1
00:00:00,000 --> 00:00:02,040
Her koşulda aynı insan olmak

2
00:00:02,040 --> 00:00:08,040
Kur'an'a bağlı bir Müslüman ile sıradan bir insan arasındaki en belirgin farklardan biri,

3
00:00:08,460 --> 00:00:11,620
Müslüman'ın her koşulda asil bir karakter sergilemesi,

4
00:00:12,220 --> 00:00:16,280
menfaatleriyle çatışan durumlarda dahi güzel ahlaktan ayrılmamasıdır.

5
00:00:16,980 --> 00:00:19,800
Allah'a aşkla bağlı olan bir Müslüman'ın tavırları,

6
00:00:20,180 --> 00:00:25,800
içinde bulunduğu şartlara, elde edeceği kazançlara veya karşılaşacağı kayıplara göre değişmez.

7
00:00:25,800 --> 00:00:32,260
Gerçek dindar, yalnızca işleri yolundayken değil, zorlandığında, haksızlığa uğradığında,

8
00:00:32,660 --> 00:00:38,320
çıkarları zarar gördüğünde ve çeşitli imtihanlarla karşılaştığında da aynı güzel ahlakı korur.

9
00:00:39,080 --> 00:00:45,920
Çıkarlarına hiçbir şekilde dokunulmadığında güler yüzlü, sevecen, anlayışlı ve yardımsever görünen bir insan,

10
00:00:45,920 --> 00:00:53,300
Kur'an ahlakıyla ahlaklanmamışsa, menfaatlerine en küçük bir zarar geldiğinde tanınmayacak kadar değişebilmektedir.

11
00:00:53,300 --> 00:01:01,960
Daha önce gösterdiği nezaketin yerini öfke, anlayışın yerini tahammülsüzlük, yardımseverliğin yerini bencillik alabilmektedir.

12
00:01:02,700 --> 00:01:09,660
Hatta kimi insanlar, çok küçük bir çıkar kaybı karşısında bile bütün insani değerlerini bir kenara bırakabilmektedir.

13
00:01:09,660 --> 00:01:17,020
Bu durum, sergilenen güzel davranışların sağlam bir ahlaki temele değil, kişisel çıkarlara dayandığını gösterir.

14
00:01:17,020 --> 00:01:24,040
Oysa Kur'an ahlakını taşıyan bir insan, zor anlarda da, rahat zamanlarda da aynı karakteri sergiler.

15
00:01:24,680 --> 00:01:30,040
İçinde bulunduğu durum güçleştiğinde de, işleri yolunda gittiğinde de güzel ahlaktan ayrılmaz.

16
00:01:30,740 --> 00:01:33,340
Darlıkta da, zenginlikte de aynı kişidir.

17
00:01:34,020 --> 00:01:37,940
Güçlü olduğunda da, zayıf bir konumdayken de davranışları değişmez.

18
00:01:37,940 --> 00:01:41,960
Her iki durumda da, Allah'ın yarattığı kaderden razıdır.

19
00:01:42,700 --> 00:01:48,600
İstediği bir şeye sahip olduğunda da, sahip olamadığında da aynı samimiyetle Allah'a şükreder.

20
00:01:49,280 --> 00:01:51,560
Her şartta mutlu ve mutmain olur.

21
00:01:52,260 --> 00:02:00,000
Onun için önemli olan, Allah ile arasındaki bağı, yakınlığı ve dostluğu korumak ve bu bağı her daim güçlendirmektir.

22
00:02:00,760 --> 00:02:07,100
Önceliği, dünya nimetlerinin mükemmel olması değil, Allah'a kulluğunu en güzel şekilde yerine getirmektir.

23
00:02:07,100 --> 00:02:13,700
Bu nedenle, gerçek güzel ahlak, insanın yalnızca iyi şartlarda nasıl davrandığıyla ölçülemez.

24
00:02:14,340 --> 00:02:19,100
Asıl ölçü, çıkarlarıyla inandığı değerler çatıştığında nasıl davrandığıdır.

25
00:02:19,800 --> 00:02:22,840
İnsan, kendisine iyilik yapanlara karşı nazik olabilir.

26
00:02:23,480 --> 00:02:25,820
Kendisine fayda sağlayan insanları sevebilir.

27
00:02:26,240 --> 00:02:27,420
Onlara yardımcı olabilir.

28
00:02:28,200 --> 00:02:31,860
Ancak kendisine haksızlık yapanlara karşı adaletli davranabilmek,

29
00:02:31,860 --> 00:02:38,820
kendisini zarara uğratanlara karşı bile ahlakını koruyabilmek ve hiçbir karşılık beklemeden iyilik yapabilmek,

30
00:02:39,140 --> 00:02:41,320
gerçek güzel karakterin göstergesidir.

31
00:02:42,080 --> 00:02:47,160
Kur'an, gerçek anlamda güzel ahlakın nasıl olması gerektiğini açıkça ortaya koyar.

32
00:02:47,320 --> 00:02:49,820
Örneğin, Maide Suresi 8. Ayet,

33
00:02:49,820 --> 00:02:56,180
Bir topluluğa duyulan öfkenin insanları adaletsizliğe sürüklememesi konusunda önemli bir yol gösterir.

34
00:02:56,460 --> 00:02:57,720
Ey iman edenler!

35
00:02:58,240 --> 00:03:02,700
Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun.

36
00:03:03,280 --> 00:03:07,280
Bir topluluğa duyduğunuz kin sizi adaletsiz davranmaya itmesin.

37
00:03:07,820 --> 00:03:08,640
Adaletli olun.

38
00:03:09,100 --> 00:03:10,880
Bu, takvaya daha uygundur.

39
00:03:11,440 --> 00:03:12,500
Allah'tan korkun.

40
00:03:13,000 --> 00:03:15,940
Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

41
00:03:15,940 --> 00:03:17,820
Maide Suresi 8.

42
00:03:18,420 --> 00:03:26,240
Bir başka ayette, kişinin kendi aleyhine, anne babasının veya yakınlarının aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutması emredilir.

43
00:03:26,600 --> 00:03:27,840
Ey iman edenler!

44
00:03:28,340 --> 00:03:33,680
Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutun.

45
00:03:34,160 --> 00:03:36,420
Allah için şahitlik eden kimseler olun.

46
00:03:37,060 --> 00:03:42,080
İnsanlar zengin olsunlar, yoksul olsunlar, Allah onlara sizden daha yakındır.

47
00:03:42,080 --> 00:03:46,200
Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın.

48
00:03:46,800 --> 00:03:54,820
Eğer adaletten sapar veya üzerinize düşeni yapmaktan geri durursanız, bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.

49
00:03:55,300 --> 00:03:56,900
Nisa Suresi 135.

50
00:03:56,900 --> 00:04:05,360
Bir diğer ayette ise, insanın elinden çıkan şeyler için aşırı üzülmemesi ve kendisine verilen nimetlerle şımarmaması bildirilir.

51
00:04:05,920 --> 00:04:12,560
Bu da, müminin hem kayıplar hem de kazançlar karşısında dengeli bir karakter sergilemesi gerektiğini ortaya koyar.

52
00:04:13,220 --> 00:04:19,460
İnsan sahip olduklarıyla kibirlenmemeli, kaybettikleriyle de ahlakını ve kişiliğini değiştirmemelidir.

53
00:04:19,460 --> 00:04:26,420
Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye böyle yaptık.

54
00:04:26,940 --> 00:04:30,860
Çünkü Allah, kendini beğenip övünen hiçbir kimseyi sevmez.

55
00:04:31,140 --> 00:04:32,680
Hadid Suresi 23.

56
00:04:33,200 --> 00:04:38,480
Peygamberler, her konuda olduğu gibi bu konuda da müminler için en güzel örneklerdir.

57
00:04:38,480 --> 00:04:48,260
En ağır baskılarla, zorluklarla ve tehditlerle karşılaşmış, her koşulda Allah'a yüksek bir bağlılık ve üstün bir ahlakla hareket etmişlerdir.

58
00:04:48,260 --> 00:04:55,880
Örneğin, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, kendisine düşmanlık edenlere karşı güzel ahlakıyla davranmış,

59
00:04:56,380 --> 00:05:04,080
Mekke'nin fethinde kendisine ve Müslümanlara yıllarca eziyet eden insanlar üzerinde üstünlük sağladığında intikam yolunu seçmemiştir.

60
00:05:04,760 --> 00:05:12,680
Peygamberimizin sallallahu aleyhi ve sellem, Allah'ın rahmeti sayesinde insanlara yumuşak davrandığı Kur'an'da şöyle bildirilmiştir.

61
00:05:13,220 --> 00:05:17,320
Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın.

62
00:05:17,320 --> 00:05:22,880
Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi.

63
00:05:23,580 --> 00:05:24,720
Artık onları affet.

64
00:05:25,220 --> 00:05:27,180
Onlar için Allah'tan bağışlama dile.

65
00:05:27,880 --> 00:05:29,940
İş konusunda onlarla müşavere et.

66
00:05:30,600 --> 00:05:34,520
Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah'a tevekkül et.

67
00:05:35,160 --> 00:05:37,800
Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.

68
00:05:38,320 --> 00:05:40,520
Ali İmran Suresi 159

69
00:05:40,520 --> 00:05:48,680
Bu ayetler, peygamber ahlakının inançta ve ibadette olduğu gibi, insanlarla ilişkilerde de ne kadar üstün olduğunu gösterir.

70
00:05:49,380 --> 00:05:59,840
Hz. Yusuf da kendisine yıllarca kötülük yapan ve hayatında büyük acılara neden olan kardeşleri karşısında üstün konuma geldiğinde intikam almamış, onları affetmiştir.

71
00:05:59,840 --> 00:06:07,240
Yusuf Suresi 92. ayette kardeşlerine, bugün size kınama yok diyerek merhamet göstermiştir.

72
00:06:07,880 --> 00:06:10,580
Yusuf dedi ki, bugün size kınama yok.

73
00:06:11,120 --> 00:06:12,440
Allah sizi affetsin.

74
00:06:12,960 --> 00:06:15,700
O, merhametlilerin en merhametlisidir.

75
00:06:16,220 --> 00:06:17,740
Yusuf Suresi 92

76
00:06:17,740 --> 00:06:27,180
Güçsüz konumdayken sabreden, güç sahibi olduğunda da şefkat ve merhametten ayrılmayan Hz. Yusuf, müminler için güzel bir örnek sergilemiştir.

77
00:06:27,900 --> 00:06:29,320
Bu dünya gelip geçicidir.

78
00:06:29,840 --> 00:06:34,420
İnsan er ya da geç ölümle karşılaşacak ve Allah'ın huzuruna çıkacaktır.

79
00:06:35,040 --> 00:06:39,780
Önemli olan, ahirete Allah'ın razı olacağı güzel davranışlarla gidebilmektir.

80
00:06:39,780 --> 00:06:50,860
Bunun sırrı ise, Allah'a bütün kalbiyle, aşkla bağlı olmak, her şeyden çok O'na yakın olmayı arzulamak ve hayatını Allah sevgisi doğrultusunda yaşamaktır.

81
00:06:51,560 --> 00:06:59,560
İnsan, Allah'a böyle bir bağlılıkla yöneldiğinde, güzel ahlak O'nun karakterine yerleşecek ve her koşulda davranışlarına yansıyacaktır.

82
00:06:59,560 --> 00:07:13,080
Bollukta da, darlıkta da, güçlüyken de, güçsüzken de, kazandığında da, kaybettiğinde de Allah'a bağlılığını ve güzel ahlakını kaybetmeyen insan, sapasağlam bir yolda, peygamberlerin izinde ilerler.

83
00:07:13,080 --> 00:07:23,740
Allah'a bütün kalbiyle bağlanan, O'nun hoşnutluğunu her şeyin üzerinde tutan ve bu bağlılığını güzel ahlakıyla ortaya koyan kişi, her koşulda asil bir kul olur.

84
00:07:23,740 --> 00:07:30,240
Dünya değişse de, şartlar değişse de, O'nun Allah'a olan bağlılığı ve güzel ahlakı değişmez.

85
00:07:30,660 --> 00:07:37,580
İşte her koşulda aynı insan olmak, şartlar ne olursa olsun imanın gerektirdiği davranışlardan ayrılmamaktır.

86
00:07:38,060 --> 00:07:41,660
Gerçek asalet, gerçek güç ve gerçek kulluk budur.

