1
00:00:00,980 --> 00:00:04,760
Vücudumuzdaki Öğütme Makinesi Sindirim Sistemi

2
00:00:04,760 --> 00:00:07,160
Önemli Açıklama

3
00:00:07,160 --> 00:00:11,060
Akıllı Tasarım, yani Yaratılış

4
00:00:11,060 --> 00:00:17,140
Film boyunca zaman zaman tasarım kelimesiyle karşılaşacaksınız.

5
00:00:17,700 --> 00:00:22,480
Bu kelime, Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullanılmaktadır.

6
00:00:23,200 --> 00:00:26,520
Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması,

7
00:00:26,520 --> 00:00:31,440
Rabbimizin önce plan yaptığı, daha sonra yarattığı anlamına gelmez.

8
00:00:32,200 --> 00:00:37,860
Göklerin ve yerin Rabbi olan Allah'ın yaratmak için herhangi bir tasarım yapmaya ihtiyacı yoktur.

9
00:00:38,480 --> 00:00:41,640
Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur.

10
00:00:42,340 --> 00:00:45,020
Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir.

11
00:00:45,020 --> 00:00:48,660
Allah'ın bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde,

12
00:00:49,140 --> 00:00:52,540
O'nun olması için yalnızca ol demesi yeterlidir.

13
00:00:53,400 --> 00:00:55,800
Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır.

14
00:00:56,520 --> 00:00:59,620
Şeytandan Allah'a sığınırım.

15
00:01:00,280 --> 00:01:01,740
Bir şeyi dilediği zaman,

16
00:01:02,060 --> 00:01:04,780
O'nun emri yalnızca ol demesidir.

17
00:01:05,180 --> 00:01:06,480
O da hemen olur.

18
00:01:08,540 --> 00:01:11,860
Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır.

19
00:01:11,860 --> 00:01:14,560
O bir işin olmasına karar verirse,

20
00:01:15,080 --> 00:01:16,920
O'na yalnızca ol der,

21
00:01:17,300 --> 00:01:18,600
O da hemen olur.

22
00:01:18,600 --> 00:01:22,360
Öğütme makinesine giriş.

23
00:01:22,360 --> 00:01:22,860
Giriş.

24
00:01:23,300 --> 00:01:23,760
Ağız.

25
00:01:24,720 --> 00:01:26,540
Öğütme makinesinin başlangıcı.

26
00:01:27,440 --> 00:01:33,000
Bu bölümde makineye giriş yapan maddeler ezilir, parçalanır ve yumuşatılır.

27
00:01:33,820 --> 00:01:37,380
Vücudumuzda bu bölüme karşılık gelen yer ağzımızdır.

28
00:01:37,380 --> 00:01:44,120
Ağzımızdaki dişler yiyecekleri parçalayıp öğütecek biçimde özel olarak yaratılmışlardır.

29
00:01:44,120 --> 00:01:54,200
Bilinen en sert organik madde olan diş münesiyle kaplanmışlardır ve aynı zamanda kimyasal maddelere karşı da çok dayanıklıdırlar.

30
00:01:55,440 --> 00:01:58,340
Her diş görevine uygun bir şekle sahiptir.

31
00:01:59,060 --> 00:02:01,180
Örneğin ön dişler keskindir.

32
00:02:01,700 --> 00:02:02,640
Yiyeceği koparır.

33
00:02:03,280 --> 00:02:04,560
Köpek dişleri sivridir.

34
00:02:04,960 --> 00:02:06,500
Besini yırtar, parçalar.

35
00:02:07,220 --> 00:02:10,580
Azı dişleri ise besini öğütebilecek şekilde tasarlanmıştır.

36
00:02:10,580 --> 00:02:23,920
Eğer ağzımızdaki dişlerin hepsi aynı cins olsaydı, örneğin 32 köpek dişi veya 32 kesici dişe sahip olsaydık, yemek yememiz hemen hemen imkansız hale gelirdi.

37
00:02:24,880 --> 00:02:29,680
Dişlerdeki bu mükemmel yapının bir başka örneği de dişlerin diziliminde görülür.

38
00:02:30,660 --> 00:02:33,560
Her diş olması gerektiği yerdedir.

39
00:02:33,560 --> 00:02:40,660
Kesiciler olması gerektiği gibi ön tarafta, azılar yine olmaları gerektiği yerde arka taraftadır.

40
00:02:41,700 --> 00:02:46,620
Bunların yerinin değiştirilmesi bile dişleri tamamen kullanısız hale getirebilir.

41
00:02:49,080 --> 00:02:54,620
Birbirinden bağımsız olan üst ve alt dişler arasında da kusursuz bir uyum vardır.

42
00:02:54,680 --> 00:03:01,620
Her iki bölgedeki dişler çene kemiği kapandığı zaman tam olarak birbirlerinin üzerine oturacak şekilde yaratılmıştır.

43
00:03:03,560 --> 00:03:23,800
Dişlerin dayanıklı yapısı, dizili sıralaması, sahip oldukları şekiller ve görevlerinin uyumlu olması gibi detaylar dişlerdeki açık tasarımı göstermektedir.

44
00:03:24,960 --> 00:03:28,120
Hücrelerin şuurlu hareketlerinin ise tek bir nedeni vardır.

45
00:03:28,120 --> 00:03:37,920
Vücuttaki bütün hücreleri olduğu gibi dişleri oluşturan hücrelere de sahip oldukları özellikleri veren, her şeyin yaratıcısı Yüce Allah'tır.

46
00:03:37,920 --> 00:04:06,520
Makinemizde bazı bölümler adeta kimya laboratuvarı gibi çalışır ve makineye giren maddelerin kimyasal yapılarına etki ederek onları parçalar.

47
00:04:06,520 --> 00:04:15,340
Yediğimiz besinler de tıpkı bu makinedeki gibi bir yandan dişler tarafından öğütülürken bir yandan da kimyasal bir saldırıya uğrarlar.

48
00:04:16,360 --> 00:04:19,100
Bu saldırıyı gerçekleştiren ise tükürük sıvısıdır.

49
00:04:20,460 --> 00:04:24,340
Günlük hayatta hiç kimse ağzındaki bu sıvının farkında olmaz.

50
00:04:24,340 --> 00:04:32,300
Salgılanıp salgılanmadığını, miktarının çokluğunu azlığını, kısacası bu konuyla ilgili hiçbir detayı genellikle düşünmez.

51
00:04:33,260 --> 00:04:42,920
Birçok kişi tarafından basit bir salgı zannedilen tükürük salgısı, aslında çok hassas oranlara sahip, çeşitli kimyasal maddeler içeren özel bir karışımdır.

52
00:04:42,920 --> 00:04:48,120
Bu sıvı öncelikle besinlerdeki tadı almamızı sağlar.

53
00:04:48,920 --> 00:04:56,740
Besinlerin içindeki tat veren moleküller, tükürük içinde çözülerek dirin üzerinde bulunan tat algılayıcı sinir uçlarıyla birleşirler.

54
00:04:56,740 --> 00:05:01,600
Ancak bu şekilde yediğimiz yiyeceklerin tadını alabiliriz.

55
00:05:02,180 --> 00:05:06,680
Kuru bir ağızla yelen yiyeceklerin tatlarının alınmaması da bu yüzdendir.

56
00:05:17,200 --> 00:05:22,780
Ağızda birbirinden farklı özelliklere sahip iki ayrı tükürük sıvısı salgılanmaktadır.

57
00:05:22,780 --> 00:05:29,440
Bunlardan biri karbonhidratları çok ince bir şekilde parçalar ve kısmen şekere dönüştürür.

58
00:05:30,180 --> 00:05:32,900
Örneğin ekmek bir karbonhidrattır.

59
00:05:33,700 --> 00:05:43,100
Eğer ağzınıza bir parça ekmek alır ve birkaç dakika yutmadan bekletirseniz parçalanan karbonhidratların şeker tadını dirinizde hissedersiniz.

60
00:05:44,140 --> 00:05:47,580
Diğer tükürük sıvısı ise çok yoğun bir kıvama sahiptir.

61
00:05:47,580 --> 00:05:56,780
Bu yapışkan sıvı sayesinde yemek yerken ağzın her tarafına yayılmış olan yiyecek parçaları bir araya getirilerek lokma şeklini alır.

62
00:05:58,100 --> 00:06:01,060
Peki tükürük salgısı olmasaydı ne olurdu?

63
00:06:02,020 --> 00:06:09,620
Evetteki ağzımızdaki kuruluktan dolayı ne yediklerimizi yutabilir, ne besinlerin tadını alabilir, ne de doğru dürüst konuşabilirdik.

64
00:06:10,600 --> 00:06:14,580
Katı hiçbir besini yiyemez, sadece sıvı olanlarla beslenmek zorunda kalırdık.

65
00:06:14,580 --> 00:06:18,540
Bu da bizim için oldukça zor bir durum olurdu.

66
00:06:28,920 --> 00:06:35,580
Üç ayrı salgı bezinden salgılanan tükürük, bir yandan yiyecekleri nemlendirerek yutulmasını kolaylaştırırken,

67
00:06:36,620 --> 00:06:43,400
diğer yandan da içerdiği kimyasal maddeyle yiyeceklerin içinde vücuda faydalı olan parçaların çözülmesini sağlar.

68
00:06:43,400 --> 00:06:50,300
Tükürükte bulunan pityalin adı verilen enzim, bu iş için özel üretilmiş bir kimyasaldır.

69
00:06:50,920 --> 00:06:54,260
Pityalin, nişastayı ayrıştırarak şekere dönüştürür.

70
00:06:54,260 --> 00:07:03,780
Mekanik öğütmede dilin de önemli bir rolü vardır.

71
00:07:03,780 --> 00:07:12,760
Çok hassas bir tat ölçme özelliğine sahip olan dil, aynı zamanda yiyeceklerin ağızda yuvarlanarak boğazdan geçişinde kolaylık sağlar.

72
00:07:12,760 --> 00:07:23,180
Dilin üst yüzeyinde ve yanlarında bulunan dört farklı tada, acıya, tatlıya, tuzluya ve ekşiye duyarlı, on bine yakın tat noktası vardır.

73
00:07:24,120 --> 00:07:32,280
İşte bu tat tomurcukları, her gün yediğimiz onlarca çeşit besinin tadını birbirlerine hiç karıştırmadan algılamamızı sağlar.

74
00:07:32,280 --> 00:07:38,660
Öyle ki, dil daha önce hiç tanımadığı bir besinin tadını da kolaylıkla ayrıştırabilir.

75
00:07:38,660 --> 00:07:47,380
Bu sayede hiçbir zaman bir salatalığın tadını greyfurt gibi ekşi olarak algılayamayız veya bir pastaya tuzlu demeyiz.

76
00:07:48,140 --> 00:07:53,420
Üstelik tat tomurcukları milyarlarca insanda aynı besinde, aynı tadı algılar.

77
00:07:54,120 --> 00:07:58,200
Herkes için tatlı, tuzlu, ekşi gibi kavramlar aynıdır.

78
00:07:58,200 --> 00:08:04,580
Bazı bilim adamları, dilin bu yeteneğini olağanüstü kimya teknolojisi olarak adlandırırlar.

79
00:08:05,320 --> 00:08:09,620
Peki, dilin üzerinde daha az tat noktası olsaydı ne olurdu?

80
00:08:14,880 --> 00:08:19,400
O zaman yediğimiz yiyeceklerin hiçbirinin tatlarını alamazdık.

81
00:08:20,120 --> 00:08:24,680
Ne bir şekerin, ne etin, ne başka bir yiyeceğin tadını bilemezdik.

82
00:08:24,680 --> 00:08:28,960
Her ne yersek yiyelim, hep aynı yavan tadı alırdık.

83
00:08:30,220 --> 00:08:36,700
Yemek yemek, zevkli bir nimet olmaktan çıkarak, her gün yapmak zorunda olduğumuz bir eziyet haline gelirdi.

84
00:08:37,540 --> 00:08:38,780
Ancak böyle olmaz.

85
00:08:39,220 --> 00:08:45,340
Ve dilindeki özel tat tomurcukları sayesinde, yediğimiz bütün yiyeceklerin tatlarını ayırt edebiliriz.

86
00:08:45,920 --> 00:08:48,220
Bu sayede zevk alarak yemek yeriz.

87
00:08:48,220 --> 00:08:49,680
 

88
00:08:49,680 --> 00:08:50,000
 

89
00:08:50,000 --> 00:08:50,080
 

90
00:08:50,080 --> 00:08:50,240
 

