

33:08.040 --> 33:08.720
Artık o geçti.

33:08.780 --> 33:09.720
Bedavaya da alırsın.

33:09.720 --> 33:13.560
Yani inandığın bir uğurda sonuna kadar mücadele de edersin.

33:13.560 --> 33:19.880
Ama tabii öncelikle şu çok önemli, ben ısrarla kaçtır aynı şeyi söylüyorum şu konuşulmuş sürecinde.

33:20.540 --> 33:37.620
Nitelikli insan olacak ki, yaptığı işin önemine haiz, onu düşünebilen bir insan olacak ki, yaptığı işe özenecek ki ve yaptığı işin bugüne değil geleceğe dönük sonuçlar yaratacağını bilecek kadar titiz olacak ki bir iş arasın.

33:37.620 --> 33:43.100
Yani saat dört buçukta benim işim bitti deyip eve giden hakim, savcı, avukattan ne olur ki?

33:43.780 --> 33:50.580
Ben bugün beraber verdiğimiz hukuk mücadelesinin elli yıl sonra bu topluma neler kazanacağını düşünerek mücadeleyi veriyorum.

33:51.020 --> 33:59.480
Biz zamanında yani bir şey talepleri yapıp onun mücadelesini, kavgasını verirken belki hiç yapmasak daha iyi olacaktı, iyi çocuklar diyeceklerdi.

33:59.480 --> 34:08.960
İyi avukat, bak ne güzel. Hayır, biz o çekişmelerle, o didişmelerle tabiri caizse, o hukuk mücadeleleriyle hem kendi önümüzü açtık hem birilerinin önünü açtık.

34:09.420 --> 34:22.340
Türkiye her zaman söylüyorum, siz de hatırlattınız, 90 gün gözaltısı süresinden bugün 4 güne geldiyse maksimum o cici olmayan, iyi olmayan, direnen insanlar sayesinde geldi.

34:22.340 --> 34:30.660
Yani bir bedel ödeyerek geldi. Şimdi biz ne yapıyoruz? Bunu daha nasıl ileri götürürüz? Daha adil yargıyı nasıl yaratırız?

34:30.940 --> 34:38.180
Yani hep söylüyoruz, beraberce ne diyoruz? Ya bu kadar cihazları, ses, görüntü, kayıt cihazlarını kurdunuz, bir de şimdi çalıştırın onları diyoruz.

34:38.580 --> 34:42.820
Avukatlar bunu söylemeye korkuyor. Hakim, savcısı aman zaten çalıştırılmıyor mu?

34:42.820 --> 34:47.080
Yani çocukluğumuzda televizyon gibi evin örtü konur, evin reisi açardı.

34:47.080 --> 35:03.860
Şimdi bunları da değiştiriyoruz. Bazı davalar ve bazı insanlar bu hakim olur, savcı olur, avukat ve özellikle müvekkiller, sanıklar ya da her kimse onların inadı, inancı, hırsı, azmi, iyi yöndeki hırsı, azmi bir önünü açıyor.

35:03.860 --> 35:10.600
Biz yaptığımız mücadeleyle on iki, on üç yıldır Türk hukukunda inanılmaz önemli işlere imza attık ya.

35:11.120 --> 35:20.780
Yani sanıklı avukatın yan yana durması hayaldi. Arada üç metre mesafede dururdu. Biz dedik yan yana duracağız. Niye? Savunma hakkı için duracağız dedik.

35:21.480 --> 35:25.420
Ya da işte kayıt altına alınsın dedik. Fantezi gibi geldi insanlara.

35:25.420 --> 35:32.740
Ama adaletin daha adil olması için. Hatta kendimiz içine değil, hakim ve savcının teminat altında olması için.

35:33.020 --> 35:35.800
Yani o kayıtlı mesaj şimdi yaptıralım diye mücadele ediyoruz. Niye?

35:36.260 --> 35:39.260
Benim davam kayıt alınsın da eve gidip seyredeyim diye diyeyim ki.

35:39.740 --> 35:44.740
Sen orada o kürsüde daha adil bir yargılama yap. Sen de kendini güvence altına alın.

35:44.900 --> 35:47.420
Sana da laf gelmesin. Seyreden desin ki helal olsun.

35:47.940 --> 35:51.300
Hukuka, hakka uygun yargılama yapmış insanlar desin. Niye istiyorsun da onu?

35:51.300 --> 35:53.240
Ve göreceksiniz onu da başaracağız.

35:53.880 --> 35:54.200
İnşaAllah.

35:54.320 --> 36:03.500
Yani inşaAllah adil yargılama hakkı, adil yargılama ya da işte bizim mücadelemiz, şahsımızla ilgili bir mücadele değil ki.

36:03.840 --> 36:08.760
Bizim sayemizde ki kimselen de bir şey beklemiyoruz. Bir teşekkür, bir dua bile.

36:09.200 --> 36:14.560
Bizim sayemizde Türkiye'de insanlar bu yolları şimdi rahatlıkla kullanıyorlar.

36:15.380 --> 36:18.300
Cezaevine avukat saat beşe bir kaladan sonra giremezdi.

36:18.700 --> 36:20.140
Beşte de kapının önüne konurdu.

36:20.140 --> 36:23.360
Bakın gidin şimdi Türkiye'nin her yerinde yirmi dört saat cezaevleri açık.

36:24.460 --> 36:25.140
İşkence.

36:26.300 --> 36:36.920
Sizler o kadar mücadele edip, yıllar sonra bile olsa olayları ortaya çıkartıp, mücadele ile o olayları yapanların yanına kar kalmayacağını gösterince,

36:37.300 --> 36:44.560
insanlar şimdi gidiyorlar gözaltına nezaretlerde, o yıllardakiyle mukayese edilmeye kadar rahat bir şekilde bulunuyorlar.

36:44.560 --> 36:48.160
İşte adil yargılamaya katkı vermek budur.

36:48.160 --> 36:58.820
Ha siz kelleyi koltuğu altına aldığınız için, sizin gibi mücadeleye açık olan insanlarda da bizler birlikte bir şey yaptığımız için biz bundan keyif aldık, onur duyduk.

36:59.020 --> 37:06.880
Korkarak, yaltaklanarak, işte aman elinizi ayağınızı öpeyim diyerek ne adil yargılama oluyor ne adalet olur zaten.

37:06.880 --> 37:15.180
Ama Türk insanı korktuğu için çoğu haklı ya da haksız sebeplerle ya da şundan oradan Türkiye'de böyle bir sistem bir türlü oturmuyor.

37:16.080 --> 37:21.860
Şimdi dediğiniz doğru, kamera mesela İzmir'deki bir olaydan daha evvel bahsetmiştiniz.

37:22.420 --> 37:27.380
İşte kamu görevlilerinin olduğu yerde, hani kamera davranış şekilleriyle.

37:27.380 --> 37:37.220
Şimdi mesela o kamuya yansıyınca herkesin konusu oluyor ve yapılana vicdani ve insani ve hukuki bir tavır geliştiriliyor.

37:37.340 --> 37:46.500
Şimdi 90'lı yılların sonlarında, 2000'lerin başında bu Türkiye'de üstü örtülü herkesin bildiği ama üstü örtülü bir şekilde özellikle işkence.

37:46.500 --> 37:53.860
Sistematik işkence vardı. Gözaltına alınan kişilere 98 ile 2002 yılları arasında özellikle çok ağır şekilde işkenceler yapıyordu.

37:53.940 --> 37:59.020
İnsan hakları ihlalleri yapıyordu. Herkes bunu biliyordu ama kimse sesini çıkaramıyordu maalesef.

37:59.440 --> 38:04.300
Sesini çıkaranlara da avukatlara dahi çok kötü muameleler yapıyorlardı şubelerde özellikle.

38:05.400 --> 38:09.220
O dönemin koşulları gerçekten insan haklar açısından korkunçtu yani.

38:10.160 --> 38:11.200
Uğur Bey çok daha iyi bilir.

38:11.680 --> 38:13.080
Sözünü kesmeyeyim sonra söyleyeceğim.

38:13.080 --> 38:13.800
Buyurun buyurun.

38:13.800 --> 38:22.000
Şimdi güzel kardeşim yani o kadar tabii mücadele edilip bir yere geldik ki bugün.

38:22.520 --> 38:26.800
Yani inşaAllah bizim açtığımız yoldan insan şimdi güle oynaya yürüyebiliyorlar.

38:27.780 --> 38:33.840
Yani gözaltına alınan insanlara hani birilerine hikaye gibi geliyor anlatıldığı vakit.

38:33.940 --> 38:36.180
Hadi canım olur mu öyle şey abartıyorsunuz deniyor.

38:36.180 --> 38:39.640
Ya da yani bir doktor raporu bile olsa size ver.

38:40.020 --> 38:45.200
O günleri yaşayan insanlar sanık, şüpheli ya da avukat olarak bizler biliyoruz oraları.

38:45.700 --> 38:49.520
Allah onlara yapanların yanına elbette kar kalmayacak.

38:49.660 --> 38:53.320
Yani hak ettiği ceza neyse bu dünyada olmasa da öbür dünyada alacak.

38:53.460 --> 38:55.160
Yani kimse öyle gezemeyecek.

38:55.160 --> 39:06.920
Ama şu bir gerçek Türkiye'de belli bir dönem özellikle de işte 98-2002 arasında yani oralara gidip de ben işkence görmedim diye çıkan insanı ben tanımıyorum.

39:07.320 --> 39:09.100
Ama deniyor ki doktor raporunuz derdi.

39:09.540 --> 39:10.880
Rapor veren doktor mu vardı?

39:12.460 --> 39:15.740
O cesareti gösteren şimdi ismini hatırlayamadım yanılıyorsam.

39:15.740 --> 39:19.660
Bir tek bir bayan çıktı Beşiktaş'ta görevli o zamanki adıyla DGM'de.

39:20.100 --> 39:21.840
Onu da aldılar sonra ne oldu? Meçhul.

39:22.760 --> 39:27.780
Yani insanlar kendi hakkını koruyamıyor ki onun hakkını koruyacak olan doktor korusun.

39:28.340 --> 39:30.880
Ya da hakimin huzuruna gidiyordu müvekkiller.

39:32.300 --> 39:35.880
Yani ya bu insan konuşurken de şimdi tüylen diken oluyor.

39:36.180 --> 39:40.460
Adam açıyor gömleği diyor ki bakın diyor bu izlerime hakim diyor kapat üstünü diyor.

39:41.360 --> 39:42.520
Sen nasıl hakimsin?

39:42.520 --> 39:45.760
Sen nasıl yani o kürsüde oturuyorsun?

39:46.140 --> 39:48.100
Gel bakayım buraya bu nasıl oldu anlat.

39:48.680 --> 39:50.560
Bunu bir doktor çağıralım şimdi muayene et.

39:50.600 --> 39:52.940
Hayır buna canlı şahit bir değil beş değil.

39:53.600 --> 39:59.880
İnsanlar yapılan işkence yediği daya vücudunun harabiyetini orada göstermek için savcıya hakime gidiyor.

40:00.220 --> 40:01.520
Ama onlar bile ilgilenmiyor.

40:01.620 --> 40:01.780
Neden?

40:02.500 --> 40:04.620
Çünkü Cumhuriyet Savası kolluğun amiri.

40:05.340 --> 40:08.760
Kolluğun yaptığı eylemden işlemden işkenceden aslında sorumlu.

40:09.260 --> 40:10.400
O görmezden geliyor.

40:10.400 --> 40:14.040
İnsanlar zannediyor ki savcı benim de hakkımı koruyacak.

40:14.700 --> 40:16.360
Savcı kendi adamının hakkını koruyor.

40:16.780 --> 40:21.160
Dönüyor insan sorguya gittiyse hakim de aman aman.

40:21.300 --> 40:21.420
Niye?

40:21.800 --> 40:23.040
Çünkü onu tespit ederim.

40:23.460 --> 40:24.640
Onu tutanağa geçerim.

40:24.900 --> 40:26.320
Sonra benim başım belaya girer.

40:26.600 --> 40:27.460
Çünkü o devlet.

40:27.960 --> 40:31.380
Devletle hakim bile mücadele etmek o karanlık dönemde korktu.

40:31.380 --> 40:38.040
Sonra sonra işte o mücadelelerle bugün bir yerlere şimdi gelin.

40:38.120 --> 40:41.500
Daha şimdi de başka türlü adil yargılanma hakları ihlal ediliyor.

40:41.960 --> 40:44.380
Ama gerçekten insan tüyler ürperticidir.

40:45.540 --> 40:47.380
İsmi burada söylerim de söylemeyeceğim.

40:48.300 --> 40:51.340
O insanların isminde ne olduğunu cisminde olduğunu herkes biliyor.

40:51.340 --> 41:04.320
Hani inanın yani böyle yaptıkları yanına elbette kar kalmayacak ama şu andaki yargılamalarda bile hakimlerimiz efendim raporunuz yok ki diyorlar.

41:04.680 --> 41:08.600
İşte böyle bir de haklısınız ama en çok da ona kızıyorum.

41:09.000 --> 41:11.060
Haklısınız ama işte yani filan böyle.

41:11.640 --> 41:13.600
Ya haklıysak hakkımızı vereceksin.

41:13.600 --> 41:30.780
Yani şimdi tabii biz şahsen ben yani bunun mağduru olarak yargılamanın içinde hani müşteki tarafında bulunarak işkencenin 99 o zamanki siyasi iradede hani bulunan bazı kişiler bakanlık yapmış bazı kişiler.

41:30.780 --> 41:31.900
Siyasi irade çanak tutuyordu.

41:32.380 --> 41:35.080
Evet yani buna zemin hazırlıyorlardı.

41:35.500 --> 41:36.920
Üstünü örtüyorlardı.

41:36.920 --> 41:59.720
Ve bu işkenceyi uygulayanlar da şimdi bakın günümüzün sayın başbakanının bile etrafındaki aile dostları tanıdıkları yani onlar dahi o zamanda hatta emniyetin doktoru kendi doktoru yani o kadar farklı işte mülibüsçüler işte derneği.

41:59.720 --> 42:01.400
Çok düşür bir örnek vereceğim bu konuyla ilgili.

42:01.500 --> 42:03.240
Tufan müngüydü yanlış hatırlamıyorsam o dönem.

42:04.940 --> 42:08.300
Ya Akbil ya da Albayrak'ın operasyonda gözaltına almıştı.

42:08.360 --> 42:10.120
Kanlı gömüleyi de şeye çıkmıştı.

42:10.380 --> 42:10.860
Adliye.

42:10.920 --> 42:12.820
Basın toplantısına çıkmıştı.

42:12.820 --> 42:13.940
Ben şunu söylemek istiyorum.

42:14.800 --> 42:33.800
Çok farklı farklı toplumun kesimlerinden ayrı ayrı insanlar birbirlerini tanımayan bilmeyen gelip aynı şekilde aynı insanların aynı yerde kendilerine işkence yaptıklarını yer zaman metot şekil insan olarak hepsini tarif ediyorlar.

42:33.880 --> 42:35.320
Hepsi birbiriyle tam örtüşen.

42:35.540 --> 42:36.740
Yani farklı farklı.

42:36.820 --> 42:38.580
Bunun sistematik hale geldiği belli.

42:38.580 --> 42:46.080
Bakın yani ben bunu daha önceki programlarımızın bir tanesinde de ifade ettim ama yani ihtiyaç hissettiğim için tekrar söylüyorum.

42:46.220 --> 43:01.340
Çünkü Türkiye'de 60, 71, 80 bu dönemlerde cezaevlerine alınanlar veyahut belli özel mekan hazırlanıp orada işkence görenler bunların çoğu sonra milletvekili oldu.

43:01.340 --> 43:24.480
Bakın çoğu devletin yöneticisi konumuna gelen insanlar oldu ve ünlü tanınan gazeteciler, televizyoncuların programlarında televizyonlara çıkıp orada nasıl işkence gördüklerine bir kişi değil, on kişi değil bakın yani kimler vardı, nerelerde hangi işkenceler yapıldı bunlar eninde sonunda Türk milletinin önüne geliyor.

43:24.480 --> 43:31.560
Ama on sene sonra ama yirmi sene sonra yani karar vericiler o güne ait bir karar vermiyorlar.

43:32.000 --> 43:38.460
Tarihe ait bir karar veriyorlar ve o tarih en sonunda mutlaka televizyonda da olsa bir yerde olsa karşılarına geliyor.

43:38.720 --> 43:42.260
O evraklarda özür dilerim imzaları olacak bakın.

43:42.260 --> 43:56.600
Diyecekler ki bu gerçekler yaşanmış ama hayır yoktu o işkence diye sizin altınızda imzanız var diye eninde sonunda yani bu toplum hafızası, kamu vicdanı bunu unutmaz, unutmuyor.

43:56.740 --> 43:59.460
Yani biz bunları yaşadığımız için bu bir gerçek.

43:59.460 --> 44:09.120
O yüzden işkence ayıbına hiçbir tolerans göstermeden cesurca, adilce yani karar vermek gerekiyor.

44:09.600 --> 44:11.120
Ceyhun karışım bir şey söyleyecektin.

44:11.180 --> 44:12.260
Ben de aynı şeyi söyleyecektim.

44:12.320 --> 44:15.400
Aslında bunu önlemenin tek yolu yani karar vericilerin o kararı vermesi.

44:15.620 --> 44:19.080
Ortada bir işkence varsa polis, devlet memuru böyle bir şey yok yani.

44:19.460 --> 44:22.920
Yani normal bir hırsız hırsızlık yaptığı zaman onu nasıl içeri atıyorsunuz?

44:23.400 --> 44:25.020
Ya onun bir adı yok mu ceza kanunda var?

44:25.240 --> 44:26.520
Ya hırsızlık belli bir maddesi var.

44:26.620 --> 44:27.960
İşkence de bir maddesi var yani.

44:27.960 --> 44:33.660
O zaman ceza kanunu koymazsınız veya Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile kendinizi bağlı hissetmezsiniz.

44:33.920 --> 44:36.260
Diğer protokollerle kendinizi bağlı hissetmezsiniz.

44:36.640 --> 44:37.180
O zaman ayrı.

44:37.320 --> 44:39.320
O zaman Kongo ile aynı seviyeye gelsiniz.

44:40.160 --> 44:42.760
Ya bunun önlemenin yolu karar vericilerin mutlaka karar vermesi gerekiyor.

44:42.760 --> 44:43.880
Çok basitçe söyleyeyim mi?

44:45.260 --> 44:49.960
Ortaçağ meşhur Engizisyon diye bir dönemi var.

44:50.140 --> 44:51.640
Engizisyon aslında latince.

44:52.520 --> 44:53.160
Enkizisyon.

44:53.280 --> 44:55.960
Biz G olarak söyleyiş kolaylığı.

44:55.960 --> 44:56.640
Enkizisyon.

44:56.640 --> 45:01.700
Karşılığı latince karşılığının tam Türkçesi soruşturma kelimesi.

45:01.900 --> 45:04.340
Yani Engizisyon eşittir soruşturma demek.

45:04.860 --> 45:07.720
O gün soruşturmaları yapan bir savcı var.

45:08.340 --> 45:10.360
Karar veren bir de hakim var.

45:10.960 --> 45:12.460
Sanığın avukata ihtiyacı yok.

45:12.860 --> 45:15.260
Çünkü sanığın haklarını da devlet koruyor zaten.

45:15.760 --> 45:17.240
Hakim sanığın da haklarını koruyor.

45:17.240 --> 45:19.160
Yani sanığın da bir hakkı var.

45:19.720 --> 45:20.920
Ya itiraf edecek.

45:21.660 --> 45:22.720
İtiraf edip suçunu.

45:23.700 --> 45:24.440
Cezası ölüm.

45:24.900 --> 45:26.340
Ya da zaten kabul etmezse.

45:26.840 --> 45:27.780
Devlet karar veriyor.

45:27.900 --> 45:29.420
Yine infaz ediliyor.

45:29.880 --> 45:37.680
Şimdi Türkiye 60-70-80'li yıllarda sanığın gözaltı süresi içinde avukatın olmadığı dönemdir.

45:37.680 --> 45:40.980
Senin zaten hakkını koruyan bir savcı var kardeşim.

45:41.400 --> 45:42.940
Sen devletin güvencesindesin.

45:43.060 --> 45:44.200
Sana nasıl işkence yapılır?

45:44.860 --> 45:46.220
Devlet işkenceyi kabul etse.

45:46.300 --> 45:49.940
O işkencenin yapan kişilerin bağlı olduğu savcılığın hepsi.

45:50.260 --> 45:52.280
Yani devlet zaten okkanın altına gidecek.

45:52.720 --> 45:54.100
Hakimler de öyle kolladılar.

45:54.100 --> 45:56.300
Benim devletin memurum iyidir.

45:56.780 --> 45:58.060
Geldik 90'lı yıllara.

45:59.560 --> 46:01.660
Avukatı işin içine katmaya başladık.

46:02.080 --> 46:11.740
Ama hala avukata diyoruz ki sen sadece gözaltına iken ara sıra gel bir 10-15 dakika emniyetin uygun bir mahallesinde odasında iskemden üzerine görüş git.

46:12.800 --> 46:17.180
Bir, iki de gel ifade alma sırasında sadece otur karışma hiçbir şeye.

46:18.180 --> 46:19.540
Eee ben ne yapacağım?

46:19.540 --> 46:25.620
Yani cenaze namazındaki cemaat gibi ben okusam da okumasam da kılsam da kılmasam da seni zaten biz gömeceğiz diyorlar.

46:26.320 --> 46:32.480
Bir defa savunma hakkının etkin bir şekilde kullanılmasını Engizisyon'da da biz kabul etmiyorduk.

46:33.060 --> 46:37.880
500 yıl önce 2000'li yıllarda da hala Türkiye'de kabul etmiyoruz.

46:38.220 --> 46:42.780
Bugünkü soruşturmaların o günkü Engizisyon'dan o günkü soruşturmalardan ne farkı var?

46:43.460 --> 46:44.160
Bir farkı var.

46:44.160 --> 46:54.860
İşin içine avukatı da katıyoruz ama avukatın elini kolunu bağlayarak kattığımız için orada şüphelinin ya da ileride sanığın attığı imza onu ipe götürebilecek hale geliyor.

46:55.420 --> 47:02.180
Ben iddia makamı ile eşit şartlarda yarışmadığım sürece insan hakları ihlalleri bir defa sonuna kadar gidecek bu bir.

47:02.180 --> 47:09.500
İki, devletin hafızası tabi çok zayıf. Zannediyor ki bunlar önüme çıkmayacak.

47:09.980 --> 47:19.260
Salim Başoğlu yani 60'ta Menderes'e sakıtlar diyen Salim Başoğlu'nun o imzası sonra çıkmadı mı ortaya?

47:19.780 --> 47:25.800
Onun idam kararını verdiği kişiyi rahmetli Menderes sonra bir buçuk milyon insan anıt mezara taşımadı mı?

47:26.100 --> 47:30.980
Ama maalesef bu gibi olaylar gününde kolay kolay cevabını görmüyor.

47:30.980 --> 47:37.800
Şimdi devletin bir refleksi var. Diyor ki benim memurum, benim polisim, benim hakim, savcım beni korumakla mükelle.

47:38.160 --> 47:45.960
Hayır. Aslında korunacak olan güçlüğün karşısında güçsüzdür. Sanık, şüpheli güçsüz olandır otoritenin karşısında.

47:46.320 --> 47:47.480
Ama biz onu korumuyoruz.

47:48.360 --> 47:50.840
Son olarak da bu konuyla ilgili bir şey söylemek isterim.

47:50.840 --> 48:01.400
Türkiye işkenceyi önlemek istiyorsa savunma hakkını gözaltı süresi içinde eşit ve adil biçimde kullanmak zorunda.

48:01.500 --> 48:08.280
Bizdeki şu andaki savunma hakkı hele CMK sisteminde devreye girdikten sonra adet yerini bulsun tarzındadır.

48:08.700 --> 48:13.240
Yapılan hukuksuzlukları meşrulaştırmak amacıyla yapılmaktadır.

48:13.240 --> 48:16.600
Ve o nedenle de hak ihlalleri çok fazlalaşmıştır.

48:17.180 --> 48:24.340
Öncelikle gözaltı şartlarını, CMK'daki ifade alma şartlarını, soruşturma şartlarını değiştirmek lazım.

48:24.760 --> 48:30.180
Ama biz daha iyiye gidecek diye beklerken 2005 değişiklikleriyle daha da vahim sonuçlar çıktı.

48:30.180 --> 48:40.820
İşte gizli kararları, işte avukat ifadede hazır bulunur diyor 149. madde ama yönetmelik diyor ki 20. madde avukat ağzını açamaz diyor filan.

48:41.540 --> 48:48.100
Şimdi tabi devleti yönetenlerin zihniyeti önemli olan.

48:48.200 --> 48:55.760
Mesela biz bir dönemin işte işkenceyi yapıp o zamanki yöneticilerinin zihniyetinin bir yansıması olarak onları icralıyordu.

48:55.760 --> 49:08.020
Şimdi devleti yöneten kişilerin zihniyle, bakış açısıyla alakalı tabi söylediğiniz ve devletin içine çöreklenmiş bir çete olduğunu zamanın bir başbakanı açıkça söyledi.

49:08.020 --> 49:25.820
Bakın yani o devletin kontrolünün dışında eskiden derin devlet denen, şimdi bazı yargılamalara tabi tutulmuş, belli başta hakikaten devletin, bürokrasisin ve bir takım devletimizin kurumlarının içine sızmış, girmiş, orada görev yapan,

49:25.820 --> 49:36.260
hakikaten belli bir çete mensuplarının yani illegaliteyle iş yapan, hukuksuz işler yapan, insan canında kasteden değil mi?

49:36.380 --> 49:40.820
Yani o faili bahsettiğiniz faili meçhullar şunlar bunlar hep bir organizasyon işi.

49:41.040 --> 49:46.140
Yani devletin de mağdur olduğu devletin içine girmiş bir çete.

49:46.140 --> 49:51.640
Evet ve hala da işte Türkiye o safrasını temizlemeye çalışıyor şu anda.

49:51.880 --> 49:53.740
Yani bunu İtalya zamanında yaptı mesela.

49:53.940 --> 50:04.020
Şimdi bunu Türkiye'de yapacak ama biraz da tabi kendi adıma söylüyorum bazı konularda çok böyle infial ediyoruz ama bunlar kolay atılmıyor.

50:04.160 --> 50:09.060
Vücuda şimdi derler ya bir kadeh alkol alın bunu vücut 72 saatte filan atıyor.

50:09.060 --> 50:18.900
Vücudunuza girmiş bu derin devlet işte ne devlet onu bilemem adını ama Türkiye'de biz devletiz diyen her şeyi biz yaparız.

50:18.980 --> 50:21.440
Bizim dışımıza hiçbir şey yapamazsınız yani bir kesim var.

50:21.940 --> 50:29.480
Su sanayicisiyle, iş adamıyla, polisiyle, askeriyle ne bileyim çok derin örgütlenmiş, çok geniş örgütlenmiş.

50:29.840 --> 50:31.100
Bunu Türkiye'ye söküp atacak.

50:31.520 --> 50:34.200
Bunu yaparken de çok ciddi engellerle de karşılaşıyor.

50:34.200 --> 50:40.240
Yani tabi bunlar da bir günde olmuyor ama burada bize cesur hakim savcılar lazım.

50:41.020 --> 50:45.060
Bunun bütün önü arkası cesur hakimler lazım her şeyden önce.

50:45.560 --> 50:48.460
Cesur savcılar lazım ama her şey önce de şu lazım.

50:49.340 --> 50:55.860
Hakim savcı kadar avukatın da adaletin oluşumunda eşit şartlarda görev yapması gerektiğine inanmak lazım.

50:56.320 --> 51:00.280
Çünkü Türkiye'deki adalet sistemi, ceza sistemi itham sistemidir.

51:00.280 --> 51:07.300
Yani bu sistem önce itham eder, sonra itham edilen kişi savunmasını yapar.

51:07.880 --> 51:09.340
Ama çağdaş hukuk artık öyle değil.

51:09.700 --> 51:12.720
İtham ve savunma sistemlerini eşit şartlarda yarıştırıyor.

51:13.480 --> 51:19.740
O eşit şartlarda yarışma ortamını sağlayamadığın sürece biz geçen yüzyılın itham sistemiyle hala,

51:19.740 --> 51:25.500
yani İtalyan ceza hukukunun sistemiyle hala yargılama yapmaya çalışmamızın sıkıntısını yaşıyoruz.

51:26.480 --> 51:31.560
Halbuki 2005 değişikliği sözde o Zanerdelli kanununu,

51:31.940 --> 51:36.420
yani İtalyanların o faşist döneminin 1939-40'ların kanunu kaldırıp,

51:37.780 --> 51:39.340
iddia ve savunma eşitleyip,

51:39.340 --> 51:43.420
hakim önünde adil bir yarışma yapacaktı.

51:43.840 --> 51:45.300
Ama şu anda öyle yarışmıyoruz.

51:46.000 --> 51:49.800
Yani diyelim ki Allah korusun içimizden biri gözaltına alındığında,

51:50.300 --> 51:51.300
avukatı geliyor diyor ki,

51:51.360 --> 51:53.220
ya şurada şu delilimiz var toplayın,

51:53.660 --> 51:54.700
toplayacak makam yok.

51:54.960 --> 51:56.880
Deniyor ki sen ileride mahkemeyi anlatırsın.

51:56.880 --> 52:00.380
Yani soruşturma aşamasında,

52:00.760 --> 52:02.360
ben hep onu diyorum maçın iki yarısı gibi,

52:02.480 --> 52:03.420
soruşturma ilk yarı,

52:03.840 --> 52:06.000
kovuşturma ikinci yarı yani mahkeme kısmı.

52:06.380 --> 52:08.140
Ben ilk yarıda 5-0 mağlubum,

52:08.280 --> 52:09.200
elim ayağım bağlı,

52:09.660 --> 52:10.760
arkamdan bağlıyorsun,

52:11.260 --> 52:12.600
gol atarsam offside diyorsun,

52:12.700 --> 52:13.640
ben ne diyeyim saymıyorsun,

52:14.200 --> 52:16.740
ondan sonra ben ikinci yarıya 5-0 mağlup çıkıyorum,

52:17.120 --> 52:18.420
orada da hakim, savcı,

52:18.900 --> 52:19.940
birbirinin arkadaşı,

52:19.940 --> 52:21.480
aynı lojmanda oturuyor,

52:21.580 --> 52:22.680
aynı yemekhane yemek yiyor,

52:22.780 --> 52:24.080
çocukları aynı yerde okuyor,

52:24.720 --> 52:26.260
ona güveniyor, size güvenmiyor.

52:27.680 --> 52:29.820
Yani dünya neresinde kaldı güzel kardeşim,

52:30.260 --> 52:31.820
hakimle savcı aynı lojmanda,

52:32.180 --> 52:33.740
hakimle savcı aynı otobüste,

52:34.240 --> 52:38.060
siz yani iddiayla hüküm makamını birbirinden ayırmadığın sürece,

52:38.500 --> 52:39.700
isteniz kadar kanun yapın,

52:39.780 --> 52:41.020
şimdi anayasa yapacağız diyorlar,

52:41.380 --> 52:42.000
anayasa yap,

52:42.100 --> 52:42.740
ne yaparsan yap,

52:42.740 --> 52:44.100
hangi yasadan yaparsan yap,

52:44.480 --> 52:44.960
olmaz.

52:45.320 --> 52:47.840
Çünkü kürsünün o tarafında bir kişi,

52:47.840 --> 52:49.700
bu tarafında iki kişi olması lazım.

52:50.140 --> 52:51.020
İddia ve savunma,

52:51.380 --> 52:52.720
hakimle savcı kol kola,

52:52.980 --> 52:53.740
iddiayla hüküm,

52:54.260 --> 52:56.040
savunma uzaktan el sallıyoruz biz onlara,

52:56.040 --> 52:56.980
bir de utangaç falan,

52:57.060 --> 52:58.360
çaktırmadığını sallıyoruz.

52:58.760 --> 52:59.480
Böyle şey olur mu?

53:00.780 --> 53:03.960
Sistemi hala inatla biz kurmamak için uğraşıyoruz.

53:04.780 --> 53:06.400
Onun için de ne yaparsan yap,

53:07.160 --> 53:07.820
kanun yap,

53:07.900 --> 53:08.480
tüzük yap,

53:08.660 --> 53:10.060
ne yaparsan olmayacak.

53:10.060 --> 53:13.860
yani benim üzerinde yıllardır durdurduğum şey,

53:13.940 --> 53:15.460
avukat olarak mücadele ettiğim şey,

53:15.960 --> 53:17.100
yeni bir hak istemiyorum.

53:17.560 --> 53:19.960
Sadece rakibimle eşit şartlarda yarışmak istiyorum.

53:21.240 --> 53:21.940
Bir şey söyleyeyim,

53:22.340 --> 53:24.080
yargılandığımız için hepimiz yani bunun,

53:24.580 --> 53:26.040
yani dünya neresinde var?

53:26.420 --> 53:28.460
Savunmanın delilerinin iddianın toplaması.

53:29.100 --> 53:30.420
Eski kanunun ayıbıydı,

53:31.220 --> 53:31.840
152,

53:32.180 --> 53:33.280
yeni kanunun ayıbı,

53:33.280 --> 53:36.920
160 iddia makamı savunmanın da delilerini toplar diyor.

53:37.220 --> 53:38.120
Yani bu şeye benziyor,

53:38.200 --> 53:39.660
Fenerbahçe ile 5 yaş oynarken,

53:40.060 --> 53:43.580
Fenerbahçe'ye ya sen bir tane de 5 yaş için gol at lütfen kendine demek gibi.

53:43.940 --> 53:45.200
Yani böyle bir şey olabilir mi?

53:46.260 --> 53:47.140
Eşit şartlarda,

53:47.700 --> 53:48.920
hakim elinde düdük,

53:49.340 --> 53:50.040
aramızda duracak,

53:50.120 --> 53:52.600
biz eşit şartlarda delillerimizi getireceğiz,

53:52.700 --> 53:53.180
toplayacağız.

53:54.060 --> 53:55.460
Böyle bir sistemin olmadığı yerden,

53:55.460 --> 53:59.780
siz adaletle adil bir hüküm çıkmasını bekliyorsunuz.

54:00.240 --> 54:02.420
Ben onun için diyorum yani yeni binalar yapalım,

54:03.380 --> 54:05.020
işte 1250 kişi daha alalım,

54:05.540 --> 54:06.380
personel alalım,

54:06.480 --> 54:07.920
bilgisayar her şeyi alalım ama,

54:08.980 --> 54:10.140
şunu yapmadığım sürece,

54:10.640 --> 54:12.280
şartları eşitlemediğim sürece,

54:12.760 --> 54:16.260
hiç kimse oradan adil bir karar kolay kolay çıkartamaz.

54:16.640 --> 54:18.160
Çıkan kararlar da,

54:18.260 --> 54:20.540
işte yıllarca süren mücadeleler sonucunda,

54:20.600 --> 54:21.720
hak kayıpları sonucunda,

54:22.280 --> 54:23.580
ortaya çıkıyor ki,

54:24.140 --> 54:25.240
artık leğinize de bitse,

54:25.560 --> 54:26.360
anlamı kalmıyor.

54:26.740 --> 54:28.540
Ben 12-13 yıl yargılandıktan sonra,

54:28.620 --> 54:29.740
beraat etmişim neyime?

54:29.740 --> 54:32.200
Çünkü benim çektiğim ızdırabı,

54:32.300 --> 54:33.120
benim ailemin,

54:33.560 --> 54:35.740
benim arkadaşlarımın duyduğu ızdırabı,

54:35.800 --> 54:37.100
hangisi geri getirip verecek?

54:38.400 --> 54:39.220
Onun için yani,

54:39.820 --> 54:40.640
bunun temelini,

54:41.300 --> 54:42.440
birkaç soru geri giderek,

54:42.540 --> 54:43.500
bir yarım saat geri giderek,

54:43.600 --> 54:44.780
orada unuttuğum bir şey söyleyeyim,

54:45.200 --> 54:45.960
dünyada bir de,

54:46.280 --> 54:47.120
böyle doğrudan doğru,

54:47.220 --> 54:47.640
mezun olup,

54:47.700 --> 54:49.400
kürsüye çıkan hakimlik sistemi kalmadı.

54:50.180 --> 54:51.680
Gel önce sen benimle beraber,

54:52.740 --> 54:55.000
bu toplumun içinde bir koş,

54:55.000 --> 54:56.140
5-10 sene,

54:56.500 --> 54:58.440
bakın şimdi avukatlardan hakim alıyorlar,

54:58.600 --> 54:59.000
bu dönem.

54:59.420 --> 55:01.320
Bence onlar kürsüye çıktıkları anda,

55:01.840 --> 55:02.380
dilerim tabi,

55:02.460 --> 55:03.980
bazen yanıldığımız da oluyor ama,

55:04.360 --> 55:07.440
çok daha iyi işler yapacaklardır.

55:07.820 --> 55:08.120
Çünkü,

55:08.460 --> 55:09.500
kürsünün bu tarafını,

55:09.600 --> 55:10.860
avukatlığı savunmayı,

55:11.460 --> 55:13.180
savunmanın zorluklarını görmeden,

55:13.820 --> 55:14.920
oraya çıkıp oturmak,

55:15.660 --> 55:16.780
o kadar doğru bir şey değil.

55:17.280 --> 55:18.780
Yani eşit diyeceğiz.

55:19.580 --> 55:20.560
Eşit şartlar altında,

55:20.560 --> 55:22.600
yarışmayan takımların,

55:23.080 --> 55:25.560
kayrılan daima şampiyon,

55:25.620 --> 55:26.740
öbürü de daima zaten,

55:26.860 --> 55:27.920
onun arkasında kalan oluyor.

55:28.360 --> 55:29.620
Benim hep üzerim durduğum bu.

55:30.140 --> 55:31.240
Bir de böylesi durumun,

55:31.300 --> 55:32.200
şöyle bir zararı oluyor,

55:32.620 --> 55:33.380
ya o genç yaşta,

55:33.420 --> 55:34.640
o insanı öyle bir makamı,

55:34.720 --> 55:35.620
mevkiye getirdiğiniz zaman,

55:36.200 --> 55:38.260
baskıları çok açık hale getiriyorsunuz.

55:38.640 --> 55:38.900
Çünkü,

55:39.100 --> 55:40.660
kişiliği karakteri bile oturmamış oluyor.

55:40.820 --> 55:40.980
Yani,

55:41.420 --> 55:41.840
düşünün,

55:41.880 --> 55:42.660
21 yaşında,

55:42.720 --> 55:43.260
22 yaşında,

55:43.320 --> 55:43.860
23 yaşında,

55:43.960 --> 55:44.360
hakimlik,

55:44.420 --> 55:44.860
savcılık,

55:45.160 --> 55:46.160
yaptırıyorsunuz o insana.

55:46.620 --> 55:46.760
Yani,

55:47.200 --> 55:48.860
daha kişiliği karakteri bile tam oturmamış.

55:49.140 --> 55:49.540
Dediği gibi,

55:49.540 --> 55:50.800
güneydoğunun,

55:50.880 --> 55:51.180
doğunun,

55:51.260 --> 55:51.960
ücra bir köşesine,

55:52.020 --> 55:52.980
hakim olarak atıyorsunuz.

55:53.380 --> 55:54.180
Her türlü baskı,

55:54.240 --> 55:55.480
her türlü şey açık hale geliyor.

55:56.420 --> 55:57.080
Böyle bir şeyde,

55:57.160 --> 55:57.300
yani,

55:57.420 --> 55:58.400
adaletli bir karar çıkması da,

55:58.540 --> 55:59.160
zaten düşünülemez.

55:59.280 --> 55:59.400
Yani,

55:59.880 --> 56:00.960
dosyayla mı ilgilenecek,

56:01.120 --> 56:03.180
yoksa kendisine yapılan terkimlerle mi ilgilenecek?

56:03.500 --> 56:04.580
Telefonlarla mı ilgilenecek?

56:04.820 --> 56:05.540
Ceyhun kardeşim,

56:06.100 --> 56:07.160
konuyu tabii,

56:07.780 --> 56:09.040
bir noktada toparlanmak için,

56:09.120 --> 56:10.020
kendi anıma söyleyeyim.

56:11.060 --> 56:11.640
Genç,

56:11.740 --> 56:12.520
yaşlıdan öte,

56:13.340 --> 56:14.620
yani,

56:15.340 --> 56:15.580
biz,

56:16.180 --> 56:16.900
ne hakim,

56:17.100 --> 56:17.680
yani siz de,

56:18.220 --> 56:19.460
yaşı başı oldukça,

56:19.540 --> 56:20.540
geçkin olduğu halde,

56:21.180 --> 56:22.460
telefonla talimat alan,

56:22.980 --> 56:23.680
briefing alan,

56:24.140 --> 56:25.220
insanlar da gördük.

56:25.380 --> 56:25.800
Yani,

56:26.060 --> 56:26.600
daha doğrusu,

56:26.860 --> 56:28.060
suyun akış şekline göre,

56:28.820 --> 56:29.060
hani,

56:29.420 --> 56:31.140
bulunduğu kaba göre şekil alması gibi,

56:31.500 --> 56:32.840
şekil alanlar da gördük.

56:32.840 --> 56:33.860
önemli olan,

56:33.960 --> 56:34.160
yani,

56:34.620 --> 56:35.140
dirayetli,

56:35.220 --> 56:35.760
karakterli,

56:35.820 --> 56:36.660
insan yaratmak diye,

56:36.720 --> 56:37.180
başlamıyoruz.

56:37.400 --> 56:37.960
Ama,

56:37.960 --> 56:38.840
en önemli şey,

56:39.240 --> 56:39.660
benim yine,

56:39.760 --> 56:40.640
ustam onu derdi,

56:41.280 --> 56:42.000
Burhan Apaydin Bey,

56:42.120 --> 56:43.300
tekrar anmak masip oldu,

56:43.560 --> 56:43.920
sağ olsun.

56:45.040 --> 56:45.680
Avukat,

56:46.200 --> 56:46.660
iyiyse,

56:47.060 --> 56:47.820
yargı da iyidir.

56:48.380 --> 56:48.860
Türkiye'de,

56:48.920 --> 56:49.780
avukatlığı o kadar,

56:50.660 --> 56:51.680
aya tabirca,

56:51.680 --> 56:54.060
aşağı çektiler ki,

56:54.600 --> 56:55.780
avukat kalitesi düşünce,

56:55.860 --> 56:57.160
yargının da kalitesi düşüyor.

56:57.540 --> 56:57.740
Şimdi,

56:57.820 --> 56:59.280
bizim girdiğimiz davalara bakın.

56:59.920 --> 57:01.080
Biz bir davaya gireceğiz,

57:01.640 --> 57:03.400
hakim savcı o dosyayı okumadan çıkacak.

57:03.580 --> 57:04.120
Mümkün değil.

57:05.500 --> 57:06.280
Bizim sayemizde,

57:06.340 --> 57:07.960
hakim savcılar dosyayı da okuyor,

57:08.620 --> 57:09.560
hukuku da öğreniyor,

57:09.740 --> 57:10.440
kuralları da öğreniyor,

57:10.500 --> 57:10.920
aman diyor,

57:11.000 --> 57:11.880
çünkü bunlar gelir.

57:12.520 --> 57:12.940
Bizimle,

57:13.220 --> 57:13.500
yani,

57:13.640 --> 57:14.740
girdikleri mücadelede,

57:15.080 --> 57:16.800
biz sonra çok kötü duruma düşeriz diyor.

57:16.800 --> 57:18.760
Ama Türkiye'de öyle bir hal ki,

57:19.180 --> 57:19.840
hakim savcı,

57:20.020 --> 57:21.120
oraya avukat mı gelmiş,

57:21.780 --> 57:22.400
biri mi gelmiş,

57:22.760 --> 57:22.960
yani,

57:23.140 --> 57:24.460
hiç kimse mi fark etmiyor,

57:24.560 --> 57:24.680
işte,

57:24.900 --> 57:25.460
önemli olan,

57:26.520 --> 57:27.760
avukatı iyi yetiştirmek,

57:28.160 --> 57:28.400
yani,

57:28.760 --> 57:31.420
vatandaşın adalete erişimindeki tek aracı avukat.

57:32.340 --> 57:33.600
Avukatı iyi yetiştirmek,

57:33.900 --> 57:35.100
ve ona eşit şartlarda,

57:35.240 --> 57:35.800
adalette,

57:36.160 --> 57:37.360
yarışma ortamını yaratmak.

57:37.720 --> 57:38.980
Onları sağladığın zaman,

57:39.140 --> 57:39.680
istesen de,

57:39.740 --> 57:40.460
istemesen de,

57:40.820 --> 57:43.220
çok daha adil sonuçlara varma imkanı da olacak.

57:43.620 --> 57:43.760
Ha,

57:43.800 --> 57:44.560
bir şey daha var,

57:45.040 --> 57:46.280
Türkiye'de son yıllarda,

57:46.280 --> 57:47.580
özellikle 20-30 yılda,

57:47.660 --> 57:50.460
medya insanları çok etkileyen bir faktör haline geldi.

57:50.920 --> 57:51.160
Yani,

57:51.260 --> 57:52.000
görsel olarak,

57:52.200 --> 57:52.800
yazılı olarak,

57:52.880 --> 57:53.440
her şekilde.

57:54.240 --> 57:55.640
Her türlü program yapılır mı?

57:56.040 --> 57:56.640
Ben onun için,

57:57.120 --> 57:57.780
davet ettiğiniz,

57:57.860 --> 57:58.760
hemen gelirim dedim.

57:59.420 --> 58:00.980
Hiç hukuk programı yapılmıyor.

58:01.480 --> 58:01.760
Evet,

58:01.940 --> 58:02.120
maalesef.

58:02.140 --> 58:04.080
İnsanlara hakları hiç anlatılmıyor.

58:04.700 --> 58:05.000
Yani,

58:05.340 --> 58:07.560
her türlü altyazı günde bin defa geçiyor.

58:07.920 --> 58:09.260
Mesela bir altyazı,

58:09.560 --> 58:10.280
ey vatandaş,

58:10.340 --> 58:11.680
gözaltına alındığından da,

58:11.680 --> 58:12.120
derhal,

58:12.560 --> 58:14.180
avukat isteme hakkın vardır,

58:14.280 --> 58:14.940
diye bir yazmıyor.

58:14.940 --> 58:16.860
Vatandaş bunun haberinde değil.

58:17.520 --> 58:17.660
Hani,

58:17.720 --> 58:18.380
biz zannetmeyeyim,

58:18.460 --> 58:19.440
çevremizdeki insanlar,

58:19.540 --> 58:19.980
hukuk biliyor,

58:20.080 --> 58:20.460
diye bütün,

58:20.780 --> 58:22.100
74 küsur olmuşuz.

58:22.380 --> 58:23.640
O kadar insan da hukuk biliyor,

58:23.760 --> 58:23.860
diye.

58:24.320 --> 58:24.820
Ya da işte,

58:24.940 --> 58:25.660
ey vatandaş,

58:26.080 --> 58:27.060
başın sıkışırsa,

58:27.240 --> 58:28.580
derhal baraya müracaat et,

58:28.940 --> 58:30.320
baro sana avukat tayin edecek,

58:30.420 --> 58:31.260
diye bir kere olsun,

58:31.340 --> 58:31.940
bir yazı geçtirir,

58:31.980 --> 58:32.940
ben Türkiye'de görmedim.

58:32.940 --> 58:34.480
yani,

58:35.320 --> 58:37.080
insanlara yemek programı yapıyoruz,

58:37.200 --> 58:38.060
şarkıcı programı,

58:38.100 --> 58:39.040
yarışma programı,

58:39.380 --> 58:39.520
işte,

58:39.960 --> 58:40.600
filmler,

58:41.100 --> 58:41.560
diziler,

58:41.920 --> 58:42.360
bilmem ne,

58:42.440 --> 58:43.560
binlerce şey yapılıyor ama,

58:43.980 --> 58:44.700
hukukla ilgili,

58:45.260 --> 58:46.440
günde beş dakika,

58:46.840 --> 58:47.940
onu da birer dakikaya böl,

58:48.000 --> 58:48.740
saat başı ver,

58:49.160 --> 58:50.380
bir cümle söylenmiyor.

58:50.920 --> 58:51.480
O nedenle,

58:51.520 --> 58:51.880
yani bakın,

58:51.980 --> 58:53.720
şurada bizim bu konuşmamızdan dolayı,

58:54.200 --> 58:55.520
bizi izleyen insanlardan,

58:55.660 --> 58:56.020
inşaAllah,

58:56.280 --> 58:57.620
bir kişi bile etkilense,

58:58.200 --> 58:58.400
biz,

58:58.580 --> 59:00.520
hukuk adına iyi bir şey yapmış oluyoruz.

59:00.520 --> 59:01.780
Şimdi,

59:02.020 --> 59:02.780
o nedenle,

59:02.860 --> 59:03.660
Türk insanının,

59:03.920 --> 59:05.020
her şeyi öğrenmesi istedim,

59:05.080 --> 59:06.640
hukukla asla ilgisi olmasın,

59:07.020 --> 59:08.080
hukuku hiç öğrenmesin,

59:08.460 --> 59:09.420
hakkı hukuku nedir,

59:09.480 --> 59:10.220
onu da bilmesin,

59:10.500 --> 59:10.900
ki biz,

59:11.480 --> 59:12.520
ister ticaret hukukunda,

59:12.640 --> 59:13.340
ister ceza hukukunda,

59:13.440 --> 59:14.360
atlarımızı oynatmaya,

59:14.460 --> 59:15.560
koşturmaya devam edelim.

59:16.240 --> 59:16.380
İşte,

59:16.460 --> 59:18.160
bundan kurtulmak için de,

59:18.700 --> 59:19.380
insanlara,

59:19.600 --> 59:20.120
işte biz,

59:20.640 --> 59:21.500
duruşma sonlarında,

59:21.680 --> 59:22.400
sokaklarda,

59:22.980 --> 59:24.100
yan yana geldiğimizde,

59:24.540 --> 59:26.700
hukukla ilgili birer kelime öğretmeye çalışıyoruz,

59:26.700 --> 59:27.800
ve eminim ki,

59:28.340 --> 59:30.500
bizim duruşmalarımıza gelen insanlar bile,

59:30.520 --> 59:32.660
sadece seyrederek,

59:33.060 --> 59:33.980
birçok avukattan,

59:34.160 --> 59:34.420
hakim,

59:34.520 --> 59:34.940
savcudan,

59:35.580 --> 59:36.080
daha çok,

59:36.720 --> 59:37.140
tahminim,

59:37.200 --> 59:38.220
hukuk da öğreniyorlar.

59:39.460 --> 59:40.040
O nedenle,

59:40.100 --> 59:40.500
yani ben,

59:41.120 --> 59:42.220
mesela bu davalarda,

59:42.340 --> 59:43.700
sizlerle birlikte olduğum vakit,

59:43.780 --> 59:44.200
acayip,

59:44.960 --> 59:45.520
mutlu oldum,

59:45.620 --> 59:46.660
keyif aldım.

59:47.060 --> 59:47.540
Ve inanın,

59:47.620 --> 59:49.000
ben de kendimi geliştirdim.

59:49.280 --> 59:50.320
Çünkü biliyorum ki,

59:50.700 --> 59:51.500
benim müvekkilim,

59:52.700 --> 59:53.320
benim dostum,

59:53.420 --> 59:53.840
kardeşim,

59:55.700 --> 59:56.380
benim kadar,

59:56.380 --> 59:58.340
bu işe gönül vermiş bir insan,

59:58.960 --> 59:59.320
o zaman,

59:59.420 --> 01:00:00.760
o işe daha da bir özeniyorsun.

01:00:01.280 --> 01:00:02.080
Çünkü genelde,

01:00:02.160 --> 01:00:02.960
Türkiye'de insanlar,

01:00:03.120 --> 01:00:04.020
adalet aramıyorlar,

01:00:04.620 --> 01:00:05.780
adil yargı aramıyorlar,

01:00:06.320 --> 01:00:07.820
kendi taleplerini karşılayacak,

01:00:07.920 --> 01:00:08.860
adalet istiyorlar.

01:00:09.860 --> 01:00:10.780
Adil yargının,

01:00:10.880 --> 01:00:11.340
Türkiye'de,

01:00:11.420 --> 01:00:12.020
adaletli,

01:00:12.740 --> 01:00:13.320
yargılamanın,

01:00:13.380 --> 01:00:14.200
Türkiye'de,

01:00:14.280 --> 01:00:14.960
yerleşmesinin,

01:00:14.960 --> 01:00:15.920
temelinde de biraz,

01:00:16.260 --> 01:00:16.700
o yatar.

01:00:17.100 --> 01:00:18.320
Benim için verilen karar,

01:00:18.400 --> 01:00:19.920
eğer menfaatimi tatmin ediyorsa,

01:00:20.420 --> 01:00:20.680
örneğin,

01:00:20.760 --> 01:00:21.800
kaçak inşaatım var ama,

01:00:21.940 --> 01:00:22.420
mahkeme,

01:00:22.760 --> 01:00:23.780
davayı lehime bitirdi,

01:00:23.920 --> 01:00:24.440
çok güzel.

01:00:24.880 --> 01:00:26.080
Ama kaçak inşaatım var,

01:00:26.140 --> 01:00:26.460
yık dedi,

01:00:26.560 --> 01:00:27.000
çok kötü.

01:00:27.680 --> 01:00:27.920
İşte,

01:00:28.140 --> 01:00:29.080
adalet anlayışı,

01:00:29.500 --> 01:00:30.820
kişisel taleplerin,

01:00:30.880 --> 01:00:31.940
karşılanmasından çıkıp,

01:00:32.740 --> 01:00:33.500
topluma dönük,

01:00:33.760 --> 01:00:34.400
yıllara dönük,

01:00:34.500 --> 01:00:35.180
geleceğe dönük,

01:00:35.840 --> 01:00:37.660
ama bugün benim aleyhime bile olsa,

01:00:38.100 --> 01:00:39.160
bunu sindirebiliyorsanız,

01:00:39.280 --> 01:00:39.780
ne hala,

01:00:40.200 --> 01:00:40.680
işte dönüp,

01:00:40.940 --> 01:00:42.020
en başa,

01:00:42.120 --> 01:00:42.920
önce ailede,

01:00:44.020 --> 01:00:44.940
insan yetiştirecek,

01:00:44.960 --> 01:00:46.680
sonra iyi eğiteceğiz,

01:00:46.960 --> 01:00:48.500
sonra iyi hukukçu yetiştireceğiz,

01:00:48.960 --> 01:00:49.600
insanlara,

01:00:50.400 --> 01:00:51.560
bir de tabi sadece yani,

01:00:52.040 --> 01:00:53.760
bu dünyadaki hukuk kurallarını değil,

01:00:53.920 --> 01:00:54.580
aynı zamanda,

01:00:55.000 --> 01:00:55.480
yarın öbürünün,

01:00:55.500 --> 01:00:56.820
bunun bir hesabı olduğunda,

01:00:57.540 --> 01:00:57.800
yani,

01:00:57.960 --> 01:01:01.660
müvekkilinin hakkını almak için,

01:01:02.140 --> 01:01:03.060
karşısındakinin,

01:01:03.680 --> 01:01:05.240
tabiri caizse canını almayı,

01:01:06.080 --> 01:01:08.460
bir hukukçuluk olarak gören,

01:01:08.820 --> 01:01:11.400
bunu kendine sindiren insanlardan da,

01:01:11.640 --> 01:01:12.820
olmamaya gayret ederek,

01:01:12.820 --> 01:01:14.240
bir şeyler yapmaya çalışacağız.

01:01:14.960 --> 01:01:15.240
Efendim,

01:01:15.320 --> 01:01:15.900
lütfettiniz,

01:01:16.340 --> 01:01:17.060
şeref verdiniz,

01:01:17.280 --> 01:01:18.340
programımıza çok önemli,

01:01:18.480 --> 01:01:19.560
güzel katkılarda bulunuruz,

01:01:19.620 --> 01:01:20.360
teşekkür ederiz.

01:01:21.160 --> 01:01:21.420
Efendim,

01:01:21.560 --> 01:01:21.880
Sayın,

01:01:21.980 --> 01:01:23.260
Uğur Poyraz'ın katılımıyla,

01:01:23.460 --> 01:01:24.280
gerçekleştirdiğimiz,

01:01:24.360 --> 01:01:25.400
Adil Yargı programımızın,

01:01:25.460 --> 01:01:26.080
sonuna geldik.

01:01:26.560 --> 01:01:27.120
Haftaya yine,

01:01:27.200 --> 01:01:28.100
birlikte olmak umuyla,

01:01:28.180 --> 01:01:28.660
hayırlı günler.

01:01:28.660 --> 01:01:30.040
İzlediğiniz için teşekkür ederim.

01:01:30.040 --> 01:01:31.040
 

