WEBVTT

00:00.000 --> 00:29.980
 

00:30.000 --> 00:59.980
 

01:00.000 --> 01:29.980
 

01:30.000 --> 01:59.980
 

02:00.000 --> 02:29.980
 

02:29.980 --> 02:59.960
 

02:59.960 --> 03:29.940
 

03:29.940 --> 03:59.920
 

03:59.920 --> 04:29.900
 

04:29.900 --> 04:59.880
 

04:59.880 --> 05:29.860
 

05:29.860 --> 05:59.840
 

05:59.840 --> 06:01.840
 

06:29.840 --> 06:59.820
 

06:59.820 --> 07:29.800
 

07:29.800 --> 07:59.800


07:59.800 --> 08:01.800
 

08:01.800 --> 08:31.780
 

08:31.800 --> 09:01.780
 

09:01.800 --> 09:31.780
M.K.

09:31.800 --> 09:33.800
M.K.

10:01.800 --> 10:03.800
M.K.

10:31.800 --> 10:33.800
M.K.

11:01.800 --> 11:03.800
M.K.

11:03.800 --> 11:05.800
M.K.

11:05.800 --> 11:07.800
M.K.

11:07.800 --> 11:09.800
M.K.

11:09.800 --> 11:11.800
M.K.

11:11.800 --> 11:13.800
M.K.

11:13.800 --> 11:15.800
M.K.

11:15.800 --> 11:17.800
M.K.

11:17.800 --> 11:21.800
M.K.

11:21.800 --> 11:23.800
M.K.

11:23.800 --> 11:27.800
M.K.

11:27.800 --> 11:29.800
M.K.

11:29.800 --> 11:31.800
M.K.

11:31.800 --> 11:33.800
M.K.

11:33.800 --> 11:35.800
M.K.

11:35.800 --> 11:37.800
M.K.

11:37.800 --> 11:39.800
M.K.

11:39.800 --> 11:41.800
M.K.

11:41.800 --> 11:43.800
M.K.

11:43.800 --> 11:45.800
M.K.

11:45.800 --> 11:47.800
M.K.

11:47.800 --> 11:49.800
M.K.

11:49.800 --> 11:51.800
M.K.

11:51.800 --> 11:53.800
M.K.

11:53.800 --> 11:55.800
M.K.

11:55.800 --> 11:57.800
M.K.

11:57.800 --> 12:07.800
M.K.

12:07.800 --> 12:09.800
M.K.

12:09.800 --> 12:11.800
M.K.

12:11.800 --> 12:13.800
M.K.

12:13.800 --> 12:15.800
M.K.

12:15.800 --> 12:17.800
M.K.

12:17.800 --> 12:19.800
M.K.

12:19.800 --> 12:21.800
M.K.

12:21.800 --> 12:23.800
M.K.

12:23.800 --> 12:31.800
M.K.

12:31.800 --> 12:33.800
M.K.

12:33.800 --> 12:35.800
M.K.

12:35.800 --> 12:37.800
M.K.

12:37.800 --> 12:39.800
M.K.

12:39.800 --> 12:41.800
M.K.

12:41.800 --> 12:50.380
İşte bu mavi taşlar çok dikkat çekicidir.

12:51.020 --> 12:55.240
Çünkü Stonehenge'in yakınında herhangi bir mavi taş kaynağı yoktur.

12:55.240 --> 13:05.880
Yapılan araştırmalar bu taşların Stonehenge'den karayoluyla yaklaşık 380 km uzaklıkta bulunan Tresteli dağlarından getirildiğini ortaya çıkardı.

13:11.800 --> 13:14.800
Elbette ki bu olağanüstü bir durumdu.

13:19.800 --> 13:34.280
Günümüzden neredeyse 5000 yıl önce yaşamış bu insanlar tonlarca ağırlığındaki bu taşları nasıl olduğu henüz bilinmeyen bir sistemle taşımış, coğrafi konumlarını hesaplayarak bir çember haline getirmişlerdir.

13:41.800 --> 13:50.520
Eğer dönemin insanları evrimci hikayelerde anlatıldığı gibi ilkel koşullarda yaşayan ellerindeki tek malzeme ağaçtan kaldıraçlar,

13:51.040 --> 14:00.460
kütükten yapılmış sallar ve taş baltalı olan insanlar olsaydı tonlarca ağırlığındaki bu taşlar Stonehenge'in olduğu bölgeye nasıl getirilmiş olacaktı?

14:01.080 --> 14:06.620
İşte bu evrimcilerin hayal ürünü senaryolarıyla cevaplanması mümkün olmayan bulgulardır.

14:06.620 --> 14:15.220
Stonehenge ve diğer pek çok megalit belki de bizim tahmin dahi edemeyeceğimiz ileri bir teknoloji kullanarak inşa edilmiştir.

14:36.620 --> 14:54.400
Bolivya Ant Dağları üzerinde deniz seviyesinden yaklaşık 4000 metre yükseklikte görenleri hayrete düşüren antik şehir.

14:54.400 --> 15:06.320
Tarihi Tiyahunako şehri, görenleri hayrete düşüren pek çok kalıntıyla doludur.

15:06.840 --> 15:15.660
Tiyahunako'da en ünlü kalıntılardan biri, ekinoksları, mevsimleri, ayın her saatteki durumunu ve hareketlerini gösteren takvimdir.

15:16.580 --> 15:22.400
Bu takvim söz konusu bölgede yaşayan insanların çok ileri bir medeniyet seviyesine sahip olduklarını göstermektedir.

15:22.400 --> 15:40.660
Tiyahunako'daki diğer şaşırtıcı eserler ise bazıları 100 ton ağırlığını bulan taş bloklardan oluşan megalit yapıtlardır.

15:41.060 --> 15:45.740
Tiyahunako şehri üzerine çalışmalar yürüten Fransız araştırmacı Simon Weisbart,

15:46.080 --> 15:51.360
Tiyahunako şehrindeki devasa anıtlar ve taş kalıntılar hakkında şu yorumu yapmıştı.

15:52.920 --> 16:01.420
Günümüzün en iyi mühendisleri hala kendilerine bu kadar büyük kaya kütlelerini kesip taşıyarak bir şehir imar edip edemeyeceklerini sormaktadırlar.

16:02.000 --> 16:05.780
Devasa bloklar sanki bir metal kalıp kullanılarak kesilmiş gibi.

16:05.780 --> 16:25.720
Tiyahunako'da duvarlar 100 ton ağırlığındaki kum taşı blokları üzerine 60 tonluk başka bloklar konularak inşa edilmişti.

16:25.720 --> 16:30.880
Duvarların yapımında ustalık gerektiren bir taş işçiliği kullanıldığı görülür.

16:31.440 --> 16:40.660
Büyük kare taşlar pürüzsüz oluklarla birleştirilmiş, 10 ton ağırlığındaki taş bloklarda 2,5 metre uzunluğunda delikler açılmıştır.

16:40.660 --> 16:57.860
Kalıntıların çeşitli yerlerinde 1 metre 80 santimetre uzunluğunda ve yarım metre genişliğinde su kanalları yer alır.

16:57.860 --> 17:02.540
Bu kanallar günümüzde dahi eşine az rastlanır bir düzgünlüktedir.

17:03.280 --> 17:13.540
Bu insanların evrimci yalanlarda öne sürüldüğü gibi ilkel insanların teknolojik imkanları olmadan bu eserleri meydana getirmiş olmaları mümkün değildir.

17:20.080 --> 17:24.760
Tiyahunako'da en dikkat çekici yapıtlardan biri de güneş kapısıdır.

17:24.760 --> 17:35.000
Yaklaşık 10 ton ağırlığındaki yekpare taştan yapılan güneş kapısı, 3 metre yüksekliğinde ve 5 metre genişliğinde ihtişamlı bir yapıttır.

17:36.040 --> 17:38.760
Kapının üzeri çeşitli çizimlerle süslenmiştir.

17:39.260 --> 17:46.760
Bu bölgede yaşayanların güneş kapısını nasıl bir yöntem ve teknoloji kullanarak inşa ettikleri ise hala açıklanamamaktadır.

17:46.760 --> 17:54.760
Yaklaşık 4 bin metre yükseklikte kurulan bu şehirde 10 ton ağırlığında kayaların taş ocaklarından nasıl çıkarıldığı,

17:56.120 --> 18:01.080
nereden hangi tekniklerle taşındıkları hala cevaplanmayı bekleyen sorulardır.

18:01.960 --> 18:07.760
Bütün bunların evrimcilerin iddia ettiği basit araç gereçlerin kullanılarak yapılmadığı açıktır.

18:07.760 --> 18:17.640
Neve Grange, Stonehenge, Tiahuanaco ve geçmişten günümüze ulaşan yüzlerce megalit yapı,

18:18.180 --> 18:20.720
bizlere geçmişte çok ileri medeniyetlerin de yaşadığını,

18:21.360 --> 18:25.260
o dönemde yaşayan insanların günümüz insanlarından bir farkı olmadığını gösterir.

18:25.840 --> 18:31.260
Evrimcilerin insanlık tarihini ileriye doğru evrimleştiği iddiasını ise geçersiz kılmaktadır.

18:31.260 --> 18:36.860
Bu medeniyetlerden en bilinen ve belki de üzerinden en çok araştırma yapılanı,

18:37.800 --> 18:40.420
binlerce yapıt ve iz bırakan Antik Mısır medeniyetidir.

18:44.260 --> 18:49.600
Sanat ve bilim yönünden muhteşem bir medeniyet Antik Mısır

18:49.600 --> 19:05.380
Antik Mısır, insanoğlunun binlerce yıl önce kurduğu sanat ve bilim yönünden en etkileyici medeniyetlerden biridir.

19:05.860 --> 19:12.740
Günümüzde dünyanın pek çok bölgesinde Mısırlıların ulaşmış olduğu bu medeniyet seviyesine ulaşılamamıştır.

19:12.740 --> 19:28.560
Eski Mısırlılar, ilkel bir toplumun devamı olamayacak kadar engin bir tecrübeye ve bilgi birikimine sahiptiler.

19:28.560 --> 19:39.040
Tıp, anatomi başta olmak üzere şehir planlamacılığında, mimaride, güzel sanatlarda, tekstilde çok başarılı olan Mısır medeniyeti,

19:39.420 --> 19:44.220
bugün büyük hayretle bilim adamları tarafından incelenmeye devam ediliyor.

19:51.560 --> 19:53.560
Tıbbın kökeni Antik Mısır'da

19:53.560 --> 20:01.580
Eski Mısır'da tıbbın ulaştığı gelişmişlik düzeyi oldukça şaşırtıcıdır.

20:01.940 --> 20:07.740
Kazılarda ele geçen bulgular, arkeologların yanı sıra birçok tarihçiyi de hayrete düşürmüştür.

20:14.560 --> 20:21.560
Tamamı tıpla ilgili olan simit papirüsü incelendiğinde, Antik Mısır'da tıp biliminin ne kadar ileri olduğu görülmüştür.

20:21.560 --> 20:26.560
X ışınları kullanılarak, mumyalar üzerinde yapılan incelemelerde,

20:27.640 --> 20:34.180
M.Ö. 3000'lerde Antik Mısır'da oldukça profesyonel beyin ameliyatlarının yapıldığı görüldü.

20:34.860 --> 20:41.980
Hatta bu insanların ameliyattan sonra hayatta kaldıklarını ispatlayan kaynamış kafatası kemiklerine rastlandı.

20:41.980 --> 20:56.380
Mısırlıların tıp ve anatomide ne kadar ileride olduklarını gösteren en önemli delillerden biri de,

20:56.640 --> 20:59.440
kuşkusuz geride bıraktıkları mumyalardır.

21:00.000 --> 21:05.480
Cansız bedenin binlerce yıl bozulmadan saklanabilmesine olanak sağlayan mumyalama işlemi,

21:05.480 --> 21:08.260
aslında oldukça karmaşık bir işlemdir.

21:14.760 --> 21:20.480
Mısırlılar, mumyalama işlemi için bilgi ve titizlik gerektiren birçok farklı teknik uygulamışlardır.

21:20.480 --> 21:30.260
Vücudun yapısını bozmadan tüm organları çıkarmaları, vücudu sterilize etmeleri ve bozulmaması için kullanılan kimyasal karışımlar,

21:30.580 --> 21:37.480
bu işi yapanların çok iyi bir anatomi bilgisine, ileri düzeyde tıp ve kimya bilgilerine sahip olduklarını gösterir.

21:37.480 --> 21:48.460
Yapılan araştırmalar, Mısırlıların konularında uzman doktorlarının olduğunu,

21:48.900 --> 21:57.360
çeşitli hastalıklara uygun reçeteler yazdıklarını, sterilizasyon bilgisine sahip olduklarını ve antibiyotik kullandıklarını göstermiştir.

21:58.120 --> 22:05.480
Mısırlılar tarafından 5000 yıl önce kullanılmış olan birçok tıbbi teknik alette yapılan araştırmalarda gün ışığına çıkarılmıştır.

22:07.480 --> 22:15.940
Eski Mısır'da gelişmiş metalorji

22:15.940 --> 22:31.460
Metalorji, gerekli ham maddeler kullanılarak metal ve alaşımlarının üretilmesi, saflaştırılması, şekillendirilmesi ve korunmasını içeren bilim ve teknoloji dalıdır.

22:31.460 --> 22:44.180
Eski Mısır medeniyeti incelendiğinde bundan yaklaşık 3000-3500 yıl önce Mısırlıların başta altın, bakır, demir olmak üzere çeşitli maden ve metallerin cevherlerinin bulunması,

22:44.680 --> 22:48.000
çıkarılması ve işlenmesi konusunda uzman oldukları da görülür.

22:48.000 --> 22:54.000
Antik Mısırlıların en çok kullandıkları ve değer verdikleri maden altındı.

22:55.140 --> 23:01.000
Yapılan araştırmalarda eski Mısırlılara ait olduğu tahmin edilen yüzlerce altın maden yatağı bulunmuştur.

23:02.420 --> 23:14.060
M.Ö. 14. yüzyıla ait bir papirüste, maden çevresinde sayısı 1300'den fazla evin, yalnızca madende çalışanların konaklaması için inşa edildiği anlatılmıştır.

23:14.060 --> 23:32.060
Arkeolojik kazılarda bulunan, yüzlerce altından yapılmış kullanım ve süs eşyası da eski Mısırlıların altın madenciliği ve işlemeciliği konusundaki uzmanlıklarının bir göstergesidir.

23:32.760 --> 23:43.420
Yapılan arkeolojik çalışmalar eski Mısır'da bakır ve demirin yanı sıra, bronzun üretimi için tin, camların renklendirilmesinde kobalt kullandıklarını da göstermiştir.

23:44.060 --> 24:03.820
Şehir planlamacılığı ve altyapının eski Mısır'daki önemi

24:03.820 --> 24:11.880
Antik Mısır şehirleri son derece gelişmiş bir altyapıya sahiptiler.

24:12.240 --> 24:22.100
M.Ö. 3000'lerde Mısırlıların mühendislik bilgisi, kullandıkları mimari teknikler ve altyapı sorununa yaklaşımları son derece profesyoneldi.

24:22.100 --> 24:26.020
Kurak bir ülke olan Mısır için suyun önemi çok büyüktü.

24:26.380 --> 24:35.160
Mısır kalıntılarında yeraltı su yolları, lüks yıkanma yerleri, havalandırma tertibatı, kanalizasyon şebekesi ve süprüntü kuyuları bulunmuştu.

24:35.840 --> 24:39.680
Bunların günümüz şehir planlamacılığından hiçbir farkı yoktu.

24:39.680 --> 24:47.540
Mısırlıların geliştirdikleri en önemli projelerden birisi suyu korumak için inşa ettikleri depolardı.

24:48.120 --> 24:52.160
Havyum vahasında keşfedilen büyük su deposu bunlardan biridir.

24:52.980 --> 24:58.680
Antik Mısır'da hayatın belli bir bölgede sürekliliğini sağlayabilmek için suni göletler de inşa edilmişti.

24:58.680 --> 25:06.900
Bu sayede Nil'in suyu bu göletlerde biriktirilerek Mısır çöllerinde ileri bir medeniyet inşa etmişlerdir.

25:07.800 --> 25:18.700
Bugünkü Kahire'nin 80 km güneyindeki Morris Gölü, Mısırlılar tarafından Nil'in suyunu bir kanal aracılığıyla depolamak amacıyla yapılan bu göletlerden biridir.

25:18.700 --> 25:39.260
Mısırlıların tıbbi bilgileri, şehir planlamaları ve metaloloji, mühendislik bilgileri ve uygulamaları son derece ileri bir medeniyete sahip olduklarını gösteren önemli delillerden sadece birkaçıdır.

25:40.200 --> 25:46.720
Yaklaşık 5000 yıl önce yaşayan bu topluluk günümüzdeki çeşitli toplumlardan daha ileri bir uygarlık seviyesine sahipti.

25:46.720 --> 25:56.080
Nasıl ki günümüzde bir anda uzay teknolojisi yaşanırken, diğer yanda dünyanın çeşitli bölgelerinde insanlar ilkel koşullarda yaşamlarını devam ettiriyorlarsa,

25:56.880 --> 26:04.160
geçmişte de bir anda görkemli Mısır medeniyeti varken, diğer yanda oldukça geri medeniyete sahip toplumlar da var olmuştur.

26:16.720 --> 26:24.900
Antik Mısır'da inşa edilen ve günümüzde hala büyük bir hayranlıkla izlenen en çarpıcı eserler elbette ki gizemli piramitleridir.

26:25.860 --> 26:33.020
Bunların en önemlileri gize piramitleridir ve Mikerinos, Kefren ve Keops ismindeki üç piramitten oluşur.

26:33.020 --> 26:43.700
Bu piramitlerin en ihtişamlısı Keops yani büyük piramittir.

26:44.580 --> 26:49.300
Keops, antik dünyada inşa edilmiş en büyük taş yapı olarak kabul edilir.

26:49.300 --> 27:00.180
Büyük piramitin yüksekliği 146,5 metre olarak inşa edilmişti.

27:00.940 --> 27:05.860
3800 yıl boyunca da dünyanın insan yapımı en yüksek yapısıydı.

27:05.860 --> 27:14.980
Bu piramitin nasıl inşa edildiği konusunda Herodot zamanından itibaren birçok tarihçi ve arkeolog çeşitli teoriler ortaya atmıştır.

27:14.980 --> 27:24.120
Ancak ortaya atılan teorilerin hiçbiri piramitlerin yapımlarıyla ilgili sırların günümüz bilim ve teknolojisiyle dahi çözülemeyeceğini gösteriyordu.

27:31.320 --> 27:42.620
İnşası yaklaşık 20 yıl süren Keops piramidi, her birinin ağırlığı 2 ila 30 ton arasında olan 2 milyon 300 bin adet kireç taşı kullanılarak inşa edilmiştir.

27:42.620 --> 27:46.080
Bazı taşlar 50 tonun üzerindedir.

27:46.840 --> 27:57.420
Toplam ağırlığı 5,5 milyon ton olan bu taşların piramidin yapım süresi zarfında dizilebilmesi için her 2,5 dakikada bir taşın yerine oturtulmuş olmasını gerektirmektedir.

27:57.420 --> 28:10.460
Tam olarak 51 derece 51 dakika 14 saniye eğimle dizilen bu taşlarda hassasiyetin binde 1 oranında bile şaşması durumunda piramit en tepede düzgün birleşemezdi.

28:10.460 --> 28:17.300
Günümüzde bu tarz ufak hatalar en seçkin yapılarda bile makul bir tolerans olarak görülmektedir.

28:17.960 --> 28:24.860
Ama bundan 4500 yıl önce inşa edilen piramitlerde tepe noktası kusursuzca birleştirilmiştir.

28:24.860 --> 28:39.320
Bu milyonlarca dev taşın nasıl taş ocağından çıkartıldığı, getirtildiği, nasıl kenarlarının düzleştirildiği ve neredeyse 150 metre yukarılara kadar taşındığı hala gizemini korumaktadır.

28:39.320 --> 28:48.580
Bu taş bloklar yan yana o kadar düzenli yerleştirilmişlerdir ki blokların arasına bir parça kağıt bile sokmak mümkün değildir.

28:54.580 --> 28:57.580
Antik Mısır'da bu dev piramitler nasıl inşa edilmiştir?

28:58.300 --> 29:02.520
Kayalık taraçalar hangi güçle, hangi makinelerle, hangi teknikle düzleştirilmiştir?

29:03.160 --> 29:05.600
Kaya mezarları hangi imkanlarla kızılmıştır?

29:05.960 --> 29:08.080
İnşaat sırasında aydınlatma nasıl sağlanmıştır?

29:08.080 --> 29:10.860
Bu sorular daha da arttırılabilir.

29:11.500 --> 29:17.440
Peki bu sorular evrimcilerin insanlık tarihi yanılgısıyla akılcı ve mantıklı bir şekilde cevaplanabilir mi?

29:17.680 --> 29:18.380
Elbette hayır.

29:18.380 --> 29:25.380
Bu ve benzeri bulgular evrimcilerin geçmiş toplumların tamamen ilkel oldukları yönündeki iddialarını yalanlamaktadır.

29:26.940 --> 29:34.320
Piramitlerin inşasındaki kullanılması gereken güç ve teknolojinin yanı sıra yapılan bazı matematiksel hesaplamalar,

29:34.320 --> 29:40.240
piramitleri planlayanların sadece ileri bir matematik ve geometri bilgisine sahip olmadıklarını,

29:40.740 --> 29:48.360
aynı zamanda dünyanın çevresi, ekseni ve bu eksenin eğimi gibi coğrafik bilgilere de sahip olduklarını göstermiştir.

29:49.020 --> 29:53.180
Büyük matematik bilginleri Pisagor, Arşimet ve Öklit'ten dahi,

29:53.180 --> 30:00.180
2000 yıl önce bu piramitlerin inşa edildiği göz önünde bulundurulduğunda durum çok daha çarpıcı bir hal almaktadır.

30:08.600 --> 30:13.560
Gize'deki üç piramit bir Pisagor üçgeni oluşturacak biçimde düzenlenmişlerdir.

30:14.600 --> 30:18.680
Bu üçgenin kenarlarının birbirlerine oranları 3-4-5'tir.

30:19.080 --> 30:20.480
Bu bir Pisagor üçgenidir.

30:20.480 --> 30:28.440
Büyük piramidin taban çevresinin yüksekliğine bölünmesi Pi sayısını, yani 3,14'ü verir.

30:29.760 --> 30:32.200
Piramit dev bir güneş saatidir.

30:32.760 --> 30:38.380
Ekim ortasıyla Mart başı arasında düşürdüğü gölgeler, mevsimleri ve yılın uzunluğunu gösterir.

30:38.740 --> 30:43.740
Piramiti çevreleyen taş levhaların uzunluğu, bir günün gölge uzunluğuna eşittir.

30:43.740 --> 30:55.460
Piramitin dikdörtgen biçimindeki tabanının normal kenar uzunluğu dönemin ölçü birimiyle 365,342 Mısır endazesine denk gelir.

30:55.900 --> 31:01.720
Günümüzde güneş yılının gün sayısı 365,224 olarak hesaplanmıştır.

31:02.380 --> 31:04.900
Bu hesaplamadaki yakınlık hayret vericidir.

31:04.900 --> 31:17.260
Keops piramidinin yüksekliğinin 1 milyarla çarpımı, Dünya ile Güneş arasındaki mesafeyi, yani 39,504,000 kilometreyi vermektedir.

31:19.020 --> 31:23.900
Büyük piramidin ağırlığının 5,955,000 ton olduğu hesaplanmıştır.

31:24.980 --> 31:29.000
Bunu 100 milyonla çarptığımızda Dünya'nın kütlesini verir.

31:29.000 --> 31:47.000
Burada çok azından bahsettiğimiz bu ölçümler, Mısır medeniyetinin binlerce yıl sonra keşfedilecek matematik, astronomi ve coğrafi keşiflerden çok daha ileri bir bilim ve teknoloji seviyesinde olduğunu göstermektedir.

31:47.000 --> 31:59.000
Bu da evrimcilerin insanlara telkin etmek istedikleri sadece homurtu şeklinde sesler çıkaran maymun insan tasvirlerinin gerçek olmadığını çok açık bir şekilde ispatlar.

32:17.000 --> 32:21.080
Antik Mısır'da Hava Ulaşımı

32:21.080 --> 32:36.400
Pek çok medeniyetin geride bıraktığı izlerde, hava ulaşımanın bilinenden çok daha eski dönemlerde kullanıldığı anlaşılıyor.

32:37.040 --> 32:41.040
Buna işaret eden delillerden biri, Mısır'da bulunan planör modelidir.

32:41.040 --> 32:53.240
1898 yılında arkeologlar tarafından Sakuara'daki bir mezarın içinde bir planör modeli bulundu.

32:53.720 --> 32:57.040
Bu planör modeli yaklaşık M.Ö. 2000 yılında yapılmıştı.

33:03.200 --> 33:09.080
Planör modelin teknik özellikleri incelendiğinde ortaya çok daha ilginç bir manzara çıkar.

33:09.080 --> 33:20.920
Bu ahşap modelin kanatlarının şekli ve oranları günümüzün teknolojisiyle yapılan uçaklarda olduğu gibi hızdan minimum kayıpla maksimum kaldırma kuvveti sağlayacak şekilde tasarlanmıştı.

33:21.760 --> 33:31.020
Bu planör modeli, evrimcilerin sözde ilkel olduğunu iddia ettikleri insanlık tarihi anlayışını temelden sarsan arkeolojik bir buluştur.

33:31.020 --> 33:45.880
Antik Mısır'da elektrik var mıydı?

33:45.880 --> 33:54.180
Antik Mısır hakkındaki araştırmalar yıllardır aralıksız olarak devam ediyor.

33:54.760 --> 33:58.480
Gün ışığına çıkarılan eserler bilim insanlarının hayrete düşürmeye devam ediyor.

33:59.300 --> 34:06.420
Benderedeki Hator tapınağında bulunan bazı duvar resimleri de antik Mısırlılar elektrik kullanıyordu iddiasını gündeme getirdi.

34:06.420 --> 34:12.640
Çünkü resimler tıpkı günümüzdeki gibi yüksek voltaj yalıtımının o günlerde de kullanıldığını gösteriyordu.

34:12.640 --> 34:42.520
Gördüğünüz ampul görünümündeki şekil dikdörtgen bir sütun tarafından desteklenmektedir.

34:42.640 --> 34:51.780
CED sütunu denilen bu sütunun izolatör olarak kullanıldığı tahmin ediliyor.

34:52.500 --> 34:58.320
Resimdeki şeklin günümüz elektrik lambalarıyla olan bu şaşırtıcı benzerliği çok dikkat çekicidir.

34:58.320 --> 35:10.200
Tungsten ampulün kaşifi olan Dr. Colin Fink, 1933 yılında eski Mısır'a ait metal eşyaları analiz ederken,

35:10.540 --> 35:17.440
Mısırlıların bundan yaklaşık 4300 yıl önce bakırı antimon çözeltisiyle kaplamayı bildiklerini bulmuştur.

35:17.440 --> 35:23.520
Bu kaplama günümüzde elektrolizle kaplamanın aynısının elde edildiği bir yöntemdir.

35:23.520 --> 35:37.400
Bilim adamları resimde tarif edilen bu sistemin ışık yayıp yaymadığını görmek için resimdeki düzeneyin aynısını tasarladı.

35:37.960 --> 35:42.580
Avustralya'da elektrik mühendisi Walter Garn, kabartmada yer alan resimdeki ampulü,

35:42.800 --> 35:47.660
yılanlı teli, duyu, CED sütunu olarak kullanılan izolatörün aynısını yaptı.

35:47.660 --> 35:53.100
Ve ortaya çıkan sistem etrafı aydınlattı, yani ışık yaydı.

35:58.980 --> 36:03.460
Mısır'da elektriğin kullanılmış olabileceğini gösteren bir diğer delil de,

36:03.660 --> 36:07.440
piramitlerin iç duvarlarında hiç is izinin bulunmamasıdır.

36:08.700 --> 36:12.980
Eğer aydınlatma için meşale ve benzeri malzemeler kullanılmış olsaydı,

36:13.260 --> 36:15.860
duvarlarda mutlaka is olması gerekirdi.

36:17.660 --> 36:22.860
Ancak piramitlerin en içteki dehlizlerinde dahi böyle bir is izi yoktur.

36:23.360 --> 36:26.660
Gerekli aydınlatma sağlanmadan inşaatin devam etmesi,

36:27.080 --> 36:31.720
daha da önemlisi duvarlardaki gösterişli resimlerin yapılabilmesi mümkün değildir.

36:32.480 --> 36:37.040
Bu da Mısır'da elektriğin kullanılmış olma ihtimalini güçlendirmektedir.

36:37.040 --> 36:45.660
Mısır'da bugün izlerine rastlanan 5000 yıl önceki antik medeniyet,

36:45.920 --> 36:49.820
elbette ki binlerce yılın tecrübe ve bilgi birikimiyle oluşmuştur.

36:50.180 --> 36:54.060
Yani bu medeniyetin kökleri daha da öncesine dayanmaktadır.

36:54.800 --> 36:58.040
Mısır medeniyeti gibi tarih boyunca kurulan diğer yüzlerce medeniyette,

36:59.040 --> 37:02.020
akıl ve irade sahibi insanlar tarafından kurulmuştur.

37:02.020 --> 37:07.500
Dolayısıyla evrimcilerin ve tarihin evrimine inanan kişilerin iddia ettikleri gibi,

37:07.920 --> 37:11.580
ilk çağlarda ilkel, düşünme ve konuşma yeteneğinden yoksun,

37:11.960 --> 37:16.480
sadece hayvan avlayarak geçimini sağlayabilen yarı hayvan, yarı insanlar yoktur.

37:17.320 --> 37:19.700
İnsan, ilk yaratıldığı günden bu yana,

37:19.700 --> 37:28.460
günümüz insanının sahip olduğu zeka, estetik anlayışı, kavrayış, bilinç ve ahlak gibi tüm insani özelliklere sahipti.

37:32.020 --> 37:48.500
İLERİ BİR MEDENİYET

37:48.500 --> 38:00.500
M.Ö. 3500'ler

38:00.500 --> 38:13.240
Medeniyetlerin beşiği Mezopotamya'nın verimli topraklarının güneyinde bulunan

38:13.240 --> 38:19.780
ve bugün kuvvet ve Kuzey Suudi Arabistan olarak bilinen bölgeden çıkan bir grup insan yazıyı kullanıyor,

38:20.180 --> 38:22.840
diğer topluluklardan farklı bir dil konuşuyordu.

38:22.840 --> 38:30.500
Bu insanlar itinayla dizayn edilmiş şehirlerde oturuyor, hukuki düzene dayalı bir monarşiyle yönetiliyorlardı.

38:31.120 --> 38:32.600
Bu toplum Sümerlerdi.

38:36.840 --> 38:37.600
M.Ö.

38:37.600 --> 38:42.800
İnsanlık tarihi eski dönemlerde yaşayan toplumların, evrimcilerin iddialarının aksine,

38:43.420 --> 38:49.940
tahmin edilenden çok daha üstün bir teknoloji ve medeniyete sahip olduklarını gösteren yüzlerce delil de doldur.

38:49.940 --> 38:59.040
Sümerler'in geriye bıraktıkları eserler, insanoğlunun binlerce yıl önce sahip olduğu bilgi birikiminin delillerinden sadece bir kısmıdır.

38:59.780 --> 39:09.620
Sümerler döneminde teknolojiden sanata, hukuktan edebiyata, tekstil, el sanatları ve meteorolojiye kadar tüm alanlarda önemli kalıntılara rastlanmıştır.

39:10.460 --> 39:13.500
Sümerler'in gelişmiş ticaretleri ve güçlü bir ekonomileri vardı.

39:13.500 --> 39:24.940
Tunç meteorolojisi, tekerlekli araçlar, tekneler, heykeller ve anıtsal yapılar bu dönemdeki hızlı gelişimin günümüze ulaşan kanıtlarından birkaçıdır.

39:25.820 --> 39:30.440
Sümerler'in inşa etmiş olduğu büyük medeniyet hem kendi devrinde son derece ileridir,

39:31.120 --> 39:36.380
hem de günümüzde dahi pek çok toplumla kıyaslandığında oldukça gelişmiş bir medeniyettir.

39:36.380 --> 39:53.500
Sümerler matematikte 60 sayısına dayalı bir matematik sistemi kullanıyorlardı.

39:53.500 --> 39:58.000
60 sayısı halen bazı hesaplamalarda önemli bir yer tutar.

39:58.520 --> 40:05.840
Bir saatin 60 dakikadan, bir dakikanın 60 saniyeden oluşması ya da dairede 360 derece olması gibi.

40:06.380 --> 40:20.040
Geometri ve cebirinde ilk formüllerini ortaya koyan Sümerler'in matematik bilgileri, günümüz matematiğinin temeli olarak kabul edilir.

40:23.780 --> 40:27.780
Sümerler astronomide de oldukça ileri bir düzeye ulaşmışlardı.

40:28.360 --> 40:33.380
Ay, yıl, gün hesaplarını günümüzle neredeyse aynı şekilde yapmışlardır.

40:33.380 --> 40:41.960
12 aydan oluşan bir takvime sahip olan Sümerler'in takvimini Antik Mısırlılar, Yunanlılar ve bazı Semitik toplumlar da kullanmıştır.

40:42.540 --> 40:47.300
Bu takvime göre bir yıl kış ve yaz olmak üzere iki mevsimden oluşuyordu.

40:48.180 --> 40:54.260
Yaz mevsimi ilkbahardaki gün dönümünde, kış mevsimi ise sonbahardaki gün dönümünde başlıyordu.

40:54.260 --> 41:07.340
Sümerler, Ziggurat adını verdikleri kulelerde uzayı da incelemişlerdir.

41:07.340 --> 41:13.340
Güneş ve Ay tutulmalarını önceden saftayabildikleri, çeşitli kayıtlarda açıkça görülmektedir.

41:20.240 --> 41:26.120
Sümerler'in bir diğer astronomik bulgusu da pek çok takım yıldızın haritasını çıkarmış olmalarıdır.

41:26.920 --> 41:34.480
Güneş ve Ay'ın yanı sıra Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn'ün de hareketlerini takip edip kaydetmişlerdir.

41:34.480 --> 41:44.340
Günümüzden 5 bin yıl önce Sümerler'in uzayla ilgili yaptıkları bilimsel saptamalar, bugün uzay araçlarından gönderilen görüntülerle de doğrulanmıştır.

41:44.340 --> 42:05.480
Evrimci literatürde sıkça rastlanılan hikayelerden biri, sözde maymunsu varlıkların insana dönüşmesi ve ilk başlarda sözde ilkel olan insanın da belirli bir süreç içerisinde sosyalleşerek gelişmesidir.

42:05.480 --> 42:18.620
Hiçbir bilimsel kanıtı olmamasına rağmen yarı dik yürüdüğü, sadece garip sesler çıkarabildiği iddia edilen mağara adamları tamamen hayal gücüne dayalı bir şekilde defalarca resmedilmiştir.

42:19.640 --> 42:31.840
Ailesiyle birlikte gezerken, ellerindeki kaba aletlerle avlanırken ya da bir ateş başında otururlarken resmedilen sözde ilkel insan canlandırmaları, bu hikayenin en bilinen parçalarıdır.

42:31.840 --> 42:38.680
Oysa insanın maymunsu atalardan tülediği iddiasını destekleyen bir tek bilimsel bulgu dahi yoktur.

42:39.240 --> 42:46.180
Aynı şekilde toplumların ilkelden gelişmişe doğru evrimleştiğini gösteren hiçbir arkeolojik ve tarihsel delil de yoktur.

42:46.860 --> 42:52.440
İnsan var olduğu ilk günden beri insandır ve her dönemde farklı medeniyetler, kültürler inşa etmiştir.

42:52.440 --> 42:58.740
Bu medeniyetlerden bir diğeri, geride bıraktığı izlerle büyük hayranlık uyandıran Maya medeniyetidir.

43:01.840 --> 43:04.640
Mayalar

43:04.640 --> 43:20.840
Matematik uzmanı Mayalar

43:20.840 --> 43:35.580
M.Ö. bin yıllarında Orta Amerika'da diğer toplumlardan oldukça uzakta yaşayan Mayalar, gelişmiş bir medeniyet oluşturmuşlardı.

43:36.160 --> 43:45.580
Mayaların en önemli özelliği ise astronomi ve matematik alanındaki çalışmaları ve oldukça karmaşık yazı dilleriyle bilime öncülük etmiş olmalarıdır.

43:45.580 --> 43:55.380
Bu güne kadar Maya yazısının ancak yüzde otuzluk bir kısmı çözülebildi.

43:55.380 --> 44:01.980
Bu bile Mayaların ne kadar ileri bir bilim seviyesine sahip olduklarını göstermek için yeterlidir.

44:06.380 --> 44:14.440
Mayaların zaman, astronomi ve matematik alanındaki bilgileri kendi dönemlerinin bilgi seviyesinden bin yıl ilerideydi.

44:15.580 --> 44:24.700
Mayaların matematikte kendi çağdaşlarından çok daha gelişmiş rakam sistemleri ve matematik işaretleri vardı.

44:25.500 --> 44:31.820
Sıfır kavramı Avrupalı matematikçilerin keşfetmesinden bin yıl önce Mayalar tarafından kullanılıyordu.

44:32.320 --> 44:41.140
Dünyanın bir yıllık dönüşü hakkındaki hesapları ise bilgisayar icat edilmeden önce yapılan hesaplardan daha kesin ve hatasızdı.

44:45.580 --> 44:59.340
Mayaların kullandıkları HAAP takvimi 365 günden oluşuyordu.

44:59.780 --> 45:04.980
Fakat Mayalar, bir yılın 365 günden biraz daha uzun olduğunu da hesaplamışlardı.

45:04.980 --> 45:17.980
Mayaların hesaplamaları günümüzde kullanılan Gregorian takvimindeki gün hesabıyla neredeyse aynıydı.

45:18.860 --> 45:21.980
Görüldüğü gibi iki rakam arasında çok küçük bir fark bulunmaktadır.

45:23.040 --> 45:29.120
Bu da Mayaların matematik ve astronomi konusundaki uzmanlıklarını gözler önüne seren bir başka delildir.

45:29.120 --> 45:39.680
Mayaların astronomi bilgileri

45:39.680 --> 45:48.120
Mayalardan günümüze gelen ve kodeks olarak isimlendirilen üç kitapta,

45:49.060 --> 45:53.620
Mayaların yaşantılarına ve astronomi ilimlerine dair önemli bilgiler bulunur.

45:53.620 --> 45:59.380
Bu üç kitaptan biri olan Dresden kodeksinde Venüs gezegenine dair bilgiler vardır.

46:03.620 --> 46:10.680
Mayalar, bir Venüs yılını tam doğru olarak yani 583.92 gün olarak hesaplamışlardır.

46:11.280 --> 46:15.480
Daha sonra bu rakama yuvarlayarak 584 gün olarak kabul etmişlerdir.

46:15.480 --> 46:21.160
Aynı kodekste iki sayfa Mars'a, dört sayfa Jüpiter ve uydularına ait bilgilere,

46:21.660 --> 46:24.480
sekiz sayfada Ay'a, Merkür'e ve Satürn'e ayrılmıştır.

46:25.820 --> 46:30.480
Bu sayfalarda bu gezegenlerin Güneş etrafındaki dönüşleri, Güneş'le birlikte hareketleri,

46:31.480 --> 46:38.480
gezegenlerin birbirleriyle ilişkileri, Dünya'yla ilişkileri gibi oldukça karmaşık hesaplamalarla belirlenen bilgileri açıklamışlardır.

46:45.480 --> 46:51.480
Mayalıların astronomi bilgisi,

46:51.940 --> 46:57.480
Venüs yörüngesinin her 6000 yılda bir gün geri alınmasının gerekli olduğunu tespit edecek kadar mükemmeldi.

46:59.020 --> 47:03.480
Böyle bir bilgi birikimini nasıl edindikleri ise halen açıklanamamaktadır.

47:03.480 --> 47:20.760
Günümüzde böyle karmaşık hesaplar ve hassas uzay ölçümleri ancak bilgisayar ve uydu teknolojisinin yardımıyla üstün teknolojiyle donatılmış gözlem merkezlerinde saptanabilmektedir.

47:21.400 --> 47:26.140
Mayalar ise bundan yüzlerce yıl önce bu bilgilere ve hesaplamalara sahiptiler.

47:26.140 --> 47:34.200
Bu durum bir kez daha toplumların sürekli olarak sözde ilkellikten medeniyete doğru ilerledikleri tezini geçersiz kılmaktadır.

47:38.140 --> 47:41.000
Eski Maya şehri Tikal

47:41.000 --> 47:52.740
Tikal, M.Ö. 8. yüzyılda vahşi bir orman arazisi içine kurulmuş en eski Maya şehirlerinden biriydi.

47:52.740 --> 48:01.140
Tikal'de yapılan arkeolojik kazılar ortaya evler, saraylar, piramitler, tapınaklar, toplantı alanları çıkardı.

48:02.460 --> 48:07.740
Dahası tüm bu alanların birbirleriyle yollar aracılığıyla bağlantılı olduğunu gösterdi.

48:14.380 --> 48:22.000
Yaklaşık 300 km uzunluğundaki bu yollar detaylı bir mühendislik çalışması yapıldığını ortaya koyar netelikteydi.

48:22.000 --> 48:29.020
Tüm yollar kırılmış kayalardan yapılmış ve üzerleri açık renk dayanıklı bir tabakayla kaplanmıştı.

48:29.960 --> 48:35.340
Cetverle çizilmiş gibi düzgün bir hatta sahip olan bu yolların nasıl inşa edildikleri,

48:35.780 --> 48:39.420
yollar inşa edilirken mayaların yönlerini nasıl belirledikleri,

48:39.860 --> 48:45.440
hangi araç ve gereçlerden yararlandıkları cevap bekleyen önemli sorulardan bazıları.

48:45.440 --> 48:56.820
Havadan çekilen bazı radar fotoğraflarında şehirde komple bir kanalizasyon sisteminin

48:56.820 --> 49:01.400
ve şehrin her alanını kapsayan bir de sulama sistemi kurulduğu da görüldü.

49:02.080 --> 49:06.980
Ne deniz ne de nehir kenarında bulunan Tikal'de sulamanın gerçekleşebilmesi için

49:06.980 --> 49:10.560
yaklaşık 10 tane dev su deposu inşa edilmişti.

49:16.460 --> 49:21.080
Açık olan gerçek, şehrin çok ince hesaplamalar ve ölçümlerle,

49:21.380 --> 49:26.800
tüm gerekli sistemler düşünülerek uygun araç ve gereçlerin kullanımıyla inşa edildiğidir.

49:26.800 --> 49:32.520
Yeryüzündeki pek çok arkeolojik bulgu ve geçmiş toplumların yaşama alanları incelendiğinde,

49:32.980 --> 49:39.580
gerçekten de bu toplumların çoğunluğunun günümüzdeki bazı toplumlardan dahi ileri bir seviyede yaşadıkları,

49:39.960 --> 49:46.640
inşaat teknolojisinde, astronomide, matematikte, tıpta çok büyük aşamalar kaydettikleri görülür.

49:47.640 --> 49:54.060
Bu da Darwinistlerin, tarihin ve toplumların evrimi masalını bir kez daha geçersiz kılmaktadır.

49:56.800 --> 50:05.260
Sonuç

50:05.260 --> 50:15.480
Sadece küçük bir bölümünü incelediğimiz eski medeniyetlerin her biri,

50:15.480 --> 50:21.560
bizlere tarihte yaşamış olan toplulukların ilkel değil, ileri medeniyetler olduklarını gösteriyor.

50:22.220 --> 50:26.380
Toplumların ilerlemesinde, kültürlerin birbirlerinden olan etkileşimleri

50:26.380 --> 50:31.120
ve nesillerin birbirlerine aktardıkları bilgi birikimi, kuşkusuz önemli bir rol oynar.

50:31.520 --> 50:32.980
Ama bu bir evrimleşme değildir.

50:33.620 --> 50:38.880
Tarihin her döneminde, farklı medeniyet sevilerinde, farklı kültürlere sahip toplumlar yaşamıştır.

50:39.300 --> 50:40.840
Ancak hiçbiri diğerinden evrimleşmemiştir.

50:40.840 --> 50:57.800
Binlerce yıl önce bazı geri medeniyetlerin yaşamış olması, tarihin evrimleştiğini, toplumların ilkelden gelişmişe doğru ilerlediğini gösteren bir durum değildir.

50:57.800 --> 51:06.460
Çünkü bu geri toplumlarla beraber, bilim ve teknolojide ilerlemiş, köklü medeniyetler inşa etmiş, son derece ileri toplumlar da yaşamıştır.

51:06.460 --> 51:15.740
Kur'an-ı Kerim'de, geçmişte yaşamış toplumlardan örnekler verilirken, bunların bazılarının ileri bir medeniyeti inşa etmiş oldukları şöyle haber verilir.

51:15.740 --> 51:21.320
Şeytandan Allah'a sığınırım

51:21.320 --> 51:29.600
Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını bir görsünler.

51:30.180 --> 51:36.940
Onlar, kendilerinden sayıca daha çoktu ve yeryüzünde kuvvet ve eserler bakımından daha üstündüler.

51:38.240 --> 51:43.020
Fakat kazandıkları şeyler, azaba karşı onlara hiçbir şey sağlayamadı.

51:45.740 --> 52:15.720
 

52:15.740 --> 52:45.720
 

