WEBVTT

00:00.000 --> 00:29.980
MÜZİK

00:30.000 --> 00:33.400
Nimetlerin Farkına Varabilmek

01:00.000 --> 01:14.900
Şöyle bir etrafınıza baktığınızda saniyeler içerisinde gözünüz peş peşe onlarca nesneye odaklanır.

01:15.780 --> 01:22.340
Masmavi denize, teknelere, karşı kıyıya, köprüye, uçan kuşlara ve daha bir çökçeye yönelir.

01:22.340 --> 01:27.940
Ben bu cümleyi kurana kadar bile gözleriniz arda arda onlarca hatta yüzlerce detayla muhatap oldu.

01:28.680 --> 01:31.740
İçeri girdiğimde yine onlarca detay gözüme çarpıyor.

01:32.700 --> 01:39.620
Birbirinden güzel bu biblolar, göz alıcı çiçekler ve duvarda duran bu güzel saat.

01:40.740 --> 01:42.340
Bu detayların her birini yaratan Allah'tır.

01:43.600 --> 01:48.340
Birbiriyle uyum içerisinde peş peşe uzayıp giden bu görüntülerin hepsi tüm yaşamımızı oluşturur.

01:48.340 --> 01:52.080
İşte kaderimiz bu anların bütünden meydana gelir.

01:57.380 --> 02:03.120
Bir Müslüman gördüğü her detayı, karşılaştığı her görüntüyü Allah'ın kaderinde yarattığını bilmesi gerekir.

02:04.000 --> 02:07.100
Bu onun Allah'a olan teslimiyetini arttırır, anlayışına derinlik katar.

02:08.060 --> 02:13.240
Allah bizleri yarattıkları üzerine düşünelim, Allah'ın güzel varlığını derin bir yakınlıkla kavrayalım

02:13.240 --> 02:18.760
ve içten saygı dolu bir korkuyla, güçlü bir sevgiyle kendisine yakınlaşalım diye anlayış vermiştir.

02:19.500 --> 02:21.500
İnsan suresinde Rabbimiz şöyle buyuruyor.

02:21.500 --> 02:24.500
Şeytandan Allah'a sığınırım.

02:25.100 --> 02:32.160
Gerçek şu ki insanın üzerinden daha kendisi anılmaya değer bir şey değilken uzun zamanlardan bir süre gelip geçti.

02:32.700 --> 02:36.080
Şüphesiz biz insanı karmaşık olan bir damla sudan yarattık.

02:36.460 --> 02:37.140
Onu deniyoruz.

02:37.780 --> 02:40.380
Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.

02:40.380 --> 02:44.860
Ayette de bildirildiği gibi hepimiz deneniyoruz.

02:45.540 --> 02:49.460
Her sabah uyandığımızda Allah bize yeniden can veriyor, şuur ve hafıza veriyor.

02:50.200 --> 02:52.840
Her an vücudumuzda gerçekleşen her işlemi düzenliyor.

02:53.520 --> 02:59.860
Göz kırpmamızı, kalp atışlarımızı, vücut ısımızı, bağışıklık sistemimizi, kanımızdaki hassas değerleri

02:59.860 --> 03:04.480
ve hücrelerimizde gerçekleştiğinden haberimiz dahi olmayan her bir işlemi kontrol ediyor.

03:05.160 --> 03:08.920
Bu nedenle sabah gözümüzü açtığımız andan itibaren Allah'a yönelmeliyiz.

03:08.920 --> 03:15.360
Uyandığımızda ilk yapmamız gereken tüm bu nimetlerle uyanmamızı nasip ettiği için Allah'a şükür etmek olmalı.

03:29.080 --> 03:33.080
İnsan hayatının her anını Allah'a muhtaç olarak yaşar.

03:33.680 --> 03:38.420
Soluduğu havadan, yediği yemeğe, elini ayağını kullanabilmesinden konuşabilmesine,

03:38.920 --> 03:46.000
barınabilmesinden, gülüp neşelenmesine kadar Allah'ın yarattıklarına ve kendisine bağışladıklarına muhtaç.

03:46.520 --> 03:52.360
Ancak insanların büyük bir çoğunluğu, acizliklerini ve Allah'a muhtaç olduklarını anlamazlar.

03:52.360 --> 04:01.400
Anlamazlar. Onlar her şeyin kendiliğinden geliştiğini veya sahip oldukları şeye kendi çaba ve çalışmaları sonucunda ulaştıklarını zannederler.

04:01.400 --> 04:06.620
Bu hem büyük bir yanılgı hem de Allah'a karşı büyük bir nankörlüktür.

04:07.060 --> 04:12.540
Kendilerine küçücük bir hediye alan bir kişiye bile nasıl teşekkür edeceklerini bilemeyen bazı insanlar,

04:13.180 --> 04:18.080
Allah'ın hayatları boyunca kendilerine verdiği sayısız nimeti görmezden gelerek yaşarlar.

04:18.080 --> 04:24.360
Oysa sahip oldukları her şeyi Allah'a borçludurlar ve yalnızca O'na şükretmelidirler.

04:24.360 --> 04:35.960
Allah bize saymakla bitiremeyeceğimiz kadar çok nimet veriyor.

04:37.040 --> 04:39.520
Hoşumuza giden tüllü yiyecekler ve içecekler yaratıyor.

04:40.440 --> 04:44.060
Kahvenin güzel kokusunu da yaratan Allah, öğlen yediğimiz demeyin lezzetinde.

04:45.200 --> 04:47.740
Penceremizi açtığımızda temiz havayla karşılaşıyoruz.

04:48.500 --> 04:53.060
Her açtığımızda musluktan akan temiz suyu da yaratan Allah, gökten bize tatlı su indirende.

04:53.060 --> 04:55.940
Hastalandığımızda bize şifa veriyor.

04:56.480 --> 04:59.900
İyileşmemize vesile olan tıp bilgisini doktorları ve ilaçları yaratıyor.

05:00.760 --> 05:08.380
Pırıl pırıl paketlerde çeşit çeşit temizlik ve bakım malzemesini, parfümleri, birbirinden güzel kıyafetleri Allah bizim için yaratıyor.

05:09.600 --> 05:20.880
Aynı kahverengi topraktan çıkan her renkli değişik lezzetlerde her birinin içindeki vitamin ve mineralleri tam ihtiyaçlarımıza uygun ayarlanmış meyveleri ve sebzeleri Allah bizim için var ediyor.

05:20.880 --> 05:25.080
Kur'an'da Nal suresinin 18. ayetinde şeytanın Allah'a sınıyorum.

05:25.760 --> 05:30.360
Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışacak olursanız ona bir genelleme yaparak bile sayamazsınız.

05:31.020 --> 05:38.660
Gerçekten Allah bağışlayandır, esirgiyendir ayetinde bildirildiği gibi Allah'ın nimetlerini sınıflara ayırarak bile saymak mümkün değil.

05:38.660 --> 05:46.880
Teknoloji harikası telefonları, bilgisayarları, uçakları, son model lüks arabaları, yatları Allah bizim için yaratıyor.

05:49.660 --> 05:52.160
Balkonunuzdaki çiçekleri de Allah sizin için yaratıyor.

05:52.660 --> 06:07.380
Kilometrelerce hektar ormanları, ırmakları, dağları, mavi gökyüzünü, beyaz bulutları, denizlerdeki her balığı, ormanlardaki aslanları, kaplanları, zürafaları, evinizdeki kediyi, köpeği, kuşu da Allah sizin için yaratıyor.

06:08.260 --> 06:15.760
Bunlarla birlikte en önemlisi Allah bize iman edecek bir akıl, doğruyu yanlıştan ayıran vicdan ve sevgi duyarlılığını yaratıyor.

06:16.760 --> 06:22.540
Dünyada Allah'ın hoşnut olacağı güzel bir hayat yaşamımız için rehber olan Kur'an'ı bizimle birlikte yaratıyor.

06:23.000 --> 06:26.860
Ama bütün bu nimetleri yaratıp bizi dünyada yalnız bırakmıyor.

06:27.420 --> 06:30.580
Allah bizim velimiz olarak sürekli bizi koruyor ve güzeltiyor.

06:30.580 --> 06:38.120
Burada sadece çok az bir kısmına genel olarak saydığımız tüm bu nimetler için Allah'a ne kadar şükretsek azdır.

06:39.040 --> 06:46.300
Bu yüzden her gün o gün Allah bizler için ne güzellikler dilemiş diye düşünüp heyecanla Allah'a daha fazla yakınlık içinde günümüze başlamalıyız.

06:46.300 --> 06:54.220
Kaderimizde Arda Arda dizili anlar dizisinden oluşan detaylardaki hikmetleri görebilmek için dikkatimizi açmalıyız.

06:55.300 --> 07:02.480
Bu yönde bir dikkat insanın derin bir kavrayış elde etmesine ve Allah'ın hoşnutluğunu ve yakınlığını kazınmasına vesile olacaktır.

07:02.480 --> 07:24.700
Şükür bir nimeti verene teşekkür etmek, memnuniyetini ve minnettarlığını belirtmek, verilen nimetin değerini bilmek, takdir etmek manalarına gelir.

07:24.700 --> 07:36.500
Allah'a şükür etmek ise her türlü nimetin tek sahibinin Allah olduğunun ve her şeyin yalnızca ondan geldiğinin şuurunda olarak bunu kalple ve dille ifade etmektir.

07:37.160 --> 07:42.460
Şükür etmenin tersi ise Kur'an'da nankörlük anlamına gelen küfür terimiyle tanımlanır.

07:42.460 --> 07:54.680
Yalnızca bu tanım bile şükretmenin Allah katında ne kadar önemli bir ibadet olduğunu ve bu ibadetten uzaklaşmanın insanı ne kadar kötü bir konuma soktuğunu göstermesi açısından yeterlidir.

07:56.280 --> 08:00.520
Şükür Kur'an'ın pek çok ayetinde bildirilen önemli bir ibadettir.

08:00.940 --> 08:03.320
Kur'an'da şükretmenin öneminden bahsedilir.

08:03.660 --> 08:05.540
Müminlere şükretmeleri hatırlatılır.

08:05.960 --> 08:08.680
Şükredenlerin ve şükretmeyenlerin örnekleri verilir.

08:08.680 --> 08:13.020
Şükür, imanın ve tevhidin en büyük göstergelerinden biridir.

08:13.360 --> 08:19.840
Bir ayette şükretmek, yalnızca Allah'a kulluk etmenin şartlarından biri olarak şu şekilde belirtilir.

08:23.500 --> 08:33.320
Ey iman edenler! Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin ve yalnızca O'na kulluk ediyorsanız yine yalnızca Allah'a şükredin.

08:33.320 --> 08:41.920
Bir başka ayette ise şükretmek, şirk koşmanın zıttı olarak Allah'a kulluk etmekle birlikte zikredilmiştir.

08:41.920 --> 08:53.660
Andolsun sana ve senden öncekilere vah yolundu ki, eğer şirk koşacak olursan şüphesiz amellerin boşa çıkacak ve elbette sen hüsrana uğrayanlardan olacaksın.

08:54.100 --> 08:57.820
Hayır, artık yalnızca Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol.

08:57.820 --> 09:05.920
Müminler sahip oldukları her nimet için ne kadar aciz ve muhtaç olduklarını düşünerek Allah'a şükrederler.

09:06.400 --> 09:11.000
Müminlerin Allah'a şükrettikleri tek nimet, zenginlik, mal, mülk değildir.

09:11.000 --> 09:29.760
Her şeyin sahibinin ve hakiminin Allah olduğunu bilen müminler, sağlıkları, güzellikleri, ilimleri, akılları, imanı sevmeleri, küfrü çirkin görmeleri, hidayet ehli olmaları, tertemiz müminlerle birlikte olmaları, anlayış, basiret ve feraset sahibi olmaları dolayısıyla şükrederler.

09:29.760 --> 09:46.680
Gördükleri güzel bir manzara için veya işleri kolay hallolduğunda, istedikleri bir şey gerçekleştiğinde, güzel bir söz işittiklerinde, sevgi ve saygı gördüklerinde ve daha saymakla bitiremeyeceğimiz kadar çok nimetle karşılaştıklarında,

09:47.140 --> 09:53.060
hemen Allah'a şükreder, O'nun merhametini, şefkatini, Rahman ve Rahim olduğunu düşünürler.

09:53.060 --> 10:01.380
Kur'an'da şükredenlerle ilgili bazı sırlar vardır.

10:03.820 --> 10:09.920
Allah, Kur'an'da müminlere bazı sırlar vermiştir. Bu sırlardan bazıları da şükredenler içindir.

10:10.460 --> 10:16.840
Allah, müminlerin şükretmelerine karşılık, Kur'an'daki ve dış dünyadaki ayetleri görüp anlayabilecek bir anlayış verir.

10:17.280 --> 10:20.280
Bu konu, ayetlerde şu şekilde bildirilmiştir.

10:23.060 --> 10:30.680
Andolsun Musa'yı, kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat diye ayetlerimizle göndermiştik.

10:31.100 --> 10:36.360
Şüphesiz bunda çokça sabreden ve şükreden herkes için gerçekten ayetler vardır.

10:38.280 --> 10:41.420
Güzel şehrin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar.

10:41.880 --> 10:44.440
Kötü olandansa, kavruktan başkası çıkmaz.

10:44.440 --> 10:49.620
İşte biz, şükreden bir topluluk için ayetleri böyle çeşitli biçimlerde açıklıyoruz.

10:53.060 --> 11:23.040
Şükredenlerden olmak, o insanın Allah'a yakınlığının, dostluğunun ve Allah'a olan sevgisinin de bir gösterdi.

11:24.040 --> 11:31.080
Şükredici insanlar, daima her olayda Allah'ın yarattığı güzellikleri ve nimetleri görebilme anlayışına ve yeteneğine sahiptir.

11:31.540 --> 11:39.340
İnkarcı veya nankör bir insan, en güzel ortamlarda dahi hep eksikleri, kusurları görür, onlarla mutsuz veya tedirgin olur.

11:39.340 --> 11:47.300
Allah'ın yaratışının bir hikmeti olarak da bu insanların karşılarına hep terslik gibi görünen olaylar, güzel olmayan görüntüler çıkar.

11:47.640 --> 11:54.300
Oysa güzel ve samimi bir bakışa sahip insanlar için de Allah hep güzellikleri ve nimetleri artırarak gösterir.

11:54.300 --> 12:02.560
Kur'an'da şükredenler için bildirilen diğer bir sır, Allah'ın şükredenlere nimetlerini artıracağıdır.

12:03.440 --> 12:08.840
Örneğin, sağlığı ve gücü için şükredici olan bir Müslümanın Allah gücünü ve sağlığını daha da artırır.

12:08.840 --> 12:13.060
İlmi veya mülk için şükredenlere Allah daha çok ilim ve mülk verir.

12:13.820 --> 12:21.240
Bu onların Allah'ın verdikleriyle yetinen, sahip oldukları nimetlere sevinen, samimi ve Allah ile dost insanlar olmalarındandır.

12:21.980 --> 12:24.160
Allah bu sırrı Kur'an'da şöyle bildirmiştir.

12:26.480 --> 12:28.260
Rabbiniz şöyle buyurmuştu.

12:28.620 --> 12:37.640
Andolsun eğer şükrederseniz gerçekten size artırırım ve andolsun eğer nankörlük ederseniz şüphesiz benim azabım pek şiddetlidir.

12:38.840 --> 12:48.240
Allah şükrün karşılığını vereceğini, şükredenlere nimetlerini artıracağını ve onları ödüllendireceğini Kur'an'ın birçok ayetinde haber vermiştir.

12:49.000 --> 12:51.560
Allah bu güzelliği Şura Suresi'nde şu şekilde bildirir.

12:53.760 --> 12:59.260
İşte Allah iman edip salih amellerde bulunan kullarına böyle müjde vermektedir.

12:59.620 --> 13:04.220
De ki, ben buna karşı yakınlıkta sevgi dışında sizden hiçbir rücret istemiyorum.

13:04.540 --> 13:07.760
Kim bir iyilik kazanırsa biz ondaki iyiliği artırırız.

13:07.760 --> 13:12.080
Gerçekten Allah bağışlayandır, şükredene karşılığını verendir.

13:14.620 --> 13:19.200
Allah'ın şükredenleri nimetlerini artırması Kur'an'ın sırlarından biridir.

13:19.540 --> 13:22.460
Elbette bu şükrün gerçek bir samimiyetle yapılması gerekir.

13:22.880 --> 13:28.800
Samimi olarak Allah'a yönelerek, O'nun sonsuz şefkat ve merhametinin coşkusunu hissederek yapılmayan,

13:29.200 --> 13:34.460
göstermelik olarak dile getirilen bir şükür ifadesi son derece samimiyetsiz bir tavırdır.

13:34.460 --> 13:40.820
Unutmayalım ki sinelerin özünde saklı duranı bilen Rabbimiz, bu samimiyetsizliğin de şahididir.

13:40.820 --> 13:46.180
Böyle bir ruh hali içinde şükredenler, Allah'ın içlerinden geçirdikleri niyetlerini,

13:46.580 --> 13:50.960
gizledikleri her düşünceyi, gizlinin de gizlisini bildiğinin şuurunda değiller.

13:50.960 --> 13:58.120
Şunu da unutmamak gerekir ki, samimi müminler en zor koşullarda dahi şükredicilirler.

13:58.920 --> 14:03.140
Yüzeysel düşünen bir kişi, müminlerin sahip oldukları nimetlerde bir azalma görebilir.

14:03.900 --> 14:07.900
Ancak müminler her olayın ve her ortamın nimet yönünü görebildikleri için,

14:08.360 --> 14:09.660
bununla da bir hayır olduğunu bilirler.

14:10.700 --> 14:15.960
Allah Kur'an'da insanları biraz korku, açlık, canlardan ve mallardan eksiltmek ile deneyeceğini bildirmektedir.

14:15.960 --> 14:20.920
Böyle bir durumda müminler bunlarla sabrettikleri takdirde,

14:21.280 --> 14:25.800
Allah'ın kendilerini cennet nimetleriyle ödüllendireceğini umarak sevinir ve şükrederler.

14:26.680 --> 14:31.160
Allah'ın kendilerine hiçbir zaman güçlerinin üzerinde yük yüklemeyeceğini bilir,

14:31.460 --> 14:34.440
bunun güven ve teslimiyet ile sabreder ve şükredici olurlar.

14:35.180 --> 14:38.360
Sıkıntı ve zorluk içinde de olsalar, rahatlık içinde de olsalar,

14:38.760 --> 14:42.560
her sabah aynı iman coşkusu ve şevkiyle Allah'a şükredici olarak uyanır

14:42.560 --> 14:45.600
ve yine aynı coşkuyla Allah rızası için çaba gösterirler.

14:45.960 --> 14:50.800
Allah'ın şükredenlere muhakkak karşılığını vereceği Nisa Suresi'nde şu şekilde bildirir.

15:02.800 --> 15:09.520
Allah'ın bu ayet ve delillerin hikmeti ancak çokça şükredenlerin ulaştıkları kavrayış ve duyarlılık sayesinde anlaşılabilir.

15:09.520 --> 15:13.820
Nankör ve duyarsız kişiler ise Allah'ın ayetlerinin hikmetlerini anlayamaz,

15:14.080 --> 15:16.060
hatta bu ayetlerin farkına bile varamazlar.

15:20.760 --> 15:25.180
Allah peygamberlere de sürekli olarak şükredici olmalarını öğütlemiştir.

15:25.580 --> 15:29.680
Örneğin bir ayette Hz. Musa'ya şöyle bildirildiği haber verilir.

15:29.680 --> 15:38.940
Allah, ey Musa dedi, sana verdiğim risaletimle ve seninle konuşmamla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım.

15:39.440 --> 15:41.940
Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol.

15:43.720 --> 15:48.780
Ahkâf suresinin 15. ayetinde de örnek verilen bir müminin duasında,

15:49.240 --> 15:55.080
Allah'tan ilk olarak onun nimetine şükredici olmayı istemesi de şükretmenin önemini göstermektedir.

15:55.080 --> 16:02.040
Biz insana anne ve babasına iyilikle davranmasını tavsiye ettik.

16:02.480 --> 16:05.420
Annesi onu güçlükle taşıdı ve onu güçlükle doğurdu.

16:05.960 --> 16:09.420
Onun hamilelikte taşınması ve sütten kesilmesi 30 aydır.

16:09.900 --> 16:14.120
Nihayet güçlü erginlik çağına erip 40 yıl yaşına ulaşınca dedi ki,

16:14.120 --> 16:21.800
Rabbim, bana anne ve babam verdiğin nimete şükretmemi ve senin razı olacağın salih bir amelde bulunmamı bana ilham et.

16:22.260 --> 16:24.060
Benim için soyumda salahı ver.

16:24.060 --> 16:29.060
Gerçekten ben tevbe edip sana yöneldim ve gerçekten ben Müslümanlardanım.

16:32.820 --> 16:34.260
Şükretmeyi bilmek

16:34.260 --> 16:44.400
Kur'an'da şeytanın en önemli hedeflerinden birinin insanları şükretmekten uzaklaştırmak olduğu şeytanın şu sözleriyle haber verilmiştir.

16:44.400 --> 16:51.760
Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım.

16:52.220 --> 16:54.600
Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın.

16:54.600 --> 17:09.820
İnsanların Allah'ın sunduğu nimetleri görmesini ve şükretmelerini engellemek, göz ardı ettirmek her zaman şeytanın başlıca amaçlarından biri olacaktır.

17:10.320 --> 17:14.940
Şükredebilmek için öncelikle şükrün önemini kavrayabilecek şuura sahip olmak gerekir.

17:14.940 --> 17:23.340
Şükreden bir insan, sahip olduğu nimetin gerçek sahibinin ve onu kendisine verenin Allah'ın olduğunu ve Allah karşısındaki acizliğini bilir.

17:23.340 --> 17:32.880
Allah'ın büyüklüğünü, azametini göz ardı eden bu apaçık gerçeği kalben hissedemeyen bir insanın şükrü de aynı derecede yüzeysel olur.

17:36.820 --> 17:44.200
İman etmeyen ya da imanı zayıf olan insanlar, Allah'ı sadece başlarına gelen bir bela ortadan kalktığında kısa bir süre hatırlar.

17:44.880 --> 17:49.180
Ancak sonra Allah'a dua ettiklerini unutur, tekrar küfür içindeki yaşamlarına geri dönerler.

17:49.180 --> 17:57.400
Kur'an'da felakete uğradığı zaman dua eden, üzerlerine sıkıntı kalktığında şirk koşan insanların durumları şu şekilde haber vermiştir.

17:59.140 --> 18:07.540
De ki, sizi karanın ve denizin karanlıklarından kim kurtarmaktadır ki, siz açıktan ve gizden gizliye, ona yalvararak dua etmektesiniz.

18:08.000 --> 18:12.660
Andolsun bizi bundan kurtarırsan gerçekten şükredenlerden oluruz.

18:12.660 --> 18:22.420
De ki, ondan ve her türlü sıkıntıdan sizi Allah kurtarmaktadır. Sonra siz yine şirk koşmaktasınız.

18:24.760 --> 18:29.780
Şükür için bir sınır yoktur. İnsan eline geçen her fırsatı bir şükür vesilesi olarak kullanabilir.

18:29.780 --> 18:39.480
Tıpkı Hz. İbrahim gibi, tüm müminler kendisine yediren ve içlerin Allah olduğunun sürekli farkında olmalı ve bunları kendisine sunan Allah'a şükür etmelidir.

18:40.320 --> 18:47.440
İnsanın gün boyu yararlandığı halde çoğu zaman üzerinde düşünmediği, ancak kaybettiği zaman değerinin farkına vardığı sayısız nimet vardır.

18:47.440 --> 18:53.880
Allah bizlere bu nimetlerinin farkına varmamız ve kendisine şükür etmemiz için gözler ve kulaklar vermiştir.

18:54.800 --> 19:00.300
İnsanların yapması gereken ise bu nimetlerin ellerinden gitmeden önce de farkına varıp şükür etmektir.

19:02.080 --> 19:12.320
Allah sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmezken çıkardı ve umulur ki şükredersiniz diye işitme, görme duyularını ve gönüller verdi.

19:12.320 --> 19:21.220
Bizler için ulaşım ve taşıma aracı olan gemilerin, Allah'ın dünyanın dörtte üçünü oluşturan denizlerin içinde yarattığı tüm nimetlerin,

19:21.720 --> 19:25.300
güneşin, rüzgarın varlığı da Allah'a şükür etmemizi vesile olmalıdır.

19:25.960 --> 19:28.380
Allah bu gerçeği ayetlerinde haber vermiştir.

19:30.460 --> 19:33.260
Denizi de sizin emrinize veren O'dur.

19:33.600 --> 19:38.280
Ondan taze et yemektesiniz ve giyiminizde ondan süs eşyaları çıkarmaktasınız.

19:38.280 --> 19:42.400
Gemilerin O'nda suları yara yara akıp gittiğini görüyorsun.

19:42.940 --> 19:46.620
Bütün bunlar O'nun fazlından aramanız ve şükür etmeniz içindir.

19:49.280 --> 19:56.780
Size kendi rahmetinden tattırması, emriyle gemileri yürütmesi ve O'nun fazlından rızkınızı aramanızla umulur ki,

19:57.120 --> 20:02.480
şükür etmeniz için rüzgarları müjde vericiler olarak göndermesi O'nun ayetlerindendir.

20:02.480 --> 20:13.240
Allah kendi emriyle gemiler akıp gitsin ve O'nun fazlından ararsınız diye sizin için denize boyun eğdirdi.

20:13.600 --> 20:15.240
Umulur ki şükredersiniz.

20:15.240 --> 20:23.620
Müminlerin kendisine verilen nimete şükretmesi, bu nimete ehil olduğunu gösteren bir delildir.

20:24.060 --> 20:30.300
Böylece hem nimetin hakkını vermiş olur, hem de daha üstün bir nimet için Allah'ın izniyle önünde yol açılır.

20:30.740 --> 20:38.640
Allah, şükreden kullarına nimetlerini artıracağını bildirirken, şükretmeyen nankörlerin azapla karşılık bulacaklarını da haber vermiştir.

20:38.640 --> 20:43.960
Rabbiniz şöyle buyurmuştu,

20:44.320 --> 20:53.980
Andolsun eğer şükrederseniz gerçekten sizi artırırım ve andolsun eğer nankörlük ederseniz şüphesiz benim azabım pek şiddetlidir.

20:56.640 --> 20:57.900
Şükredenlerden olmak

20:57.900 --> 21:02.040
Etrafımız nimetlerle dolu.

21:02.660 --> 21:05.820
Bu nimetlerin farkına varabilmek için Allah'tan anlayış istemeliyiz.

21:05.820 --> 21:13.040
Bu nimetlerin yaratılışındaki mucizelerini görebilmek ve bu nimetlerin heyecanını yaşayabilmek için Allah'a dua etmeyiz.

21:13.820 --> 21:21.020
Hayatımızdaki bu sayısız nimetlerin sürekli olarak yaratılıyor olması, bizde onları sıradan görmek gibi bir alışkanlık oluşturmamalı.

21:21.680 --> 21:28.580
Çünkü insan ancak etrafındaki harikaları görerek, inceliklerini ve detaylarını anlayarak yüksek bir imana sahip olabilir.

21:29.500 --> 21:33.880
Allah'ın kadrini yani üstünlüğünü, yüceleyeni, sanatını hakkıyla takdir edebilir.

21:33.880 --> 21:37.600
Elbette Allah'ı takdir edebilmeyi de yine Allah'tan isteriz.

21:38.380 --> 21:46.160
Kendisine peygamberlik makamı verilmiş Hazreti Süleyman'ın Allah'tan kendisine şükretmeyi ilham etmesini istemesi tüm müminlere örnek olmalıdır.

21:46.160 --> 21:59.840
Çünkü şeytan insanlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarına yaklaşarak unutturmak, nimetlere karşı ülfet duygusu vermek, önemsitmemek gibi hilelerle onları şükretmekten alıkoymaya çalışmaktadır.

21:59.840 --> 22:10.840
İnsanlar bazen kendilerince büyük ya da önemli gördükleri bir nimet ellerinden gidince hayıflanırlar.

22:11.460 --> 22:16.840
Bu hayıflanma insanın içine düştüğü gafleti büyütür ve Allah'a isyan eder hale getirebilir.

22:16.840 --> 22:18.740
Allah'ı tenzih ederiz.

22:18.980 --> 22:23.000
Oysa iman edenler bilirler ki her şeyin yaratıcısı Allah'tır.

22:23.400 --> 22:25.240
Her şeyin gerçek sahibi de O'dur.

22:25.440 --> 22:33.340
İnsanlar tümü Allah'a ait olan mülke yalnızca geçici bir süre için emanetçi derecesinde sahip olabilirler.

22:34.280 --> 22:40.840
O nimetten geçici bir süre yararlanmış olmamız ya da ona hiç kavuşamamış olmamız Allah'ın bilgisi ve takdiri dahilindedir.

22:40.840 --> 22:51.160
Bizim yapmamız gereken sahip olduğumuz her şeyin bir hikmetle bize verildiğini bilerek Rabbimize bize verdiği diğer sayısız nimet için şükretmektir.

22:51.160 --> 23:12.620
İnsanlara verilmiş olan nimetler, onlarda olan bir üstünlük ya da özellikten dolayı değil, yalnızca bir nimet ve imtihan olarak verilmiştir.

23:13.240 --> 23:17.480
Gururlanmak için değil, nimetlerin farkına varıp şükretmek için verilmiştir.

23:17.480 --> 23:27.480
Eğer bu anlaşılamazsa sahip olunan bu nimetlerden biri olan mülk de hem dünyada ve hem ahirette insana mutluluk ve kurtuluş getirmeyecektir.

23:27.980 --> 23:33.780
Mülk cimrilik ederek, biriktirip yığmak için değil, Allah rızası için kullanılmak üzere verilir.

23:34.280 --> 23:37.580
Böyle yapmayanların sonunu Allah Kur'an'da şöyle bildirir.

23:37.580 --> 23:49.340
Allah'ın bol ihsanından kendilerine verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar.

23:49.660 --> 23:51.380
Hayır, bu onlar için şerdir.

23:51.860 --> 23:55.580
Kıyamet günü cimrilik ettikleriyle tasmalandırılacaklardır.

23:56.100 --> 23:58.240
Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır.

23:58.600 --> 24:00.940
Allah yaptıklarınızdan haberi olandır.

24:00.940 --> 24:08.220
İman eden bir insan, Kur'an sınırları içerisinde kendisine sunulan tüm dünya nimetlerinden yaralanır.

24:09.060 --> 24:14.260
Ama bunlara aldanarak asla Allah'ı, ahireti ve Kur'an ahlakına göre yaşamayı unutmaz.

24:15.100 --> 24:19.660
Eline lüks, ihtişam, para, iktidar gibi ne kadar imkan geçerse geçsin,

24:19.660 --> 24:26.360
bu durum onun gevşemesine, şımarmasına, kibirlenmesine, kısacası Kur'an ahlakını terk etmesine sebep olmaz.

24:27.120 --> 24:31.520
Çünkü bunların tamamının bir deneme olarak Allah'tan gelen bir nimet olduğunu

24:31.520 --> 24:34.940
ve Allah dilerse bunları geri alabileceğinin farkındadır.

24:36.020 --> 24:40.720
Dünyadaki nimetlerin geçici ve sınırlı olduğunu, bu nimetlerle denendiğini,

24:41.180 --> 24:44.140
asılların ise cennette olduğunu aklından çıkarmaz.

24:44.140 --> 24:50.120
Kur'an ahlakını yaşayan bir insan için mal, mülk, mevki gibi dünya nimetleri

24:50.120 --> 24:54.100
yalnızca Allah'a yakınlaşması ve şükretmesi için birer vesiledir.

24:54.860 --> 24:58.480
Ona göre geçici bir süre yaralandığını bildiği dünya nimetlerine sahip olmak

24:58.480 --> 25:00.760
hiçbir zaman asıl amaç değildir.

25:01.580 --> 25:06.560
Örneğin dünya hayatında kullanılabilecek en uzun süreli nimetlerden biri olan bir evde insan

25:06.560 --> 25:10.680
en fazla ortalama 70-80 yıllık ömrü süresince yaşayabilecektir.

25:10.680 --> 25:15.680
Dünya hayatı sona erince sahip olabilmek için hayatı boyunca çalıştığı,

25:16.100 --> 25:18.900
çok sevdiği evini dünyada bırakıp gidecektir.

25:19.600 --> 25:23.200
Ölüm, tüm dünya nimetleriyle aramızda kesin bir ayrılık demektir.

25:25.520 --> 25:29.940
Mümin, kendisine verilen nimetlerin gerçek ve tek sahibinin Allah olduğunu,

25:30.440 --> 25:32.700
bunların yalnızca ondan geldiğini bilir.

25:32.700 --> 25:36.160
Bu nimetleri var eden Rabbimize gereği gibi şükretmek,

25:36.500 --> 25:40.200
memnuniyetini ve minnettarlığını belirtmek için elinden geleni yapar.

25:40.200 --> 25:44.200
Rabbinin nimetini durmaksızın anlat ayetinde bildirildiği gibi,

25:44.640 --> 25:48.660
sayısız nimete karşılık, sözlü ve fiili olarak sürekli şükretmeye,

25:49.120 --> 25:52.460
Allah'ın nimetlerini anmaya ve anlatmaya çaba harcar.

25:54.960 --> 25:59.600
Öyleyse Allah'ın nimetlerini hatırlayın ki, kurtuluş bulasınız.

25:59.600 --> 26:04.620
Allah'ın bizlere sunduğu tüm nimetlerin bir amacı var.

26:05.660 --> 26:08.540
Nimetler, o nimeti kullanan kişiyi Allah'a yönetmelidir.

26:09.080 --> 26:11.800
Çünkü verilen her şey karşılığında şükrü gerektirir.

26:12.740 --> 26:16.040
En güzel nimetleri, hiç durmaksızın insanlara veren Allah'a,

26:16.360 --> 26:18.760
en fazla ve en samimi şükrü yapmak gerekir.

26:19.420 --> 26:23.440
Şükür, hem büyük bir ibarettir, hem de insanı azgınlaşmaktan korur.

26:23.440 --> 26:27.080
Çünkü insanın nefsinde zenginlik ya da güç bulunduğunda

26:27.080 --> 26:31.620
zalimleşmeye, zorbalaşmaya, vicdansızlaşmaya karşı bir eğilim vardır.

26:32.280 --> 26:35.620
Bazı insanlar zenginleşip güzel imkanlara kavuştuklarında

26:35.620 --> 26:38.300
acizliklerini unutmaya ve kibirlenmeye başlar.

26:39.080 --> 26:41.760
Şükür, işte bu azgınlaşmayı engeller.

26:42.440 --> 26:46.620
Şükreden insan bilir ki, eline geçen her nimeti kendisine veren Allah'tır.

26:46.620 --> 26:51.600
Bu nimeti de Allah yolunda Rabbimizin istediği biçimde kullanmakta hükümlüdür.

26:53.460 --> 26:56.340
Kendilerine büyük makam, büyük mülk ve hakimiyet verilen

26:56.340 --> 26:58.740
Hazreti Davut, Hazreti Süleyman gibi peygamberlerin

26:58.740 --> 27:01.500
tevazu ve olgunluklarının gerçek nedeni de bulurur.

27:02.340 --> 27:04.920
Kendisine övülen mülk nedeniyle azgınlaşan Karun ise

27:04.920 --> 27:09.620
Rabbimize gereği gibi şükretmediği için acı bir sonuna karşılıkmıştır.

27:10.500 --> 27:11.980
Şükür, çok önemli bir ibarettir.

27:12.440 --> 27:16.100
Başta sevgili peygamberimiz Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem olmak üzere

27:16.100 --> 27:19.820
tüm elçiler, müminler için bu konuda önemli bir örnektirler.

27:20.880 --> 27:24.240
Bizlere düşen peygamberlerin ahlakının kendimizi örnek alarak

27:24.240 --> 27:27.880
Allah'ın lütfettiği tüm nimetlerin farkında bir yaşam sürüp

27:27.880 --> 27:32.740
her an şükredenlerden olmak, benankörlük yapmaktan şiddetle sakınmaktır.

27:32.740 --> 27:37.520
 

27:37.520 --> 27:38.520
 

27:38.520 --> 27:38.800
 

27:38.800 --> 28:08.780
 

