WEBVTT

00:00.000 --> 00:04.620
Allah İçin Sevmek

00:30.000 --> 00:33.420
Müminin hayatının tümü Allah'a adanmıştır.

00:34.000 --> 00:37.820
Allah için yaşar, Allah için çalışır ve Allah için sever.

00:38.660 --> 00:42.100
Allah'ı tanıyan ve O'nun üzerindeki büyük rahmetini gören,

00:42.100 --> 00:47.000
O'nun sayesinde var olduğunu, Allah'ın rahmeti sayesinde yaşadığını

00:47.000 --> 00:51.360
ve sevip hoşlandığı her şeyin Allah'tan geldiğini fark eden mümin,

00:51.860 --> 00:56.340
elbette Allah sevgisinin ve Allah için sevmenin üstünlüğüne ulaşır.

00:56.340 --> 01:02.900
Kur'an'da müminlerle diğer insanlar arasında sevgi yönünde oluşan büyük fark şöyle bildirilmiştir.

01:03.460 --> 01:07.960
İnsanlar içinde Allah'tan başkasını eş ve ortak tutanlar vardır ki,

01:07.960 --> 01:11.120
onlar bunları Allah'ı sever gibi severler.

01:11.720 --> 01:15.480
İman edenlerin ise Allah'a olan sevgileri daha güçlüdür.

01:16.100 --> 01:19.320
Ayette bildirildiği üzere Allah'a ortak koşup,

01:19.680 --> 01:24.420
tümü O'na ait olan özellikleri kendi zihinlerinde başka varlıklara verenler,

01:24.420 --> 01:27.840
bu varlıkları Allah'ı severcesine sevmektedirler.

01:28.560 --> 01:33.560
Bu sevgi, Allah'a ortak koşma, yani şirk üzerine kurulu bir sevgidir.

01:34.280 --> 01:40.880
Var olan her şeyin Allah'a ait ve Allah'tan olduğunu bilen müminler ise en çok Allah'ı severler.

01:41.480 --> 01:45.880
Müminlerin Allah'ı bir ve tek olarak tanımalarından doğan bu büyük fark,

01:46.380 --> 01:50.260
onların sevgi anlayışını diğer insanlardan tümüyle farklı kılar.

01:50.260 --> 01:57.100
Kur'an'da ortak koşanların ise Allah'ın bir ve tek olarak anılmasına dayanamadıkları anlatılır.

01:57.740 --> 02:02.640
Sen, Kur'an'da sadece Rabbini, bir ve tek ilah olarak andığın zaman,

02:03.100 --> 02:06.080
nefretle kaçar vaziyette gerisin geriye giderler.

02:06.740 --> 02:09.180
Müminin farkına vardığı gerçek ise şudur.

02:09.760 --> 02:12.940
Hiçbir şey kendine ait bir güzelliğe sahip değildir.

02:13.540 --> 02:18.880
Her şeyi yaratan Allah'tır ve onlara sahip oldukları özellikleri veren de O'dur.

02:18.880 --> 02:23.500
Bir insan, örneğin kendi yüzünü kendisi tasarlayıp yaratmadığına göre,

02:24.000 --> 02:27.040
o yüzdeki güzellik Allah'a ait bir güzelliktir.

02:27.720 --> 02:32.200
Allah, bu güzelliği yoktan var ettiği insana geçici bir süre vermiştir.

02:32.920 --> 02:40.080
Ahirette bu güzelliği yeniden ve daha mükemmel bir biçimde yaratma gücüne de yalnızca Allah sahiptir.

02:40.080 --> 02:44.900
Güzelliğin gerçek sahibinin kendi zatı olduğunu hatırlatmak için de,

02:45.260 --> 02:50.020
bu varlıkları ölüm ve daha genel bir ölüm olan kıyametle yok edecektir.

02:50.800 --> 02:53.120
Yeniden yaratılış ise ahirettedir.

02:53.780 --> 02:56.960
Bu yüzden, mümin karşılaştığı tüm güzellikleri,

02:57.280 --> 03:02.220
bunların Allah'a ait olduğunu ve aslının ahirette bulunduğunu bilerek sever.

03:02.220 --> 03:10.420
Dolayısıyla, asıl sevgisi, sevdiği her şeyi O'na veren ve onların gerçek sahibi olan Allah'a yöneliktir.

03:11.280 --> 03:16.740
Müminin sahip olduğu ve Allah'a iman üzerine kurulan bu sevginin tam tersine ise,

03:17.140 --> 03:18.840
mümin olmayanlar sahiptir.

03:19.540 --> 03:24.260
Onların sevgisi, Allah'a ortak koşma, şirk temeli üzerine dayalıdır.

03:24.260 --> 03:30.420
Kur'an'da Hazreti İbrahim aleyhisselamın sözleriyle bu tür sevgi şöyle anlatılır.

03:30.920 --> 03:32.020
İbrahim dedi ki,

03:32.580 --> 03:39.780
Siz gerçekten Allah'ı bırakıp, dünya hayatında aranızda bir sevgi bağı olarak putları ilahlar edindiniz.

03:40.440 --> 03:47.000
Sonra kıyamet günü, kiminiz kiminizi inkar edip tanımayacak ve kiminiz kiminize lanet edeceksiniz.

03:47.680 --> 03:51.560
Sizin barınma yeriniz ateştir ve hiçbir yardımcınız yoktur.

03:51.560 --> 03:57.800
Bediüzzaman Said Nursi de bu tür bir sevgiye sahip olanları güzel bir örnekle anlatır.

03:58.460 --> 04:01.380
Bir adam elindeki aynayı güneşe karşı tutar.

04:02.040 --> 04:09.820
O ayna, kendi kapasitesine göre bir ışığı ve yedi rengi içinde barındıran bir aydınlığı, bir yansımayı güneşten alır.

04:10.500 --> 04:13.660
O oranda güneşle bir ilişkisi olur, sohbet eder.

04:13.660 --> 04:20.100
Ve o ışıklı aynayı karanlıkta olan evine veya dam altındaki özel bağına yönlendirse,

04:20.100 --> 04:25.520
güneşin gücü kadar değil, ancak o aynanın gücü kadar ışıktan faydalanabilir.

04:26.260 --> 04:33.720
Oysa diğeri, aynayı bir kenara bırakır, doğrudan doğruya güneşe çıkar, haşmetini görür, büyüklüğünü anlar.

04:34.440 --> 04:37.280
Mü'min, bütün sevgisini Allah'a yöneltir.

04:37.380 --> 04:45.120
Allah'ı sevmek, Allah'ın sıfatlarının yansıdığı varlıkları, bu isimlerin O'na ait olduğunu bilerek sevmektir.

04:50.100 --> 05:20.080
 

