WEBVTT

00:00.000 --> 00:02.000
MÜZİK

00:30.000 --> 00:34.120
Sonsuz Hayatın Kapısı Ölüm

01:00.000 --> 01:17.080
Belki de bu film yeniden düşünmeniz için ölümünüzden önce size tanınmış son bir fırsat, son bir hatırlatma, son bir uyarıdır.

01:19.160 --> 01:24.340
Siz bu belgeseri seyrederken bir saat sonra hayatta kalacağınızdan emin olamazsınız.

01:25.160 --> 01:28.820
Bir saat sonra hayatta olsanız bir sonraki saate erişeceğinizin hiçbir garantisi yok.

01:28.820 --> 01:33.580
Saat değil, bir dakika hatta bir saniye sonra bile hayatta olacağınız kesin değil.

01:34.560 --> 01:37.320
Bu filmi sonuna kadar izleyip bitireceğinizin de hiçbir garantisi yok.

01:38.540 --> 01:44.860
Ölüm size büyük bir ihtimalle bir dakika öncesinde ölmeyi hiç aklınızdan geçirmediğiniz bir anda gelecek.

01:49.020 --> 01:51.140
Şeytandan Allah'a sığınırım.

01:51.140 --> 01:58.260
De ki, elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm şüphesiz sizinle karşılaşıp buluşacaktır.

01:58.820 --> 02:03.720
Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen Allah'a döndürüleceksiniz.

02:04.360 --> 02:06.880
O da size yaptıklarınızı haber verecektir.

02:06.880 --> 02:16.740
Mutlaka öleceksiniz.

02:17.460 --> 02:19.140
Tüm sevdikleriniz de ölecek.

02:19.920 --> 02:23.280
Sizden önce ya da sonra mutlaka ölecekler.

02:24.020 --> 02:28.980
Bundan yüz sene sonra dünya üzerinde sizin tanıdığınız hiçbir canlı insan kalmayacak.

02:28.980 --> 02:42.200
Her insanın kendi hayatı hakkında bitmek tükenmek bilmeyen planları vardır.

02:42.740 --> 02:46.180
Oysa bu planların hiçbirinin gerçekleşeceği kesin değildir.

02:46.780 --> 02:49.520
Buna karşın ölüm yüzde yüz gerçekleşecektir.

02:49.520 --> 02:59.240
İnsanlardan bazıları, uzun yıllar yaşayacaklarını, hatta hiç ölmeyeceklerini varsayarak sadece dünyada belirledikleri hedeflere ulaşmak için çabalarlar.

02:59.240 --> 03:19.380
Ölümle birlikte başlayacak olan gerçek hayatlarını düşünmezler.

03:19.800 --> 03:21.580
Ona yönelik bir hazırlık yapmazlar.

03:21.580 --> 03:29.700
Hesap günü bu gerçekle yüz yüze kaldıklarındaysa telafisi olmayan bu büyük hatadan dolayı çok derin bir pişmanlık duyarlar.

03:30.440 --> 03:32.520
Pek çok insan ölümü düşünmek istemez.

03:32.840 --> 03:36.280
Bu mutlak sonun kendi başına da geleceğini aklına getirmez.

03:36.820 --> 03:43.220
İnsanların bir kısmı düşünmedikleri sürece ölümle karşılaşmayacakları gibi batıl bir inanç geliştirmişlerdir.

03:43.220 --> 03:52.160
Oysa bu kişiler hayattayken ölümü düşünmekten ne kadar kaçarlarsa, ölümün gerçeğiyle karşılaştıklarındaki rahatsızlıkları da o kadar şiddetli olur.

03:52.660 --> 03:55.560
Kimse kendini bu kaçınılmaz sondan kurtaramaz.

03:56.000 --> 03:58.220
Kur'an'da bu konu şu şekilde bildirilir.

04:03.960 --> 04:06.220
Her nefis ölümü tadıcıdır.

04:07.340 --> 04:11.600
Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir.

04:11.600 --> 04:18.920
Kim ateşten uzaklaştırılır ve cennete sokulursa artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir.

04:19.600 --> 04:23.360
Dünya hayatı aldatıcı metadan başka bir şey değildir.

04:29.940 --> 04:33.420
Ölümü tesadüf ya da talihsizlik sanma yanılgısı

04:33.420 --> 04:43.800
Bir insanın doğum tarihi nasıl belliyse aynı şekilde ölüm tarihi de daha o doğmamışken dakikasına saniyesine kadar bellidir.

04:44.660 --> 04:51.360
İnsan da kendisine verilen süreyi her saniye biraz daha tüketerek o son ana doğru hızla yaklaşır.

04:52.260 --> 04:56.300
Herkesin ölümünün yeri, zamanı ve şekli kaderinde verilenmiştir.

04:56.300 --> 05:06.560
Ölümün sebebi ne bir kaza, ne bir hastalık, ne de başka bir şeydir.

05:07.140 --> 05:09.260
Bütün bu sebepleri yaratan Allah'tır.

05:11.020 --> 05:16.040
Kaderimizde belirtilen sürehte olduğu zaman herhangi bir sebepten ötürü hayatımız sona erer.

05:16.520 --> 05:20.120
İnsan elindeki tüm maddi imkanını seferber etse dahi

05:20.120 --> 05:24.680
kendisi için belirlenmiş olan ölüm zamanından bir an bile fazla yaşayamaz.

05:24.680 --> 05:28.300
Kur'an'da bu ilahi kanun şöyle haber verilir.

05:33.400 --> 05:38.240
Allah'ın izni olmaksızın hiçbir nefis için ölmek yoktur.

05:38.880 --> 05:41.300
O, süresi belirtilmiş bir yazıdır.

05:47.440 --> 05:49.740
Kader Anlayışındaki Çarpıklık

05:49.740 --> 05:58.200
Özellikle ölüm konusuyla ilgili olarak, halk arasında kader hakkında pek çok yanlış kanaat vardır.

05:58.720 --> 06:03.880
Kaderini yenmek, kaderini değiştirmek gibi yanlış mantıklar toplumda oldukça yaygındır.

06:04.300 --> 06:06.860
Allah, zamana ve mekana tabi değildir.

06:07.380 --> 06:12.740
Zaman ve mekan kavramlarını yoktan var etmiş ve bunları tamamen kontrol ve hakimiyetinde bulundurmaktadır.

06:12.740 --> 06:19.740
Kader, Allah'ın geçmiş ve gelecekteki tüm olayları zamansızlık boyutunda tespit etmesi ve yaratmasıdır.

06:20.800 --> 06:27.680
Yaşanmış ve yaşanacak bütün olaylar zinciri, an an, detay detay Allah katında planlanmış ve yaratılmıştır.

06:28.300 --> 06:32.740
Allah'ın katında her şeyin başı da, sonu da, sonsuzluk şeridindeki yeri de bellidir.

06:32.740 --> 06:35.120
Her şey olup bitmiştir.

06:35.600 --> 06:40.940
Nasıl bir filmi seyreden kişinin o film üzerinde herhangi bir değişiklik yapmaya güç ve imkanı yoksa,

06:41.320 --> 06:45.200
insanların da tabi oldukları kader üzerinde bir etkileri olamaz.

06:45.640 --> 06:50.760
İnsanlar kader üzerinde değil, kader insanlar üzerinde belirleyici ve yaptırıcı bir unsurdur.

06:51.400 --> 06:56.140
Her şey ile kaderin bir parçası olan insan, o kaderden bağımsız bir şekilde davranamaz.

06:56.580 --> 06:57.960
Kaderin dışına çıkamaz.

06:57.960 --> 07:03.100
Dolayısıyla kaderi yenme, kaderin akışını değiştirme gibi bir durum söz konusu bile olamaz.

07:03.620 --> 07:10.880
Unutulmamalıdır ki, ben kaderimi değiştirdim diyen bir insan da aslında kaderinde yazılı olan bir cümleyi söylemektedir.

07:12.240 --> 07:17.000
Bunu bir örnekle açıklamak istersek, bir insan günlerce komada kalabilir.

07:17.520 --> 07:20.060
Yeniden yaşama dönmesi imkansız gibi görünebilir.

07:20.060 --> 07:25.400
Fakat aynı insanın beklenenin aksine tekrar eski sağlığına kavuşması,

07:25.880 --> 07:30.440
onun kaderini yendiği ya da doktorların onun kaderini değiştirdiği anlamına gelmez.

07:31.220 --> 07:36.360
Bu olay, o kişinin kaderinde kendisi için belirlenmiş süreyi doldurmadığını gösterir.

07:37.020 --> 07:40.000
Bu da aynı kaderin bir parçasından başka bir şey değildir.

07:41.260 --> 07:46.280
Her şey gibi hastalanması ve tekrar iyileşmesi de Allah katında yazılıp tespit edilmiştir.

07:47.040 --> 07:48.780
Bir ayette Allah şöyle buyurur.

07:50.060 --> 07:58.480
Ömür sürene, ömür verilmesi ve onun ömründen kısaltılması da mutlaka bir kitapta yazılıdır.

07:59.160 --> 08:01.720
Gerçekten bu, Allah'a göre kolaydır.

08:08.720 --> 08:10.720
Gafletin Kalın Perdesi

08:10.720 --> 08:18.860
İnsan bencil yaratılmıştır ve kendi çıkarlarını ilgilendiren şeyler hakkında son derece hassastır.

08:18.860 --> 08:24.860
Ancak her konuda kendi çıkar ve menfaatlerini en ince ayrıntısına kadar düşünen ve hesaplayan insanın,

08:25.060 --> 08:31.820
doğrudan doğruya kendisini ilgilendiren ölüm konusunda kayıtsız ve umursuz olması son derece hayret vericidir.

08:32.340 --> 08:38.860
Kesin bilgiyle iman etmeyenlere özgü olan bu ruh halini Allah, Kur'an'da tek bir kelime ile tanımlamıştır.

08:38.860 --> 08:40.300
Gaflet

08:40.300 --> 08:44.500
Gafletin anlamı, şuurdaki bulanıklık ve kapalılık halidir.

08:45.020 --> 08:52.980
Bundan dolayı insanın gerçekleri tam olarak algılayamayıp, sağlıklı değerlendirmeler yapamamasıdır ve gereken sağlıklı tepkileri verememesidir.

08:53.360 --> 08:55.780
Bir ayette Allah şöyle buyurur.

08:55.780 --> 09:14.780
Gafletin nedenleri

09:14.780 --> 09:28.360
Bazı insanlar ciddi konular üzerinde düşünmeye pek alışık değildir.

09:28.740 --> 09:32.280
Düşünmeden yaşamaya alışık olduklarından ölümü de çok uzak görürler.

09:32.720 --> 09:39.220
Küçük konularla o dar zihinlerini doldurur, küçük sorunlarda boğulur ve ölüm gibi önemli konuları düşünemezler.

09:39.220 --> 09:55.220
Herhangi birinin ölümüyle karşılaştıklarında ya da ölümle ilgili bir konu açıldığında Allah gecinden versin, Allah kimsenin başına vermesin, Allah sıralı versin gibi sözlerle kendilerini avutur, konuyu en kısa zamanda yine düşünmeden geçiştirmeye çalışırlar.

09:58.220 --> 10:01.220
Yaşamın karmaşa ve hareketliliği

10:01.220 --> 10:16.800
Yaşam öylesine akıcı ve hareketlidir ki, kendini olayların akışına kaptıran insan özel bir çaba göstermezse, eninde sonunda kendisini yakalayacak olan ölüm gerçeğini göz ardı edebilir.

10:17.440 --> 10:22.080
Bu tip insanlar sürekli yeni dünyevi planlar çıkarlar, hedefler peşinde koşarlar.

10:22.760 --> 10:25.620
Bunlarla oyalanmaktan ölümü düşünmeye fırsat bulamazlar.

10:25.620 --> 10:32.540
Hiç ummadıkları bir anda da hazırlıksız ve şaşkın bir şekilde ölüm gerçeğiyle karşılaşırlar ama artık çok geçtir.

10:40.700 --> 10:43.780
Gafletin sebeplerinden birisi de doğumun varlığıdır.

10:44.180 --> 10:45.760
Her gün doğumlar ve ölümler olur.

10:46.340 --> 10:48.400
Yeryüzünün nüfusu hiç eksilmez.

10:48.740 --> 10:50.160
Hatta günden güne artar.

10:50.160 --> 10:59.100
İnsan kendisini bu döngünün etkisine kaptırınca, sanki doğumlar ölümleri telafi ediyor, yaşam böylece dengeleniyor gibi bir yanılgıya kaplabilir.

10:59.720 --> 11:02.980
Bu da ölüme karşı bir gaflet perdesi oluşmasına sebep olur.

11:04.060 --> 11:07.400
Halbuki yeni doğanların öleceklere hiçbir etkisi yoktur.

11:07.760 --> 11:10.740
Bu yalnızca psikolojik bir yanılgıdan ibarettir.

11:11.260 --> 11:15.420
Günümüzden 150 yıl önce yaşayanlardan bugün hiçbiri hayatta değildir.

11:15.420 --> 11:20.200
Kendilerinden sonra doğanların bu kişilerin ecellerine hiçbir faydası dokunmamıştır.

11:20.540 --> 11:26.760
Aynı şekilde 100 yıl sonra da şu anda yaşayan insanlardan hemen hemen hiçbirisi kalmayacaktır.

11:27.060 --> 11:29.080
Çünkü dünya bir tür durak yeridir.

11:29.440 --> 11:31.020
Sürekli dolar ve boşalır.

11:31.020 --> 11:50.660
Bu savunma mekanizması gençlerde ve orta yaşlılarda görülür.

11:50.660 --> 11:58.040
Bunu kullanan insan genelde 70-80 yıl yaşayacağını hesaplar ve ancak ömrünün son yıllarını bu tür konulara ayırmaya karar verir.

11:58.040 --> 12:05.300
Böylece ölüme ve öbür dünyaya hazırlanmak için de yaşamından bir pay ayırmış olduğunu düşünür ve vicdanı rahatlatır.

12:07.200 --> 12:12.740
Halbuki bir saniye sonra yaşayacağının bile garantisi olmayan, daha ne kadar yaşayacağını,

12:13.180 --> 12:21.740
nerede ve ne zaman öleceğini asla bilmeyen bir insanın böyle uzun vadeli, sonuçsuz hesaplar yapmasının ne büyük bir gaflet olduğu ortadadır.

12:21.740 --> 12:26.340
Kaldı ki o beklediği yaşlılık sınırına kadar yaşasa bile bir şey değişmeyecek.

12:26.340 --> 12:34.160
Sahip olduğu zihniyeti değiştirmediği sürece, ölümle karşı karşıya gelene dek erteleme mantığını sürdürecektir.

12:34.660 --> 12:36.900
Allah bir ayette şöyle buyurur.

12:41.540 --> 12:44.900
Ertelemek ancak inkarda bir artıştır.

12:44.900 --> 12:57.200
Toplumda oldukça yaygın olan bu görüş gerçekte doğru bilinmemektedir.

12:57.780 --> 13:05.700
Kur'an'ın hiçbir yerinde, bir süre Allah'ın dilemesi dışında cehennemde ceza görüp sonra bağışlanarak cennete alınanlardan söz edilmez.

13:05.700 --> 13:13.520
Tam tersine, konu ile ilgili tüm ayetlerde, kıyamet günü müminlerin ve inkarcıların kesin bir biçimde ayrılacakları,

13:14.000 --> 13:22.360
müminlerin ebediyen cehennete girecekleri, inkarcıların ise ebediyen cehenneme sürülecekleri ve Allah dilemedikçe oradan çıkamayacakları bildirilmiştir.

13:22.360 --> 13:31.260
Bu, onların, ateş bize sayılı günler dışında kesinlikle dokunmayacak demelerindendir.

13:32.200 --> 13:36.820
Onların bu iftiraları, dinleri konusunda kendilerini yanılgıya düşürmüştür.

13:39.360 --> 13:42.640
Ben zaten cennete gireceğim mantığı.

13:45.840 --> 13:49.720
Kendilerinin mutlaka cennete gireceğini iddia eden insanlar vardır.

13:49.720 --> 13:59.360
Dünyada iyilik olarak tanımladıkları ufak tefek bir takım şeyleri yaparak ve kötülük olarak tanımladıkları bir takım şeylerden uzak durarak cennete gideceklerini sanırlar.

14:04.680 --> 14:10.140
Bu kişiler Allah'a karşı samimliyesiz bir tutum içinde olduklarını aslında için için kendileri de görürler.

14:10.140 --> 14:16.180
Fakat bu gerçek onlara hatırlatılmak istense bunu kabul etmeyip hemen kendilerini temize çıkarmaya çalışırlar.

14:16.720 --> 14:19.340
Din ahlakını yaşamanın önemsiz olduğunu öne sürer.

14:19.720 --> 14:26.540
Mahalledeki dindar görünüm kişilerin aslında ne kadar namussuz, ahlaksız olduğunu iddia ederek kendilerini masum göstermeye uğraşırlar.

14:27.480 --> 14:37.020
Kalplerinin temiz olduğunu, kimsenin kötülüğünü istemediklerini, kimsenin malında, mülkünde, ailesinde gözleri olmadığını söyleyerek iyi insan olduklarını ispatlamaya kalkarlar.

14:37.020 --> 14:49.140
Dilencilere sadaka verdiklerini, komşuya ikram dolunduklarını, senelerce gece gündüz çalıştıklarını, insanlığa hizmet ettiklerini, bundan daha iyi Müslümanlık olmadığını savunurlar.

14:49.140 --> 14:55.960
Bu ifadeler Kur'an'da bildirildiği üzere din öne sürülerek Allah'a yalan söylemekten ibarettir.

14:55.960 --> 15:14.640
Bir kısım insanlar ise, nasılsa toprak olup yok olacağım, ölümden sonra hayat yoktur diyerek hesap verme, cehennem azabıyla karşılaşma gibi korku ve endişelerini bastırırlar.

15:14.640 --> 15:22.240
Gaflet halinin onlara verdiği bir nevi sarhoşluk hali içinde, ölüm onları yakalayıncaya kadar yaşamlarını sürdürdüler.

15:32.540 --> 15:35.380
Yaşadığı sürece ölüm insanı kendine hatırlatır.

15:35.900 --> 15:40.920
Bazı kişilerde bu hatırlatmalar fayda verir ve bir takım konuları tekrar gözden geçirmesi,

15:40.920 --> 15:46.640
hayata ve olaylara bakış açısını yeniden düzenlemesi gerektiğini ciddi bir şekilde düşünmeye başlar.

15:46.960 --> 15:51.660
Bazı kişilerde ise sözünü ettiğimiz kendini kandırma mekanizmaları devreye girer,

15:52.080 --> 15:57.140
kalbinin ve gözünün önündeki gaflet perdesi günden güne daha da kalınlaşmaya başlar.

16:00.040 --> 16:04.160
İşte inkârcıların bir kısmının yaşlanıp ölüme iyice yaklaştıkları halde,

16:04.940 --> 16:10.060
ölümü büyük bir sakinlikle ve akılsızca bir rahatlıkla beklemeleri bu gaflet perdesinin göstergesidir.

16:10.920 --> 16:17.420
Düşünmedikleri için ölüm onlara yalnızca tatlı bir uykuyu, huzuru, sakinliği ve ebedi bir rahatlığı çağrıştırır.

16:18.100 --> 16:22.860
Oysa onları yoktan var edip yaratan, sonra öldürüp tekrar diriltecek olan Allah,

16:23.700 --> 16:30.020
onları azapla geçirecekleri ebedi bir hayatı, ebedi bir baş pişmanlığı ve mutsuzluğu vaat etmiştir.

16:30.020 --> 16:37.060
Onlar bu gerçeği tam ebedi uykuya dalacakların sandıkları ölüm anında bizzat görürler.

16:37.520 --> 16:44.520
Çünkü ölümün bir yok oluş olmadığını, aksine kendileri için azapla dolu yeni bir dünyanın başlangıcı olduğunu anlarlar.

16:44.520 --> 16:50.920
Canlarını alan ölüm meleklerinin dehşet verici gelişi, o büyük azabın ilk habercisidir.

16:52.120 --> 16:56.680
Bu nedenle Kur'an'da ölümden sonraki yaşamı reddeden inkarcılardan söz edilirken,

16:57.400 --> 16:58.480
şeytandan Allah'a sınırım,

16:59.280 --> 17:04.980
öyleyse melekler yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını aldıkları zaman nasıl olacak denir.

17:04.980 --> 17:12.780
Bu anda inkarcıların ölümden önceki küstah ve kibirli tavırları yerini dehşet, pişmanlık, çaresizlik ve sonsuz bir acıya bırakır.

17:13.300 --> 17:15.580
Allah Kur'an'da bu durumu şöyle haber verir.

17:17.660 --> 17:25.860
Dediler ki, biz, yer, toprağın içinde yok olup gittikten sonra gerçekten biz mi yeniden yaratılmış olacağız?

17:26.580 --> 17:30.660
Hayır, onlar, Rablerine kavuşmayı inkar edenlerdir.

17:30.660 --> 17:38.860
De ki, size vekil kılınan ölüm meleği hayatınıza son verecek, sonra Rabbinize döndürülmüş olacaksınız.

17:39.600 --> 17:43.980
Suçlu günahkarları, Rableri huzurunda başları öne eğilmiş olarak,

17:44.580 --> 17:51.840
Rabbimiz, gördük ve işittik, şimdi bizi bir kere daha dünyaya geri çevir, salih bir amelde bulunalım.

17:52.440 --> 17:58.580
Artık biz gerçekten kesin bilgiyle inananlarız, diye yalvaracakları zamanı bir görsen.

18:00.660 --> 18:06.900
Ölümden kaçış yoktur.

18:09.400 --> 18:13.040
İnsan özellikle gençliğinde ölümü hiç aklına getirmek istemez.

18:13.500 --> 18:17.120
Bunu bir son olarak gördüğü için ölümün düşüncesinden bile kaçar.

18:17.560 --> 18:19.820
Düşünmemek onun için en rahat kaçış yoldur.

18:20.200 --> 18:23.420
Oysa fiziksel kaçış ölüme bir çare olmadığı gibi,

18:23.860 --> 18:28.020
ölümü aklına getirmekten kaçınarak ölümden kurtulabilmek de mümkün değildir.

18:28.020 --> 18:32.440
Dahası, ölümü hiç aklına getirmemek de zaten mümkün değildir.

18:32.840 --> 18:36.980
Çünkü insan her gün medyada mutlaka ölüm haberleriyle karşılaşır.

18:37.340 --> 18:41.480
Yolda giderken bir cenaze arabasına rastlar ya da bir mezarlığın önünden geçer.

18:41.980 --> 18:44.200
Zaman içinde yakınları ve akrabaları ölür.

18:44.600 --> 18:49.520
Onların cenazelerine gittiğinde ve evlerini ziyaret ettiğinde mutlak gerçekte yüz yüze kalır.

18:49.520 --> 18:54.380
Başkalarının, özellikle de sevdiklerinin ölümünü gördükçe kendi sonunu düşünür.

18:54.800 --> 19:00.460
Ve insan ne kadar dirinirse derensin, nereye sığınırsa sığınsın, nereye kaçarsa kaçsın,

19:00.780 --> 19:03.880
aslında farkında olmadan her an kendi ölümüne doğru koşar.

19:04.380 --> 19:07.140
Önünde başka bir kapı tercih veya çıkış yolu yoktur.

19:07.640 --> 19:09.520
Geri sayım sürekli devam eder.

19:10.020 --> 19:12.560
Ne yöne dönerse ölüm onu oradan karşılar.

19:12.560 --> 19:15.140
Allah'ın kanununda bir değişme olmaz.

19:15.540 --> 19:18.760
Kaderde belirlenmiş bir anda ve yerde ölüm onu yakalar.

19:19.120 --> 19:22.540
Kur'an'da Allah bu gerçeği şöyle haber verir.

19:26.120 --> 19:33.060
De ki, elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp buluşacaktır.

19:33.780 --> 19:38.680
Sonra gaybıda, müşahede edilebileni de bilen Allah'a döndürüleceksiniz.

19:38.680 --> 19:42.380
O da size yaptıklarınızı haber verecektir.

19:42.560 --> 19:48.940
Her nerede olursanız, ölüm sizi bulur.

19:49.520 --> 19:52.880
Yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş şatolarda olsanız bile.

19:59.960 --> 20:01.860
Gerçek ölüm ve görünen ölüm

20:01.860 --> 20:07.080
Ruhun ölümü, gerçek ölüm

20:07.080 --> 20:15.420
Nasıl öleceğinizi, ölümün nasıl bir şey olduğunu, ölürken neler olacağını hiç düşündünüz mü?

20:16.040 --> 20:23.140
Şimdiye dek önce ölüp sonra da dirilerek insanların arasına dönen ve neler görüp neler hissettiğini anlatan hiç kimse olmamıştır.

20:23.140 --> 20:30.720
Bu nedenle ölümün nasıl bir durum olduğunu, bir insanın ölüm anında neler hissettiğini bilmemize teknik olarak imkan yoktur.

20:31.220 --> 20:39.020
Ancak insana hayatını veren ve zamanı gelince de geri alan Allah, ölümün nasıl gerçekleştiğini kitabında bizlere bildirmiştir.

20:39.020 --> 20:47.020
Bu nedenle ölümün nasıl gerçekleştiğini, ölmekte olan bir insanın gerçekte neler yaşayıp neler hissettiğini ancak Kur'an'dan öğrenebiliriz.

20:47.020 --> 20:53.940
Kur'an'a baktığımızdaysa oldukça önemli bir gerçekle karşılaşırız.

20:54.200 --> 21:02.040
Çünkü Kur'an'da haber verilen ve tarif edilen ölüm, tıbbi ölümden yani diğer insanlar tarafından gözlemlenen ölümden çok farklıdır.

21:02.840 --> 21:11.780
Öncelikle bazı ayetlerde ölüm anında ölecek kişi tarafından görülen, fakat diğer insanlar tarafından gözlemlenemeyen olaylar yaşandığı bize haber verilir.

21:12.200 --> 21:14.960
Vaka süresinde şöyle buyurulmaktadır.

21:17.020 --> 21:29.320
Hele can boğaza gelip dayandığında, ki o sırada siz sadece bakıp durursunuz, biz ona sizden daha yakınız, ancak görmezsiniz.

21:32.420 --> 21:35.560
Buna karşın müminlerin ölümü ise güzellikle olur.

21:37.860 --> 21:44.060
Ki melekler güzellikle canlarını aldıklarında, selam size derler.

21:44.060 --> 21:57.960
İşte bu ayetlerde bize ölüm hakkında çok önemli ve değişmez gerçekler haber verilir.

21:58.560 --> 22:03.940
Ölüm anında, ölen kişinin yaşadıklarıyla dışarıda onu izleyen kişilerin gördükleri şeyler çok farklıdır.

22:03.940 --> 22:12.220
Örneğin, hayatı boyunca iflah olmamış azılı bir inkarcı, dışarıdan bakıldığında uykusuz sırasında ölmüş gibi algılanabilir.

22:12.540 --> 22:16.940
Oysa o anda başka bir boyuta geçen ruhu, büyük acılar içinde ölümü tatmaktadır.

22:17.880 --> 22:26.660
Ya da tam tersini, acı çektiği sanılan bir müminin ruhu, ayette de bildirildiği gibi bedeninden, melekler tarafından güzellikle ayrılır.

22:26.660 --> 22:32.000
Kısaca, bedenin tıbbi ölümüyle Kur'an'da tarif edilen ölüm gerçekte çok farklı olaylardır.

22:32.300 --> 22:39.740
İşte tadılan bu gerçek ölüm, az önce belirttiğimiz gibi inkarcılar için büyük bir azap, müminler içinse büyük bir nimet ve güzelliktir.

22:40.220 --> 22:44.260
İnkarcıların canlarının zorluk içinde çıktığı da Kur'an'da bildirilir.

22:44.700 --> 22:47.380
Ayetlerde bu zorluk ayrıntılı olarak tarif edilir.

22:47.380 --> 22:55.420
Ölüm anında inkarcının sırtına ve yüzüne vurularak canının alınması

22:55.420 --> 23:04.320
Öyleyse melekler, yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını aldıkları zaman nasıl olacak?

23:05.100 --> 23:05.740
İşte böyle.

23:05.980 --> 23:13.740
Çünkü gerçekten onlar, Allah'ı gazaplandıran şeye uydular ve onu razı edecek şeyleri çirkin karşıladılar.

23:13.740 --> 23:17.960
Bundan dolayı Allah, amellerini boşa çıkardı.

23:21.960 --> 23:27.740
Ölümün şiddetli sarsıntıları ve meleklerin inkarcıya ölüm anında ebedi azaplarını müjdelemelir.

23:27.740 --> 23:41.020
Melekleri onların yüzlerine ve arkalarına vurarak yakıcı azabı tadın diye o inkar edenlerin canlarını alırken görmelisin.

23:41.880 --> 23:45.520
Bu, ellerinizin önceden takdim ettiği işler yüzündendir.

23:46.160 --> 23:49.560
Yoksa şüphesiz Allah, kullara zulmedici değildir.

23:49.560 --> 23:57.720
Ayetlerden açıkça anlaşıldığı gibi, inkar eden bir kişinin ölümü kendisi için büyük bir azaptır.

23:58.440 --> 24:02.360
Dışarıdaki yakınları onun rahat yatağında huzurlu bir şekilde öldüğünü sanırlarken,

24:02.860 --> 24:06.640
o gerçekte maddi ve manevi çok büyük bir azabın içine girmiştir.

24:07.560 --> 24:11.560
Ölüm melekleri acı vererek ve aşağılayarak onun canını bedeninden çıkarırlar.

24:11.560 --> 24:19.940
Kur'an'da bu, melekler inkarcıların canlarını bedenlerinden ta en derinden acıyla sökerek çıkaranlar şeklinde tarif edilir.

24:20.720 --> 24:23.260
Başka ayetlerde ise şöyle buyurulmaktadır.

24:25.440 --> 24:32.560
Hayır, can köprücü kemiğine gelip dayandığı zaman son müdahaleyi yapacak kim denir.

24:33.180 --> 24:36.920
Artık gerçekten kendisi de bir ayrılık olduğunu anlamıştır.

24:36.920 --> 24:46.220
İşte inkarcı artık hayatı boyunca inkar etmiş olduğu o büyük gerçekte yüz yüzedir.

24:46.680 --> 24:51.920
Ölümle birlikte yaşamı boyunca işlediği büyük suçun yani inkarının cezasını çekmeye başlayacaktır.

24:53.040 --> 24:57.140
Bunun aksine ölüm mümin için büyük bir mutluluk ve neşenin başlangıcıdır.

24:57.140 --> 25:11.160
Ruhu en derinden acıyla sökülen inkarcının aksine müminin ruhu yumuşacık çekip alanlar tarafından güzellikle ve selamla adeta uykuda ruhun acısızca bedenden ayrılıp farklı bir boyuta geçmesi gibi alınır.

25:11.160 --> 25:18.720
Ölümün gerçeği işte budur.

25:19.020 --> 25:21.640
Dışarıdaki insanlar yalnızca tıbbi ölümü bilirler.

25:22.100 --> 25:25.200
Hayati fonksiyonları sona ermek üzere olan bir beden görürler.

25:25.520 --> 25:33.540
Ölen kimseyi seyredenler ne onun yüzüne ve sırtına vurulduğunu, ne ayaklarının dolaştığını, ne de canının köprücük kemiğine dayandığını görürler.

25:33.900 --> 25:37.800
Bu görüntü ve hislerle yalnızca ölen kişinin ruhu muhatap olur.

25:37.800 --> 25:44.920
Oysa gerçek ölüm dışarıda insanların göremeyeceği bir boyutta ölen kişi tarafından bütün yönleriyle tadılmaktadır.

25:45.220 --> 25:49.420
Bir başka deyişle ölüm sırasında yaşanan olay bir boyut değişikliğidir.

25:54.360 --> 25:59.560
Dışarıdaki insanların gördüğü tıbbi ölümünde insana ders veren çok önemli bir yönü vardır.

26:00.100 --> 26:05.200
Tıbbi ölümün insan bedenini yok edişi insana çok önemli bazı gerçekleri kavrama fırsatı verir.

26:05.200 --> 26:13.840
Bu nedenle gerçek ölümün ardından söz konusu tıbbi ölüme de değmek, hepimizin bedenini bekleyen mezar hakkında biraz düşünmek gerekir.

26:24.180 --> 26:26.740
Bedenin Ölümü Dışarıdan Görünen Ölüm

26:26.740 --> 26:33.600
Ölüm anında ruh, bu dünyadaki insanların içinde yaşadıkları boyuttan ayrılırken,

26:34.320 --> 26:39.980
deri değiştiren canlılar gibi geride cansız bedenini bırakır ve asıl hayatına doğru ilerler.

26:41.040 --> 26:44.580
Ancak geride kalan bedenin karşılaşacakları da ibret vericidir.

26:45.660 --> 26:49.560
Özellikle bu bedene hayattayken gereğinden fazla değer verenler için.

26:49.560 --> 26:56.060
Peki öldükten sonra bu bedenin başına neler geleceğini ayrıntılı olarak düşündünüz mü hiç?

26:57.060 --> 27:00.620
Bir gün öleceksiniz, belki hiç beklenmedik bir şekilde.

27:01.660 --> 27:05.780
Bir şeyler almak için markete giderken yolda bir araba kazası geçireceksiniz.

27:06.500 --> 27:09.480
Ya da amansız bir hastalık hayatınıza son verecek.

27:10.020 --> 27:12.620
Veya bir anda kalbiniz duracak.

27:13.500 --> 27:14.560
Böylece ölümü tatmaya başlayacaksınız.

27:14.560 --> 27:26.320
Bu andan itibaren de bedeninizle hiçbir ilişkiniz kalmayacak.

27:26.600 --> 27:31.600
Hayat boyu ben dediğiniz ve sahiplendiğiniz o beden sıradan bir et parçası haline gelecek.

27:32.160 --> 27:35.660
Ölümünüzle birlikte bedeninizi başka insanlar taşımaya başlayacaklar.

27:36.080 --> 27:40.100
Etrafta ağlayanlar daha dün buradaydı, dağ gibi adam da diyenler olacak.

27:40.100 --> 27:44.200
Sonra o bedeni alıp evin bir odasına belki de morga koyacaklar.

27:44.200 --> 27:47.860
Orada bir gece bekleyecek, ertesi gün gömme işlemleri başlayacak.

27:48.240 --> 27:50.520
Cansız bedeni alıp gasılhaneye götürecekler.

27:50.840 --> 27:54.840
Görevli kas katı kesilmiş olan bedeninizi soğuk suyla yıkayacak.

27:55.220 --> 27:59.620
Ancak bu aşamada ölümün izleri de bedenden aşikar hale gelecek.

28:00.180 --> 28:05.100
Morarmalar başlayacak, daha sonra bedeni beyaz bir bezle, kefenle saracaklar.

28:05.480 --> 28:09.060
Sonra da tahta tabuta koyup üstüne yeşil bir örtü örtecekler.

28:09.060 --> 28:15.760
Cenaze arabası gelecek, tabutu devralacak, araba mezarlığa doğru ilerlerken yolda hayat devam edecek.

28:15.760 --> 28:20.500
Bazı insanlar cenaze geçiyor diye saygı gösterecek, çoğu kendi işine bakacak.

28:20.980 --> 28:27.200
Sonra mezarlığa gelinecek, tabut sizi sevenler ya da seviyor gibi görünenler tarafından ellerde taşınacak.

28:27.640 --> 28:30.840
Etrafta muhtemelen yine ağlayanlar, sızlananlar olacak.

28:31.320 --> 28:33.820
Sonra o kaçınılmaz yere mezara gelinecek.

28:34.280 --> 28:36.300
Üstünde sizin isminiz yazılı.

28:36.300 --> 28:42.540
Bedeni tabuttan çıkarıp beyaz kefenle birlikte mezarın içine atacaklar.

28:42.660 --> 28:49.320
Ve sonra son iş yapılacak, ellerine kürek alanlar, beyaz kefenin içindeki bedenin üzerine toprak atmaya başlayacaklar.

28:49.760 --> 28:52.160
Kefenin ağzını açıp içine de toprak atacaklar.

28:52.580 --> 28:56.260
Ağzınıza, burnunuza, boğazınıza, gözlerinize topraklar dolacak.

28:56.680 --> 28:58.940
Topraklar yavaş yavaş kefeni örtecek.

28:58.940 --> 29:01.800
Biraz sonra işleri bitecek ve gidecekler.

29:02.220 --> 29:05.380
Mezarlık her zamanki gibi derin sessizliğine bürünecek.

29:05.380 --> 29:07.960
Gidenler kendi hayatlarına geri dönecekler.

29:08.240 --> 29:12.320
Ama gömülen beden için artık hayatın hiçbir anlamı kalmamış olacak.

29:12.820 --> 29:20.080
Dünyadaki hiçbir güzellik, hiçbir güzel ev, güzel insan, güzel manzara artık o beden için hiçbir şey ifade etmeyecek.

29:20.500 --> 29:23.560
Bedeniniz hiçbir dostunuzla artık görüşemeyecek.

29:23.560 --> 29:29.340
Beden için var olan tek şey artık yalnızca toprak ve onun içindeki bakteri ve kurtlar olacak.

29:29.980 --> 29:37.060
İnsanın gömülmesiyle birlikte bedeni hem içten hem de dıştan gelen etkilerle hızlı bir parçalanma sürecine girecek.

29:37.480 --> 29:44.660
Böylece en güzel bir biçimde yaratılmış olan insan hayatı olabilecek en korkunç biçimde sona erecek.

29:45.160 --> 29:45.700
Peki neden?

29:45.700 --> 29:57.020
İnsan vücudunun öldükten sonra bu hale getirilmesi Allah'ın dilemesi iledir.

29:57.540 --> 29:59.240
Ve bunun çok büyük bir hikmeti vardır.

30:00.080 --> 30:07.980
İnsan kendisinin aslında bedenden ibaret olmadığını, bedeninin yalnızca kendisine giydirilmiş geçici bir kılıf olduğunu,

30:07.980 --> 30:14.120
bu korkunç sonu görerek anlamalı, bedeninin ötesinde bir varlığı olduğunu hissetmelidir.

30:15.240 --> 30:24.080
İnsan sadece bedenden ibaret olamayacağını, bedenin ötesinde onu bir araç olarak kullanan ruhun var olduğunu anlamalıdır.

30:25.660 --> 30:35.340
Allah, kendini et ve kemikten ibaret sanan insana belki de bunun bir aldanış olduğunu kavratmak için böyle ibret verici bir sorun hazırlamıştır.

30:35.340 --> 30:50.240
İnsan, bedeninin ölümüne bakmalı, bu geçici dünyada adeta sonsuza kadar kalacakmış gibi sahiplendiği ve bütün arzularına boyun eğdiği bedeninin akıbeti hakkında düşünmelidir.

30:51.760 --> 30:57.180
O beden toprağın altında çürüyecek, kurtlanacak ve iskelete dönüşecektir.

30:57.180 --> 31:04.060
Sonuç

31:04.060 --> 31:18.180
Bu dünyada Allah sonsuz kudret ve bilgisinin bir göstergesi olarak birçok güzellik, sanat ve harikalıkla çok çeşitli kusur ve eksiklikleri de aynı anda yaratmaktadır.

31:19.340 --> 31:22.540
Mükemmellik ve kalıcılık bu dünyanın kanununa aykırıdır.

31:22.540 --> 31:29.880
Gelişen teknoloji de dahil olmak üzere insan aklının düşünebileceği hiçbir şey Allah'ın bu kanununu değiştiremeyecektir.

31:30.240 --> 31:37.800
Böylece insanlar bir yandan ahireti özleyip ona kavuşmak için çabalamalı ve Allah'a gereken şükür ve takdiri göstermelidirler.

31:38.260 --> 31:47.980
Bir yandan da bunların gerçek yerinin bu geçici dünya değil, eksik ve kusurlardan arındırılmış ve müminler için hazırlanmış ebedi cennet hayatı olduğunu anlamalıdırlar.

31:48.360 --> 31:51.060
Kur'an'da bu gerçek çok açık bir biçimde bildirilir.

31:52.540 --> 32:08.560
Hayır, siz dünya hayatını seçip üstün tutuyorsunuz. Ahiret ise daha hayırlı ve daha süreklidir.

32:08.560 --> 32:17.240
Bir başka ayette ise, gerçekten ahiret yurduysa asıl hayat odur denir.

32:17.760 --> 32:23.900
Asıl hayatımız olan ahiretle geçici bir yurt olan dünya arasında perde kadar ince bir sınır vardır.

32:24.300 --> 32:26.060
Ölüm işte bu perdeyi kaldırır.

32:26.560 --> 32:33.740
Ölümle birlikte bu dünya ve bedenle olan ilişki kesilecek yepyeni bir yaratılışla sonsuz hayata başlangıç yapılacaktır.

32:33.740 --> 32:36.760
Ölümle birlikte başlayacak olan hayat, gerçek hayattır.

32:37.000 --> 32:40.020
Eksiklik, kusur, geçicilik dünyaya ait kanunlardır.

32:40.420 --> 32:44.540
Gerçek kanunlar, kusursuzluk, ölümsüzlük, mükemmellik üzerine kuruludur.

32:45.280 --> 32:53.160
Bir başka deyişle, normal olan bir çiçeğin hiç solmaması, bir insanın hiç kirlenmemesi, hiç yaşlanmaması, bir meyvenin hiç çürümemesidir.

32:53.160 --> 33:03.560
Asıl kanunlar, insanın her istediğinin anında gerçekleşmesini, insanın hiçbir acı ve hastalık yaşamamasını, hiçbir zaman üşümemesini ya da terlememesini gerektirir.

33:04.000 --> 33:09.920
Ancak asıl kanunlar, asıl hayatta, geçici kanunlarda geçici olan bu dünya hayatındadır.

33:10.700 --> 33:13.920
Asıl kanunların yurdu yani ahiret ise çok yakındır.

33:14.280 --> 33:18.520
Allah dilediği an, insanın buradaki yaşamına son verip onu ahirete geçirebilir.

33:18.980 --> 33:22.580
Bu geçiş, bir göz açıp kapaması kadar çabuk gerçekleşecektir.

33:22.580 --> 33:31.400
Rüyadan uyanmak gibi, ölümle birlikte sona erecek olan dünyanın ahirete göre ne denli kısa olduğunu Kur'an'da şöyle anlatılır.

33:34.220 --> 33:38.520
Dedi ki, yıl sayısı olarak yeryüzünde ne kadar kaldınız?

33:39.480 --> 33:43.260
Dediler ki, bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldık.

33:43.780 --> 33:44.600
Sayanlara sor.

33:45.200 --> 33:48.300
Dedi ki, yalnızca az bir zaman kaldınız.

33:48.300 --> 33:57.120
Gerçekten bir bilseydiniz, bizim sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?

33:57.120 --> 34:03.360
Ölümle birlikte rüya sona ermiş ve gerçek yaşam başlamıştır.

34:04.260 --> 34:10.300
Yeryüzünde bir gün ya da bir günün birazı kadar, hatta bir göz çarpması kadar kalmış olan insan,

34:10.820 --> 34:13.800
yaptıklarının hesabını vermek üzere Allah'ın huzuruna çıkar.

34:13.800 --> 34:22.000
Eğer dünyadayken ölümü aklında tutmuş, Allah'a kavuşacağının bilincinde olarak yaşamış ise, kurtulma yumacaktır.

34:23.300 --> 34:28.200
Kur'an'da kitabı sağ eline verilen bu kişilerin şöyle diyeceği haber verilir.

34:28.200 --> 34:33.480
Alın kitabımı okuyun.

34:34.100 --> 34:39.140
Çünkü ben gerçekten hesabıma kavuşacağımı sanmış, anlamıştım.

34:39.140 --> 34:45.620
Bu dünya insanların eğitim yeridir.

34:45.980 --> 34:51.680
Allah insanlara dünyada çeşitli sorumluluklar yüklemiş ve onlara gözetmeleri gereken sınırları bildirmiştir.

34:52.120 --> 34:59.060
İnsan bu sınırları gözettiği, emredilenleri yerine getirip yasaklanan şeylerden sakındığı ölçüde ruhen olgunlaşır.

34:59.060 --> 35:06.560
Aklı ve şuuru gelişir, sonuçta Allah'ın beğendiği üstün akla ve ahlak özelliklerine sahip ideal bir mümin haline gelir.

35:07.060 --> 35:13.000
Bu şekilde her yönüyle mükemmel yaratılmış olan cennete girmeye layık bir insan haline gelir.

35:14.080 --> 35:23.500
Bu nedenle uzun yaşama hesapları yapmak yerine insan, Allah'a karşı sorumlu olduğunu ve hesap gününde bütün yaptıklarının hesabını vereceğini bilerek,

35:23.500 --> 35:31.680
Kur'an'ın ve Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin sünnetinin rehberliğinde, onun gösterdiği yola uygun olarak yaşamalıdır.

35:32.680 --> 35:36.420
Ebedi kurtuluşu isteyen insanlara Allah Kur'an'da şöyle emreder.

35:37.500 --> 35:45.260
Ey iman edenler! Allah'tan korkun! Herkes yarın için neyi takdim ettiğine baksın.

35:45.900 --> 35:51.060
Allah'tan korkun! Hiç şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

35:51.060 --> 35:58.080
Kendileri Allah'ı unutmuş, böylece O da onlara kendi nefislerini unutturmuş olanlar gibi olmayın.

35:58.780 --> 36:02.220
İşte onlar, fasık olanların ta kendileridir.

36:06.920 --> 36:09.840
Ölüm sizi her an yakalayabilir.

36:09.840 --> 36:15.980
Kim bilir o an, belki de şu andır ya da size çok yaklaşmıştır.

36:21.060 --> 36:28.780
 

