WEBVTT

00:00.000 --> 00:04.340
Öğütme Makinesindeki Yaratılış

00:04.340 --> 00:16.100
Vücudumuzdaki makinenin her aşamasında bir amaca yönelik olan çok detaylı bir yaratılış vardır.

00:17.040 --> 00:19.880
İşte burası öğütme işleminin yapıldığı bölüm.

00:20.460 --> 00:21.060
Midemiz

00:21.060 --> 00:30.080
Yiyecekler midenin üst ucunda bulunan ve mide ağzı ya da kardiya denen dar bir açıklıktan geçerek mideye girerler.

00:30.900 --> 00:40.940
Mideyi yemek borusuna bağlayan bu açıklıktaki büzücü kaslar bir kapak gibi çalışarak midedeki yarı sindirilmiş besinlerin yemek borusuna geri dönmesini engeller.

00:40.940 --> 00:52.580
Daha sonra midenin kubbe biçimindeki üst bölümüne geçen besinler burada mide öz suyu ya da mide sıvısıyla karıştıktan sonra midenin en geniş bölümüne doğru ilerler.

00:53.380 --> 00:58.760
Gövde denen bu geniş bölüm keskin bir büklüm yaparak midenin yatay bölümünü oluşturur.

00:59.840 --> 01:09.800
Üstteki dikey bölümden daha kısa olan bu bölgede mide yeniden daralır ve mide kapısı ya da pilor denen bir geçitle 12 parmak bağırsağına açılır.

01:09.800 --> 01:19.220
Midenin alt ucundaki bu kaslı geçitte bir kapak işnevi görerek yarı sindirilmiş besinlerin mideden çıkıp ince bağırsaklara geçişini denetler.

01:20.180 --> 01:30.400
Besinlerin mide ağzından mide kapısına doğru ilerlemesini sağlayan 3 katman halinde yerleşmiş olan güçlü mide kaslarının ritmik dalgalanma hareketidir.

01:30.400 --> 01:44.820
Kas seğirmesini andıran bu dalgalanma hareketi aynı zamanda besinlerin çalkalanarak sıkışıp ezilerek küçük parçalar halinde öğütülmesini ve sonunda kimus denen yarı sıvı bir karışıma dönüşmesini sağlar.

01:44.820 --> 01:49.320
Midedeki sindirim işlemi ağızdakinden farklıdır.

01:49.800 --> 01:52.240
Burada çok kuvvetli asitler devreye girer.

01:52.740 --> 02:00.200
Besinler yemek borusundan mideye iner inmez mide yüzeyindeki hücreler gastrik asit adında bir sıvı salgılamaya başlar.

02:00.920 --> 02:06.820
Bu sıvıyla aynı anda pepsin ve hidroklorik asit adında kimyasal öğütücü sıvılar da salgılanır.

02:06.820 --> 02:13.840
Makinemizdeki bu asitler bir tıraş bıçağını bile sindirebilecek kadar güçlüdür.

02:14.980 --> 02:19.500
Protein benzeri sindirimi zor maddeler için bu asitlerin olması zorunludur.

02:20.120 --> 02:22.180
Ancak burada çok önemli bir detay vardır.

02:23.180 --> 02:25.980
Midenin kendisi de yapı olarak proteinden oluşmuştur.

02:26.540 --> 02:32.580
Peki o zaman nasıl olup da tıraş bıçağını bile sindirebilen bir asit midenin kendisine zarar vermez?

02:32.580 --> 02:39.400
Bu da insan vücudundaki Allah'ın yarattığı benzersiz tasarım örneklerinden biridir.

02:40.140 --> 02:45.980
Midenin girinteli çıkıntılı duvarlarının derinlikleri sayesinde mide kendi kendini sindirmez.

02:46.740 --> 02:52.080
Mide duvarlarındaki derin çukurlarda birbirinden farklı özelliklere sahip hücreler yer alır.

02:52.400 --> 03:02.260
Hassas bir denge içinde midedeki bir takım hücreler asit salgılarken bu hücrelerin yanı başında bulunan başka hücrelerde yapışkan bir sıvı salgılar.

03:03.500 --> 03:12.620
Mukus isimli bu sıvı midenin yüzeyini örter ve mide duvarını asitlere karşı bir kalkan gibi korur ve enzimlerin mideye zarar vermesini engeller.

03:14.060 --> 03:21.940
Parçalayıcı enzimler kadar enfeksiyon yapan virüs ve diğer mikroorganizmalarında hücrelerin içine girmelerini engelleyen mukus,

03:21.940 --> 03:28.080
aynı zamanda yiyeceklerin kanal içindeki hareketlerini kolaylaştıran bir kayganlaştırıcıdır da.

03:28.080 --> 03:41.300
Bu işlemler nasıl gerçekleşmekte, midedeki bu koruyucu ortam nasıl oluşmaktadır?

03:41.940 --> 03:51.120
Midedeki hücreler kendi kendilerine bu maddelerin üretimini yapmaya karar vermiş ve bir şekilde koruyucu maddelerin formülünü bulmuş olabilirler mi?

03:51.120 --> 04:01.180
Elbette ki böyle bir şey mümkün değildir. Ancak biz yine de hücrelerin böyle bir şeyi yapabilmek için nelere ihtiyacı olacaklarını düşünelim.

04:01.180 --> 04:11.260
Öncelikle sindirim için gerekli olan maddenin üretimi için bir takım hücreler yiyeceklerin sindirilmesi gerektiğinin şuurunda olmalıdırlar.

04:11.880 --> 04:16.180
Aynı hücreler sindirim için asit gibi bir maddeye ihtiyaç olduğunu bilmelidirler.

04:17.580 --> 04:23.860
Daha sonra hücrelerin en uygun asidin formülünü bulup bu formül doğrultusunda üretim yapmaları gerekir.

04:23.860 --> 04:33.140
Koruyucu maddenin üretimi içinse bir takım hücrelerin bu asidin midenin kendisine zarar verebileceğini tespit etmeleri,

04:33.580 --> 04:41.800
sonra bu hücrelerin asit örneklerini alıp laboratuvarda incelemiş ve asidin etkisini durduracak formülü geliştirmiş olmaları gerekir.

04:41.800 --> 04:47.840
Bu arada bu asidin bir damlası dahi halıda koca bir delik açabilecek kadar etkilidir.

04:47.840 --> 04:55.460
Bu nedenle herhangi bir formül hatasının midenin asitler tarafından eritilmesi anlamına geleceği de unutulmamalıdır.

04:57.720 --> 05:02.520
Mide girişindeki kapak asidin dışarı çıkarak yemek borusuna zarar vermesini engeller.

05:02.520 --> 05:10.620
Bu kapak hiç olmasaydı veya sağlıklı çalışmasaydı asit yemek borusuna kaçar ve onu parçalardı.

05:10.620 --> 05:19.680
Nitekim gastrit ve ünser gibi hastalıklarda mukus tabakası zayıflamakta ve mide yüzeyinde ciddi hasarlar oluşabilmektedir.

05:21.140 --> 05:27.300
Elbette ki midedeki birbirini dengeleyen maddelerin oluşumu burada özetlediğimiz kadar basit değildir.

05:28.380 --> 05:32.000
Maddelerin formüllerinin tutturulması bile başlı başına bir olaydır.

05:32.880 --> 05:40.420
Kaldı ki bir hücrenin kimyasal formüller oluşturup bu formülleri bir araya getirip bir madde oluşturmasının imkanı yoktur.

05:41.580 --> 05:49.480
Şuursuz atomlardan oluşan bir hücrenin böyle bir akla ve yeteneğe sahip olduğunu iddia etmek akılcılıktan uzaklaşmak olacaktır.

05:50.560 --> 05:59.540
Bununla birlikte akıl ve mantık sınırlarından uzaklaşmayı kabul ederek bir insanın midesinde asidin bir şekilde ortaya çıktığını varsaysak bile

05:59.540 --> 06:05.800
onu dengeleyecek maddenin zaman içinde ortaya çıkmasının beklenmesi söz konusu olamaz.

06:05.800 --> 06:14.740
Çünkü tıraş bıçağını eritebilecek kadar güçlü olan asitler mideyi çok kısa bir süre içinde tahrip edecektir.

06:16.220 --> 06:23.660
Asitlerin değil milyonlarca yıl, 2-3 gün hatta daha kısa bir süre için bile midede beklemesi imkansızdır.

06:23.660 --> 06:29.640
Bunların tümünü göz önünde bulunduracak olursak apaçak bir gerçek karşımıza çıkar.

06:31.200 --> 06:36.300
Asidin ve mideyi asitten koruyacak mukusun beraber var olmaları,

06:36.300 --> 06:43.040
Allah'ın üstün yaratışındaki düzenin ve kusursuzluğun sayısız örneklerinden sadece birdir.

06:44.040 --> 06:49.240
Allah, insan bedenini bir bütün olarak kusursuz bir tasarımla yaratmıştır.

06:49.240 --> 06:59.020
Makinenin çalışma sistemindeki tek planlama örneği bu değildir.

06:59.720 --> 07:02.740
İnsan vücudunda öyle kusursuz bir sistem vardır ki,

07:03.300 --> 07:07.340
her türlü ihtimal için gerekli olan tedbirler daha en başından alınmıştır.

07:08.500 --> 07:13.740
Mide boşken içinde sindirim asitlerinin bulunması mideye bir süre sonra zarar verecektir.

07:13.740 --> 07:19.020
Bu nedenle boş olduğu zamanlarda midenin içinde sindirim asitleri bulunmaz.

07:19.540 --> 07:23.520
Dolayısıyla midenin zarar görme tehlikesi de ortadan kalkmış olur.

07:24.860 --> 07:30.760
Boş midenin içinde pepsinojen isimli sindirme özelliğine sahip olmayan bir enzim bulunur.

07:31.480 --> 07:38.280
Ancak mideye besinlerin gelişiyle birlikte mide hücreleri hidroklorik asit isimli bir sıvı salgılamaya başlar.

07:38.280 --> 07:47.080
Bu sıvı boş midede bulunan pepsinojenin yapısını aniden değiştirir ve pepsin isimli çok güçlü bir parçalayıcı enzime dönüştürür.

07:47.940 --> 07:50.440
Bu da midedeki besinleri hemen parçalar.

07:52.340 --> 07:56.240
Mide hücrelerinin ne zaman hangi maddeyi salgılayacaklarını bilen,

07:56.680 --> 07:59.440
hücrelerin yerli yerinde hareket etmelerini sağlayan,

07:59.920 --> 08:04.160
asitlerin salgılanma zamanlamasını ayarlayan bir güç olduğu açıktır.

08:04.160 --> 08:12.460
İnsan bedenine hakim olan bu güç, tüm evreni, evrendeki bütün canlıları, insanları yaratmış olan Allah'tır.

08:13.360 --> 08:15.700
Allah'ın yaratmada hiçbir ortağı yoktur.

08:16.240 --> 08:21.440
Allah, kendinden başka ilah edinenlerle ilgili olarak bir ayette şöyle buyurmaktadır.

08:21.440 --> 08:30.200
Kendileri yaratılıp dururken hiçbir şeyi yaratamayan şeyleri mi ortak koşuyorlar?

08:30.800 --> 08:38.260
Oysa bu şirk koştukları güçler ve nesneler ne onlara bir yardıma güç yetirebilir ne kendi nefislerine yardım etmeye.

08:38.260 --> 08:48.480
Öğütmeyenin yapıldığı bu yerde müthiş bir hareketlilik vardır.

08:49.820 --> 08:53.620
Yemek yemenizden kısa bir süre sonra midenizde büyük bir hareketlilik başlar.

08:54.780 --> 09:02.340
Mideniz sürekli sağa, sola, yukarı, aşağı çalkalanır ve besinlerin daha iyi sindirilmesine çalışılır.

09:02.340 --> 09:10.000
Ancak siz midenizdeki özel süspansiyon sistemi sayesinde bu hareketlerin hiç farkına varmazsınız.

09:10.900 --> 09:14.580
Mide kasları üç farklı yöne doğru dizilmişlerdir.

09:15.220 --> 09:20.340
Bu şekilde mide aşağı yukarı ve çapraz şekilde hareketleri kolaylıkla yapar.

09:20.900 --> 09:24.540
Bu da besinlerin mide sıvılarıyla daha iyi temas etmesini sağlar.

09:25.040 --> 09:29.680
Ancak bu tarz hareketler her zaman bir tehlikeyi de beraberinde getirecektir.

09:30.420 --> 09:30.980
Sürtünme

09:30.980 --> 09:36.420
Vücudumuzdaki sistemler sadece sindirimiyle kısıtlı değildir.

09:37.400 --> 09:41.820
Makinemizin hemen bitişiğinde başka sistemler ve makineler de yer alır.

09:42.920 --> 09:48.700
Söz konusu hareketliliğin ve beraberinde oluşan sürtünmenin bunlara zarar vermemesi şartdır.

09:50.280 --> 09:53.380
Mide, bağırsakların hemen yanı başında bulunan bir organdır.

09:53.380 --> 10:01.120
Sürekli hareket etmesi, bağırsaklara sürtünmesi anlamına gelir ki insan sağlığında ciddi problemlere yol açabilecek bir durumdur.

10:01.940 --> 10:05.260
Elbette ki midede bu tehlikeye karşı da bir önlem alınmıştır.

10:05.260 --> 10:09.240
Midenin en dış dokusu periton isimli bir zarla kaplıdır.

10:09.240 --> 10:23.260
Bu zarın salgıladığı kaygan sıvı, mide ve bağırsaklara dıştan yağlama olarak nitelendirilecek bir işlem yaparak bu organların kayganlaşmasını ve dolayısıyla çalışırken birbirlerine sürtünerek zarar görmelerini önler.

10:23.260 --> 10:32.280
Makinenin ana sindirim ünitesinden çıkan maddelerin parçalanma süreci hala tamamlanmamıştır.

10:33.060 --> 10:44.080
Midede sulu bir pelte kıvamına getirilmiş olan besinler sadece tek tarafa açılan bir kapaktan geçerek 12 parmak bağırsağına buradan da ince bağırsağa iletilirler.

10:44.080 --> 10:54.080
Besinlerin önemli bir bölümü midede parçalanmış olsa da bir kısım besin hala en küçük birimlerine ayrıştırılmamış bir şekilde midede durmaktadır.

10:55.480 --> 11:01.460
Mideyi terk eden ve hala sindirilmemiş olan bu besinlerde bir süre sonra ince bağırsağa ulaşırlar.

11:02.560 --> 11:07.860
Örneğin yağlar büyük moleküllü oldukları ve suda erimedikleri için sindirimleri zordur.

11:07.860 --> 11:14.260
Bu nedenle yağların sindirimi ağız ve midede olmaz, ince bağırsakta gerçekleşir.

11:15.400 --> 11:20.180
İşte bu aşamada vücudun iki organı pankreas ve karaciğer debreye girer.

11:20.960 --> 11:26.500
Bu iki organ ince bağırsağın içine bir kanal yardımıyla iki özel sıvı gönderirler.

11:28.080 --> 11:31.680
Karaciğer midenin yağları parçalayamadığının farkındadır.

11:31.680 --> 11:37.740
Aynı zamanda yağları parçalayacak özel sıvının kimyasal formülüne de sahiptir.

11:38.540 --> 11:42.460
Yağlı besinlerin ince bağırsağa ulaştıkları anı da bilen karaciğer,

11:42.840 --> 11:48.160
en doğru zamanda en doğru yere hazırladığı ve biriktirdiği özel sıvıyı boşaltır.

11:49.200 --> 11:53.220
Safra sıvısı isimli bu salgı yalnızca yağları parçalamakla kalmaz.

11:53.740 --> 11:57.340
Parçalanan yağların ince bağırsaktan emilmesine de yardım eder.

11:57.480 --> 12:04.220
Ayrıca bağırsakların vitaminleri emebilmelerini sağlayan özel kimyasal birleşimleri de içinde barındırır.

12:04.220 --> 12:10.000
Hatta aynı zamanda bağırsağın içindeki zararlı bakterileri öldüren bir antiseptiktir.

12:11.260 --> 12:18.420
Safranın görevi, mideden ince bağırsağa gelen besin bulamacındaki yağları bir ön işlemden geçirmektir.

12:18.940 --> 12:22.660
Bu ön işlem, pankreas salgısının etkisini arttıracaktır.

12:22.660 --> 12:32.240
İçinde çeşitli enzimler bulunan pankreas öz suyu, yağların yanı sıra nişasta ve proteinlerin sindirilmesine de yardımcı olur.

12:32.980 --> 12:37.960
İnce bağırsağın iç yüzeyini döşeyen mukozada da çok sayıda küçük salgı bezi vardır.

12:37.960 --> 12:42.340
Bu bezlerin salgıladığı bağırsak öz suyundaki çeşitli enzimler,

12:42.660 --> 12:47.840
o ana kadar yeterince parçalanmış olan besinlerin sindirilmesinde önemli rol oynar.

12:47.840 --> 12:54.200
Yemekten 3-5 saat sonra ince bağırsaktaki besinlerin çoğu öğütülmüş olur.

12:54.940 --> 13:00.000
Böylece karbonhidratlar basit şekerlere, proteinler aminoasitlere,

13:00.000 --> 13:05.280
yağlar da gliserolle yağ asitlerine ayrıştırılarak emilmeye hazır duruma gelir.

13:06.180 --> 13:12.100
İnce bağırsakta bulunan emici hücreler emilmeye hazır besin moleküllerini yakalar ve emerler.

13:12.720 --> 13:15.320
Ardından bu besinleri kan dolaşımına verirler.

13:15.320 --> 13:22.100
Yiyecekler ince bağırsaktan ayrılmak üzereyken içlerinde su hariç hiçbir gıda kalmamıştır.

13:22.660 --> 13:24.440
Tüm gıdalar emilmiştir.

13:24.440 --> 13:31.780
İzlediğiniz için teşekkür ederim.

