WEBVTT

00:00.000 --> 00:01.000
MUZIEK

00:01.000 --> 00:18.780
Kuzey Amerika'nın batı kıyılarındaki nehirlerde dünyanın en ilginç göçmenlerinden biri yaşar.

00:19.960 --> 00:25.520
Bunlar türlü zorluklara göğüs gererek nehirler ve vadiler aşan somon balıklarıdır.

00:30.000 --> 00:43.020
Somon balıklarının yaşamı annelerinin sığ bir akarsuya bıraktığı yumurtalarla başlar.

00:50.020 --> 00:57.480
Büyüyen yavruların ilk yemeği yumurtalarının içine özel olarak yerleştirilmiş olan besleyici keselerdir.

01:00.000 --> 01:05.880
Birkaç hafta sonra ise akarsuyun içinde kendilerine yiyecek arayacak büyüklüğe ulaşırlar.

01:07.000 --> 01:14.380
Yaklaşık bir yıl boyunca akarsuyun içinde yaşamayı sürdürürler ve bu arada giderek büyürler.

01:21.660 --> 01:26.880
Somonlar hem tatlı hem de tuzlu suda yaşayabilecek bir yapıda yaratılmışlardır.

01:26.880 --> 01:32.000
Bu yaratılışın amacı ise balığın yapacağı mucize yolculukta gizlidir.

01:34.500 --> 01:40.180
Bir bahar sabahı binlerce somon nehir yatağı boyunca göç etmeye başlar.

01:56.880 --> 02:01.780
Haftalar sürecek olan bu yolculuklarının sonunda varacakları hedef ise görkemlidir.

02:02.200 --> 02:03.220
Pasifik okyanusu.

02:03.220 --> 02:19.920
Okyanusa varır varmaz somonların genetik mekanizması vücutlarında yapısal bir değişiklik oluşturur ve balık tuzlu suda yaşayacak hale gelir.

02:19.920 --> 02:28.280
Sonraki bir veya dört yıllık süre boyunca okyanusta dev mesafeler kat edeceklerdir.

02:29.280 --> 02:37.000
Amerika kıyılarından çıkıp Alaska'nın yanından geçerler ve Japonya'ya doğru geniş bir yay çizip geri dönerler.

02:37.000 --> 02:52.100
Yolculuk sonucunda somonlar olgunlaşmış ve hayatlarının en son ve zorlu yolculuğuna hazır hale gelmişlerdir.

02:52.620 --> 02:56.720
Evlerine yani doğdukları akarsu yatağına geri döneceklerdir.

02:56.720 --> 03:07.720
Yıllar önce denize varmak için geçtikleri nehir yatağında şimdi tam ters yönde yani akıntıya karşı yüzmeye başlarlar.

03:12.140 --> 03:14.920
Karşılarına çıkan hiçbir engel onları yıldırmaz.

03:16.640 --> 03:22.640
Şelalelerle karşılaştıklarında suyun içinden yukarı zıplayarak yollarına devam ederler.

03:22.640 --> 03:26.440
Üç metrelik engelleri dahi zıplayarak aşabilirler.

03:26.720 --> 03:51.360
Kimi zaman 3200 kilometreyi bulan yolculuklarını kararlılıkla sürdürürler.

03:51.360 --> 03:58.280
Tüm bu yolculuk boyunca hiçbir şey yemez, önceden denizdeyken depo ettikleri enerjiyi kullanırlar.

03:58.740 --> 04:07.180
Ve sonunda yıllar önce dünyaya geldikleri nehir yatağına hiç şaşmadan varır ve orada yumurtalarını bırakırlar.

04:10.400 --> 04:11.360
Görevlerini tamamlamışlardır.

04:12.380 --> 04:14.280
Kısa bir süre sonra ölürler.

04:14.280 --> 04:27.860
Somonların bu yolculuğu doğadaki en şaşırtıcı olaylardan biridir.

04:27.860 --> 04:37.860
Binlerce somon balığı yıllarca denizde yaşadıktan sonra doğdukları akarsu yatağını nasıl bulmaktadır?

04:37.860 --> 04:47.740
Bunun için önce Dev Pasifik Okyanusu'na açılan binlerce akarsudan kendilerininkini bulmaları gerekir.

04:47.740 --> 05:04.380
Sonra da bu akarsu boyunca hiç şaşmadan yüzmeleri, akarsu kendi içinde defalarca kollara ayrılmasına rağmen her yol ayrımında doğru kararı verip doğru yöne gitmeleri gerekir.

05:07.980 --> 05:11.740
Somonlar imkansız gibi görünen bu işi başarmaktadırlar.

05:12.740 --> 05:14.520
Peki nasıl ve neden?

05:14.520 --> 05:18.860
Önce nasıl sorusunun cevabına bakalım.

05:30.480 --> 05:37.980
Araştırmalar somonların bu yolculuğu yerine getirmeleri için özel bir duyu sistemiyle yaratıldıklarını göstermektedir.

05:37.980 --> 05:44.980
Okyanuslarda yönlerini bulmak için dünyanın manyetik alanını algılayan doğal pusulalarla yaratılmışlardır.

05:46.340 --> 05:51.200
Bu sayede Pasifik'in dev suları içinde yönlerini hata yapmadan bulurlar.

05:51.200 --> 06:06.020
Ancak asıl mesele somonların kendi doğdukları akarsu yatağını nasıl buldukları sorusudur.

06:06.760 --> 06:10.520
Bu, doğal pusuladan çok daha farklı bir sistem gerektirir.

06:10.520 --> 06:21.520
Bu konuda yapılan araştırmalar somonların dünyanın en hassas koku alma organıyla yaratıldıklarını ve doğdukları akarsuyu kokusunu izleyerek bulduklarını göstermektedir.

06:21.520 --> 06:31.840
Akarsuların kendilerine has bir kokuları olabileceğini pek tahmin etmeyiz.

06:32.240 --> 06:38.360
Ancak gerçekte, dünya üzerindeki her akarsuyun kendine özgü bir kimyasal bileşimi vardır.

06:38.980 --> 06:45.520
Bu bileşimlerin arasındaki farklar çoğu zaman o kadar küçüktür ki hemen hiçbir canlı tarafından algılanmaz.

06:47.460 --> 06:48.700
Somonlar hariç.

06:51.520 --> 07:08.440
Somonların yön bulma yeteneklerini gözler önüne seren en ilginç olaylardan biri,

07:08.820 --> 07:13.200
Kuzey Kaliforniya'daki Preyrikirik Balık Yetiştirme Çiftliği'nde yaşandı.

07:13.760 --> 07:18.540
Bu çiftlikte yapılan bir keşif, inanılmaz bir göç macerasını ortaya çıkardı.

07:18.540 --> 07:25.960
1964 yılının 2 Aralık gününde, çiftliğin balık üretme havuzlarından birinde,

07:26.380 --> 07:32.200
diğer yüzlerce yavru balığın arasında yüzen 2 yaşına varmış büyükçe bir somon balığı bulundu.

07:32.840 --> 07:39.480
Balığın arka yüzgecinde, Preyrikirik Balık Yetiştirme Çiftliği'nin özel metal klipsinin izi vardı.

07:39.480 --> 07:52.640
Bu durum, bu balığın bundan 2 yıl önce bu çiftlikte yetiştirilen, sonra da okyanusa bırakılan somonlardan biri olduğunu gösteriyordu.

07:53.140 --> 07:59.060
Ama balık, okyanustan geri dönerek çiftliğin kapalı havuzuna nasıl girmiş olabilirdi?

07:59.060 --> 08:03.360
Bu konuda fikir veren bir ayrıntı vardı.

08:03.840 --> 08:11.360
Havuzun fazla sularının boşalması için kullanılan kanala açılan ve metal bir ızgarayla kapalı olan kutunun kapağı kırıktı.

08:12.860 --> 08:21.900
Acaba balık, doğduğu yere geri dönebilmek için, çiftliğin su kanallarına girmiş ve sonra da bu kutunun kapağını kırıp havuza mı ulaşmıştı?

08:21.900 --> 08:27.640
Olayın bundan başka bir açıklaması yoktu.

08:28.060 --> 08:35.020
Ama balığın okyanustan bu havuza kadar açması gereken yol düşünüldüğünde, bu imkansız gibi görünüyordu.

08:38.960 --> 08:48.580
Somonun doğduğu çiftliğe dönebilmesi için, yolculuğuna bu noktadan, yani Redwood Creek Nehri'nin okyanusa kavuştuğu yerden başlaması gerekiyordu.

08:48.580 --> 08:57.660
Balık daha sonra akıntıya karşı 5 kilometre yüzecek ve ilk yol ayrımına gelecekti.

08:58.360 --> 09:06.580
Bu yol ayrımında doğru kararı verip kuzeye yönelecek, ancak bir süre sonra daha zorlu bir yol ayrımına gelecekti.

09:11.740 --> 09:17.240
Çünkü bu yol ayrımında somon için birbirine çok benzer iki sinyal vardı.

09:17.240 --> 09:23.660
Somonun dünyaya geldiği balık çiftliği, yol ayrımının tam ortasında yer alıyordu.

09:24.260 --> 09:27.240
İlk akla gelen seçim, somonun sağ tarafa gitmesiydi.

09:28.320 --> 09:30.240
Çünkü çiftliğin suları sağ taraftan akıyordu.

09:31.400 --> 09:37.680
Ama nedense, sol tarafı seçti ve doğduğu çiftliğe arka taraftan yaklaşmaya başladı.

09:37.680 --> 09:46.680
Bu şaşırtıcı kararın nedeni, bölgeden geçen otoyolun altında gizliydi.

09:50.680 --> 09:56.840
Otoyolun altında, balık yetiştirme çiftliğinin fazla sularının atıldığı bir kanal yer alıyordu.

09:57.500 --> 10:03.680
Normal zamanlarda bu kanaldan çok az su gelir ve nehre varamadan toprak tarafından emilirdi.

10:03.680 --> 10:25.680
Yağmur nedeniyle kanalın suları nehre kadar varabildi.

10:25.680 --> 10:29.680
Bu sığ akıntı, somona yol göstermek için yeterliydi.

10:33.520 --> 10:39.520
Somon, tanıdığı kokuyu izleyerek nehirden çıkıp su kanalı boyunca ilerlemiş olmalıydı.

10:40.040 --> 10:44.680
Sadece 5-10 cm yüksekliğinde olan suda hem yüzmeli hem de sürünmeliydi.

10:44.680 --> 10:55.500
Sonra da tünelin içindeki karmaşık su borularının içinde doğru yolu bulmalıydı.

10:55.880 --> 10:59.900
Bunları başarsa bile, sonuçta yine de kafana kısılacaktı.

10:59.900 --> 11:10.060
Çiftlikteki bu tahta patikanın altında yer alan, beton kanalın içinde sıkışacaktı.

11:10.060 --> 11:21.760
Ama somon vazgeçmedi.

11:22.220 --> 11:31.380
Bu kanaldan havuza bağlanan 12 cm genişliğindeki boruyu buldu, bu boru boyunca ilerledi ve son bir engelle daha karşılaştı.

11:32.520 --> 11:34.280
Borunun önündeki metal ızgara.

11:34.280 --> 11:43.720
Bu engeli ise sert kafa darbeleriyle aştı.

11:49.560 --> 11:56.840
İşte bu inanılmaz yolculuğun sonunda, somon 2 yıl önce dünyaya geldiği küçük havuza vardı.

11:56.840 --> 12:06.460
Balık yetiştirme çiftliğindeki görevlilerin aklına, bu rotayı hesapladıktan sonra bir fikir geldi.

12:07.000 --> 12:10.020
Acaba yuvaya dönen başka somonlar da var mıydı?

12:11.800 --> 12:17.240
Belki bir şey buluruz diye, tahta patikanın tahtalarını söküp altındaki kanala baktılar.

12:18.280 --> 12:20.660
Ve şaşkına döndüler.

12:20.660 --> 12:31.540
Kanalın içinde, balık yetiştirme çiftliğinin metal klipslerini taşıyan tam 70 somon balığı vardı.

12:31.540 --> 13:01.520
 

13:01.540 --> 13:10.860
Somon balıklarının tüm bu olağanüstü hikayesi, bizlere yaratılış hakkında önemli deliller sunmaktadır.

13:16.860 --> 13:23.280
Dikkat edilirse, balığın gerçekleştirdiği yolculuğun her aşaması özenle hesaplanmıştır.

13:23.280 --> 13:34.060
Öncelikle somona, doğduğu nehir yatağına yıllar sonra geri dönmesini emreden bir programın var olması başlı başına büyük bir mucizedir.

13:34.060 --> 13:51.040
Bunun yanında, balığın dev okyanusta yolunu bulmasını sağlayan doğal pusula sistemine ve dünyanın en hassas koku algısına sahip olması da kuşkusuz birer rastlantı değildir.

13:51.040 --> 14:01.040
Tüm bunlar, somonun kendisine belirlenen göç yolu için özel olarak yaratılmış bir canlı olduğunu göstermektedir.

14:01.040 --> 14:15.040
Somonu bu olağanüstü özelliklerle birlikte yaratansa, tüm canlıların yaratıcısı ve tüm alemlerin Rabbi olan Yüce Allah'tır.

14:31.040 --> 15:00.680
Doğadaki en ilginç canlılardan biri,

15:00.680 --> 15:05.440
ürettikleri balla bizlere mükemmel bir ziyafet sunan bal arılarıdır.

15:13.340 --> 15:20.220
Bal arıları, büyük zahmetlerle inşa ettikleri kovanlarda koloniler halinde yaşarlar.

15:21.260 --> 15:28.280
Her kovanın içinde bal depolamak için yaptıkları on binlerce küçük altıgen petek vardır.

15:30.680 --> 15:36.600
Bal arıları bu petekleri balla doldurabilmek için çiçeklerden bal özü toplamak zorundadırlar.

15:37.720 --> 15:40.100
Bu, oldukça zahmetli bir işlemdir.

15:40.100 --> 15:56.120
Son bilimsel araştırmalar, bal arılarının yarım kilogram bal üretebilmek için yaklaşık 4 milyon çiçeği tek tek dolaşmaları gerektiğini ortaya koymuştur.

15:56.120 --> 16:01.660
Bu çiçeklerin yerini bulmak bile başlı başına zor bir iştir.

16:02.080 --> 16:07.300
Arılar bu iş için aralarından bazılarını kâşif ve haberci olarak görevlendirirler.

16:07.300 --> 16:26.540
Acaba bu haberci arılar, kendi boyutlarıyla kıyaslandığında devasa ölçülere sahip alanlarda çiçek kaynaklarının yollarını nasıl bulurlar?

16:26.540 --> 16:37.160
Nasıl hiç kaybolmadan ve yollarını şaşırmadan kovanlarına geri dönerler?

16:37.160 --> 16:44.080
Ve en önemlisi, kovandaki diğer arılara buldukları kaynağın yerini nasıl tarif ederler?

16:45.420 --> 16:50.020
Bu sorular araştırıldıkça çok ilginç gerçekler ortaya çıkmıştır.

16:50.020 --> 16:56.020
Ekranda bir çiçek kaynağı bulmuş olan haberci bir arı görüyorsunuz.

16:56.500 --> 17:03.640
Bu haberci arının görevi, kovana dönmek ve oradaki diğer arılara bulduğu çiçeklerin yerini tarif etmektir.

17:04.200 --> 17:10.500
Haberci arı, kovanına döner dönmez bulduğu çiçek kaynağını diğer arılara tarife koyulur.

17:10.500 --> 17:21.860
Önce çiçeklerden topladığı bal özünün küçük bir parçasını arkadaşlarına tattırır ve böylece kalitesi hakkında onlara bilgi verir.

17:22.320 --> 17:26.120
Sonra asıl işlem başlar, yani yön tarifi.

17:26.840 --> 17:31.460
Arı, bu tarifi çok ilginç bir yöntemle gerçekleştirir, dans ederek.

17:33.080 --> 17:38.020
Haberci arı, kovanın ortasında vücudunu titreştirerek dans etmeye başlar.

17:38.020 --> 17:48.000
İnanılması güçtür ama bu dans sırasında yaptığı titreşimler bulduğu çiçek kaynağı hakkındaki tüm gerekli bilgileri diğer arılara öğretecektir.

17:53.100 --> 18:01.940
Örneğin, eğer yaptığı dans kovanın üstüne doğru düz bir çizgi halindeyse besin kaynağı tam güneş yönünde demektir.

18:01.940 --> 18:11.120
Eğer çiçekler tam ters yöndeyse, haberci arı bu defa kovanın aşağısına doğru bir çizgi çizer.

18:11.120 --> 18:19.900
Bakın, arı şimdi ise tam sağ tarafa doğru bir dans yapıyor.

18:20.540 --> 18:25.640
Bu, çiçek kaynağının tam 90 derece açıyla sağ yönde olduğunu gösterir.

18:26.420 --> 18:33.400
Bu haberci arı ise, güneşin 45 derece sol tarafında kalan bir eğim tarif ediyor arkadaşlarına.

18:33.400 --> 18:44.280
Ancak ortada bir sorun vardır.

18:44.760 --> 18:47.620
Arı, güneşe göre yön tarifi yapmaktadır.

18:47.820 --> 18:50.380
Oysa güneş sürekli hareket halindedir.

18:51.420 --> 18:55.140
Her 4 dakikada bir, batı tarafına doğru bir derece kayar.

18:55.580 --> 18:58.140
Bu durumda arıların yanılması beklenebilir.

18:58.140 --> 19:04.340
Oysa yapılan gözlemler, arıların, güneşin bu hareketini de hesapladıklarını göstermiştir.

19:06.620 --> 19:14.460
Haberci arı, yön tarif ederken, aradan geçen her 4 dakika için verdiği açıyı bir derece daha batıya kaydırır.

19:14.760 --> 19:19.260
Bu muhteşem hesap sayesinde, arılar hiç yanılmadan yön bulurlar.

19:19.260 --> 19:28.740
Haberci arılar, çiçeklerin sadece yönünü değil, uzaklığını da bildirirler.

19:29.320 --> 19:36.320
Arının dans süresi ve dans sırasındaki vücut titreşimlerinin sayısı, diğer arılara mesafeyi tam olarak bildirir.

19:36.760 --> 19:41.580
Onlar da, bu mesafeye yetecek kadar enerji depolayıp, öyle yola çıkarlar.

19:41.580 --> 19:57.040
Arıların bu harika özellikleri, Amerika Birleşik Devletleri Kaliforniya'da yapılan bir deneyle test edildi.

19:57.880 --> 20:02.820
Deneyde, 3 ayrı yere birer kap içinde bir miktar şekerli su bırakıldı.

20:03.800 --> 20:07.460
Bir süre sonra, haberci arılar bu kaynakları keşfetti.

20:07.460 --> 20:16.020
Birinci kaba ulaşan haberci arı noktayla, ikinci kaba ulaşan arı çizgiyle ve üçüncü de artıyla işaretlendi.

20:16.900 --> 20:23.680
Dakikalar sonra, kovandaki diğer arıların bu haberci arıları dikkatle izledikleri görüldü.

20:23.680 --> 20:40.180
Bilim adamları, noktayla işaretlenen haberciyi izleyen arıları da noktayla işaretlediler.

20:40.660 --> 20:44.640
Diğer habercileri izleyenler de kendi işaretlerine göre boyandılar.

20:44.640 --> 20:58.320
Birkaç dakika sonra, birinci kaba sadece noktayla işaretlenen arılar, ikinci kaba çizgiyle işaretlenenler ve üçüncü kabada artıyla işaretlenenler ulaştı.

20:59.640 --> 21:06.420
Böylece, kovandaki arıların haberci arılar tarafından verilen bilgiye göre yön buldukları ispatlanmış oldu.

21:06.420 --> 21:34.680
Tüm bu anlatılanlar, üzerinde dikkatlice düşünmeyi gerektiren gerçeklerdir.

21:34.680 --> 21:40.400
Acaba arılardaki bu şaşırtıcı organizasyon nasıl ortaya çıkmıştır?

21:42.200 --> 21:49.440
Düşünme, akletme gibi yetenekleri olmayan küçük bir böcek niçin habercilik görevi üstlenir?

21:50.080 --> 21:56.540
Besin kaynakları araması ve bunları arkadaşlarına haber vermesi gerektiğini nasıl düşünebilir?

21:56.540 --> 22:07.400
Bunu düşünse bile, diğer arılara bu kaynağın hem yönünü hem de mesafesini haber verecek bir dans tekniği nasıl geliştirebilir?

22:07.400 --> 22:23.480
Kovandaki arılar, haberci arının karmaşık vücut hareketlerinden ve titreşimlerinden bir anlam nasıl çıkarabilirler?

22:23.480 --> 22:36.580
Yeryüzündeki canlılığın tesadüflerle meydana geldiğini iddia eden Darwin'in evrim teorisi, bu sorular karşısında çaresizdir.

22:37.520 --> 22:46.400
Çünkü arıların bu harika özelliklerinin her biri, bu özelliklerin onlara yaratıcıları tarafından verildiğini göstermektedir.

22:46.400 --> 22:53.000
Allah, arıları yaratmış ve onlara işlerini ilham etmiştir.

22:53.580 --> 22:57.000
Bu gerçek, Kur'an-ı Kerim'de şöyle haber verilir.

23:00.800 --> 23:03.620
Rabbin bal arısına vahyetti.

23:04.360 --> 23:10.660
Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin.

23:10.660 --> 23:13.060
Sonra meyvelerin tümünden ye.

23:13.060 --> 23:18.340
Böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü, uçuver.

23:19.020 --> 23:22.960
Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar.

23:23.680 --> 23:26.760
Onda insanlar için bir şifa vardır.

23:27.440 --> 23:32.580
Şüphesiz, düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır.

23:32.580 --> 24:02.560
İzlediğiniz için teşekkür ederim.

24:02.580 --> 24:27.200
Kanada'nın güneyinde yaşayan bir kelebek türü, dünyadaki en ilginç göç yöntemlerinden birine sahiptir.

24:27.200 --> 24:30.920
Bunlar, ünlü monark kelebekleridir.

24:32.660 --> 24:40.060
Her monark, diğer tüm kelebekler gibi birbirini kusursuzca izleyen bir seri aşama sonrasında dünyaya gelir.

24:40.060 --> 24:46.060
Önce anne monark bir bitkinin yüzeyine yumurtalarını bırakır.

24:51.340 --> 24:57.560
Yumurtadan çıkan küçük larvalar bir süre yapraklarla beslenir ve bir tırtıl haline gelirler.

24:57.560 --> 25:04.580
Sonra da kendilerine koza adı verilen kapalı bir yuva yaparlar.

25:05.440 --> 25:08.420
Monark'ın kozası tam bir tasarım harikasıdır.

25:08.780 --> 25:13.500
İncecik ama çok sağlam bir bağlantıyla bir ağaç dalına bağlıdır.

25:13.500 --> 25:20.080
Bu kozanın içinde dönüşüm geçiren tırtıl bir süre sonra yavaş yavaş dışarı çıkar.

25:20.080 --> 25:35.340
Yeni bir yaratılışla mükemmel bir kelebek haline gelmiştir.

25:38.040 --> 25:42.780
Önce sönük olan kanatları pompalanan kan tarafından doldurulur.

25:43.620 --> 25:45.880
Monark artık uçmaya hazırdır.

25:50.080 --> 25:56.820
Monarkları diğer kelebek türlerinden ayıran çok ilginç bir özellikleri vardır.

26:01.040 --> 26:05.180
Bir yıl içinde tam dört ayrı monark nesli yaşar.

26:06.380 --> 26:10.520
Bu nesillerin ilk üçünün ortalama ömrü 5-6 haftadır.

26:12.780 --> 26:15.740
Ancak dördüncü nesil çok farklıdır.

26:15.740 --> 26:20.680
Çünkü bu nesil yaklaşık 8 ay sürecek bir göç yolculuğuna çıkacak

26:20.680 --> 26:24.160
ve bu yolculuğu tamamlayana dek hayatta kalacaktır.

26:29.740 --> 26:35.860
Göç, Güney Kanada'daki farklı monark merkezlerinden başlar ve güneye doğru ilerler.

26:36.440 --> 26:41.080
Bir grup Kaliforniya'ya, bir grupta daha güneye inerek Meksika'ya varır.

26:41.080 --> 26:54.740
İlginçtir, farklı monark grupları tek bir merkezden emir almışçasına yolun ortasında buluşur ve göçe birlikte devam ederler.

26:59.740 --> 27:04.000
Monarkların göçe başlaması da tek bir merkezden planlanmıştır.

27:04.000 --> 27:11.160
Kelebekler, herhangi bir zamanda değil, tam sonbaharda gecenin gündüze eşitlendiği gecede yola çıkarlar.

27:17.240 --> 27:22.200
İki ay boyunca uçtuktan sonra güneydeki sıcak ormanlara varırlar.

27:22.720 --> 27:27.900
Ağaçlar, milyonlarca monark kelebeği tarafından sanki bir doku gibi kaplanır.

27:28.000 --> 27:33.600
Monarklar burada, Aralık'tan Mart'a kadar 4 ay boyunca hiçbir şey yemezler.

27:34.000 --> 27:38.780
Yaşamlarını vücutlarındaki yaz toplarıyla sürdürürken, yalnızca su içerler.

27:41.880 --> 27:46.520
İlk baharda açmaya başlayan çiçekler, monarklar için önemlidir.

27:48.140 --> 27:53.600
4 aylık bir bekleyişten sonra, ilk defa kendilerine bir bal özü ziyafeti çekerler.

27:53.600 --> 28:05.640
Artık Kuzey Amerika'ya dönüş için gerekli enerjiyi depolamışlardır.

28:06.160 --> 28:09.000
Mart sonunda yola koyulmadan önce çiftleşirler.

28:11.220 --> 28:15.180
Tam geceyle gündüz eşitlendiği gün, koloni kuzeye uçmaya başlar.

28:15.180 --> 28:27.300
Yolculuklarını tamamlayıp Kanada'ya vardıktan az sonra da ölürler.

28:27.300 --> 28:38.040
Ancak ölmeden önce, soylarının devamı için gerekli olan kuşağı da dünyaya getirirler.

28:39.680 --> 28:45.460
Yeni doğan kuşak, yılın ilk neslidir ve yaklaşık bir buçuk ay yaşayacaktır.

28:45.460 --> 28:50.740
Daha sonra, ikinci ve üçüncü kuşaklar.

28:53.000 --> 29:02.500
Dördüncü kuşağa gelindiğinde, göç yine başlayacak, bu kuşak yine diğerlerinden altı ay daha fazla yaşayacak ve zincir böyle sürüp gidecektir.

29:02.500 --> 29:16.000
Bu harika göç, akla birçok soru getirmektedir.

29:17.380 --> 29:23.860
Nasıl olmaktadır da her dört nesilden biri, altı ay daha uzun yaşayacak şekilde doğmaktadır?

29:25.520 --> 29:30.560
Bu uzun yaşayan nesil, nasıl hep kış aylarına denk gelmektedir?

29:32.500 --> 29:42.260
Nasıl olmaktadır da, kelebekler göçe tam geceyle gündüzün eşit olduğu günde başlamakta, bu ince hesabı başarabilmektedirler?

29:44.580 --> 29:50.760
Yeni doğan monark nesli, daha önce hiç uçmadığı göç yollarını nasıl bilmektedir?

29:50.760 --> 30:02.760
Tüm bunlar, monarkların kusursuz bir göç planına göre yaratıldıklarını ve plana harfiyen uyduklarını göstermektedir.

30:02.760 --> 30:10.760
Eğer planda en ufak bir hata olsaydı, monarklar göçü tamamlayamazlardı.

30:12.420 --> 30:18.180
O zaman da bütün kelebekler o kış içinde ölürdü ve monarkların nesli tükenirdi.

30:18.180 --> 30:34.240
Açıktır ki, bu canlılar özel olarak yaratılmış ve her yıl gerçekleştirdikleri olağanüstü göç onlara ilham edilmiştir.

30:34.240 --> 30:45.520
Bu muhteşem yaratılışın sahibi ise, tüm varlıkların yaratıcısı ve hakimi olan göklerin ve yerin Rabbi Yüce Allah'tır.

30:45.520 --> 31:15.500
 

31:15.520 --> 31:19.160
İnsanlar uçabilmenin yollarını bulmak için çok uğraştılar.

31:20.000 --> 31:24.240
İlk uçağın yapılmasından bugüne yaklaşık 100 yıl geçti.

31:29.260 --> 31:31.800
Binlerce değişik modelde uçak geliştirildi.

31:34.020 --> 31:38.440
On binlerce bilim adamı daha iyi uçabilen makineler yapmak için çalıştı.

31:38.920 --> 31:43.020
Sonuçta ortaya bugün kullanılan mükemmel uçuş makineleri çıktı.

31:45.520 --> 32:01.540
Uçmak büyük bir güçtür.

32:01.920 --> 32:06.360
Ancak bu güç ne kadar kontrol altına alınırsa o kadar etkili olur.

32:06.360 --> 32:12.360
Gerektiğinde havada durmak veya istenen noktaya iniş yapabilmek, en az uçabilmek kadar önemlidir.

32:13.340 --> 32:18.320
İşte bu yüzden insanlar manevra yeteneği yüksek bir uçuş makinesi geliştirmişlerdir.

32:19.420 --> 32:20.100
Helikopter

32:20.100 --> 32:25.140
Helikopter havada asılı durabilir, dikine iniş kalkış yapabilir.

32:25.980 --> 32:33.100
Özellikle askeri alanda sağladığı avantaj nedeniyle helikopter tasarımı araştırmalarına sınırsız bütçeler ayrılır.

32:33.100 --> 32:46.960
Ancak yapılan son araştırmalar çok şaşırtıcı bir gerçeği ortaya koymuştur.

32:47.440 --> 32:56.100
Günümüz helikopterlerinin uçuş teknolojisi, çok küçük ve canlı bir makinenin uçuş teknolojisiyle karşılaştırıldığında oldukça ilkel kalmaktadır.

32:56.100 --> 33:00.200
Bu canlı uçuş makinesi, Yusufçuk böceğidir.

33:03.300 --> 33:07.440
Yusufçuk böceklerinin uçuş sistemi gerçek bir tasarım harikasıdır.

33:07.780 --> 33:13.540
Ve insanların yaptığı hiçbir makine, Yusufçuk kadar yüksek bir uçuş teknolojisine sahip değildir.

33:14.020 --> 33:21.240
Bu yüzden dünyanın önde gelen helikopteri Skorsky'nin son modelinin tasarımı, Yusufçuk'u önüne kalarak gerçekleştirilmiştir.

33:21.240 --> 33:30.200
Bu projede Skorsky'nin tasarımına yardım eden IBM firması, Yusufçuk'un resmini bu iş için üretilen özel bir bilgisayara yüklemiştir.

33:30.780 --> 33:37.240
Ardından Yusufçuk'un havadaki manevraları da göz önüne alınarak bilgisayarda binlerce çizim gerçekleştirilmiştir.

33:38.580 --> 33:43.240
Sonra Yusufçuk'un uçuş tekniği örnek alınarak Skorsky modeli ortaya çıkarılmıştır.

33:51.240 --> 34:16.240
Yusufçuk'un uçuş teknikleri ve kanatlarındaki tasarım, insana apaçık bir gerçeği gösterir.

34:16.240 --> 34:21.580
Bu küçük canlı, bize Allah'ın sanatını gösteren bir yaratılış mucizesidir.

34:29.440 --> 34:35.080
Yusufçuk'un gövdesinin üzerinde çaprazlama yerleştirilmiş iki çift kanat bulunmaktadır.

34:35.500 --> 34:38.900
Bu yapı ona çok hızlı bir manevra yeteneği kazandırır.

34:38.900 --> 34:48.280
Yusufçuk çok kısa bir zamanda, böcekler için şaşırtıcı bir hıza, saatte 50 kilometreye ulaşabilir.

34:50.160 --> 34:54.900
Olimpiyatlarda 100 metre koşan atletlerin hızları ise sadece saatte 39 kilometredir.

34:54.900 --> 35:24.880
İzlediğiniz için teşekkür ederim.

35:24.900 --> 35:30.580
İyi uçmanın bir diğer şartı da iyi görmelidir.

35:31.000 --> 35:36.080
Uçma eğer mükemmel bir görüş sistemiyle desteklenmezse son derece tehlikeli olur.

35:36.520 --> 35:41.320
Bu yüzden modern uçak ve helikopterler ileri görüş sistemlerine sahiptir.

35:43.160 --> 35:46.340
Yusufçuk da çok üstün bir görüş sistemiyle donatılmıştır.

35:47.120 --> 35:50.860
Yusufçuk böceğinin tam 30 bin tane mikro gözü vardır.

35:50.860 --> 35:53.220
Her göz ayrı bir noktayı görür.

35:53.600 --> 35:58.800
Bu gözlerden gelen bilgiler, Yusufçuk'un bir bilgisayar gibi işlem yapan beynine iletilir.

35:59.360 --> 36:02.860
Bu sistem sayesinde Yusufçuk, harika bir görüş yeteneğine sahiptir.

36:02.860 --> 36:18.240
Yusufçuk'un manevra yeteneği ise en gelişmiş helikopterden daha ileridir.

36:18.660 --> 36:25.140
Örneğin, ters istikametten hızla gelen bir kamyona çarpmaktan son anda yaptığı bir manevrayla kurtulur.

36:25.140 --> 36:40.000
Yusufçuk şimdi çifte tuzakla karşı karşıya.

36:40.280 --> 36:42.960
Hem karşıdan gelen otomobilin camına çarpmaktan,

36:43.240 --> 36:46.380
hem de kendini avlamak isteyen yırtıcı kuştan kaçmak zorunda.

36:46.840 --> 36:49.820
Ve bunu çok usta bir manevrayla başarıyor.

36:49.820 --> 37:03.500
Sık manevra yapmak zorunda kalan pilotların karşılaştığı güçlüklerden biri,

37:03.860 --> 37:07.600
manevra sonrasında uçağın yere göre konumunun belirlenmesidir.

37:07.600 --> 37:16.340
Eğer pilot, manevra sonrasında hangi tarafın alt, hangi tarafın üst olduğunu bir an için olsun karıştırırsa uçak düşebilir.

37:19.820 --> 37:26.200
Jiloskop adı verilen bu aygıt, pilota yapay bir ufuk çizgisi gösterir.

37:26.640 --> 37:32.880
Pilot bu çizgiyle gerçek ufuk çizgisini karşılaştırır ve uçağın konumunu anında tespit eder.

37:35.760 --> 37:38.820
Teknisyenlerin geliştirdiği bu aygıtın bir benzerini,

37:39.200 --> 37:41.640
Yusufçuk milyonlarca yıldır kullanmaktadır.

37:42.160 --> 37:46.120
Yusufçuk'un gözlerinin önüne yapay bir ufuk çizgisi çizilmiştir.

37:46.120 --> 37:53.800
Vücudu hangi açıyla uçarsa uçsun, bu sayede kafasını hep ufuk çizgisine paralel tutar.

37:58.940 --> 38:06.020
Yusufçuk'un bedeni, uçuş sırasında pozisyon değiştirince kafası ve bedeni arasındaki tüyler uyarılır.

38:06.020 --> 38:13.820
Bu tüylerin köklerinde bulunan sinir hücreleri, uçuş kaslarına Yusufçuk'un havadaki konumu hakkında bilgi gönderirler.

38:14.700 --> 38:20.700
Bu sayede uçuş kasları da kanat çırpma hızı ve sayısını otomatik olarak ayarlar.

38:21.960 --> 38:27.400
Böylece en zor manevralarda dahi Yusufçuk uçuş yönünü ve kontrolünü hiç kaybetmez.

38:27.800 --> 38:30.680
Bu sistem gerçek bir mühendislik harikasıdır.

38:30.680 --> 38:38.700
İşte bu noktada akıl sahibi bir insana düşen görev düşünmektir.

38:39.220 --> 38:44.500
Yusufçuk, sahip olduğu olağanüstü sistemlerden haberi bile olmayan bir böcektir.

38:44.920 --> 38:52.180
Acaba bu böceğin vücuduna en usta mühendislerin bile örnek aldığı karmaşık uçuş sistemlerini kim yerleştirmiştir?

38:52.180 --> 39:04.160
Kusursuz kanatlarını, bu kanatları çalıştıran motorları üstün görme sistemini Yusufçuk'a kim vermiştir?

39:05.360 --> 39:09.000
Bu mükemmel tasarım kimin eseridir?

39:22.180 --> 39:29.220
Canlılığı tesadüflerle açıklamaya kalkan Darwin'in evrim teorisi bu sorular karşısında suskundur.

39:29.640 --> 39:38.480
Çünkü Yusufçuk'un vücudundaki sistemlerin evrim yoluyla, yani tesadüflerle ve aşama aşama ortaya çıkmış olması imkansızdır.

39:38.480 --> 39:46.480
Bunun nedeni, canlının yaşamı için bu sistemlerin hepsinin aynı anda ve eksiksiz olarak var olması zorunluluğudur.

39:46.480 --> 39:53.520
Dünya üzerindeki ilk Yusufçuk da bugünkü mükemmel mekanizmalarıyla ortaya çıkmış olmalıdır.

39:59.220 --> 40:04.480
Nitekim, bizlere doğa tarihini öğreten fosil kayıtları da bu gerçeği doğrulamaktadır.

40:06.380 --> 40:11.600
Fosil kayıtları, Yusufçukların dünya üzerinde aniden ortaya çıktıklarını göstermektedir.

40:11.600 --> 40:16.740
320 milyon yıllık bu fosil, bilinen en eski Yusufçuk'a aittir.

40:21.600 --> 40:27.400
Daha önceki devirlerin fosil tabakalarındaysa, Yusufçuk'a benzer hiçbir böcek yoktur.

40:32.420 --> 40:39.680
Dahası, fosil kayıtları, Yusufçuk'un ortaya çıktığı günden bu yana hiçbir evrim geçirmediğini de göstermektedir.

40:39.680 --> 40:45.480
En eski Yusufçuk fosilleriyle günümüzde yaşayan Yusufçuklar tamamen aynıdır.

40:46.060 --> 40:53.300
Şu anda gördüğünüz 140 milyon yıllık Yusufçuk fosiliyle yanına yerleştirilmiş canlısı arasında hiç fark yoktur.

40:56.220 --> 41:00.680
Bu gerçekler, evrim teorisinin geçersizliğini bir kez daha ispatlamaktadır.

41:00.680 --> 41:07.680
Ve Yusufçuk böceğinin de dünyadaki tüm diğer canlılarında nasıl var olduklarını göstermektedir.

41:07.680 --> 41:22.380
Tüm canlılar, alemlerin Rabbi olan Yüce Allah tarafından yaratılmıştır ve her canlı onun varlığının bir delilidir.

41:23.280 --> 41:27.720
Allah'tan başka hiçbir güç, tek bir sineği bile yaratmaya güç yetiremez.

41:28.140 --> 41:31.680
Bu gerçek, Allah tarafından Kur'an'da şöyle bildirilmiştir.

41:31.680 --> 41:41.800
Ey insanlar! Size bir örnek verildi.

41:42.180 --> 41:43.500
Şimdi onu dinleyin.

41:43.920 --> 41:47.000
Sizin, Allah'ın dışında tapmakta olduklarınız,

41:47.340 --> 41:50.060
hepsi bunun için bir araya gelseler dahi,

41:50.200 --> 41:52.560
gerçekten bir sinek bile yaratamazlar.

41:52.680 --> 41:55.780
Eğer sinek onlardan bir şey kapacak olsa,

41:56.360 --> 41:58.420
bunu da ondan geri alamazlar.

41:58.940 --> 42:01.220
İsteyen de güçsüz, istenen de.

42:01.680 --> 42:31.660
 

