WEBVTT

00:00.000 --> 00:02.260
Gerçek Sevgi Tereddüt Etmez

00:02.260 --> 00:08.580
Allah dünyayı, sonsuz ve gerçek hayat olan ahirete bir hazırlık yeri olarak yaratmıştır.

00:09.200 --> 00:12.240
Aslında her insan dünyada bir cennet eğitimi alır.

00:12.720 --> 00:16.120
Bu eğitimin tek ve en önemli konusuysa sevgidir.

00:16.780 --> 00:26.760
İyilik, tevazu, kalenderlik, fedakarlık, neşe, canlılık, kalite, güzellik, sabır, merhamet ve affedicilik gibi

00:26.760 --> 00:34.240
insanların zevk aldıkları ve kendilerini geliştirmek istedikleri tüm güzel ahlak vasıflarının özü de yine sevgidir.

00:34.980 --> 00:36.500
Sevgi durağın değildir.

00:37.000 --> 00:41.680
Sürekli gelişen, güçlenen, derinleşen ve kalitesi artan bir nimettir.

00:42.460 --> 00:45.420
İnsanların bir kısmının sevgi denilince akıllarına gelen

00:45.420 --> 00:49.340
annesine, babasına, kardeşlerine duyduğu bağlılık,

00:49.880 --> 00:51.920
arkadaşlarıyla geçirdiği iyi vakit,

00:52.440 --> 00:56.420
kedisine, köpeğine ya da diğer evcil hayvanlarına duyduğu merhamet,

00:56.420 --> 01:02.800
aşık olduğunu düşündüğü insanla yaşadığı heyecan gibi duygular şüphesiz sevginin birer parçasıdır.

01:03.340 --> 01:06.720
Ancak gerçek sevgi asla bunlarla sınırlı değildir.

01:07.380 --> 01:12.040
Sevgi, bunların hepsini kapsayan ama tüm bunların çok daha ötesinde olan,

01:12.480 --> 01:16.640
yaşadıkça, hissettikçe değeri ve güzelliği anlaşılan bir kavramdır.

01:16.640 --> 01:25.100
İnsanın her bir hücresine, aklına, vicdanına, tüm tavırlarına ve hayatının her anına yansıyan bir ruh kalitesi,

01:25.420 --> 01:27.600
derinlik, zevk ve güzelliktir.

01:28.360 --> 01:34.820
Allah'ın varlığından, sonsuz güç ve kudretinden, eşsiz büyüklüğünden ve mutlak hakimiyetinden,

01:35.280 --> 01:43.360
nefes kesen sanatından ve benzersiz aklından duyulan sevinç, mutluluk, şükür ve heyecanın en yüksek seviyede yaşanmasıdır.

01:43.360 --> 01:52.040
İnsanın hayatı boyunca kendisini değiştirmek, iyileştirmek ve geliştirmek için gösterdiği çabanın tamamı da aslında sevgidir.

01:52.820 --> 01:58.080
Müminin hayatının her anında yaptığı her şey, Allah'ın kendisinden razı olması,

01:58.560 --> 02:05.520
kendisini beğenmesi, sevmesi ve Allah'a olan hayranlığını, aşkını, bağlılığını göstermesi içindir.

02:05.520 --> 02:12.000
Bu güzel çaba ve gayret, müminin sevgiye verdiği değerin ve gösterdiği özenin bir ifadesidir.

02:12.000 --> 02:19.180
İman eden bir insanın en çok titizleneceği şey, içindeki sevgiyi ve sevgi gücünü sürekli geliştirmektir.

02:19.880 --> 02:26.920
Sevgiyi bilmeyen ya da anlamayan insanların, günlük hayatlarının olağan birer parçası olarak gördükleri şeylerin bir kısmı,

02:27.240 --> 02:34.140
onlar farkında olmasa da aslında onları sevgiden uzaklaştıran ve sevgiyle aralarına set koyan engellerdir.

02:34.140 --> 02:39.360
İnsanlar çoğunlukla çocukluklarından itibaren yetiştikleri aile ortamını,

02:39.360 --> 02:48.720
okulda arkadaş çevrelerinde gördükleri tavırları ve zaman içinde edindikleri alışkanlıkları bir süre sonra kendi kişiliklerinin bir parçası zannederler.

02:49.320 --> 02:57.580
Algılarını, anlayışlarını, konuşmalarını, tepkilerini, hatta ses tonunu ve bakışlarını dahi bu alışkanlıkları şekillendirir.

02:57.580 --> 03:06.540
Bunların her biri, insanın aklının, ruhunun, vicdanının ve en önemlisi de sevgi gücünün üzerinde birer baskı ve engeldir.

03:06.940 --> 03:12.000
Bu engellerin en yaygınlarından biri ise her şeye tereddütle yaklaşmaktır.

03:12.900 --> 03:15.580
Samimi sevgide, tereddüde yer yoktur.

03:15.580 --> 03:27.680
Tereddüt, karar verme, bir eylemde bulunma veya bir fikri benimseme aşamasında yaşanan duraksama, kuşku duyma ve bu nedenle de bir tür arada kalma halidir.

03:28.440 --> 03:37.560
Kişinin yaşadığı bu kararsızlık, tedirginlik, gerginlik, sunilik ve kendini tam olarak huzurlu hissetmeme gibi olumsuzluklarla dışa yansır.

03:37.560 --> 03:44.500
Bu ruh halindeki birinin sevginin derinliğini, konforunu ve huzurunu yaşaması ise mümkün değildir.

03:44.500 --> 03:49.100
İnsanların büyük çoğunluğu aslında hep tereddüt içinde yaşarlar.

03:49.660 --> 03:53.940
En çok da, haşa, Allah'ın varlığı hususunda tereddüt ederler.

03:54.660 --> 04:05.280
Allah'ın varlığına iman ettiğini söyleyenlerin bir kısmı da, haşa, Allah'ın gücünden, her şeye hakim olduğundan ve her şeyi hayırla yarattığından şüphe duyarlar.

04:06.080 --> 04:09.460
Peygamberlerin hak olduğuna da bir türlü kanaat getiremezler.

04:09.460 --> 04:19.780
Kalplerinde hep şüphe vardır ve bu şüphe nedeniyle tam olarak din ahlakını yaşamaya, peygamberin candan dostu ve savunucusu olmaya hep mesafelidirler.

04:20.840 --> 04:23.780
Tereddüt aynı zamanda gelgitli bir haldir.

04:24.460 --> 04:29.500
Bu kişiler çoğu zaman bir şeyin doğruluğunu ve hak olduğunu toptan inkar etmezler.

04:29.500 --> 04:32.140
Aslında için için doğruyu bilirler.

04:32.780 --> 04:41.460
Ancak menfaatleriyle çatışan veya kendi deyimleriyle akıllarına yatmayan konular olduğunda, içlerindeki şüphe ve tereddüt hemen açığa çıkar.

04:42.420 --> 04:49.980
Allah, Kur'an'da insanların bir kısmını samimi, derin, temiz ve berrak imandan uzaklaştıran hususunda,

04:50.440 --> 04:55.140
içlerinden bir türlü atamadıkları tereddütleri ve şüpheleri olduğunu bildirmiştir.

04:55.140 --> 05:04.980
Örneğin, Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem döneminde Müslümanların zorluk, savaş ve çile günlerinde içlerinde kuşku barındıranların,

05:05.440 --> 05:11.560
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem ve sahabe ile birlikte canla başla mücadele etmek yerine,

05:11.920 --> 05:20.280
mücadeleden geri durmak için izin istedikleri, çeşitli bahaneler öne sürerek geride durmayı arzu ettikleri ayette şöyle haber verilmiştir.

05:20.280 --> 05:29.720
Senden, yalnızca Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri kuşkuya kapılıp, kuşkularında kararsızlığa düşenler izin ister.

05:30.380 --> 05:31.780
Tevbe Suresi 45

05:31.780 --> 05:42.220
Bir başka ayette ise, bu tür insanların, Allah'ın, Resulünün ve sahabenin yanında yer alma konusunda bir türlü azimli olamadıkları bildirilmiştir.

05:43.220 --> 05:47.080
Arada bocalayıp dururlar, ne onlarla, ne bunlarla.

05:47.740 --> 05:51.380
Allah kimi saptırırsa, artık sen ona yol bulamazsın.

05:51.380 --> 05:53.820
Nisa Suresi 143

05:53.820 --> 06:01.300
Bu kişiler, beyinlerinde izledikleri görüntünün, yani dünyaya dair her şeyin sahibinin Allah olduğunu,

06:01.300 --> 06:09.020
Allah'ın sonsuz azamet sahibi ve her şeyin tek hakimi olduğunu bir türlü kavrayıp içlerine sindiremedikleri için,

06:09.440 --> 06:15.640
durum ve şartlara göre kimi zaman müminlerin, kimi zaman ise inkârcıların güçlü olduğunu düşünmektedirler.

06:16.180 --> 06:20.560
Bu sebeple de kimin yanında duracakları konusunda sürekli bocalamaktadırlar.

06:20.560 --> 06:23.780
Onlar ki, sizi gözetleyip durmaktadırlar.

06:24.220 --> 06:29.600
Eğer size Allah'tan bir fetih, zafer gelirse, biz sizinle değil miydik, derler.

06:29.600 --> 06:34.260
Yok, eğer kafirler başarıdan bir nasip alırlarsa, bu defa da,

06:34.620 --> 06:38.880
size üstünlük sağlamadık mı, müminlerden sizi korumadık idi, derler.

06:39.440 --> 06:42.660
Artık Allah, kıyamet günü aranızda hükmedecektir.

06:43.200 --> 06:47.340
Allah, kafirlere müminler aleyhine kesinlikle bir yol vermez.

06:47.940 --> 06:49.720
Nisa Suresi 141

06:49.720 --> 06:54.380
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem devrinde bazı kimselerse,

06:54.700 --> 07:00.880
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin vahiyle bildirdiği vaadlerin doğruluğuna bir türlü güvenememişlerdir.

07:01.440 --> 07:05.200
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem ve beraberindeki sahabe,

07:05.560 --> 07:06.660
zafer kazandığında,

07:06.660 --> 07:12.660
galiba doğru söylüyor diye düşünmüş, üzerlerinde zorluk ve baskı ortamı oluştuğundaysa,

07:13.020 --> 07:17.600
yanılmışız, demek ki vaad ettikleri doğru değilmiş tavrı içinde olmuşlardır.

07:18.280 --> 07:19.520
Zorluğu gördüklerinde,

07:19.940 --> 07:25.840
Allah ve Resulü bize boş vaatlerde bulunmuş diyen ve kendi menfaatlerine zarar gelmesin diye,

07:25.840 --> 07:29.880
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemden uzak durmaya çalışan,

07:30.180 --> 07:33.220
bu samimiyetten uzak insanların tavır bozuklukları,

07:33.560 --> 07:35.460
ayetlerde şöyle bildirilmiştir.

07:36.120 --> 07:39.980
O sırada münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar diyorlardı ki,

07:40.420 --> 07:43.720
Allah ve Resulü bize bir aldanıştan başka bir şey vaat etmedi.

07:43.720 --> 07:46.060
Onlardan bir grup da demişti ki,

07:46.440 --> 07:48.000
Ey yatrip Medine halkı!

07:48.280 --> 07:50.020
Artık sizin için kalacak yer yok.

07:50.300 --> 07:50.940
Hemen dönün!

07:51.360 --> 07:52.640
Onlardan bir kesim de,

07:53.020 --> 07:56.860
Gerçekten evlerimiz açıktır diye peygamberden izin istiyorlardı.

07:57.320 --> 07:58.900
Oysa evleri açık değildir.

07:59.280 --> 08:01.680
Onlar yalnızca kaçmak istemektedirler.

08:02.280 --> 08:04.540
Ahzab Suresi 12-13

08:04.540 --> 08:10.800
Allah'ı ve Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemi aşkla seven sahabenin güzel ahlakı,

08:10.800 --> 08:18.000
nesillere örnek olan sadakatleri, cesaretleri ve eşsiz sevgileri ayette şöyle haber verilmiştir.

08:18.580 --> 08:20.860
Müminler ise birlikleri gördükleri zaman,

08:21.360 --> 08:24.180
Bu, bize Allah'ın ve Resulünün vaat ettiğidir.

08:24.640 --> 08:27.260
Allah ve Resulü doğru söylemiştir, dediler.

08:27.700 --> 08:32.200
Ve bu, onların yalnızca imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.

08:32.780 --> 08:34.400
Ahzab Suresi 22

08:34.400 --> 08:40.320
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin nefes kesen güzellikteki ahlakını gördükleri halde,

08:40.320 --> 08:45.820
zayıf imanları nedeniyle ona bir türlü güven duyamayan bu gaflet içindeki insanların,

08:46.240 --> 08:48.560
Kur'an'da haber verilen bir diğer özelliği de,

08:49.040 --> 08:51.280
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin,

08:51.640 --> 08:53.820
haşa kendilerine haksızlık yapacağı,

08:54.140 --> 08:59.920
hak ettikleri değeri vermeyeceği ve onları koruyup kollamayacağı gibi yersiz kuşkulara kapılmalarıdır.

09:00.460 --> 09:02.500
Onların kalplerinde bir hastalık mı var,

09:02.900 --> 09:04.320
yoksa kuşkuya mı kapılıyorlar?

09:04.320 --> 09:09.040
Yoksa Allah'ın ve Resulünün onlara haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar?

09:09.460 --> 09:12.860
Hayır, onlar zalim olanların ta kendileridir.

09:13.360 --> 09:14.700
Nur Suresi 50

09:14.700 --> 09:21.980
Kalbinde bu tip kuşkular ve tereddütler yaşayan insanların sevgiyi yaşamaları ise hiçbir zaman mümkün değildir.

09:22.520 --> 09:27.700
Belki anlık heyecanlar ya da ilgi gördükleri anlarda kısa süreli mutluluklar yaşayabilirler.

09:27.700 --> 09:29.760
Ama bu sevgi değildir.

09:30.320 --> 09:37.640
Sevgi, ahlaka, kişiliğe, karaktere, vicdana, dürüstlüğe ve imana duyulan güven üzerine kuruludur.

09:38.140 --> 09:41.360
Bu insanlar ise menfaatlerinin garanti altına alınmasını,

09:41.760 --> 09:48.200
kendi nefislerinin her koşulda korunmasını ve bencilce sadece kendi taleplerinin karşılanmasını arzular.

09:48.700 --> 09:50.500
Bunlardan emin olmak isterler.

09:50.500 --> 09:58.880
Karşılarındaki kişinin ahlakının yüksekliğine, imanın derinliğine, vicdanlarının temizliğine ve Allah korkusuna bakmazlar.

09:59.300 --> 10:06.900
Çünkü bu güzel değerleri kendilerince afaki bulur, dünyanın geçici değerlerini ve kriterlerini ise somut zannederler.

10:07.380 --> 10:10.820
Hadislerde ve İslami kaynaklarda yer alan bilgilere göre,

10:11.240 --> 10:19.620
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin hanımlarından bazılarının da zaman zaman kuşkucu ve tereddütlü bir tutum sergiledikleri anlaşılmaktadır.

10:19.620 --> 10:21.940
Bu tavır bozukluğunun temelinde,

10:22.300 --> 10:28.160
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin kendilerine olan sevgisinden bir türlü emin olamamaları vardır.

10:28.900 --> 10:34.500
Sürekli yeteri kadar sevilmedikleri ya da kendilerine değer verilmediği şüphesi içinde olmuşlardır.

10:35.060 --> 10:41.500
Oysa onlar, Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin dürüstlüğünü, fedakarlığını, vicdanını,

10:41.960 --> 10:46.880
benzersiz aklını, vefasını ve iyiliğini bizzat müşahede etmişlerdi.

10:46.880 --> 10:51.180
Onun, dünyadan bütünüyle geçerek kendini Allah'a adadığına,

10:51.600 --> 10:58.100
hiçbir dünyevi beklenti taşımadan yalnızca onun rızası için yaşadığına binlerce kez şahit olmuşlardı.

10:58.680 --> 11:03.000
Bir insanın samimiyetine kanaat getirmek için tek bir delil bile yeterliyken,

11:03.540 --> 11:07.500
sevginin ve vefanın bu muazzam tecellilerini görmezden gelmek,

11:07.940 --> 11:11.720
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin sevgisinden şüpheye düşmek,

11:11.720 --> 11:16.500
hem derin bir iman zafiyeti hem de ağır bir ahlak bozukluğudur.

11:17.120 --> 11:23.180
Karşısındaki kişinin derin imanına, temiz vicdanına ve güzel ahlakına şahit olduğu halde,

11:23.600 --> 11:26.000
beni yeterince sevmiyor kuşkusuna kapılmak,

11:26.360 --> 11:33.100
aslında o kişinin zihninde dünyevi kriterlerin, kıyasların ve kaygıların önemli bir yer ettiğini gösterir.

11:33.100 --> 11:40.720
Bu durum, Allah ve ahiret için değil, dünyaya ait meta ve menfaatler için bir beklenti taşımaktan kaynaklanır.

11:41.360 --> 11:45.600
Dünyaya dair bir kayba uğrayacağı korkusu kişinin içini kemirdiğinden,

11:46.020 --> 11:51.980
karşısındakinin güzel ahlakının, sevgisinin ve aklının sunduğu konforu asla hissedemez.

11:52.640 --> 11:55.680
Sürekli bir şeyleri yitiriyor olabileceği endişesiyle yaşar.

11:56.280 --> 12:00.020
Örneğin, gençliğinin ve güzelliğinin harcandığı şüphesine kapılır.

12:00.020 --> 12:04.680
Daha zengin, daha güçlü, daha etkili biriyle bir hayat kurmak varken,

12:05.180 --> 12:07.200
acaba daha azına mı razı olmuştur?

12:07.660 --> 12:10.380
Acaba bir zararda mıdır? diye düşünüp durur.

12:11.000 --> 12:15.600
Gerçekten de, hayatta hep kendisinden daha fazlasına sahip olan biri olacaktır

12:15.600 --> 12:18.480
ve aklı hep elde edemediklerinde kalacaktır.

12:19.100 --> 12:21.460
Bu hastalıklı düşünce içini kemirirken,

12:21.800 --> 12:25.860
ne kendisine saygı duyması, ne çevresindeki insanlara değer vermesi,

12:26.280 --> 12:28.900
ne de samimi olarak birini sevmesi mümkün olmaz.

12:28.900 --> 12:32.360
Halbuki, Allah'ı ve O'nun rızasını seçen,

12:32.720 --> 12:36.580
dünyanın hiçbir nimetiyle kıyaslanamayacak en büyük zenginliğe,

12:36.980 --> 12:39.940
bolluğa, berekete ve iyiliğe kavuşmuştur.

12:40.600 --> 12:47.520
Bu, hiçbir para, ev, araba, güzellik, fiziksel gösteriş ile kıyaslanamayacak bir zenginliktir.

12:48.180 --> 12:52.600
Akıl ancak bu şekilde sağlıklı, vicdan da bu şekilde mutmain olur.

12:52.600 --> 13:00.340
Hırs, bencillik, yüzeysellik ve kofluk, akılda bir dengesizlik, ruhta ise ciddi bir çöküntü oluşturur.

13:00.820 --> 13:07.580
Allah'ın rızasını seçen ise sevgiyi, dolayısıyla gerçek huzuru, mutluluğu ve zenginliği seçmiştir.

13:07.580 --> 13:15.120
Sevgiden daha güzel, daha güçlü, daha konforlu, daha zevkli ve tatmin edici hiçbir güzellik yoktur.

13:15.120 --> 13:20.260
Ne var ki, insanların bir kısmı gerçek sevginin lezzetini hiç tatmadıkları,

13:20.660 --> 13:25.460
bir kısmı da çok yüzeysel düşünüp bir tür şuur kapanıklığı içinde yaşadıklarından,

13:25.900 --> 13:33.500
dünyalarını kendilerince garanti altına almayı, içlerindeki sevgiyi ve ahiretlerini garanti altına almaktan üstün görürler.

13:33.500 --> 13:37.800
Hayatları boyunca da bu yanlış kararlarının acılarını yaşarlar.

13:38.280 --> 13:41.680
Dünyevi beklentiler sevginin önüne geçtiğinde.

13:42.620 --> 13:48.580
Gelecek kaygısı, insanların büyük kısmının tüm hayatını yönlendiren en güçlü duygulardan biridir.

13:49.140 --> 13:56.080
Çoğu kişiye küçük yaşlardan itibaren kendisini kurtarması telkin edilir ve bu kurtuluşun yolları da bellidir.

13:56.640 --> 14:00.800
İyi bir okul okumak, iyi bir evlilik yapmak, iyi bir iş edinmek.

14:00.800 --> 14:09.180
Elbette kaliteli bir eğitim almak, mutlu bir evlilik yapmak ve severek yaptığı bir işi olması her insan için güzel birer nimettir.

14:09.580 --> 14:16.360
Ancak toplumun bazı kesimlerinde iyi ile kastedilen, maksimum maddi menfaat getirecek olanı tercih etmek

14:16.360 --> 14:21.160
ve bu tercihi yaparken ahlaki kriterleri tamamen göz ardı etmektir.

14:21.160 --> 14:27.800
Şaşırtıcı olansa, samimi olarak bir an düşünülse dahi kimsenin kendisine yakıştırmayacağı bu tutum

14:27.800 --> 14:35.860
sanki çok olağan bir şeymiş gibi aileler, akrabalar ve yakın çevre tarafından toplu olarak telkin ve teşvik edilir.

14:36.320 --> 14:41.620
Muhtemelen her insanın ilk duyduğunda yadırgadığı ve itici bulduğu bu yaşam felsefesi

14:41.620 --> 14:46.440
hayatın içine atıldıkça birçok insan tarafından olağan görülmeye başlanır.

14:46.440 --> 14:53.280
Bunu kabullenen insanlar, farkında olmadan kendi elleriyle kendilerini sevgisizliğin içine atmış olurlar.

14:53.720 --> 15:03.320
Ne var ki kazandıklarını düşündükleri ve çok önem verdikleri zenginlik, ün, makam, sosyal çevre gibi unsurları elde etmenin heyecanıyla

15:03.320 --> 15:07.620
içine düştükleri karanlığın büyüklüğünü ilk başlarda anlayamazlar.

15:07.620 --> 15:16.540
Her şeyi elde ettiklerini sandıkları anda aslında her şeyin sahte ve suni olduğu, mutsuz ve tatminsiz bir hayata mahkum olurlar.

15:16.980 --> 15:26.200
Bu çarpık mantığın en dikkat çekici yansıması, söz konusu kişilerin sevgi adına, aslında sevgiyle hiç ilgisi olmayan kriterlere yönelmeleridir.

15:26.680 --> 15:35.060
Örneğin, bir evlilik yapılacaksa önce adayın evini, arabasını, aylık gelirini ve yaşam standartlarını öğrenmekle işe başlarlar.

15:35.060 --> 15:39.020
Adayın ailesiyle sosyal çevresinin maddi durumu incelenir.

15:39.380 --> 15:46.560
Her detayın ince bir hesapla masaya yatırıldığı bu aşamada çoğunlukla göz ardı edilen tek şey kişinin ahlakıdır.

15:47.020 --> 15:59.020
Hatta eğer tüm kriterlere uygun zengin bir aday bulunduysa, ahlakında ciddi sorunlar olduğu görülse de genç daha, zamanla düzelir denilerek bu durum örtülür ve geçiştirilir.

15:59.020 --> 16:05.600
Elbette bir insanın konforlu, refah içinde ve güzel bir yaşam arzusu taşıması meşru bir emeldir.

16:05.940 --> 16:11.480
Ama bu istekler, bir insanın evleneceği kişiyi seçerken tek başına birer kıstas değildir.

16:11.480 --> 16:18.300
Temel ölçü kişinin vicdanı, Allah korkusu, Allah sevgisi ve ahlakının güzelliğidir.

16:18.520 --> 16:32.320
Kişinin merhametine, şefkatine, dürüstlüğüne, sabrına, aklına ve fedakarlığına bakmadan sadece maddi imkanlarına göre bir değerlendirme yapıldığında kaçınılmaz olarak büyük hüsranlarla karşılaşılacağı da açıktır.

16:32.320 --> 16:43.360
Bazı toplumlarda yoğun olarak görülen bu telkinlerin etkisiyle, kimi genç kızların hayalini dünyanın en dürüst, en samimi, en vicdanlı ve en akıllı insanı değil,

16:43.820 --> 16:56.540
lüks markalarla giyinen, son model arabalara binen, seçkin bir semtin gösterişli evlerinden birinde oturup lüks mekanlarda boy gösteren ve kendisine de bu şaşalı hayatı vaat edecek bir eş adayı süsler.

16:56.940 --> 17:00.800
Hatta bu durum kimi dizilerde ve filmlerde açıkça konu edilir.

17:00.800 --> 17:09.320
Genç kız, kısıtlı imkanlar içindeki hayatından kurtulmak ve geleceğini garanti altına almak için varlıklı bir çevrenin içine girmeye çalışır.

17:09.820 --> 17:13.060
Bunun da en kestirme yolu zengin bir eş bulmaktır.

17:13.540 --> 17:19.320
Lüks bir arabası, gösterişli bir saati ve saygın bir mesleği olan kişi hemen ilgisini çeker.

17:19.740 --> 17:27.380
Olabilecek en sevgi dolu, en ilgili, en güzel sözlü ve en bakımlı haliyle bu kişinin dikkatini çekmek için çabalar.

17:27.380 --> 17:37.700
Ancak hedefindeki kişinin hayal ettiği servete sahip olmadığını fark ettiği an ondan soğur, yere göğe sığdıramadığı sevgisi de, ilgisi de bir anda yok olur.

17:38.160 --> 17:43.680
Arzuladığı o şaşalı hayata kavuşana dek vakit kaybetmeden yeni bir aday arayışına koyulur.

17:44.140 --> 17:51.620
Örneğin, ulusal bir kanalda yayınlanan Başkalarının Hayatı adlı dizide bu konu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilmektedir.

17:51.620 --> 18:00.140
Dizinin başrolündeki genç kız, son model lüks bir araca sahip, kolunda pahalı bir saat taşıyan bir doktora hemen ilgi duyup yakınlaşır.

18:00.480 --> 18:14.020
İlk buluşmalarında delikanlının bursla okuduğunu, kolundaki saatin hediye, altındaki aracınsa emanet olduğunu öğrenir öğrenmez, yüzü asılır ve o ana kadar yoğun ilgi gösterdiği delikanlıyı anında tersler.

18:14.020 --> 18:21.400
Daha sonra ikinci bir zengin adaya yönelir. Ancak onun da mal varlığını yitirdiğini öğrenince, onu da bir kalemde siler.

18:21.820 --> 18:30.080
Bu hikaye sadece kurgusal bir dizi senaryosu değil, toplumun bazı kesimlerinde oldukça yaygın olan çarpık bir hayat felsefesidir.

18:30.660 --> 18:35.480
Zenginlikle kendini garanti altına aldığını düşünen kişilerin önemli bir çıkmazı daha vardır.

18:35.480 --> 18:44.900
Her zaman kendisinden daha iyi durumda olan birini görecek ve içindeki neden daha fazlasını elde edemedim hırsı ve kaygısı hiç bitmeyecektir.

18:45.280 --> 18:54.880
Örneğin, geniş bir apartman dairesi ve iyi bir maaşı olan biriyle evlendiyse, villası olan ve kendi işinin patronu olan birini görünce içi daralacaktır.

18:55.120 --> 19:01.680
Şık mağazalardan alışveriş yapan birini bulduysa, yurt dışında özel tasarım giyinen başka biriyle karşılaşacaktır.

19:01.680 --> 19:10.000
Kendisinin sahip olduğu imkanlardan daha fazlasını başkalarında gördüğünde, yanındakine duyduğu o yapay sevgi anında tükenecek,

19:10.380 --> 19:14.940
dolayısıyla kimseyi gerçekten sevemeyecek, kimseyle huzur bulamayacaktır.

19:15.500 --> 19:24.980
Dahası bu kişi ne yaparsa yapsın, Allah'a sığınıp tevekkül etmiyorsa, aslında hiçbir zamanda geleceğini garanti altına alamayacağını da içten içebilir.

19:24.980 --> 19:32.420
Çünkü son nefesine kadar her an hiç ummadığı bir riskle karşılaşabilir ve en korktuğu şey başına gelebilir.

19:33.000 --> 19:38.260
Bu kadar endişe, hırs ve korkuyla yaşayan bir insanın mutlu olması mümkün değildir.

19:38.800 --> 19:46.120
Öte yandan, samimi sevgiyi yaşayan insan ise sadece dünyasını değil, sonsuz hayatını garanti altına almış olur.

19:46.120 --> 19:54.560
Hem dünyada hem ahirette tüm insanların hayalini kurduğu lezzetleri, zevkleri, heyecanları, mutlulukları yaşar.

19:55.300 --> 19:58.480
Evlenmiş olmak için değil, sevgiyi yaşamak için.

19:59.440 --> 20:04.220
Bazı çevrelerde ise kadınların en önemli varlık amacı evlenmek olarak görülür.

20:04.820 --> 20:11.800
Evlenilecek kişinin ahlakı, kişiliği, dünya görüşü, nasıl yaşadığı ve hangi idealleri taşıdığı değil,

20:12.260 --> 20:15.060
sadece ortada evlenecek biri olması önemlidir.

20:15.060 --> 20:21.620
Hatta halk arasında, erkek olsun da çamurdan olsun deyimiyle ifade edilen bu sığ anlayış,

20:21.980 --> 20:25.260
bazı kadınlar tarafından da şaşırtıcı bir şekilde kabul görür.

20:25.920 --> 20:29.280
Bazıları aile evinden kurtulup kendi düzenini kurabilmek,

20:29.720 --> 20:33.300
bazıları farklı bir sosyal hayatın içine girme fırsatı yakalamak,

20:33.720 --> 20:38.780
bazıları da sırf evlendi denilmesi için bir an önce evlenmek arzusu taşırlar.

20:39.020 --> 20:44.380
Kurtuluş olarak gördükleri bu evlilik ise bir süre sonra kendi felaketlerine dönüşür.

20:45.060 --> 20:53.620
Dindarlığına, Allah korkusuna, Allah sevgisine ve güzel ahlakına bakmadan sırf nikah masasına oturmuş olmak adına seçilen kişinin

20:53.620 --> 21:01.260
sevgisiz, anlayışsız, bencil, sinirli, gergin hatta saldırgan yüzüyle karşı karşıya kalırlar.

21:01.260 --> 21:06.440
Ailesinin yanından ayrılıp hayalindeki o özgür düzeni kuracağını zannederken,

21:06.880 --> 21:10.660
acımasız, kaba ve gaddar birinin boyunduruğu altına girerler.

21:11.300 --> 21:14.300
Hatta çoğu zaman kadına şiddet olaylarının temelinde,

21:14.680 --> 21:19.820
kötü ahlaka eğilimli olduğu bile bile seçilen, dindar ve vicdanlı olup olmadığına bakılmadan,

21:20.860 --> 21:24.580
ne olursa olsun evleniyim güdüsüyle yapılan evlilikler yatmaktadır.

21:24.580 --> 21:31.060
Elbette şiddet, özellikle de kadına yönelik olanı hiçbir şekilde kabul edilmesi mümkün olmayan,

21:31.440 --> 21:37.000
en sert hukuki tedbirlerle karşılık görmesi gereken ağır bir suç ve ahlaki çöküştür.

21:37.000 --> 21:43.120
Ancak şiddete eğilimli kişilerin çoğu, karanlık taraflarını daha en başta belli etmektedir.

21:43.740 --> 21:48.240
Saldırgan yapıları konuşmalarından ve tepkilerinden dahi anlaşılabilmektedir.

21:48.780 --> 21:53.640
Buna rağmen, evleneyim, ben onu düzeltirim, zamanla değişir denilerek,

21:53.980 --> 21:57.640
bu tip kişilerle yola devam etmek çok büyük bir basiretsizliktir.

21:58.280 --> 22:02.700
Kimi zamanda modern görünümlü olan erkeklerin sert bir üslubu olsa dahi,

22:02.860 --> 22:04.760
şiddete başvurmayacağı sanılmaktadır.

22:04.760 --> 22:10.880
Oysa görünümü ne olursa olsun, Allah korkusu ve Allah sevgisinden uzak insanlar,

22:11.300 --> 22:15.760
çevrelerindeki herkes için mutlaka bir şekilde mutsuzluk sebebi olmaktadır.

22:16.420 --> 22:22.420
Kadınların kendilerine eş veya arkadaş olarak seçtikleri, yakınlık kurdukları kişileri belirlerken,

22:22.840 --> 22:28.860
o kişinin vicdanını, ahlakını, Allah korkusunu, Allah sevgisini, dürüstlüğünü,

22:29.280 --> 22:33.060
samimiyetini ve fedakarlığını göz önünde bulundurmaları şarttır.

22:33.060 --> 22:36.680
Evlilik konusundaki çarpık yaklaşımlardan biri de,

22:37.140 --> 22:40.920
evleneyim, yürütemezsek boşanırım zihniyetiyle hareket edilmesidir.

22:41.200 --> 22:46.640
En baştan böyle bir yaklaşımla yola çıkıldığında, sevginin hiçbir zaman oluşmayacağı açıktır.

22:47.220 --> 22:49.180
Sevgi de sonsuzluğa niyet edilir.

22:49.600 --> 22:53.080
Olmazsa boşanırız mantığının olduğu yerde, sevgi yoktur.

22:53.080 --> 22:57.820
Müminin sevgideki ölçüsü yüksek ve güzel ahlaktır.

22:58.780 --> 23:06.320
Müminin en önemli vasıflarından biri, aklı, derinliği ve samimiyeti gördüğünde mıknatıs gibi o kişiye çekilmesidir.

23:07.000 --> 23:11.260
Allah, kendisini seven iki ruhu mutlaka birbirine sevdirir.

23:11.260 --> 23:15.420
Allah'ın en güzel vasıflarıyla tecelli ettiği bir insanı,

23:15.600 --> 23:22.640
bir müminin görmezden gelmesi, anlamaması ya da bütün benliğiyle sevmemesi diye bir şey asla söz konusu olamaz.

23:23.300 --> 23:30.440
Böyle değerli bir insan varken, sevgisini, ilgisini, yakınlığını ve dostluğunu başkasına yöneltmesi de mümkün değildir.

23:30.440 --> 23:36.220
Allah'ın en çok tecelli ettiği kulları, müminlerin de en çok sevdiği kimselerdir.

23:36.820 --> 23:44.380
Samimi, dürüst, kalender, tevazu sahibi, mert, cömert, güzel huylu, Allah'a aşık,

23:44.740 --> 23:49.320
yalnız Allah için yaşayan ve dünyadan geçmiş bir dostu ve sevdiği olması,

23:49.780 --> 23:52.060
mümine Allah'ın en büyük ikramıdır.

23:52.260 --> 23:55.640
Allah'ın böylesine değerli bir nimeti nasip etmesi,

23:55.640 --> 24:00.460
müminin en büyük heyecan, sevinç, neşe ve şükür vesilesidir.

24:01.180 --> 24:06.940
Dünyanın tek amacı olan sevgiyi bulan müminin başka bir arayışı, emeli ve arzusu olmaz.

24:07.600 --> 24:12.720
Onun tek gayreti, bu sevgiyi daha da kaliteli, daha da güçlü, daha da derin,

24:13.020 --> 24:17.540
daha da tutkulu, daha da samimi ve tamamen adanmış olarak yaşamak olur.

24:17.540 --> 24:20.900
O yüzden sevgisine ve sevdiğine kenetlenir.

24:21.420 --> 24:25.440
Aklı, kalbi, ruhu ve zihni yalnız sevdiği iledir.

24:26.300 --> 24:30.560
Mümin kadınların iffetinin güzelliği ve asaleti de bu ruhtan kaynaklanır.

24:31.200 --> 24:34.980
Cennette mümin kadınların da en dikkat çekici özelliklerinden biri,

24:35.360 --> 24:39.000
büyük bir tutkuyla yalnızca eşlerine yönelmiş olmalarıdır.

24:39.680 --> 24:44.520
Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş, iri gözlü kadınlar vardır.

24:44.520 --> 24:49.780
Sanki onlar saklı tutulmuş, gün yüzü görmemiş, yumurta gibidirler.

24:50.320 --> 24:52.740
Saffat Suresi 48-49

24:52.740 --> 24:57.460
Orada bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş kadınlar vardır ki,

24:57.900 --> 25:01.800
bunlardan önce onlara ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.

25:01.800 --> 25:03.960
Rahman Suresi 56

25:03.960 --> 25:11.260
Mümin kadınları güzel kılan da bu yüksek ahlakları, iffetleri ve sevgilerini korumadaki titizlikleridir.

25:12.080 --> 25:15.340
Orada huyları güzel, yüzleri güzel kadınlar vardır.

25:15.960 --> 25:17.460
Rahman Suresi 70

25:17.460 --> 25:21.920
Allah'ın cennet kadınları için överek bildirdiği bu güzellik,

25:22.220 --> 25:26.700
kadınların yalnızca bir kişiyi sevecek şekilde yaratılmış olduklarını göstermektedir.

25:27.360 --> 25:30.320
Dizilerde ve filmlerde de zaman zaman konu edildiği gibi,

25:30.760 --> 25:34.940
aksinde yani birden fazla erkekle gönül ilişkisi yaşayan kadınlarda,

25:35.360 --> 25:37.880
sevgi duyarlılığı tamamen ortadan kalkmaktadır.

25:38.060 --> 25:44.760
Allah, kadının iffetli, kendini koruyan ve vakur olmasını sevginin temel şartı olarak yaratmıştır.

25:44.760 --> 25:49.900
Bu sınırları hafife alan, bundan bir şey olmaz mantığıyla hareket edildiğinde ise,

25:50.340 --> 25:54.140
Allah o kadınların tüm sevgi güçlerini ortadan kaldırmaktadır.

25:54.620 --> 25:57.560
Kırılmış bir bardağın dolması nasıl mümkün değilse,

25:58.000 --> 26:03.440
bir taraftan su doldurulurken bir taraftan sürekli bardağın boşalması nasıl kaçınılmazsa,

26:03.820 --> 26:07.280
iffet ve vakardan uzaklaşan kadınların da içi boşalmakta,

26:07.680 --> 26:13.760
sevgiyi yaşama, sevgiden etkilenme, coşkuyla ve tutkuyla sevme güçleri tümüyle yok olmaktadır.

26:14.760 --> 26:17.920
Allah'a teslimiyetle gelen gerçek sevgi

26:17.920 --> 26:23.440
Müminin yaptığı tüm işlerin, bütün hayır ve güzel davranışların tek amacı,

26:23.860 --> 26:25.500
Allah'ın sevgisini kazanmak,

26:25.940 --> 26:30.360
onun kendisine lütfetmesini umduğu sevgiyi en yüksek seviyede yaşamaktır.

26:31.080 --> 26:32.740
İman, Allah'a güvenmek,

26:33.140 --> 26:39.320
Allah'ın muhteşem aklı, hikmeti, sanatı, sevgisi, merhametinden emin olmaktır.

26:39.320 --> 26:44.600
Allah'ın yarattığı her şeyin hayır olduğuna duyulan sınırsız bir itimattır.

26:45.220 --> 26:48.760
Allah sevgisi, ona tüm benliğiyle güvenmek demektir.

26:49.360 --> 26:56.320
Kendisini Allah'a, yaşanan her şeyin mutlaka güzellik, kazanç ve iyilik getireceğini bilerek teslim etmektir.

26:56.960 --> 26:59.300
Bu teslimiyet olmadan sevgi olmaz.

26:59.300 --> 27:08.880
Müminin bu teslimiyeti, Allah'ın rızasının en fazlasını isteyerek ve Allah'ın güzel tecellilerini görerek sevdiği kişiye de yansır.

27:09.580 --> 27:11.180
Allah sonsuz büyüktür.

27:11.660 --> 27:15.060
Yarattığı her detay hayırlı, güzel ve iyidir.

27:15.200 --> 27:24.000
Mümin, Allah'ın sevgisinden, merhametinden, gücünden, kudretinden, adaletinden ve mutlak hakimiyetinden razıdır.

27:24.640 --> 27:27.240
Bu nedenle de müminin aklı berraktır.

27:27.240 --> 27:35.860
Yersiz şüpheler, anlamsız kuşkular ve yorucu bir tereddüt haliyle asla vicdanını, ruhunu ve sevgisini kirletmez.

27:36.560 --> 27:41.720
Allah'ın sonsuz güç, kuvvet ve kudretine teslim olmanın konforu içinde yaşar.

27:41.960 --> 27:52.340
Yaptığı her işte, attığı her adımda, aldığı her nefeste, konuşmasında, bakışında ve sözlerinde her zaman Allah'ın rızasının en çoğu,

27:52.640 --> 27:56.860
yani Allah'ın en seveceğini umduğu üstün bir ahlakı yansıtır.

27:57.240 --> 28:01.420
Onda her an nezih, asil ve mutmain bir hal hakimdir.

28:02.080 --> 28:06.760
Gafletle ve dünyevi beklentilerle insanın kendisini sevgiden uzaklaştırması,

28:07.240 --> 28:09.100
sevginin kıymetini anlayamaması,

28:09.100 --> 28:15.560
kendisini daha çok sevecek ve sevilecek şekilde geliştirememesi ise maddi manevi bir felakettir.

