1
00:00:00,000 --> 00:00:04,980
Sapiens kitabı ve Yuval Nuh Harari'nin Evrimci Tarih Yanılgısı

2
00:00:04,980 --> 00:00:13,180
2012 yılında satışa sunulan ve ilk Türkçe baskısı 2015'te yapılan Sapiens kitabı,

3
00:00:13,480 --> 00:00:17,020
insan türünün kısa bir tarihini anlattığı iddiasıyla ortaya çıktı.

4
00:00:17,740 --> 00:00:21,900
Ateist altyapıya sahip pek çok bilimsel ve felsefi yayında olduğu gibi,

5
00:00:22,340 --> 00:00:26,340
bu kitap da sözde evrimsel süreçle insanın tarihini anlatmaya başlıyor.

6
00:00:26,340 --> 00:00:33,580
Kitabın adı olarak seçilen Sapiens kelimesi de insanın tarihsel, politik ve sosyal yönünü vurgulamak yerine,

7
00:00:34,100 --> 00:00:37,320
evrim iddialarını öne çıkarmak için bilinçli olarak seçilmiş.

8
00:00:38,460 --> 00:00:43,420
Kudüs İbrani Üniversitesi'nde tarih profesörü olan Harari'nin yazdığı bu kitabın,

9
00:00:43,700 --> 00:00:45,660
bir tarih kitabı olmadığı çok açık.

10
00:00:45,980 --> 00:00:53,360
Kitapta insanın sözde evrimsel gelişimi ve devamında sosyal darvinizmin anlatıldığı bir ateist ideoloji propagandası hakim.

11
00:00:53,360 --> 00:01:03,460
Kitap akademik yönden insanlık tarihini anlattığı iddiasında ancak başından sonuna kadar kitabın her cümlesinde darvinist düşüncenin izleri görülüyor.

12
00:01:04,240 --> 00:01:09,940
Üstelik kitapta darvinizm, bilimsel kanıtlar sunulmadan bir ön kabul olarak okuyucuya sunuluyor.

13
00:01:10,440 --> 00:01:16,860
Bu ön kabul üzerine inşa edilen sözde insanlık tarihinin gelişimi adeta bir masal havasında canlandırılıyor.

14
00:01:16,860 --> 00:01:25,360
Bu sebeple kitap, tarih kitabı özelliği içermediği gibi, bilimsel tek bir kanıtı olmayan,

15
00:01:25,720 --> 00:01:30,920
sözde evrimci mantığa dayandığı için biyoloji açısından da bilimsel bir değer taşımıyor.

16
00:01:32,300 --> 00:01:37,440
Yazarın ateist düşünce yapısıyla yazdığı kitap, felsefe kitabı olmaktan öte değil.

17
00:01:37,440 --> 00:01:45,920
Kitabın tek olumlu yanı, darvinist düşünce topluma hakim olsa, dünyanın nasıl bir kargaşa içine düşeceği gerçeğine yer verilmesi.

18
00:01:46,660 --> 00:01:53,000
Darwinist düşüncenin bir sonucu olan vahşi kapitalizm, faşizm ve komünizmin yolaştığı bozuk sosyal yapının,

19
00:01:53,000 --> 00:01:59,400
mutsuzluk getireceği kitapta açıklanıyor açıklanmasına ancak bu soruna herhangi bir çözüm önerisi sunulmuyor.

20
00:01:59,400 --> 00:02:07,620
Kitap, tarihi bilgilerden çok evrimci felsefe üzerine bina edildiğinden,

21
00:02:08,000 --> 00:02:12,220
içinde geçen sözde evrimsel yorumlara cevap vermek son derece önemlidir.

22
00:02:13,220 --> 00:02:17,680
İnsanın evrimle değil, Allah'ın yaratmasıyla var olduğunun açıkça ortaya konması,

23
00:02:18,300 --> 00:02:20,580
kitabın tüm felsefesini çökertecektir.

24
00:02:21,120 --> 00:02:26,300
Dünyayı etkisi altına almış olan mutsuz ve çarpık düzenden kurtulmanın tek yolunun,

25
00:02:26,300 --> 00:02:32,620
Allah inancının dünyaya hakim kılınmasıyla mümkün olabileceği de bir kere daha hatırlatılmış olacaktır.

26
00:02:36,180 --> 00:02:41,120
Yuval Nuh Harari'nin Sapiens kitabındaki bazı iddialarına cevap

27
00:02:41,120 --> 00:02:41,680
1.

28
00:02:43,940 --> 00:02:47,560
6 milyon yıl önce yaşamış ortak ata iddiası

29
00:02:47,560 --> 00:02:56,260
Evrimci mantıkta insanın diğer hayvanlardan farklı olmadığı telkini yapılır,

30
00:02:56,300 --> 00:03:00,880
ve insanın hayvanlarla ortak bir ataya sahip olduğu masalı empoze edilir.

31
00:03:01,440 --> 00:03:06,040
Harari de bu iddiayı kitabının ilk sayfalarında masalsı bir üslupla vermiştir.

32
00:03:06,040 --> 00:03:12,900
Sevelim ya da sevilmeyelim, büyük maymunlar adı verilen gürültücü ve büyük bir grubun üyesiyiz.

33
00:03:13,480 --> 00:03:17,280
Yalnızca 6 milyon yıl önce tek bir dişi maymunun iki kızı oldu.

34
00:03:17,880 --> 00:03:22,920
Bunlardan biri tüm şempanzelerin atası olurken, diğeri de bizim büyükannemiz oldu.

35
00:03:22,920 --> 00:03:30,240
Hikaye tarzı bir anlatımda bilimsellikten son derece uzak şekilde ortaya atılan bu iddia,

36
00:03:30,660 --> 00:03:33,640
bir delil olmaksızın evrimci ön kabulle yazılmıştır.

37
00:03:34,460 --> 00:03:39,920
Öncelikle günümüze kadar Darwinistlerin bu iddiasını kanıtlayacak tek bir ara fosil daha bulunamamıştır.

38
00:03:41,200 --> 00:03:41,920
Bulunması da imkansızdır.

39
00:03:41,920 --> 00:03:47,920
Keza şu ana kadar elde edilen 700 milyondan fazla fosil hiç değişmemiş,

40
00:03:48,800 --> 00:03:51,380
dolayısıyla evrim geçirmemiş canlılara aittir.

41
00:03:52,940 --> 00:03:58,160
Ortak ata iddialarını kanıtlayacak bilimsel hiçbir delilleri olmayan evrimcilerin,

42
00:03:58,580 --> 00:04:06,400
bu batıl inançlarının kaynağı homoloji olarak isimlendirilen farklı canlı türlerinde bulunan benzer fiziksel özelliklerdir.

43
00:04:06,840 --> 00:04:11,080
Evrimcilere göre maymunların da bizim gibi ellere sahip olmalarının nedeni,

44
00:04:11,080 --> 00:04:13,760
sözde evrimsel akrabalarımız olmalarıdır.

45
00:04:14,680 --> 00:04:17,380
Evrimciler birbirine benzer gördükleri canlıları,

46
00:04:17,740 --> 00:04:22,380
birbirinin atası veya ortak bir atadan gelen akrabalar olarak göstermeye çalışırlar.

47
00:04:23,820 --> 00:04:29,220
Bilimsel delillerle desteklenmeyen bu iddia ancak batıl bir inanç olarak değerlendirilebilir.

48
00:04:30,280 --> 00:04:33,240
Farklı canlı türleri arasındaki yapısal benzerlikler,

49
00:04:33,240 --> 00:04:36,020
biyolojide homoloji olarak adlandırılır.

50
00:04:36,540 --> 00:04:40,660
Evrimcilerin homoloji konusundaki iddialarının ciddiye alınabilmesi için,

51
00:04:41,080 --> 00:04:45,820
benzer organların benzer DNA şifreleri tarafından kodlanmış olması gerekirdi.

52
00:04:46,500 --> 00:04:51,180
Oysa benzer organlar çoğunlukla çok farklı genetik kodlar tarafından belirlenir.

53
00:04:51,600 --> 00:04:56,880
Farklı canlıların DNA'larındaki benzer genetik kodlar da çok farklı organlara karşılık gelir.

54
00:04:56,880 --> 00:05:02,800
Bundan başka ortak hata iddiasının geçerli olabilmesi için,

55
00:05:03,260 --> 00:05:08,640
evrimin sözde mekanizması ortaklıktan çeşitlenmeye yani Divergent'a doğru gitmelidir.

56
00:05:09,160 --> 00:05:11,400
Halbuki evrimcilerin kendi yaptıkları,

57
00:05:11,780 --> 00:05:18,660
evrim ağacı senaryolarında bile aralarında akrabalık bağı kuramadıkları canlıların benzer özellikler gösterdiği görülmüştür.

58
00:05:18,660 --> 00:05:23,740
Bu da evrimin Divergent olması gerektiği mantığına tamamen terstir.

59
00:05:24,120 --> 00:05:26,300
Bütün teorileri çıkmaza giren evrimciler,

60
00:05:26,620 --> 00:05:30,700
bu noktada farklı bir hipotez hayali daha kurarak adına Convergent,

61
00:05:30,940 --> 00:05:33,960
yani çeşitlilikten ortaklığa evrim derler.

62
00:05:34,600 --> 00:05:37,840
İşte bu, evrimin mantığının iflas ettiği noktadır.

63
00:05:38,280 --> 00:05:42,420
Richard Dawkins, gözün 40 ayrı kez evrimleştiğini iddia eder ki,

64
00:05:42,840 --> 00:05:45,160
bunun mantıksızlığı herkesin malumudur.

65
00:05:45,160 --> 00:05:51,760
Bir organ tesadüflere dayalı olarak 40 kere evrimleşerek aynı noktaya ulaşamaz.

66
00:05:52,040 --> 00:05:55,140
Bu ancak bilinçli bir üst aklın yaratmasıyla mümkündür.

67
00:05:55,760 --> 00:06:00,580
Canlılardaki benzerliklerden yola çıkarak teorilerini kanıtlamaya çalışan evrimciler için,

68
00:06:01,040 --> 00:06:06,620
büyük sorunlardan biri de tamamen farklı gen yapısından aynı fiziksel özelliğin ortaya çıkmasıdır.

69
00:06:07,160 --> 00:06:09,460
Örneğin kamuflaj ustası birçok canlı.

70
00:06:09,460 --> 00:06:13,800
Üzerinde yaşadığı ortamın yapısına mükemmel derecede uyum gösterir.

71
00:06:13,800 --> 00:06:18,680
Burada gördüğümüz böcek türlerinin hiçbirinin genetik dizilimleri,

72
00:06:19,040 --> 00:06:22,880
üzerinde bulunduğu bitkinin genetik dizilimleriyle benzerlik göstermez.

73
00:06:23,280 --> 00:06:28,420
Farklı gen yapısından böylesine birebir aynılıkta fiziksel özelliklerin ortaya çıkabilmesi,

74
00:06:28,900 --> 00:06:30,740
elbette ki hayranlık uyandırıcıdır.

75
00:06:31,640 --> 00:06:36,040
Hem bitkinin hem de böceğin gen yapısına hakim üstün bir yaratıcı olmadan,

76
00:06:36,040 --> 00:06:40,300
böyle bir sanatsal harikanın ortaya çıkması mümkün değildir.

77
00:06:40,920 --> 00:06:43,700
Kamuflaj özelliği gösteren bu canlılar,

78
00:06:44,040 --> 00:06:49,000
homoloji temelli, orta kata iddiasında olan evrimcilerin hipotezlerini de çürütür.

79
00:06:49,000 --> 00:06:53,340
Homolojiye dayalı bir evrim mantığı kurmak,

80
00:06:53,560 --> 00:06:58,480
ancak teknolojinin yetersiz olduğu ve genetik bilginin varlığının hiç bilinmediği,

81
00:06:58,940 --> 00:07:02,920
Lamarck ya da Darwin zamanlarında ortaya atılabilecek bir hipotezdir.

82
00:07:03,780 --> 00:07:08,100
DNA, RNA ve proteinin yapılarının ince ayrıntılarının bilindiği,

83
00:07:08,560 --> 00:07:13,200
canlı varlıkların gelişiminin çok hassas dengelerle ilerlediğinin ortaya koyduğu,

84
00:07:13,200 --> 00:07:17,500
günümüz yüksek bilim seviyesinde böyle bir iddianın sürdürülmesi,

85
00:07:17,500 --> 00:07:22,480
ancak eski evrim inançlarının inatla devam ettirilmesi şeklinde yorumlanabilir.

86
00:07:22,480 --> 00:07:46,320
Yuvarlı Harari'nin Sapiens kitabındaki bazı iddialara cevap

87
00:07:46,320 --> 00:07:54,820
100 bin yıl önce 6 farklı insan türü yaşadığı iddiası

88
00:07:54,820 --> 00:08:04,800
Klasik Darwinist düşüncenin sözde evrimleştirici olarak ortaya attığı mekanizmalardan biri,

89
00:08:05,500 --> 00:08:06,320
bildiğimiz gibi doğa seleksiyondur.

90
00:08:08,040 --> 00:08:11,460
Doğa seleksiyonun işleyebilmesi de toplumda çeşitlik olmasını gerektirir.

91
00:08:11,460 --> 00:08:16,400
Toplum yapısının çeşitli olmadığı bir ortamda doğa seleksiyonun güçlü olanın

92
00:08:16,400 --> 00:08:19,040
ayakta kalması iddiasının işlemeyeceği düşündüğü için

93
00:08:19,040 --> 00:08:23,300
evrimcilerin hep bir çeşitlik ve genetik farklılık üretme çabaları vardır.

94
00:08:24,980 --> 00:08:29,460
Bu çabaların yürütüldüğü ortam da genelde spekülasyona açık

95
00:08:29,460 --> 00:08:35,180
ve yalanlanmasının da zor olduğunu düşündükleri geçmişe ait fosil bulgularında kendine yer bulur.

96
00:08:36,460 --> 00:08:41,380
İnsanın tarihte ortaya çıkışı konusu da spekülasyon yapılan konulardan biridir.

97
00:08:41,460 --> 00:08:46,280
Evrimin ortaya atılmasından günümüze kadar geçen sürede

98
00:08:46,280 --> 00:08:52,540
insana ve maymun türlerine ait fosil kayıtları üzerinde birçok gerçeği yansıtmayan spekülasyon

99
00:08:52,540 --> 00:09:00,460
hatta sahtekarlıklar yapılarak sözde insansı, ara form veya yeni insan türü iddiaları ortaya atılmıştır.

100
00:09:00,460 --> 00:09:27,080
Harari de kitabın başlangıcında 100 bin yıl önce 6 farklı insan türünün aynı anda yaşadığını

101
00:09:27,080 --> 00:09:34,080
ve homo sapiensin diğerlerine üstün gelerek dünya üzerinde tek insan türü olarak kaldığını iddia etmiştir.

102
00:09:35,900 --> 00:09:42,080
Harari de kitabın başlangıcında 100 bin yıl önce 6 farklı insan türünün aynı anda yaşadığını

103
00:09:42,080 --> 00:09:49,080
ve homo sapiensin diğerlerine üstün gelerek dünya üzerinde tek insan türü olarak kaldığını iddia etmiştir.

104
00:09:49,080 --> 00:09:54,740
Farklı türler olduğu iddia edilen insanlar

105
00:09:54,740 --> 00:10:02,980
homo neandertal, homo erectus, homo soleensis, homo floresiensis, homo denisova ve homo sapiens

106
00:10:02,980 --> 00:10:05,100
ve farklı insan ırklarıdır.

107
00:10:05,100 --> 00:10:12,300
Nasıl ki günümüzde Eskimo'lar, Çinliler, Türkler gibi farklı insan ırkları varsa

108
00:10:12,300 --> 00:10:15,720
aynı şekilde o dönemde de farklı ırklar olmuştur.

109
00:10:16,980 --> 00:10:19,800
O dönemdeki insan ırklarının özellikleri de şundandır.

110
00:10:25,440 --> 00:10:32,420
Avrupa ve Asya'da M.Ö. 200 bin ile 30 bin yıllarında yaşamış iri ve güçlü bir insanları kıdır.

111
00:10:32,420 --> 00:10:37,740
İlk fosilleri bulunduğunda dik yürüyemeyen ara bir tür olarak yansıtılmasına rağmen

112
00:10:37,740 --> 00:10:40,780
bu iddianın yanlış olduğu sonradan kanıtlanmıştır.

113
00:10:43,620 --> 00:10:46,860
Ara tür olduğu, insanın atası olduğu iddiaları tutmayınca

114
00:10:46,860 --> 00:10:49,640
bu sefer de Harari'nin de iddia ettiği gibi

115
00:10:49,640 --> 00:10:51,840
Sapiens de aynı zamanda yaşamış ama

116
00:10:51,840 --> 00:10:55,880
Sapiens tarafından ortadan kaldırılmış bir tür olduğu iddiaları ortaya atıldı.

117
00:10:57,280 --> 00:11:02,160
Sırf anatomik farklılıkların, canlının başka bir tür olduğunu kanıtlamaya yetmeyeceğinin

118
00:11:02,160 --> 00:11:03,800
bilincinde olan evrimci çevreler

119
00:11:03,800 --> 00:11:08,520
son uydurdukları sözde bilimsel delillerine genetik çalışmaları da eklediler.

120
00:11:10,040 --> 00:11:14,220
Sözde modern insan, %1 ila 4 neandertal geni taşıyordu.

121
00:11:14,880 --> 00:11:17,380
Yani ortadan kaldırılmış değil, karışmışlardı.

122
00:11:17,380 --> 00:11:20,660
Halbuki bu iddia tam anlamıyla mantıksızdır.

123
00:11:21,660 --> 00:11:27,540
İnsan eli bir maymunun %95-98 benzer genetik yapıya sahip olduğu iddia edilirken

124
00:11:27,540 --> 00:11:31,920
Neandertal ile sadece %1-4 gen benzerliği olduğunu,

125
00:11:32,380 --> 00:11:37,380
başka bir deyişle %96 farklılık olduğunu iddia etmek de başka bir akıl tutulmasıdır.

126
00:11:38,940 --> 00:11:42,380
Sapiens de Neandertal de aynı türün farklı etkilerini oluşturmaktadırlar.

127
00:11:42,380 --> 00:11:48,520
Sözde bilimsel dergi ve laboratuvarlarda farklı tür oluşturma girişimleri,

128
00:11:49,100 --> 00:11:52,440
evrimci iddiaları kanıtlama yönündeki nafile çalışmalardır.

129
00:11:57,380 --> 00:11:58,380
Homo soliensis

130
00:11:58,380 --> 00:12:07,380
Yüz bölgesi eksik, 12 kafatasından meydana gelen Kenya'da bulunmuş fosil kalıntılarıdır.

131
00:12:07,380 --> 00:12:12,840
Soliensis kafataslarının ne olduğuna erimciler bir türlü karar verememişler

132
00:12:12,840 --> 00:12:19,220
ve sonuçta kafatasları kaplan, Neandertal adamı ve en sonunda modern insan olarak tanımlanmıştır.

133
00:12:20,760 --> 00:12:26,520
Sola kafataslarına verilen isimler de erimcilerin nasıl bir durumda olduklarını göstermesi bakımından manilerdir.

134
00:12:27,480 --> 00:12:29,380
Bu kafatasları şu isimlerle isimlendirilmişlerdir.

135
00:12:29,380 --> 00:12:45,380
Bu da insanın hayali evrimi senaryosunu inceleyen antropolojinin güvenilirlikten ne kadar uzak olduğuna dair açık bir işaret oluşturmaktadır.

136
00:12:45,380 --> 00:12:48,400
Homo erectus ve de en son olarak Homo sapiens.

137
00:12:49,580 --> 00:12:58,560
Bu da insanın hayali evrimi senaryosunu inceleyen antropolojinin güvenilirlikten ne kadar uzak olduğuna dair açık bir işaret oluşturmaktadır.

138
00:12:58,560 --> 00:13:04,420
Homo floresiensis

139
00:13:04,420 --> 00:13:18,440
Endonezya'nın Flores adasında bulunan 18 bin yaşında 8 ila 12 insana ait kalıntılardan oluşan fosillerden bir tanesi olan Homo floresiensis ise

140
00:13:18,440 --> 00:13:22,820
1 metre boya ve 380 cc beyin hacmine sahipti.

141
00:13:22,820 --> 00:13:29,300
Çene ve bilek anatomisinde normal Homo sapiensis'ten farklı özellikler ortaya koyuyordu.

142
00:13:30,760 --> 00:13:39,760
Evrimciler bunları maymusun özellikleri olarak çarpıtmış ve kanıtıları insanın sözde evriminde Homo sapiensis'ten ayrı bir tür olarak tanımlamışlardı.

143
00:13:39,760 --> 00:13:53,880
Oysa daha sonra yapılan çalışmalarda bu bireyin kretinizm denen tiroid hormonu eksikliği ile oluşan ve fiziksel ve zihinsel gelişimi önemli olçuda etkileyen bir hastalığa sahip olduğu bulunmuştur.

144
00:13:54,700 --> 00:14:00,300
Yani Homo floresiensis ayrı bir tür değil hastalığı olan bir insandı.

145
00:14:02,300 --> 00:14:03,140
Denisova

146
00:14:03,140 --> 00:14:11,900
Bu fosiller arasında en son ortaya atılanıdır.

147
00:14:12,660 --> 00:14:15,240
Aslında ortada bir fosilin varlığından da söz edilemez.

148
00:14:15,960 --> 00:14:20,980
Bundan sadece yarım santimetrelik bir parmak kemiği parçası ve iki dişten ibarettir.

149
00:14:22,100 --> 00:14:28,240
Evrimciler bu küçük fosil parçacıklarından insanlık tarihini ve gen transferini yeniden yazmaya kalkmışlardır.

150
00:14:28,240 --> 00:14:35,060
Denisova'da yine Neandertal gibi sözde genetik çalışmalarla desteklenmeye çalışılmıştır.

151
00:14:36,140 --> 00:14:41,120
Halbuki bu durumda da farklı bir insan türünün varlığını destekleyecek hiçbir kanıt yoktur.

152
00:14:42,480 --> 00:14:47,940
Görüldüğü gibi Harari'nin altı farklı tür iddiası bilimsel gerçeklerle bağdaşmamaktadır.

153
00:14:47,940 --> 00:14:58,180
Bu insan fosillerinin bir kısmı hastalıklı, bir kısmı sahte türetilmiş fosillerden, bir kısmı da fiziksel farklılıklar gösteren bireylerden oluşmaktadır.

154
00:14:58,760 --> 00:15:08,440
Günümüzde insan ırkları nasıl fiziksel olarak birbirinden farklı özellikler sergiliyorlarsa, bundan 100 bin yıl önce de fiziksel olarak farklılıklar göstermişlerdir.

155
00:15:09,720 --> 00:15:14,060
Bu, onların farklı fenotipe sahip bireyler olduklarının delilidir.

156
00:15:14,060 --> 00:15:21,580
İnsan, ilk yaratıldığı andan günümüze kadar geçen zamanda hep tek bir tür olarak var olmuştur.

157
00:15:28,840 --> 00:15:33,340
Yuval Nuh Harari'nin Sapiens kitabındaki bazı iddialara cevap

158
00:15:33,340 --> 00:15:40,000
3. Büyük Bey'in Yüksek Zeka Yanılgısı

159
00:15:40,000 --> 00:15:52,900
Evrimcilerin farklı türleri birbirinin atası gibi gösterme çabalarında dayandıkları temel noktalardan biri beyin hacmidir.

160
00:15:53,760 --> 00:15:59,560
İddiaya göre zamanla beyin hacmi büyüdükçe zeka artmış ve günümüz insanın da en üst noktaya ulaşmıştır.

161
00:16:00,520 --> 00:16:08,240
Evrimcilere bu kadar serbest bir şekilde gerçek dışı senaryo yazma imkanı veren etken ise, özellikle de fosil alanında bu konudaki delillerin azlığıdır.

162
00:16:08,240 --> 00:16:10,420
Beyin yumuşak bir dokudur.

163
00:16:10,640 --> 00:16:14,060
Yumuşak dokular bazı özel şartlar dışında daha zor fosilleşirler.

164
00:16:14,860 --> 00:16:17,820
Bu yüzden insan beyninin yapısına dair hiçbir fosil kaydı yoktur.

165
00:16:18,660 --> 00:16:21,840
Harari de bu temelsiz iddiayı dayanak noktalarından biri yapmıştır.

166
00:16:22,540 --> 00:16:25,080
Harari'nin kitabındaki hikaye-vari anlatımlar şöyledir.

167
00:16:25,080 --> 00:16:32,460
En erken erkek ve kadının 2,5 milyon yıl önce beyinleri yaklaşık 600 cm küptü.

168
00:16:32,880 --> 00:16:37,300
Modern sapiensin ortalama beyni ise 1200-1400 cm küptür.

169
00:16:38,120 --> 00:16:40,080
Neandertal beyni ise daha büyüktü.

170
00:16:40,080 --> 00:16:48,560
Oysa 600 cm küp beynine sahip ilk insan olarak ortaya atılan Homo habilis, Australopithecus ismi verilen maymun sınıfına dahildir.

171
00:16:49,580 --> 00:16:54,540
Aynı Australopithecus gibi uzun kollu, kısa bacaklı ve maymunsu bir iskelet yapısına sahiptir.

172
00:16:55,540 --> 00:16:57,440
El ve ayak parmakları tırmanmaya uyumludur.

173
00:16:58,000 --> 00:17:05,380
Kısacası bazı evrimciler tarafından ayrı bir tür olarak gösterilen Homo habilis, gerçekte tüm diğer Australopithecus'lar gibi bir maymun türüdür.

174
00:17:05,380 --> 00:17:13,160
Neandertal beyninin 1600 cm küp olduğu düşünüldüğünde, günümüz insanından daha geri bir tür olarak gösterilmeye çalışılması,

175
00:17:13,720 --> 00:17:15,860
beyin hacmiye dayalı bu iddianın da çökmesi anlamına gelir.

176
00:17:16,980 --> 00:17:19,880
Halbuki neandertaller sadece geri bir insan ırkıdır.

177
00:17:20,640 --> 00:17:26,440
Bugün yaşayan ortalama kadın beyni 1200 cm küp, erkek beyni ise 1400 cm küp hacme sahiptir.

178
00:17:27,100 --> 00:17:34,640
İnsan beyin boyutlarının arasında farklılıklar olması, büyüme faktörleri ve hormonal farklılıklara bağlı fenotip değişiklikleriyle oluşur.

179
00:17:35,380 --> 00:17:43,080
Yapılan çalışmalarda erkek ve kadın beyin hacimleri arasındaki değişkenliklere rağmen IQ ve fonksiyon açısından hiçbir fark tespit edilememiştir.

180
00:17:44,520 --> 00:17:49,680
Bunun yanında aynı beyin hacmine sahip insanların IQ seviyeleri arasındaki büyük farklar da ortadadır.

181
00:17:50,720 --> 00:17:57,420
Bu bilgiler ışığında evrimcilerin sırf beyin hacmine bakarak sınıflama ve sıralama yapma çabalarının temelsiz olduğu ortadadır.

182
00:17:57,420 --> 00:18:10,080
İnsan, aklı ve şuuru olan, görüntüyü görüp algılayan, bunlar üzerine düşünüp yorum yapan, konuşan, muhakeme ve yargıya sahip olan diğer canlılardan tamamen farklı bir varlıktır.

183
00:18:10,080 --> 00:18:21,040
Bir arı veya karınca kolonisindeki düzeni bu canlıların küçük beyinlerini atfetmek nasıl olanaksızsa insandaki bu özellikleri de beynin yapısıyla açıklamak olanaksızdır.

184
00:18:21,460 --> 00:18:26,160
İnsanla diğer canlılar arasındaki en önemli fark insanın bilinç sahibi olmasıdır.

185
00:18:26,760 --> 00:18:31,620
Diğer canlılar Allah'ın kendilerine verdiği ilham ölçüsünde şuursuz hareket ederler.

186
00:18:31,620 --> 00:18:40,940
Darwinistler maymunların bazı davranışlarını insanlara benzeterek büyük bir heyecanla kapılırlar ve maymunların insanların evrimsel akrabaları olduğuna kanaat getirirler.

187
00:18:42,120 --> 00:18:51,340
Günümüzde gerek maymun gerekse insan beyni üzerinde yapılan çalışmalarda yapısal anatomi olarak bakıldığında bu sayılan özellikleri açıklayabilecek derecede bir fark gösterilememiştir.

188
00:18:51,340 --> 00:19:01,740
O halde insanı diğer canlılardan ayıran akıl, şuur, muhakeme ve bilinç gibi özelliklerini sırf anatomik ve fizyolojik özellikleriyle açıklayabilmek mümkün değildir.

189
00:19:02,760 --> 00:19:06,820
İnsanı diğer canlılardan ayıran en temel özelliği ruh sahibi bir varlık olmasıdır.

190
00:19:07,460 --> 00:19:10,360
O ruh ise tüm varlıkları yaratan Yüce Allah'a aittir.

191
00:19:14,940 --> 00:19:19,800
Yuval Nuh Harari'nin Sapiens kitabındaki bazı iddialara cevap 4

192
00:19:19,800 --> 00:19:26,040
Geçmişte insanın pek az şey ürettiği iddiası doğru değildir.

193
00:19:30,520 --> 00:19:35,600
Harari ve diğer evrimcilerin bir iddiası da geçmiştesilerin çok az şey ürettiği yönündedir.

194
00:19:36,440 --> 00:19:44,940
Bunu iddiadaki asıl amaç insanlığın gerek zeka, gerekse kültürel olarak basitten karmaşağa giden bir süreç yaşadığı iddialarını kanıtlamaya çalışmaktır.

195
00:19:44,940 --> 00:19:52,880
Darwinistler ilk insanların hayvanlara yakın düşünme yetisi ve becerisine sahip, sözde ilkel bir beyinlerinin olduğunu,

196
00:19:53,480 --> 00:19:57,540
beyin gelişimiyle birlikte de insanların daha çok şey üretebildiğini savunurlar.

197
00:19:57,540 --> 00:20:07,720
Buna delil olaraksa sadece taş devri olarak tanımlanan, hayali dönemde çakmak taşından birkaç sopa ve bıçak taşında hiçbir aletin bulunmamasını örnek gösterirler.

198
00:20:08,180 --> 00:20:14,140
Halbuki bu tarz bir delil, geçmiş yaşamın nasıl olduğuna dair güvenilir bir bilgi vermekten uzaktır.

199
00:20:15,800 --> 00:20:22,160
Günümüzden 300-500 yıl öncesine ait pek çok eşyanın bile doğal süreçler altında bozulmaya uğradığı herkesin malumudur.

200
00:20:23,020 --> 00:20:29,700
Geçmişe ait eşyaların bozuluma uğramaması için özel şartlar altında korumaya alınması bile bazen yetersiz kalmaktadır.

201
00:20:30,400 --> 00:20:33,460
Doğal koşullar altında bozulmanın hızlanacağı açıktır.

202
00:20:34,220 --> 00:20:39,460
Metal eşyaların 1500 yıldan daha fazla süre bozulmadan kalmasının pek mümkün olmadığı bilinmektedir.

203
00:20:39,940 --> 00:20:44,260
Taşlar bile zaman içinde ufalanarak aşınıp özelliklerini yitirmektedirler.

204
00:20:44,940 --> 00:20:49,160
3000-4000 yıllık piramitlerin yapısı ciddi şekilde aşılmış durumdadır.

205
00:20:49,800 --> 00:20:54,160
Bu durumda evrimcilerin iddialarına delil olarak sunduğu iyi korunmuş ortamlardan kalma,

206
00:20:55,100 --> 00:21:00,840
birkaç parça taş eşyanın 100.000 hatta 10.000 yıl öncesi yaşam şartlarını yansıtmayacağı çok açıktır.

207
00:21:01,740 --> 00:21:07,160
Dolayısıyla tarihte sözde ilkel insanların yaşadığı bir taş devri olduğu iddiası bir aldatmacadır.

208
00:21:07,160 --> 00:21:14,820
Tarihin hiçbir döneminde ilkel insan var olmamış, sadece taştan aletlerin yapıldığı ilkel bir dönem yaşanmamıştır.

209
00:21:15,420 --> 00:21:18,600
İnsanlık tarihinin her dönemi büyük medeniyetler barındırır.

210
00:21:18,920 --> 00:21:24,260
Öyle ki eski çağ medeniyetlerinin kimi keşiflerini şu an bile gerçekleştirmekten uzamaz.

211
00:21:24,260 --> 00:21:27,980
İnsanın fiziksel yapısı ilk insandan itibaren hep aynıdır.

212
00:21:29,040 --> 00:21:33,160
Akıl ve şuur seviyesi günümüzde ne ise ilk insanda da benzer kapasitededir.

213
00:21:33,960 --> 00:21:39,400
İlkelden gelişmişe doğru bir toplum yapısı sergilenmemiş, günümüzdeki gibi dalgalanmalar göstermiştir.

214
00:21:40,200 --> 00:21:46,260
Tarihin değişik zamanlarında pek çok ileri seviyede medeniyetler kurulmuş ve bunlar da bir müddet sonra yok olmuştur.

215
00:21:46,260 --> 00:21:55,340
Bu yok oluşlar sırasında o zamana kadar oluşan bilgi birikimi de kaybolmuş, kültürler ve bilimsel gelişimler tekrar tekrar yaşanmak durumunda kalınmıştır.

216
00:21:56,260 --> 00:22:05,040
Bugün nasıl uzay çağını yaşayan toplumlarla bilimden, teknolojik imkanlardan uzak, basit yaşam tarzına sahip topluluklar aynı dünyada yer alıyorsa,

217
00:22:05,700 --> 00:22:10,060
geçmiş devirlerde de bilimsel ve teknolojik açılan üst düzey kültürler yaşamıştır.

218
00:22:10,060 --> 00:22:17,660
Yuval Nuh Harari'nin Sapiens kitabındaki bazı iddialara cevap 5

219
00:22:17,660 --> 00:22:24,480
Dik yürüme özelliğinin zamanla kazanıldığı aldatmacası

220
00:22:24,480 --> 00:22:37,060
Harari'nin Sapiens isimli kitabındaki masalsı anlatımlardan biri de şöyledir.

221
00:22:37,060 --> 00:22:44,240
Ayaktayken av hayvanlarına ve düşmana karşı savanı taramak daha kolaydır ve hareket etmek için gerekmeyen kollar,

222
00:22:44,520 --> 00:22:47,400
taş atmak ve işaret etmek gibi işler için kullanılabilir.

223
00:22:48,260 --> 00:22:53,360
Ellerimiz daha fazla şey yapabildikçe ellerin sahipleri de daha başarılı hale geldiler.

224
00:22:53,720 --> 00:23:00,180
Dolayısıyla evrimsel baskı avuçlarda ve parmaklarda daha yoğun bir sinir ağı ve kasların gelişmesini sağladı.

225
00:23:00,180 --> 00:23:07,260
Bu masalsı anlatım tarzı, Lamak zamanında genetik bilginin varlığının bilinmediği çağlardan kalmadır.

226
00:23:07,880 --> 00:23:09,860
Halbuki bugün çok iyi biliyoruz ki,

227
00:23:10,400 --> 00:23:16,780
genlerde yer alan bilgilerin fiziksel yapımızı etkilemesiyle yapabildiğimiz şeylerin kapasitesi belirlenir.

228
00:23:17,560 --> 00:23:21,360
Ancak bunun tersi, yani yaptığımız hareket ve davranışların

229
00:23:21,360 --> 00:23:26,000
genlerimizi etkilemesi gibi bir mekanizma asla söz konusu değildir.

230
00:23:26,000 --> 00:23:34,180
Gen varlığının bilinmediği bir dönemde spor yapan, ağırlık kaldıran, insanları izleyen bir gözlemci

231
00:23:34,180 --> 00:23:38,900
sadece ağırlık kaldırdıkça kas ve kemik yapısının güçlendiğini görerek

232
00:23:38,900 --> 00:23:41,940
böyle bir yanlış çıkarımda bulunmuş olabilir.

233
00:23:42,740 --> 00:23:48,600
Aslında o devirde bile sporcuların çocuklarının spor yapmazlarsa,

234
00:23:48,820 --> 00:23:55,000
yani eğer spor yapmazlarsa, kas ve kemiklerinin ebeveynlerine benzemediğini gözlemlemiş olsa

235
00:23:55,000 --> 00:23:58,020
böyle bir iddia ortaya atılmayacaktı.

236
00:23:59,420 --> 00:24:03,980
1996 yılında insanın iki ayaklı yürüyüşü konusunda araştırmaları yapan

237
00:24:03,980 --> 00:24:08,900
İngiliz mühendis Robin Crumpton, yaptığı bilgisayar simülasyonları sonucunda

238
00:24:08,900 --> 00:24:15,380
maymun yürüyüşü ve insan yürüyüşü arasında bir hareket şeklinin mümkün olmadığını ortaya koymuştur.

239
00:24:15,920 --> 00:24:18,160
Crumpton'un çalışması göstermiştir ki,

240
00:24:18,160 --> 00:24:22,320
bir canlı ya iki ayağı üzerinde dik olarak yürüyebilir

241
00:24:22,320 --> 00:24:26,620
ya da dört ayağını kullanarak ve öne eğik olarak hareket edebilir.

242
00:24:29,180 --> 00:24:33,800
Bu ikisinin arasında kalan bir yürüyüş modeli son derece verimsizdir.

243
00:24:33,800 --> 00:24:40,380
Dahası, fosil kayıtları hiçbir zaman hiçbir canlının insan ve maymun yürüyüşü arası

244
00:24:40,380 --> 00:24:43,940
bir hareket şekline sahip olmadığını göstermektedir.

245
00:24:44,320 --> 00:24:47,140
Fosil kayıtları üzerinde yapılan detaylı incelemeler,

246
00:24:47,720 --> 00:24:52,140
Australopithecus ve Homo habilis sınıflarına dahil edilmiş olan canlıların

247
00:24:52,140 --> 00:24:55,260
maymunlar gibi dört ayaklı ve eğik yürüdüklerini,

248
00:24:55,820 --> 00:25:00,560
Homo erectus ve Neandertal adamı gibi insan ırklarının aynı bizim gibi

249
00:25:00,560 --> 00:25:02,720
dik yürüdüklerini ispatlamaktadır.

250
00:25:02,720 --> 00:25:05,840
Yani iki ayaklı dik yürüyüş modeli,

251
00:25:05,940 --> 00:25:11,180
dünya üzerinde ilk olarak insanlarla birlikte ve aniden ortaya çıkmıştır.

252
00:25:16,720 --> 00:25:20,720
Kitapta evrim teorisini desteklemek amaçlı yapılan anlatımların sonrasında

253
00:25:21,280 --> 00:25:25,760
ateist düşünce yapısı üzerine bina edilen felsefeye genişçe yer verilmiştir.

254
00:25:27,080 --> 00:25:31,800
Dünyamızın geçmişte, şu an içinde sürüklendiği ve ileride sürüklenebileceği

255
00:25:31,800 --> 00:25:36,180
dinden uzak yaşam tarzının oluşturduğu çarpık sistemlerin analizi yapılmıştır.

256
00:25:36,180 --> 00:25:42,420
Dikkat çekici olan kitabın yazarının bunları anlatırken gerek açık gerekse gizli verilen tehlikeli

257
00:25:42,420 --> 00:25:48,000
Darwinist mesajların bu hatalı düzeni daha da derinleştirici etkisi olacağını görmüş olmasıdır.

258
00:25:48,000 --> 00:25:54,240
Biyoloji bilimine göre insanlar, haşa yaratılmamış evrimleşmiştir.

259
00:25:54,240 --> 00:25:57,100
Ve evrim kesinlikle eşitlikçi değildir.

260
00:25:57,420 --> 00:26:00,500
Eşitlik fikri yaratılış inancıyla iç içe geçmiştir.

261
00:26:00,880 --> 00:26:05,680
Eğer Hristiyanların Tanrı, yaratılış ve ruhlar hakkındaki mitlerine inanmıyorsak,

262
00:26:06,140 --> 00:26:09,340
tüm insanların eşit olması ne anlama gelmektedir?

263
00:26:09,340 --> 00:26:11,700
Biyolojide hak diye bir şey yoktur.

264
00:26:12,140 --> 00:26:15,080
Sadece organlar, beceriler ve özellikler vardır.

265
00:26:15,600 --> 00:26:16,540
Peki ya özgürlük?

266
00:26:16,920 --> 00:26:18,400
Biyolojide özgürlük yoktur.

267
00:26:18,400 --> 00:26:25,840
Tıpkı eşitlik, haklar gibi özgürlükler de insanların ancak hayal güçlerinde icat ettiği ve yaşattığı bir kavramdır.

268
00:26:26,220 --> 00:26:30,300
Biyolojik bakış açısıyla bakıldığında insanların demokrasilerde özgürlük,

269
00:26:30,480 --> 00:26:35,120
diktatörlüklerde özgürlüklerinden mahrum yaşadıklarını söylemenin hiçbir anlamı yoktur.

270
00:26:35,120 --> 00:26:45,840
Şu birkaç satırı okumak bile Darwinist düşünce yapısına sahip dünyanın ne kadar vahşi bir hal alabileceğini anlamak açısından çok önemli.

271
00:26:46,460 --> 00:26:54,740
Evrimci düşünceyle şekillenmiş, Allah'a inanmayan bir toplumda insanların ne kadar sınır tanımaz hale gelebilecekleri ortada.

272
00:26:55,480 --> 00:27:03,580
Din ahlakı yıkıldığı anda din özünde yer alan dayanışma, fedakarlık, merhamet, yoksulların ve zayıfların korunması,

273
00:27:03,580 --> 00:27:17,540
tüm insanların eşit sayılması, sevgi gibi erdemler yerini zulüm, baskı, işkence, bencillik, sevgisizlik, köleleştirme, öldürme gibi tehlikeli ve acımasız bir hayat tarzına terk edecektir.

274
00:27:18,240 --> 00:27:29,360
Hak, adalet, eşitlik, özgürlük gibi kavramlar anlamını yitirecek, güçlünün zayıfı, zenginin fakire ezdiği gibi ortam çok kısa sürede yaşanılmaz hale gelecektir.

275
00:27:29,360 --> 00:27:39,860
Evrimci düşünce bu hayat tarzını teorinin temelinde mücadele olduğu için sözde doğal seleksiyonun bir parçası olarak niteler ve bir gereklilik olarak görür.

276
00:27:40,560 --> 00:27:49,000
Böylece kendilerince güçlü, sağlıklı, akıllı nesillerin sözde evrimin ilerlemesine katkıda bulunacağı iddia edilir.

277
00:27:49,000 --> 00:27:55,800
Bu acımasız düşüncenin örneklerini Darwinist fikrin dünyaya hakim olduğu 20. yüzyılda çokça yaşadık.

278
00:27:56,460 --> 00:28:03,280
Hitler, Stalin, Pol Pot gibi diktatörlerin zalimliğini, milyonlarca insanı nasıl soykırma uğrattıklarını,

279
00:28:03,980 --> 00:28:09,760
Hitler'in kendince aşağı ırk olarak gördüğü insanları nasıl gaz odalarında öldürttüğünü,

280
00:28:09,760 --> 00:28:19,900
birçok batılı ülkesinde yüz binlerce insanın sadece hasta, sakat veya yaşlı olduğu için nasıl zorla kısırlaştırıldığını

281
00:28:19,900 --> 00:28:24,200
veya ölüme terk edildiğini 20. yüzyılda tüm dünya izlemiştir.

282
00:28:24,200 --> 00:28:31,840
Acımasız rekabet nedeniyle dünyanın her yanında insanların ezildiklerini ve sömürüldüklerini,

283
00:28:32,700 --> 00:28:39,420
ırkçılığın kimi devletlerin ideolojisi haline geldiğini ve bazı ırkların insan bile sayılmadığını,

284
00:28:40,100 --> 00:28:45,760
komünist ile kapitalist, sağ ile sol arasında çatışmalar, sıcak ve soğuk savaşlar yaşandığını,

285
00:28:46,620 --> 00:28:52,920
aynı ülke halklarının hatta kardeşlerin bile birbirlerine düşman hale geldiğini herkes bilmektedir.

286
00:28:54,200 --> 00:29:02,020
Evrimci düşünce yapısına sahip ateist bir kimse de aslında dine ait ahlak kurallarının yaşandığı bir dünyanın

287
00:29:02,020 --> 00:29:04,700
çok daha iyi bir hayat olacağının farkındadır.

288
00:29:05,400 --> 00:29:08,900
Ancak bu kişilere gelin din ahlakına uygun yaşayalım demek,

289
00:29:09,460 --> 00:29:14,280
onların ideolojilerini birden bile değiştirmeyecek, istedilen sonuç anlamayacaktır.

290
00:29:15,040 --> 00:29:22,180
İşte bu noktada insanların inançlarının temelinde yer alan sözde evrim teorisinin geçersizliğinin çok iyi anlatılması,

291
00:29:22,180 --> 00:29:29,000
Harari'nin kitabında anlattığı düşünce yapısını ve diğer ateist sistemleri temelinden sarsacak ve çökertecektir.

292
00:29:30,440 --> 00:29:36,000
Evrimin geçersiz olduğunun ve evrime dayalı bir hayatın geçersizliğinin bilimsel delillerle kanıtlanması,

293
00:29:37,300 --> 00:29:42,940
insanı evrenin ancak bilinçli bir güç tarafından yaratılabileceği sonucuna ulaştıracaktır.

294
00:29:42,940 --> 00:29:52,760
Allah inancının topluma hakim olması da sevginin, kalitenin, özgürlüğün, demokrasinin, saygının ve her türlü güzelliğin temeli olan

295
00:29:52,760 --> 00:29:56,860
din ahlakını hakim kılacak, dünya cennet gibi olacaktır.

