1
00:00:00,180 --> 00:00:07,340
Biz doğduğumuz andan itibaren çevremizde renkli bir dünya görür, rengarenk bir ortamla muhatap oluruz.

2
00:00:07,740 --> 00:00:11,620
Oysa evrende tek bir renk dahi olmadığını biliyor muyunuz?

3
00:00:12,260 --> 00:00:14,100
Renkler beynimizin içinde oluşur.

4
00:00:14,440 --> 00:00:19,160
Dışarıda sadece farklı dalga boylarına sahip elektromanyetik dalgalar vardır.

5
00:00:19,720 --> 00:00:23,440
Gözümüze ulaşan bu farklı dalga boylarındaki enerjidir.

6
00:00:24,020 --> 00:00:26,240
İşte biz buna ışık deriz.

7
00:00:26,240 --> 00:00:31,080
Ancak bu bizim bildiğimiz anlamda parlak, aydınlık bir ışık değildir.

8
00:00:31,480 --> 00:00:33,000
Sadece bir enerjidir.

9
00:00:33,680 --> 00:00:40,000
Beynimiz bu farklı dalga boylarına sahip enerjiyi yorumladığında biz bunları renkler olarak görürüz.

10
00:00:40,420 --> 00:00:47,420
Oysa ne denizler mavi, ne çimenler yeşil, ne toprak kahverengi, ne de meyveler renklidir.

11
00:00:48,020 --> 00:00:51,940
Onlar sadece beynimizde öyle algıladığımız için öyledir.

12
00:00:51,940 --> 00:01:00,420
Bilinç ve beyin konusunda yazdığı kitaplarıyla tanınan Daniel Dennett, renklerin meydana gelişi hakkında şunları söylemektedir.

13
00:01:01,220 --> 00:01:02,420
Dünyada renk yoktur.

14
00:01:02,760 --> 00:01:05,980
Renk sadece bakanın gözünde ve beyninde oluşur.

15
00:01:06,460 --> 00:01:09,800
Nesneler, ışığın farklı dalga boylarını yansıtırlar.

16
00:01:10,180 --> 00:01:12,700
Ancak bu ışık dalgalarının rengi yoktur.

17
00:01:12,940 --> 00:01:19,860
Bu bilimsel gerçeğin daha iyi anlaşılması için renkleri nasıl gördüğümüzü kısaca inceleyelim.

18
00:01:21,940 --> 00:01:29,900
Güneşten gelen ışıklar bir cisme çarptıklarında her cisim ışığı farklı dalga boyunda yansıtır.

19
00:01:30,340 --> 00:01:33,460
Bu farklı dalga boylarındaki ışık göze ulaşır.

20
00:01:33,940 --> 00:01:38,920
Burada ışık olarak bahsedilenin aslında elektromanyetik dalgalar ve fotonlar olduğunu,

21
00:01:39,420 --> 00:01:43,620
bizim tanıdığımız ışığın sadece beynimizde oluştuğunu unutmamak gerekir.

22
00:01:43,620 --> 00:01:49,060
Rengin algılanması gözün retina tabakasındaki koni hücrelerinde başlar.

23
00:01:49,440 --> 00:01:54,800
Retinada ışığın belli dalga boyuna tepki veren 3 ana koni hücre grubu vardır.

24
00:01:55,340 --> 00:02:01,560
Bu hücre gruplarının birincisi kırmızı, ikincisi mavi, üçüncüsü ise yeşil ışığa hassastır.

25
00:02:02,060 --> 00:02:09,220
Bu 3 farklı koni hücresinin farklı oranlarda uyarılmaları sonucunda milyonlarca farklı renk tonu ortaya çıkar.

26
00:02:09,220 --> 00:02:15,460
Ancak ışığın koni hücrelerine ulaşması, renklerin oluşması için yeterli değildir.

27
00:02:19,460 --> 00:02:24,380
Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesinden araştırmacı Jeremy Nathans,

28
00:02:24,740 --> 00:02:28,140
gözdeki hücrelerin renkleri oluşturmadığını şöyle belirtir.

29
00:02:28,880 --> 00:02:34,300
Bir koni hücresinin tek yapabildiği, ışığı yakalayıp yoğunluğu hakkında bilgi vermektir.

30
00:02:34,720 --> 00:02:37,000
Renk hakkında size hiçbir şey söylemez.

31
00:02:37,000 --> 00:02:41,160
Nathans'ın da belirttiği gibi koni hücreleri renkleri oluşturamaz.

32
00:02:41,600 --> 00:02:48,840
Sadece algıladıkları bu renk bilgilerini, sahip oldukları pigmentler sayesinde elektrik sinyallerine dönüştürürler.

33
00:02:49,300 --> 00:02:55,300
Bu hücrelere bağlı olan sinir hücreleri de elektrik sinyallerini beyindeki özel bir bölgeye iletirler.

34
00:02:56,020 --> 00:03:02,220
İşte hayatımız boyunca gördüğümüz rengarenk dünyamızın oluştuğu yer, beyindeki bu özel bölgedir.

35
00:03:07,000 --> 00:03:11,880
Tüm bunlardan anlaşılacağı gibi beynimizin dışında renkler yoktur.

36
00:03:12,220 --> 00:03:13,060
Işık da yoktur.

37
00:03:13,540 --> 00:03:19,060
Sadece elektromanyetik dalgalar veya parçacıklar şeklinde hareket eden bir enerji vardır.

38
00:03:19,660 --> 00:03:22,880
Hem renkler hem de ışık sadece bizim beynimizdedir.

39
00:03:23,240 --> 00:03:27,120
Yani biz bir gülü kırmızı olduğu için kırmızı renkte görmeyiz.

40
00:03:27,120 --> 00:03:35,360
Bizim bir gülü kırmızı görmemizin nedeni, retinamıza çarpan enerjinin beynimiz tarafından kırmızı olarak yorumlanmasıdır.

41
00:03:36,080 --> 00:03:40,220
Renk körlüğü renklerin beynimizde oluştuklarının önemli delillerindendir.

42
00:03:40,900 --> 00:03:45,880
Bilindiği gibi gözdeki retinada oluşan küçük bir bozukluk renk körlüğüne sebep olur.

43
00:03:46,400 --> 00:03:50,120
Bu durumda birçok insan yeşille kırmızıyı birbirinden ayırt edemez.

44
00:03:50,500 --> 00:03:54,480
Bu durumda dışarıdaki nesnenin renkli olup olmaması önemli değildir.

45
00:03:54,480 --> 00:03:59,120
Çünkü biz nesneleri onlar renkli olduklarından dolayı renkli görmeyiz.

46
00:03:59,540 --> 00:04:01,680
Burada varılması gereken sonuç şudur.

47
00:04:02,140 --> 00:04:06,660
Varlıklara yüklediğimiz tüm nitelikler dış dünyada değil beynimizdedir.

48
00:04:07,040 --> 00:04:14,740
Bizler hiçbir zaman algılarımızı aşıp dışarıya ulaşamayacağımız için maddelerin ya da renklerin varlığını da bilemeyiz.

49
00:04:15,240 --> 00:04:19,700
Ünlü düşünür Berkeley de bu gerçeğe şu sözleriyle dikkat çekmektedir.

50
00:04:19,700 --> 00:04:28,380
Kısaca aynı şeyler aynı zamanda bazıları için kırmızı, bazıları için sıcak, başkaları için tam tersi olabiliyorsa,

51
00:04:28,860 --> 00:04:35,160
bu demektir ki biz yanı samaların etkisindeyiz ve şeyler ancak bizim zihnimizde vardır.

52
00:04:35,160 --> 00:04:44,220
Duyma işlemi de aynen görme gibi gerçekleşir.

53
00:04:44,640 --> 00:04:49,840
Diğer bir deyişle, dış dünyaya ait görüntüleri nasıl beynimizin içinde görüyorsak,

54
00:04:50,240 --> 00:04:52,120
sesleri de beynimizin içinde duyarız.

55
00:04:52,600 --> 00:04:58,120
Dış kulak, çevredeki ses dalgalarını kulak kepçesiyle toplayıp orta kulağa iletir.

56
00:04:58,120 --> 00:05:03,400
Orta kulak ise aldığı ses titreşimlerini güçlendirerek iç kulağa aktarır.

57
00:05:03,800 --> 00:05:11,360
İç kulak da bu titreşimleri sesin yoğunluğuna ve sıklığına göre elektrik sinyallerine dönüştürerek beyne gönderir.

58
00:05:11,880 --> 00:05:19,480
Beyinde birkaç konaklamadan sonra mesajlar, son olarak bu sinyallerin işleme koyulup yorumlandığı duyma merkezine iletilirler.

59
00:05:20,020 --> 00:05:24,080
Böylece duyma işlemi de beyindeki duyma merkezinde gerçekleşir.

60
00:05:24,080 --> 00:05:30,920
Dolayısıyla beynimizin dışında sesler değil, ses dalgaları olarak bilinen fiziksel titreşimler vardır.

61
00:05:31,420 --> 00:05:37,340
Bu ses dalgalarının sese dönüştüğü yerse dışarısı veya kulağımız değil, beynimizin içidir.

62
00:05:37,760 --> 00:05:42,320
Yani gören gözlerimiz olmadığı gibi, duyan da kulaklarımız değildir.

63
00:05:42,980 --> 00:05:50,480
En yakın arkadaşınızla sohbet ederken, arkadaşınızın görüntüsünü beyninizde izler, sesini de beyninizin içinde dinlersiniz.

64
00:05:50,480 --> 00:06:00,400
Ve nasıl beyninizdeki görüntü 3 boyutlu, derinlik hissiyle oluşursa, arkadaşınızın sesi de size derinlik hissini onaylayacak şekilde gelir.

65
00:06:00,860 --> 00:06:10,500
Örneğin, arkadaşınızı sizden uzakta görüyorsanız veya arkanızda bir yerde oturuyorsa, sesinin derinden veya arkanızdan geldiğini zannedersiniz.

66
00:06:11,100 --> 00:06:15,480
Oysa, arkadaşınızın sesi ne arkanızda ne de uzağınızdadır.

67
00:06:16,540 --> 00:06:19,480
Arkadaşınızın sesi sizin içinizde, beyninizdedir.

68
00:06:19,480 --> 00:06:20,280
Beyninizdedir.

69
00:06:25,020 --> 00:06:30,700
Algıladığımız her şeyin beynimizde meydana geldiği, bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçektir.

70
00:06:31,200 --> 00:06:38,200
Buna rağmen, insanların çoğu, beynimizin dışında bu görüntülerin asılları olduğunu zan ve iddia ederler.

71
00:06:38,860 --> 00:06:42,380
Bu, hiçbir zaman ispatlayamayacakları bir iddiadır.

72
00:06:42,380 --> 00:06:50,780
Ayrıca, maddeyi dışarıda var zanneseler bile, beynimizin dışında ne ses, ne ışık, ne de renkler bulunmaktadır.

73
00:06:51,220 --> 00:07:00,400
Işık, dışarıda enerji dalgaları veya enerji paketçikleri şeklinde bulunur ve ancak retinaya çarptığında bildiğimiz ışık kavramıyla karşılaşırız.

74
00:07:00,400 --> 00:07:03,200
Benzer şekilde dışarıda ses de yoktur.

75
00:07:03,600 --> 00:07:05,660
Sadece enerji dalgaları vardır.

76
00:07:06,220 --> 00:07:11,320
Bu dalgaların bazıları da kulağımıza ve oradan beynimize geldiğinde ses oluşur.

77
00:07:11,820 --> 00:07:13,200
Dışarıda renk de yoktur.

78
00:07:13,580 --> 00:07:19,080
Renk yoktur derken, insanların aklına siyah, beyaz veya gri bir görüntü gelebilir.

79
00:07:19,080 --> 00:07:21,640
Oysa bunlar da birer renktir.

80
00:07:22,180 --> 00:07:26,920
Beynimizin dışındaki dünyada ise siyah, beyaz, gri dahi yoktur.

81
00:07:27,360 --> 00:07:31,540
Sadece farklı şiddet ve frekanslara sahip enerji dalgaları bulunur.

82
00:07:31,920 --> 00:07:37,740
Bu enerji dalgaları sadece göz hücrelerimiz ve beynimiz aracılığıyla renklere dönüştürülür.

83
00:07:43,400 --> 00:07:48,320
Duyduğunuz sesin aslı konusundaki olağanüstülükler bu kadar da değildir.

84
00:07:48,320 --> 00:07:52,080
Beyin nasıl ışığı geçirmiyorsa sesi de geçirmez.

85
00:07:52,440 --> 00:07:55,880
Yani beyne hiçbir zaman hiçbir ses ulaşmaz.

86
00:07:56,340 --> 00:08:02,240
Dolayısıyla duyduğunuz sesler ne kadar gürültülü de olsa beyninizin içi tamamen sessizdir.

87
00:08:02,660 --> 00:08:07,180
Oysa bütün bu gürültüyü en net testleri beyninizde dinlersiniz.

88
00:08:07,660 --> 00:08:15,700
Öylesine bir netliktir ki bu, sağlıklı bir insan kulağı hiçbir parazit, hiçbir cızırtı olmaksızın her şeyi duyar.

89
00:08:15,700 --> 00:08:25,900
Ses geçirmeyen, derin bir sessizliğin hakim olduğu beyninizde bir orkestanın senfonilerini dinlersiniz, kalabalık bir ortamın tüm gürültüsünü duyarsınız.

90
00:08:26,460 --> 00:08:34,700
Bir yaprağın hışırtısından jet uçaklarının gürültüsüne dek geniş bir frekans ve desibel aralığındaki tüm sesleri algılayabilirsiniz.

91
00:08:34,700 --> 00:08:44,240
Sevdiğiniz bir sanatçının konserine gittiğinizde tüm salonu çınlatan o güçlü ses de aslında beyninizdeki derin sessizliğin içinde oluşur.

92
00:08:44,740 --> 00:08:49,840
Kendi kendinize yüksek sesle şarkı söylediğinizde de bunu yine beyninizde dinlersiniz.

93
00:08:50,420 --> 00:08:58,520
Oysa o anda hassas bir cihazla beyninizin içindeki ses düzeyi ölçülse, burada tamamen sessizliğin hakim olduğu görülecektir.

94
00:08:58,520 --> 00:09:01,160
Bu çok olağanüstü bir durumdur.

95
00:09:04,000 --> 00:09:11,260
Madde vardır diye ısrar edenlerin iddialarını geçersiz kılan bilim dallarından bir diğeri ise kuantum fiziğidir.

96
00:09:11,760 --> 00:09:15,700
Kuantum fiziğinin bize gösterdiği çok önemli bir gerçek vardır.

97
00:09:16,320 --> 00:09:25,440
Materyalistlerin dokunduklarında serptiğini hissettikleri için mutlak bir varlık sandıkları maddenin aslında %99.9'u boşluktur.

98
00:09:25,440 --> 00:09:34,720
20. yüzyılın başlarında İngiliz fizikçi Sir Arthur Eddington, madde bir hayalet gibi boş bir mekan diyerek bu durumu açıklamıştır.

99
00:09:35,360 --> 00:09:43,300
Kısacası insanlar her ne kadar beyinlerinde gördükleri görüntülerin dışarıda asılları var diye ısrar etseler de bu doğru değildir.

100
00:09:43,700 --> 00:09:51,740
Bilimsel bulgular, beynimizin dışında sadece enerji dalgalarının, enerji paketçiklerinin bulunduğunu bizlere göstermektedir.

101
00:09:51,740 --> 00:09:56,580
Beynimizin dışında ne ışık, ne ses, ne de renkler vardır.

102
00:09:57,020 --> 00:10:05,220
Dahası, maddeyi oluşturan atomlar ve atom altı parçacıklar da gerçekte boşluktan meydana gelen enerji kümeleri gibidirler.

103
00:10:05,780 --> 00:10:11,500
Sonuçta bazı insanlar maddeyi var zannetseler bile madde boşluktan oluşmaktadır.

104
00:10:12,180 --> 00:10:17,320
Gerçekte Allah, maddeyi bir görüntü olarak bu özelliklerle yaratmaktadır.

105
00:10:17,320 --> 00:10:24,380
Bu kesin gerçeği bilerek doğru bir bakış açısıyla bakmak tüm insanlar için çok önemli bir konudur.

106
00:10:26,480 --> 00:10:30,320
Bu program Harun Yahya'nın eserlerinden uyarlanmıştır.

