WEBVTT

00:00.000 --> 00:29.980
 

00:30.000 --> 00:43.920
Bu hafta dünyada en eski insan fosillerinin birisinin sergilendiği Pamukkale Müzesi'ndeyiz, Denizli Elindeyiz.

00:44.420 --> 00:47.720
İnsanlık Tarihi 2 adlı bölümümüzü çekeceğiz inşaAllah.

00:48.500 --> 00:55.480
İnsanlık tarihi ile ilgili yine evrimcilerin yaptığı spekülasyonlara cevap vereceğiz ve insanlık tarihine yine ışık tutacağız.

00:56.040 --> 00:58.840
Şimdi bölümümüze başlıyoruz. Hoş geldiniz.

01:00.000 --> 01:20.000
İnsanlık tarihi bilinen fosillerle birlikte birkaç milyon yıla kadar uzanıyor.

01:20.000 --> 01:33.560
Bunun tarihinin ne kadar eski olduğunu bize belki de günümüz modern insanla ait en eski fosil sahibi olan Homo erectus isimli insan ırkı alıyor.

01:34.300 --> 01:40.760
Tabi evrim teorisyenleri Homo erectus'un insan ırkı değil de yeni bir tür olması gerektiğini söylüyorlar.

01:40.760 --> 01:48.400
Fakat bu konudaki birçok tartışma bile kendi içlerindeki Homo erectus'un aslında günümüz insanı olduğunu bize gösteriyor.

01:48.920 --> 02:00.920
Şimdi Pamukkale Müzesi'nde de, Denizli'de, yine Denizli'de bir mermer ocağında bulunan Homo erectus fosili kısa bir süre içinde olsa yine sergilendi.

02:00.920 --> 02:12.040
Fakat gerek buradaki gerekse dünyanın diğer yerlerinde bulunan Homo erectus fosillerinde fosilin hiçbir zaman tamamı yani %100 bir insan iskeleti bulunamamış durumda.

02:13.000 --> 02:19.940
Çok büyük bir çoğunluğu kafatasının bir bölümünü içeriyor fosil veya uyluk kemiği gibi kısmi parçalarını içeriyor.

02:19.940 --> 02:34.380
En yüksek oranda bulunanı ise %40 oranında bulunmuş ve bulunan tüm buluntuların tamamı günümüz modern insanı ile birebir uyumlu.

02:35.920 --> 02:40.060
Şimdi Homo erectus denmesinin sebebi erectus demek dik demek.

02:40.680 --> 02:44.220
Dik yürüyen hani maymun gibi bir imada bulunuyorlar.

02:44.220 --> 02:50.020
Ama dik yürüyen bir canlı fakat günümüz modern insanından farkı yok.

02:50.300 --> 02:56.880
Mesela deniliyor ki kafatası hacmi 900 ila 1100 cc arasında.

02:58.420 --> 03:05.400
Günümüzde bakın halen bu kafatası hacminde yaşamakta olan Afrika'daki pigmeler var.

03:06.300 --> 03:10.080
Kısa boylular kafatası hacimlerinde 900 ila 1100 cc arasında.

03:10.440 --> 03:12.060
Günümüzde halen yaşıyor modern insan.

03:12.060 --> 03:19.260
İkinci bir özellik olarak Homo erectuslar da kaşlarındaki çıkıntının fazla olduğunu söylüyorlar.

03:20.420 --> 03:27.000
Günümüzde de aynı şekilde kaşları çıkıntısı fazla olan Avustralya'da yaşayan aborijinler var.

03:28.300 --> 03:33.740
Yani modern insandan tamamen farksız bir iskelet aslında Homo erectus.

03:33.740 --> 03:38.880
Ve en yaşlısı şu ana kadar 1.89 milyon yıl yaşında.

03:39.840 --> 03:50.600
Denizli'de bulunanın ise tarihi ilk bulunduğunda geçen yıllarda gazetelerde ve birçok haber kanalında 1.6 milyon yıl diye haberi yapıldı.

03:50.600 --> 03:58.480
Fakat son testlerle artık 1.2-1.1 milyon yıl yaşında olduğu tespit edildi.

03:58.880 --> 04:10.620
Yani dikkat edin günümüz insanından tamamen farksız olan Homo erectus bu fosillere ait en eski buluntu da 1.89 milyon yaşında.

04:10.620 --> 04:16.220
Yani insanlık tarihi 1.89 milyon yıl öncesine kadar gidiyor.

04:20.020 --> 04:27.220
Homo erectus ile ilgili bulunan en önemli fosil 1984 yılında Kenya'da bulunmuş Turkana çocuğu fosildir.

04:27.960 --> 04:36.620
Bu adeta bir ara geçiş formi gibi anlatılmış ve işte Homo erectus'un en eski fosil 1.89 milyon yıl yaşındaki bir fosil olarak anlatılmıştır.

04:36.620 --> 04:48.620
Fakat günümüz paleoantropologlarından yapılan açıklamalarda bu kişinin modern bir insan görünümünde yani modern insan fiziğine sahip olduğu anlaşıldı.

04:50.180 --> 04:56.620
Yani bulunan her buluntu görüldüğü gibi sadece ve sadece günümüz insanına ait fosillerdi.

04:57.960 --> 05:00.960
Asla ara geçiş formu tarzı bir fosil bulunmamıştır.

05:00.960 --> 05:10.900
Gördüğünüz gibi Homo erectus günümüz modern insanından farkı olmayan bir insan iskeletiydi.

05:11.240 --> 05:16.420
Bunun günümüzdeki insan iskeletinden bir farkının olmaması artık o kadar anlaşıldı ki.

05:16.540 --> 05:18.960
Çünkü bütün fosillerin günümüz insanından bir farkı yok.

05:18.960 --> 05:30.960
2000 yılında çok ünlü bilim dergilerinde mesela Michigan Üniversitesi'nden Milford Walporth ve Canberra Üniversitesi'nden Alan Thorn gibi bilim insanları

05:31.480 --> 05:34.700
Erectus diye bir türün var olmadığını savunuyorlar.

05:35.200 --> 05:37.900
Ancak Homo sapiens yani modern insan var.

05:37.900 --> 05:47.240
Homo erectus ise bir konferans düzenleyip konferansın konusunda da Homo erectus'un hiç var olmadığını savunuyorlar.

05:47.380 --> 05:48.580
Konferansın konusu bu.

05:48.960 --> 05:49.880
Neden böyle diyorlar?

05:50.280 --> 05:52.100
Çünkü Homo sapiens'ten hiçbir farkı yok.

05:52.860 --> 05:58.960
Günümüzde yaşayan Homo sapiens, Afrika pigmeleri, Avustralya aboriginleri Homo erectus ile aynı fiziğe sahip.

05:59.120 --> 06:03.200
Dolayısıyla Homo erectus diye farklı başka bir tür hiçbir zaman yaşamadı.

06:03.200 --> 06:07.260
İşte bu gerçekte birçok bilim dergisi ve tartışmaya konu olmuştur.

06:07.560 --> 06:08.200
Gerçek anlaşılmıştır.

06:18.960 --> 06:25.860
Şimdi yeni buluntuları izlemek üzere yolumuza devam ediyoruz.

06:32.100 --> 06:35.560
2005 yılında bilim dünyasında bir makale yayınlanıyor.

06:35.820 --> 06:37.040
Makalenin başlığı şu.

06:37.040 --> 06:38.500
Was Darwin wrong?

06:38.760 --> 06:40.800
Yani Darwin hatalı mıydı?

06:42.500 --> 06:50.820
Hatta makalenin içerisinde dünyaca ünlü etkisinden dolayı yaratılışı savunan isimler içerisinde Sayın Adnan Oktar'ın da ismi geçiyordu.

06:50.820 --> 06:53.340
Bu makalada anlatılan şey ise şuydu.

06:54.100 --> 07:03.020
Mesela Kopernik'in 1543 yılında dünyanın güneşin çevresinde bir yörüngesi var ve o yörüngeyle sabit bir şekilde dönüyor teorisi.

07:03.840 --> 07:05.540
Einstein'in izafiyet teorisi.

07:06.260 --> 07:09.600
İşte bütün kıtaların hareket halinde olduğu teorisi.

07:10.340 --> 07:17.900
Veya atomu inceleyen kuantum benzeri atom teorisi gibi teorilerin bir teori olduğu.

07:17.900 --> 07:21.080
Teoriye örnek olarak bu teoriler veriliyor.

07:21.520 --> 07:29.660
Ancak bu teorilerdeki teori kelimesinin evrim teorisindeki teori kelimesiyle aynı olmadığını anlatmaya çalışıyorlardı.

07:30.900 --> 07:38.460
Çelişki içinde çelişki çelişki bir durumu kurtarmaya çalışan adeta değişik bir şekilde yaklaşmaya çalışıyor.

07:38.540 --> 07:39.360
Ama itiraf şu.

07:39.940 --> 07:46.320
Yani bilim dünyasında kabul gören bir teori gibi bir teori olmadığını evrim teorisinin itiraf ediyor.

07:46.320 --> 07:53.340
Şimdi aynı makalede şunu söylüyor.

07:53.620 --> 07:56.660
Yani günümüzdeki teoriler gibi bir teori değil.

07:57.300 --> 07:58.680
Mesela örnek veriyor.

07:59.460 --> 08:08.520
İşte Homo erectus'u ilk bulan kişi Övcün Dibua isimli bir bilim insanı insanın atasının Asya'dan geldiğini söylüyor.

08:08.520 --> 08:12.200
Fakat teorinin sahibi Darwin ise Afrika'dan geldiğini söylüyor.

08:12.740 --> 08:13.860
Müthiş bir çelişki.

08:14.380 --> 08:22.600
İşte kuşların atasının dinozorlar olduğunu söylüyor kimisi ve diyor ki işte dinozorlar sinek avlamaya çalışırken kuş oldu diyor kimisi.

08:23.300 --> 08:25.120
Yani bunların hepsi hayal ürünü.

08:25.760 --> 08:32.200
Kimisi de diyor ki dinozor yumurtlamış yumurtasından bir anda kuş çıkmış yumurtadan.

08:32.200 --> 08:34.720
Hayal bu ya, senaryo bu ya.

08:35.600 --> 08:42.300
Yani teorinin içerisinde daha teori bile olamayacak kadar fazla varsayım ve hayal gücü var.

08:42.800 --> 08:47.260
İşte evrim teorisinin acınaklı durumu ve gerçek durumu aslında bu şekilde.

08:47.260 --> 08:57.340
Evet, şimdi gelelim ünlü Avustrala Pitekus serisinin ne olduğunu anlatmaya.

08:57.980 --> 09:05.460
Neden bu Avustrala Pitekuslar bu kadar ünlü ve evrimciler özellikle neden Avustrala Pitekusları anlatmaya çalışıyorlar?

09:06.280 --> 09:08.140
Neden bunun üzerinde bu kadar çok fazla duruyorlar?

09:08.700 --> 09:14.560
Evrimci medyanın ve evrim teorisyenlerinin neden bu Avustrala Pitekusları çok sevdiğini şimdi anlatacağız.

09:14.560 --> 09:18.380
Karşınızda sahnede Avustrala Pitekus.

09:18.980 --> 09:24.220
Şimdi Avustrala Pitekus kelimesi bir kere kelime manası olarak Afrika maymunu demek.

09:24.700 --> 09:26.920
Yani maymun türünü ifade eden bir kelime.

09:27.600 --> 09:33.920
4 ila 1 milyon yıllar arasında yaşamış hayali bir ara form olduğunu ileri sürüyor evrim teorisyenleri.

09:33.920 --> 09:39.380
Ve bilim sahnesini bu şekilde anlatmaya çalışıyorlar.

09:39.620 --> 09:42.160
Fakat aslında gerçek böyle değil.

09:42.160 --> 09:49.460
Çünkü Avustrala Pitekuslar anatomik olarak asla bir insana benzemiyor.

09:50.280 --> 09:51.740
Daha çok orangutanlara benziyor.

09:51.840 --> 09:54.380
Çünkü dik yürümeye elverişli bir fizikleri yok.

09:55.580 --> 09:59.160
Avustrala Pitekusların yapılan tüm anatomik incelemelerinde

09:59.160 --> 10:05.000
Mesela erkekleri dişilerinden daha büyük.

10:06.420 --> 10:14.160
Ön kolları ayaklarından daha uzun ve hem elleri hem de ayaklarıyla dallara tutunacak şekilde iskelete sahipler.

10:14.160 --> 10:20.120
Ondan sonra azı dişleri sivri.

10:20.820 --> 10:27.540
Çene yapıları, iskeletlerindeki omurgalarının yapısı insandan son derece farklı.

10:27.540 --> 10:33.080
Dik yürümeye elverişli bir anatomik yapıları asla yok.

10:33.560 --> 10:35.220
Eğik bir iskelet yapıları var çünkü.

10:35.340 --> 10:37.380
İnsandaki gibi dik bir iskelet yapısı yok.

10:38.240 --> 10:45.980
Bu dik yürüme evrimcilerin hep hayalini kurdukları önemli bir konu ve bununla ilgili ciddi araştırmalar yapılıyor.

10:45.980 --> 10:51.660
Bunların çok ünlü olanından bir tanesi Fransız Bilim Dergisi'nde yayınlanıyor 99 yılında.

10:52.180 --> 11:00.220
Amerikalı iki anatomist Profesör Zoller Zuckerman ve Profesör Charles Axner'ın yapmış olduğu çalışmalardan sonra

11:00.220 --> 11:08.720
Avustrala Pitekus serisinin asla iki ayağı üzerinde yürüyemeyen ve daha çok orangutana benzeyen bir canlı olduğu

11:08.720 --> 11:19.920
ve Adio Lucy yani Elvadea Lucy başlığıyla Avustrala Pitekus serisinin insanın soy ağacından çıkartılması gerektiği anlatılıyor.

11:20.580 --> 11:21.540
Ve bu şekilde yazıyor.

11:22.120 --> 11:29.960
Lucy ismi Avustrala Pitekus Aferensis isimli hayali insanın sözde atası olduğu iddia edilen bir fosile ait.

11:30.400 --> 11:31.560
Lucy ismi ünlü bir isim.

11:31.660 --> 11:37.800
Birçok işte Hollywood filminde de geçiyor falan böyle evrimci dünyada çok ünlü bir isim haline gelmiş.

11:37.800 --> 11:45.400
Fakat bilimsel olarak incelendiğinde asla insanın atası olamayan olmayacak bir anatomiye sahip olduğu

11:45.400 --> 11:49.720
ve insandan çok orangutana benzediği gerçeği ortaya çıkıyor.

11:50.140 --> 11:56.000
Bundan dolayı da zaten daha çok evrimci yayınlar yapan bilim dergilerinde bile

11:56.000 --> 12:01.740
Elvada Lucy yani Avustrala Pitekus insanın atası değildir.

12:01.740 --> 12:07.780
Yani evrim teorisi yanlıştır açık bir şekilde ifade edilmiş ortaya çıkmış oluyor.

12:07.780 --> 12:15.120
İşte çok adını duyduğumuz Avustrala Pitekus'un hikayesinin başlangıcı ve sonu bu şekilde.

12:15.120 --> 12:28.640
Şimdi gelelim Neandertal konusuna.

12:28.920 --> 12:35.240
Gerçi ilk bölümümüzde de insanlık tarihiyle ilgili yaptığımız ilk bölümde de Neandertallerden ayrıntısıyla bahsetmiştik.

12:35.320 --> 12:40.380
Ama kısaca hatırlayacak olursak Neandertaller 200 bin yıl ile 40 bin yıllar arasında yaşamış,

12:40.380 --> 12:43.260
daha sonra da genetik olarak asimile olmuş bir insan ırkı.

12:43.820 --> 12:47.080
Günümüzdeki modern insandan daha ilkel bir durumda değiller.

12:47.400 --> 12:55.620
Evrimciler onların daha ilkel, insanın işte atası konumundaki bir insan ırkı veya yeni bir tür olduğunu söylemeye çalışıyorlardı.

12:55.740 --> 12:56.340
Fakat öyle değil.

12:57.220 --> 13:00.880
Çünkü bulunan birçok buluntu mesela flüt.

13:01.900 --> 13:06.080
İşte günümüz batı müziğinin temelini oluşturan flüt bulundu.

13:06.220 --> 13:08.480
Onların yaşadığı dönemlere ait.

13:08.480 --> 13:09.400
Yani müzik yapıyorlar.

13:09.760 --> 13:10.660
Dikiş inresi bulundu.

13:10.780 --> 13:11.920
Yani moda anlayışları var.

13:12.420 --> 13:18.740
İşte yaşadıkları yere 40 kilometre deniz uzaklığındaki Girit adasında yine onların yaptığı taş aletler bulundu.

13:18.860 --> 13:23.240
Yani gemi yolculuğu yapabilecek teknolojiye, aklı melekelere sahipler.

13:24.540 --> 13:25.940
Mağara resimleri vardı.

13:26.060 --> 13:29.180
17 bin ila 23 bin yıllara sahip mağara resimleri bulunmuştu.

13:29.180 --> 13:33.320
Şimdi bir tanesi de yeni buluntu bu Neandertallere ait olduğu düşünülüyor.

13:33.440 --> 13:35.760
Çünkü 40 bin yıl öncesine ait.

13:35.760 --> 13:41.060
Endonezya'da Sulawesi mağarasında bulunan bir mağara resmi bu.

13:41.620 --> 13:42.860
İşte hayvan figürleri var.

13:43.040 --> 13:47.560
Fakat 40 bin yıl öncesine ait bir ressamı düşünün.

13:48.020 --> 13:50.560
Ressam sanat görüşü gerektirir.

13:50.860 --> 13:52.240
İnsan olmasını gerektirir.

13:52.240 --> 13:58.100
Ve bunun 40 bin yıl öncesinde mağara gibi rutubetli bir ortamda boyanıyor.

13:58.100 --> 14:01.740
Ve 40 bin yıl boya eskimeden, kurumadan günümüze geliyor.

14:02.200 --> 14:04.900
Hem bir boya teknolojisi, kimya bilgisi var.

14:05.380 --> 14:06.500
Hem de sanat var.

14:08.200 --> 14:14.120
Neandertallerin insan olduğuna dair bulunan sayısız kanıttan bir diğeri de bu mağaradaki resim oldu.

14:14.120 --> 14:28.060
Çünkü mağaradaki resmin kimyası incelendiğinde mangan oksit, demir oksit, dentin kili gibi özel bazı karışımların 5 ila 10 mikron arasında küçük parçacıklara öğütülüp parçalandığı,

14:28.840 --> 14:36.460
daha sonra da belli olan oran ve sırayla karıştırılarak mağarada resim için boya yapıldığı ortaya çıktı teknolojik olarak.

14:36.460 --> 14:49.760
Yani neandertal dediğimiz kişinin yapının varlığın insan, modern insan anlayışına, modern insan modası, moda anlayışına, sanat anlayışına, müzik anlayışına sahip olduğu,

14:49.940 --> 14:58.180
yani modern bir insan olduğu asla insanın atası, ilkel bir varlık olmadığı artık kesinlikle netleşmiş oldu.

14:58.180 --> 15:08.720
Peki günümüz insanı olan Homo sapiens ile ilgili acaba evrim teorisyenleri bir spekülasyon yapmaya çalıştı mı?

15:09.160 --> 15:12.260
Tabii ki çalıştılar ve çalışmaya da devam ediyorlar.

15:12.260 --> 15:22.640
Neden bu şekilde? Çünkü günümüz insanının asla ve asla teknolojisi ileride medeni olan bir insan olmasını istemiyorlar.

15:22.640 --> 15:31.860
Çünkü geçmişini çok yakın bir zamana alarak, geçmişte çok uzun bir süre önce var olmuş bir tür olarak göstermeye çalışmıyorlar.

15:32.480 --> 15:37.940
Çünkü eğer Homo sapiensin yani modern insanın tarihi eğer çok uzun bir yere giderse,

15:37.940 --> 15:48.920
o halde o zaman insanlık tarihinin de geçmişi çok uzun yıllara gidecek ve dolayısıyla bu da evrim teorisinin içinden çıkamayacağı bir durum oluşturacak.

15:48.920 --> 15:58.240
İşte burada bazı spekülasyonlar, bazı çalışmalar yapıyorlar ama bulunan iki tane çok önemli bulgu var.

15:59.020 --> 16:08.840
Bundan bir tanesi şu, Richard Leake 1932 yılında Kenya'da birkaç tane fosil buluyor.

16:08.840 --> 16:19.020
Bu fosillerden tarihini hesaplandığında 1932 yılında 800 bin yıl veya 1 milyon yıl civarında bir yaşa sahip olduğu ortaya çıkıyor.

16:20.100 --> 16:24.320
Şimdi bu yaş tayini tabii evrim teorisinin hiç hoşuna gitmiyor.

16:24.500 --> 16:33.140
Çünkü o kadar eski, yani günümüz insanın yaklaşık 1 milyon yıl, 800 bin yıl geriye gitmesini asla kabul edemiyorlar.

16:33.140 --> 16:44.200
İkincisi ve en önemlisi belki diyebileceğimiz ise 1995 yılında İspanya'da Atapuerca bölgesindeki Grandolina mağarasında bulunan bulgulardı.

16:44.720 --> 16:51.980
Üç İspanyol paleontologun bulmuş olduğu bu bulgular evrim teorisini gerçekten çok derinden sarsıyordu.

16:53.980 --> 17:00.420
Grandolina araştırma ekibinin başı Arsuaga Ferraris'in bile evrim konusundaki inançları sarsılmıştı.

17:00.420 --> 17:06.800
Ferraris şöyle diyordu, büyük, geniş, şişkin, yan anlayacağınız ilkel bir şeyle karşılaşmayı umuyorduk.

17:07.200 --> 17:11.420
800 bin yıl yaşındaki bir çocuktan beklentimiz Turkan'a çocuğu gibi bir şey olmasıydı.

17:12.360 --> 17:15.580
Ama bizim bulduğumuz bütünüyle modern bir yüzdü.

17:16.080 --> 17:17.900
Bunlar sizi sarsan türden şeyler.

17:18.540 --> 17:22.180
Fosil bulmak değil, tamam fosil bulmak da beklenmedik ve güzel bir olay.

17:22.480 --> 17:27.800
Fakat en etkileyici olanı bugüne ait olduğunu düşündüğümüz bir şeyi geçmişte bulmanız.

17:27.800 --> 17:31.840
Bu bir anlamda Grandolina'da kasetçalar bulmak gibi bir şey.

17:32.180 --> 17:34.240
Böyle bir şey çok şaşırtıcı olurdu elbette.

17:34.800 --> 17:38.700
Alt Pleistocene tabakalarında teypler, kasetler bulmayı beklemiyoruz.

17:39.000 --> 17:42.980
Ancak 800 bin yıllık modern bir yüz bulmak da bunun gibi bir şey.

17:42.980 --> 17:57.900
İşte bu fosil evrim teorisyenlerin hiç hoşuna gitmeyecek olan bir fosildi ve Homo sapiensin tarihini 800 bin yıl geriye kadar götürüyordu.

17:58.640 --> 18:05.980
Gördüğünüz gibi gerçek bulgular, bilimsel bulgular evrim teorisinin sadece yok olmasını sağlamaktadır.

18:05.980 --> 18:10.020
Allah'ın bir anda ve kusursuz yarattığını ispatlamaktadır.

18:10.140 --> 18:10.520
Maşallah.

18:13.560 --> 18:19.700
Evrim teorisyenlerinin insanın iki ayağı üzerinde yürümesiyle ilgili de büyük hataları var.

18:20.220 --> 18:22.100
Çünkü teorinin fikri şu şekilde.

18:22.400 --> 18:27.420
Daha avantajlı bir özellik geliştiren sözde, böyle bir şey olması genetik açıdan mümkün değil.

18:27.420 --> 18:39.240
Ama böyle bir özellik geliştiren insanın iki ayağı üzerinde yürüyerek işte sözde evrimini tamamladığı daha avantajlı bir duruma geçtiğini iddia ediyorlar.

18:39.800 --> 18:40.900
Tabii ki bu bir yanlış.

18:41.060 --> 18:46.120
Çünkü dört ayağı üzerinde yürüyen bir canlı çok daha avantajlı bir durumdadır.

18:46.120 --> 18:54.960
Çünkü dört ayağı üzerinde çok daha rahat denge sağlar, çok daha hızlı koşabilir, daha az enerji harcayarak bu yürüme işini, koşma işini çok rahat halledebilir.

18:54.960 --> 19:03.720
Dolayısıyla insanın sözde maymunsuz bir yatasından, dört ayaklı maymunsuz bir yatasından iki ayağa düşmesi, iki ayaklı hale gelmesi,

19:04.380 --> 19:06.520
teorinin bir kere fikriyle taban tabana zıt.

19:06.900 --> 19:10.320
Çünkü iki ayağı üzerinde insan dengede sağlamak için daha çok enerji harcar.

19:10.920 --> 19:14.700
İki ayağı üzerinde koşmak koşarken daha yavaş koşar.

19:14.980 --> 19:18.900
Dolayısıyla daha avantajsız bir duruma gittiğini iddia ediyorlar.

19:18.900 --> 19:28.820
Aslında bu hem teorinin kendi fikriyle, düşüncesiyle, hem de fosil kayıtlarıyla ve genetik bilimiyle tamamen çelişmektedir.

19:29.380 --> 19:33.440
Yani Allah iki ayaklı insanları bir anda iki ayağına yürüyecek şekilde,

19:34.220 --> 19:39.220
dört ayaklı hayvanları da dört ayağı üzerinde hareket edecek şekilde yaratmıştır inşaAllah.

19:39.220 --> 19:48.040
İnsanlık tarih ile ilgili evrim teorisyenlerinin yanlış vermeye çalıştıkları bilgiler,

19:48.160 --> 19:55.800
birer birer bulunan yeni bilimsel bulgularla, yeni fosillerle gerçeği ortaya çıkacak şekilde oluyor ve

19:55.800 --> 19:58.300
onların yalanları ortaya çıkıyor çok açık bir şekilde.

19:58.820 --> 20:03.380
Çünkü Allah ayette onların planının bozulacak şekilde yaratıldığını bize söylüyor.

20:03.380 --> 20:08.020
Tabi bu evrim teorisyenleri içerisinde özellikle insanları kandırmaya çalışanlar için,

20:08.020 --> 20:15.740
insanları haşa Allah yok demek için, yanlış ve yalan haber yapanlar için ben bunu söylüyorum.

20:16.280 --> 20:24.620
Biliyorsunuz Endonezya'da Java adamı isimli yine bir Homo erectus fosiline ait bir fosilin,

20:24.660 --> 20:30.300
yaklaşık bir milyon yaşındaki bir fosilin ortaya atan, bu iddiayı ortaya atan, insanlara yanıltan

20:30.300 --> 20:36.020
Övcün Dibua tarafından aynı zamanda bulunan fosilin yanında 166 tane deniz kabuğu bulunuyor.

20:36.020 --> 20:41.740
Deniz kabuğunun üzerinde, mesela ben bunu böyle çizmeye çalışıyorum ama pek başarılı olamıyorum,

20:41.740 --> 20:49.740
bir tanesinin üzerinde çok önemli böyle amblem gibi bir çizik bulundu, birkaç tane çizik bulundu.

20:49.740 --> 20:55.460
Fakat bu çizik bir hayvanın tırnağı tarafından çizilemiyor, bir taş başka bir taşla çizilemiyor.

20:55.460 --> 21:03.040
Demek ki o dönemdeki teknolojinin varlığıyla o deniz kabuğuna o şekil verilmiş,

21:03.220 --> 21:11.900
hatta bir anlam içeren, bir amblem gibi bir şekil yani böyle bir iletişimde kullanılan bir şekil gibi bir durum söz konusu oldu.

21:12.400 --> 21:20.800
Yani insanlık tarihi her zamankinden daha eskiye gitti ve evrim teorisyenlerinin söyledikleri yine hatalıydı.

21:20.800 --> 21:29.400
Evet gördüğünüz gibi evrim teorisyenlerinin insanlık tarihiyle yapmaya çalıştığı bütün çaprıtmalar son bulmuştur.

21:30.000 --> 21:42.640
Allah insanoğlunu en mükemmel modern insan şekliyle bir anda dilemiş ve yaratmış ve o insan hiçbir şekilde evrim geçirmeden hayatına devam etmektedir.

21:42.640 --> 21:46.800
Maymunlar da maymun olarak yaratılmış, onlar da hayatına devam etmektedir.

21:47.200 --> 21:51.740
Maymunla insan arasında ortak bir ata asla var olmamıştır gördüğünüz gibi.

21:52.520 --> 21:56.980
Yeni programlarda, yeni yerlerde inşaAllah tekrar görüşmek üzere, hoşçakalın.

21:56.980 --> 22:06.420
Şeytandan Allah'a sanırım, sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok.

22:06.780 --> 22:10.260
Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın.

22:10.540 --> 22:12.240
Bakara suresi 32. ayet

22:12.240 --> 22:42.220
 

