WEBVTT

00:00.000 --> 00:00.500
İNTRO

00:00.500 --> 00:11.700
1900'lü yıllara kadar beyin dokunulmaz bir mahluktu, yani organdı.

00:12.020 --> 00:20.340
Gerçi biz eski tarih bilgilerimizden ki bulunan en eski tıbbi kağıttır.

00:20.560 --> 00:25.160
Edwin Simis papürüsü M.Ö. 3000 yıl evvel yazılmış.

00:25.340 --> 00:27.640
Orada bir takım beyin ameliyatlarından bahseder.

00:27.640 --> 00:33.980
Daha sonra Çankırı vilayetimizde bulunan kafataslarına bakıyoruz ki bir takım börholler yani beyinde.

00:34.060 --> 00:36.460
10 bin yıllık hocam ameliyat yapmışlar.

00:36.560 --> 00:40.480
Hatta şey bulundu böyle, kilitli forceps bulundu 10 bin yıllık.

00:40.540 --> 00:52.680
Yani çok eski hatta firavunlar eğer uzun bir rahatsızlığa girince cerrahlar kafasındaki kötü ruhları çıkartmak için kafataslarını açarmarmış.

00:52.680 --> 00:56.980
Onu yapmak için de birkaç köleyi daha evvel ameliyat edip ellerine alıştırlarmış.

00:56.980 --> 00:58.940
Bu konularda böyle tuhaf yazılar var.

00:59.020 --> 01:01.160
Hatta bu konuda bir kitap da çıkmıştı.

01:01.240 --> 01:05.520
Roman, Dr. Sinio'ya diye bir Mısırlı cerrahı filmi bile çevirdi.

01:05.620 --> 01:13.960
Yani söylemek istediğim, beyin cerrahisi aslında çok eski ama hakiki bilimsel anlamda kullanılışı çok yeni.

01:13.960 --> 01:31.640
Ve yeniliği de işte asepsi, antisepsinin ortaya çıkması, nöronatomi bilgilerinin ortaya çıkması, cerrahların ışıklandırması, çok ileri yıllarda mikroskop ve işte bu yıllara geldik teşhis metotlarımızın artması nedir onlar?

01:31.640 --> 01:35.640
X-ray'den ta eskiden belki biliyorsunuz belki bilmiyorsunuz.

01:35.640 --> 01:41.920
Eskiden biz çok eskidir, 70'li yıllara kadar en direk metotlarla görürdük beyindeki olayları.

01:42.240 --> 01:42.640
Neydi o?

01:42.720 --> 01:43.960
Röntgen bildiğimiz.

01:43.960 --> 01:51.600
Artı 1930'larda Egas Monis ki Nobel'i almıştır o şeyle bir Portekizdir, radyolog.

01:52.120 --> 02:04.480
Kasıktan girerek işte anjiyo, anjiyografiyle damarların gidişine bakarak ki bugün de anjiyo hala bazı teşhis metotlarımızdan biri anerizmaları filan teşhis ederken.

02:04.720 --> 02:11.180
Ama eskiden biz benim ihtisas yıllarımda anjiyoya bakarak biz şey yapardık, teşhis yapardık.

02:11.180 --> 02:16.160
Veya başının içine hava verirdik, pneumo derdik veya ventükülo derdik.

02:16.240 --> 02:18.900
Ki de bu, bunu da söyleyeyim, tesadüfen bulunmuştur.

02:19.740 --> 02:25.760
İç savaşta Amerika'da askerin bir kurşunla yaralanmış bir film çekmişler.

02:25.820 --> 02:28.780
O zaman da Ronken yazıyor, kafanın içinde bir hava var.

02:29.520 --> 02:36.420
Havayı görünce dendi o zamanın cerrahlarından 1930'lu yıllarda düşünmüş.

02:36.420 --> 02:44.120
Ben bu havayı kendim verirsem, anatobik değişiklikleri değerlendirirsem bir teşhise var hava vermeyeyim diye.

02:45.000 --> 02:48.260
Ve bu pneumo, çok son yıllara kadar biz bunları kullandık.

02:48.560 --> 02:52.000
70'li yılların ortasına kadar bunları kullandık.

02:52.080 --> 02:53.740
Sonra tomografi çıktı.

02:53.740 --> 02:56.960
O da biliyorsunuz bir tesadüf esnasında çıktı.

02:57.160 --> 03:02.480
Bir pub sohbetinde bir fizikçiyle bir Ronken'de yan yana düşüyorlar.

03:02.860 --> 03:08.040
O fizikçi Emi firmasında çalışıyor, ses dalgalarının kalitesini ölçüyor.

03:08.460 --> 03:09.740
Öbürü de Ronken'de.

03:10.600 --> 03:18.680
Bir konuşurken eğer de bu ses dalgalarının şeyini, beyinle ilgili bir bilgisayar ortamında yaparsak ne olur?

03:18.680 --> 03:22.020
İlk defa tomografi o kafayla çıkıyor.

03:22.120 --> 03:24.660
Ve o yüzden de ilk tomografin ismi hatırlarsın.

03:24.720 --> 03:25.380
Emis kendi.

03:26.180 --> 03:28.200
Sonradan MR bulundu.

03:28.420 --> 03:29.240
Şimdi de hızlı.

03:29.400 --> 03:31.660
MR'ın bir sürü yüksek dozda.

03:31.940 --> 03:36.300
Şu anda psikolojik hastalıkları bile MR'la okuma durumlarına geldik.

03:36.500 --> 03:41.540
Yani nöroşürcü teknolojiyle beraber gelişmiş bir bilim dalı.

03:42.200 --> 03:43.840
Lazer kullandık bir ara.

03:44.060 --> 03:45.500
İlk Türkiye'ye ben getirmiştim.

03:45.500 --> 03:49.460
Ondan sonra mikroskop devreye Yaşargil soktu.

03:49.880 --> 03:51.520
Ultrasonik aspiratörler.

03:52.320 --> 03:56.420
Aklınıza gelen bir sürü endoskopik ameliyatlar ki sen onun ihtisasını yaptın.

03:57.180 --> 03:59.380
Bunlar kullanıldı ve hızlı da ilerliyor.

03:59.480 --> 04:03.680
Her kongrede inanın ben senede 4-5 defa Amerika'daki kongrenin hepsine giderim.

04:04.240 --> 04:06.280
Her gidişte yeniden bir sürü şeyi öğreniyoruz.

04:06.880 --> 04:13.900
Ve o kadar süratli gelişiyor ki yani yarışmak yani belirli bir konuya adapte olmanız lazım.

04:13.900 --> 04:17.500
Hepsiyle uğraşırsanız ipin ucu bir yerde kaçıyor.

04:17.840 --> 04:22.520
Yani bilim dalımız çok yeni fakat çok süratli.

04:22.880 --> 04:24.040
Çok hızla gelişiyor.

04:24.580 --> 04:30.460
Ve diğer bilim dallarıyla paralel gittiği için o şansımız var.

04:31.840 --> 04:32.760
Hızla gelişiyoruz.

04:32.760 --> 04:33.140
Evet.

